Alkollü trafik kazası sonucu bilinçli taksirle öldürme suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün ceza miktarı ve hukuki sürecinin Yargıtay temyiz incelemesi.
Özet: Trafik kazasında bir kişinin ölümüne asli kusurlu ve bilinçli taksirle sebep olan sanığa ilk derece mahkemesince verilen cezanın, bölge adliye mahkemesince kusurun yoğunluğu, zararın ağırlığı ve adalet/hakkaniyet ilkeleri gözetilerek hapis süresi ile sürücü belgesi geri alma süresinin artırılmasına karar verilmiş; bu karara karşı hem sanık müdafii hem de katılanlar vekili tarafından yapılan temyiz başvurularının, yargılama süreçlerinin usul ve kanuna uygun olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği ve suç vasfının doğru belirlendiği gerekçeleriyle esastan reddedilerek, bölge adliye mahkemesinin kararı onanmıştır.
12. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1 ve 53/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince o yer Cumhuriyet savcısının, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1 ve 53/6. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz sebepleri; daha fazla teşdit uygulanması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine, katılanlar lehine ayrı ayrı vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir.
2. Sanık müdafinin temyiz sebepleri; teşdit uygulanmasının yerinde olmadığına, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; bir kişinin ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu ve sanığın kaza anında 100 promilin üzerinde alkollü olması nedeniyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, o yer Cumhuriyet savcısının, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş; ancak dosya içeriğine göre meydana gelen olayda asli kusurlu olduğu tespit ve kabul edilen sanık hakkında, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği nazara alınmadan, asli düzeyde kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerekirken az cezaya hükmolunması ve 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde 3 aydan az ve 3 yıldan fazla olmamak üzere sürücü belgesinin geri alınabileceği düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca tayin olunacak güvenlik tedbirinin süresinin, fiilin ağırlığı ile orantılı, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekirken asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet veren sanığın sürücü belgesinin hakkaniyete aykırı şekilde alt sınırdan geri alınmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olması gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Hükmün başında 26.01.2019 olan suç tarihinin "06.02.2019" biçiminde yanlış yazılması hukuka aykırı bulunmuş ise de hükme etki edecek nitelikte olmadığı tespit edilen hukuka aykırılığa işaret edilmekle yetinilmiş, eleştiri konusu yapılan bu hususun mahallinde düzeltilmesinin olanaklı olduğu kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan istinaf incelemesi neticesinde "Katılanlar kendisini vekil ile temsil ettirmiş olması nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 5.100,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılanlara eşit olarak verilmesine" şeklinde tek vekâlet ücretine hükmedilmesiyle yetinilip, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 2. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca istinaf aşaması için ve ilk derece yargılaması için ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesinin kararının hüküm fıkrasının katılan lehine vekâlet ücreti takdir edilmesine ilişkin bölümün kaldırılarak yerine; "Katılanlar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olmaları nedeniyle İlk Derece Mahkemesince hükmedilmesi gereken 5.100,00 TL ile bir duruşmalı istinaf aşaması için 5.500,00 TL olmak üzere toplam 10.600,00 TL vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılanlara eşit olarak verilmesine" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Doğanhisar Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.04.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!