İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, iletişim hizmeti sözleşmesindeki sahte imza, haksız faturalar ve cayma tazminatı talepleri içeren menfi tespit ile fazla ödeme davasının istinaf incelemesi.
Özet: İletişim hizmeti alan bir firmanın, yeni sözleşme müzakereleri sırasında imzasının sahte olduğu tespit edilen bir sözleşmeyle kendisine yüksek faturalar ve cayma bedeli yansıtılması üzerine açtığı menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporuyla sahteliği kanıtlanan sözleşmeye dayalı cayma bedelinden davacının borçlu olmadığına ve davalı tarafından yapılan fazla tahsilatın faiziyle birlikte iadesine karar vermiş, her iki taraf da bu kararı istinaf etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİESAS NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2025NUMARASI : ████████ E - ████████ KDAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: █████/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın, davalı firmadan şirketi adına iletişim hizmeti aldığını, ancak davalı ile müvekkili aralarındaki sözleşmenin bitimine yakın yeniden sözleşme imzalamak için görüşmelere başladığını, daha sonra davalı firmada "......com.tr" mail adresine sahip olan çalışan, müvekkiline █████/2022 tarihinde 9+3 toplam 12 hat için 1250 -TL olarak anlaştıklarını belirten maili gönderdiğini, müvekkili firma yetkilisinin de davalı tarafından yapılan teklife istinaden sözleşmeyi getirmelerini ve imzaların atılmasını talep ettiğini, ancak geçen süreye rağmen davalı firmanın müvekkiline imzalatması gereken sözleşmeyi imzalatmaya gelmediğini, daha sonra davalı firmanın müvekkiline hatlar için fatura göndermeye başlamış olduğunu sırasıyla; █████/2022 son ödeme tarihli, ...fatura ID 'li 2.954,90 -TL ödeme bedelli fatura, █████/2022 son ödeme tarihli, ... fatura ID 'li, 331,50 -TL ödeme bedelli fatura, █████/2022 son ödeme tarihli, ... fatura ID 'li, 1.992,10 -TL ödeme bedelli fatura, █████/2023 son ödeme tarihli, ... fatura ID 'li, 2.203,80 -TL ödeme bedelli fatura, █████/2023 son ödeme tarihli, ... fatura ID 'li, 5.330,90 -TL bedelli fatura, █████/2023 son ödeme tarihli, ... fatura ID 'li, 13.968,27 -TL bedelli faturaların müvekkiline yansıtıldığını, müvekkili firma yetkilisinin ısrarlı talepleri sonucu, davalı tarafın müvekkili ile aralarında yaptıklarını iddia ettikleri sözleşmeyi ilettiğini, ancak müvekkili firmanın yetkilisi tarafından sözleşme sayfaları incelendiğinde davalı tarafından gönderilen sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını gördüğünü, Fatura bedellerinin yüksek gelmesi sonucunda ise müvekkil firma yetkilisi davalı firmayla görüşerek anlaşma bedelinin 1.250,00 -TL olduğunu bu sebeple de gerekli işlemlerin yapılarak fatura bedellerinin anlaşılan bedele inidirilmesini talep ettiğini, davalı tarafın, müvekkilinin taleplerine karşılık vermediği gibi fatura bedellerini her ay daha da yüksek meblağlardan kesmeye devam ettiğini, beyanla; Müvekkili şirketin, davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, müvekkili tarafından yapılan 19.281,47 -TL 'LİK fazla ödemenin ödeme tarihinden itibaren bankalarca uygulanacak en yüksek mevduat faizi ile davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, müvekkili şirketin ticari itibarı, ekonomik saygınlığı davalı tarafından zarar uğratıldığından 5.000,00 -TL manevi tazminatın ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ie müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap vermeme suretiyle davayı inkar etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "Davacı taraf davalı tarafından kendilerine gönderilen sözleşmedeki imzaların kendilerine ait olmadığını, imzaların sahte olduğunu, geçerli olmayan sözleşmeye dayalı olarak davalının kendisinden cayma bedeli talep edemeyeceğinin iddia etmiştir. Bu sebeple öncelikle sözleşmedeki imzanın davacıya ait olup olmadığının tespiti için grafoloji uzmanı bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişi raporu ile ikinci grupta değerlendirilen sözleşmelerdeki imzaların davacı şirket yetkilisinin el ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Bu sebeple de davacının bu sözleşmeye dayalı olarak davacıdan cayma tazminatı talep etmesi mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından faturalar kapsamında 19.281,47 TL fazla tahsilat yaptığı da █████/2025 tarihli bilirkişi raporu ile sabit hale geldiğinden davacının imzası kendisine ait olmayan sözleşmeye dayalı cayma tazminatından sorumlu olmayacağı kanaati ile davacının davalıya 56.856,00 TL cayma tazminatı sebebiyle borçlu olmadığının tespitine ve davalı tarafından fazla tahsil edilen 19.281,47 TL'nin davalıdan istirdatına karar verilmiştir. Her ne kadar davacı taraf her ödemeye ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesini istemişse tek tek ödeme tarihlerini gösterir delil sunmadığından dava tarihinden itibaren istirdatına karar verilen miktara avans faiz işletilmiştir." gerekçeleriyle1-Davacının manevi tazminata ilişkin talebinin feragat nedeniyle reddine,2-Davanın KABULÜ İLE, davacının davalıya 56.856,00 TL cayma tazminatı yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazla ödenen 19.281,47 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; mahkeme kararında, davacı tarafın manevi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, ayrıca hüküm fıkrası 8 ile davalı lehine 5.000,00 TL nispi vekâlet ücretine hükmedildiğini, manevi tazminat talebinden █████/2023 tarihinde feragat edildiğini, davalının ise █████/2024 tarihinde dosyaya vekâlet sunduğunu, HMK m. 307 vd. uyarınca feragat, davacının talep sonucundan vazgeçmesi olup; feragat beyanı, mahkemenin kabulüne/muvafakate bağlı olmaksızın sonuç doğurur ve feragat edilen kısım yönünden uyuşmazlığı kesin biçimde sona erdireceğini, vekâlet ücreti, yargılama gideri niteliğinde olmakla birlikte, karşı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilebilmesi için o aşamada “vekille temsil” olgusu ve buna bağlı hukuki emek/iş görme bulunması gerektiğini, feragat tarihinde davalı tarafça dosyaya sunulmuş bir vekâletname bulunmadığından, feragat edilen kısım yönünden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi hukuken dayanaksız olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; Dosyada alınan bilirkişi raporlarının birbiriyle çeliştiğini, ilk raporda imzaların davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı, Ek raporda I. gruptaki sözleşmeler bakımından imzaların davacı yetkilisine ait olduğu, Ek raporda ise tekrar eli ürünü olmadığı yönünde kanaat bildirildiğini, fiili kullanım ve ifa edilmiş abonelik ilişkisinin göz ardı edildiğini, abonelik sözleşmeleri, niteliği gereği yalnızca yazılı sözleşmeye değil; tarafların fiili davranışları, hizmetin sunulması ve hizmetten yararlanılması suretiyle de kurulabilen ve geçerlilik kazanan sürekli borç ilişkilerinden olduğunu, davaya konu olay incelendiğinde ; davacı şirket adına hatlar aktif hale getirilerek kesintisiz şekilde hizmet sunulduğu, davacının bu hizmetlerden yararlandığı ve faturaları ödediği görüldüğünü, bununla birlikte davacı tarafça, uzun süre faydalanan ve bedelini ödediği bir abonelik ilişkisini, sonradan imza inkârı yoluyla geçersiz kılınmaya çalışması Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ile açıkça çelişmekte olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, taraflar arasında kurulan abonelik sözleşmesi nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak açılan menfi tespit davasıdır. Davacı, davalıdan şirketi adına iletişim hizmeti aldığını, ancak davalı ile aralarındaki sözleşmenin bitimine yakın yeniden sözleşme imzalamak için görüşmelere başladığını, 12 hat için 1250 -TL olarak anlaştıklarını belirten maili gönderdiğini, ancak sözleşmenin gönderilmediğini, sonraki faturaların yüksek olduğunu ileri sürmektedir.Mahkemesince taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi raporunda özetle; "İnceleme konusu ... A.Ş.'nin 15.10.2022 tarihli “Bağlayıcılık Çerçeve Formu” başlıklı belgesindeki .... Ltd. Şti.'ne atfen atılmış imzaların karşılaştırma belgelerindeki ...'na ait imzalara kıyasla, ...'nun eli ürünü OLMADIĞI kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulmuştur. Bilirkişi tarafından verilen ek raporda özetle;"İmza incelemelerinde geçerli tüm grafolojik tanı yöntemleri dikkate alınarak; lup, stereomikroskop, 525 document dedector. ve bilgisayar/scan kullanılarak yapılan incelemelerde; İnceleme konusu I. Grupta belirtilen abonelik sözleşmelerinde .... Ltd. Şti.'ne atfen atılmış imzaların ...'nun eli ürünü OLDUĞU, İnceleme konusu TI. Grupta belirtilen abonelik sözleşmelerinde ... ve ...'e atfen atılmış imzaların karşılaştırma belgelerindeki ...'na ait imzalarına kıyasla, ...'nun eli ürünü olmadığı kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulmuştur. Bilirkişi tarafından verilen 2. Ek raporda özetle; "İmza incelemelerinde geçerli tüm grafolojik tanı yöntemleri dikkate alınarak; lup, stereomikroskop, S525 document dedector ve bilgisayar/scan kullanılarak yapılan incelemelerde; İnceleme konusu Türkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.'nin 15.10.2022 tarihli “Bağlayıcılık Çerçeve Formu” başlıklı belgesindeki ..., Ltd. Şti.'ne atfen atılmış imzaların karşılaştırma belgelerindeki ...'na ait imzalara kıyasla, ...'nun eli ürünü OLMADIĞI kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulmuştur. Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; ".... Ltd. Şti. İle Davalı ... Anonim Şirketi arasında, 15.10.2022 tarihinde 12 hat üzerinden “Çerçeve Abonelik Sözleşmesi” imzalandığı, taraflar arasında imzalanan Çerçeve Abonelik Sözleşmesi'nin eki olan “Form7 (Cayma Bedeli- Proje Destek Formu”nun 1.maddesinin, “İşbu Ek'in imzalanması akabinde ana hatta SMS gönderilecektir. Söz konusu SMS gönderim tarihi, işbu Ek'in yürürlük tarihi ve desteğin inden itibaren 12 ay süre ile geçerlidir. Hükmü gereği sözleşmenin 12 ay süreli geçerli olduğu, Davalı şirket ... Anonim Şirketi yetkilisi tarafından, davacı şirkete gönderilen 23.09.2022 tarihli maille, toplam 12 hat için vergiler dahil aylık sabit tarifenin 1.250,00 TL olarak belirlendiği, Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği'nin Taahhütlü abonelik 14.2. maddesinde, Taahhütlü aboneliklerde taahhüt süresince, sözleşme ve taahhütname koşullarında tüketici aleyhine değişiklik yapılamayacağı belirtildiği, Bu nedenle, 12 ay boyunca davacı şirketin faturalarında, vergiler dahil sabit indirimli tarifenin 1.250,00 TL olması gerektiği, Taraflar arasında 12 hat için 12 ay boyunca vergiler dahil aylık sabit tarife 1.250,00 TL olarak belirlenmesine rağmen, davacı şirket adına düzenlenen 6 adet faturanın 331,50 TL ile 13.968,27 TL arasında olduğu, Tablo-3 de belirtildiği üzere, davacı şirket adına 19.281,47 TL fazla tahakkuk yapıldığı, davacı şirket tarafından, fazla ödemenin ödeme tarihinden itibaren bankalarca uygulanacak en yüksek mevduat faizi ile davalıdan tahsilinin talep edildiği, 19.281,47 TL fazla tahakkuka faiz işletilip işletilmeyeceği, eğer faiz işletilecekse faiz türünün ne olacağının Mahkemenin taktirinde olduğu," şeklinde rapor sunulmuştur. Bilirkişi tarafından verilen ek raporda özetle; "Dosya mevcudundaki bilgi/belgelerin tekrar değerlendirilmesi sonucunda; Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre e-posta olarak gönderilen maillerin delil olarak kabul edilebileceği, Dosyada mevcut CD” nin boş olması sebebi ile sözleşmenin incelenemediği, dosyada mevcut faturaların son ödeme tarihlerinin fatura üzerinde yazan son ödeme tarihi olabileceği, Gelinen son noktada kök rapordaki görüşlerimde herhangi bir değişikliğin olmadığı," şeklinde rapor sunulmuştur. Tüm bunlara göre yapılan değerlendirmede imzaya itirazların sonuca etkili olmadığı, davalı taarfça hatların kullanılması ile sözleşmeye geçerlik tanınmış olduğu, davalının sözleşme hükümlerine göre fazla faturalandırma yaptığının bilirkişi raporuyla sabit olduğu, fazla faturalandırma nedeniyle de davacının sözleşmeyi feshinin haklı hale geldiği, cayma tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi isabetlidir.Davacının vekalet ücretine yönelik istinaf itirazları yönünden ise, dosyaya karar tarihinden önce tüm taleplerle ilgili olarak vekaletname sunulmuş olduğu gözetildiğinde bu itirazlar da yerinde görülmemiştir. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararın mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının ve davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,Davacıdan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) Davalıdan alınması gereken 3.883,83 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 970,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.912,87 TL'nin bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026