Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kiralık aracın lastik patlaması sonucu ağır yaralanmalarla sonuçlanan trafik kazası sonrası haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepli dava.
Özet: Bu dava, kiralanan bir aracın lastik patlaması sonucu meydana gelen ve davacıların ağır yaralanmasına yol açan trafik kazası nedeniyle haksız fiilden kaynaklanan tazminat talebini konu almaktadır; davacılar, aracın bakımını eksik yapan araç kiralama şirketinin ve diğer davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep ederken, davalılar yetki, usul eksiklikleri, kusur oranları, sigorta kapsamı, müterafık kusur ve talep edilen tazminat kalemlerinin hukuka aykırılığı gibi çeşitli itirazlar ileri sürerek davanın reddini istemektedir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : █████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2022
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin, davalı ... adına kayıtlı araç kiralama firmasından araç kiraladığını, müvekkili ...'in kiraladığı araçla █████/2021 tarihinde araçta yolcu olarak bulunan akrabalarıyla ..... iline gitmek üzere yola çıktığını, aracı kiraya veren davalı ...'nın müvekkillerine aracın tüm bakım ve onarımlarının yapıldığını ve araçta herhangi bir sorunun bulunmadığını belirterek aracı kiraladığını, ..... üzerinde normal hızda seyreden aracın seyir halinde ilerlediği esnada aracın sağ arka tekerinin aniden patlaması sonucu aracın sol bariyerlere çarptığını, ardından sağ yan tarafa yatarak yaklaşık 30 metre sürüklenmesi neticesinde tek taraflı ağır bir kazanın meydana geldiğini, bu kaza neticesinde ağır yaralanan müvekkilleri ve çocuk olan ... ile ...'ın olay yerine gelen ambulans ile yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldığını, kaza tespit tutanağı, mağdur ve diğer ifade tutanaklarının kazanın ne şekilde olduğunu ortaya koyduğunu, meydana gelen kazada tam kusurlu tarafın, kiraya vermek üzere sunduğu aracın bakım ve onarımını sağlıklı bir şekilde yapmayan davalı tarafların olduğunu, kaza ile ilgili olarak ayrıca Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığını ve soruşturmanın halen derdest olduğunu, davalı tarafların bakım ve onarımı yapılmayan aracı kiraya vermesi neticesinde meydana gelen kazada davacıların ağır bir biçimde yaralandığını, maddi ve manevi zararlarının oluştuğunu, davalıların tam kusurlu olmaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat ödemeleri gerektiğini beyanla öncelikle davalıların taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına dava sonuçlanıncaya kadar teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini, trafik kazası sebebiyle toplam 675.000,00-TL manevi tazminat ile bütün davalılar açısından kısmi olarak şimdilik 20.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi uygulanarak davalılardan müteselsilen tahsili ile müvekkillerine ödenmesini, dava ve vekalet ücreti masraflarının davalılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafından birden fazla alacak kaleminin talep edilmesine rağmen tek bir dava değeri belirlendiğinin görüldüğünü, bu durumun usul hukukuna aykırı olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirkete yapmış olduğu başvuruda eksik evrak ile başvuru yaptığını, bu sebeple KTK 97.madde uyarınca işbu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, kusur raporunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınmasını talep ettiklerini, maluliyet raporunun ise ..... tarihli erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmeliğe uygun olarak alınmasını, geçici iş göremezlik ve geçici iş göremezlik süresi boyunca bakıcı masrafları bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu hususta sorumluluğun tamamen güvenlik kurumuna ait olduğunu, davacılar tarafından talep edilen kalıcı dönem bakıcı gideri, tedavi giderleri ve davacıların çalışmadığı dönemlerden kaynaklanan gelir kaybı ve maluliyet nedeniyle uğramış olduğu gelir kaybına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin dava konusu manevi tazminata ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacının müterafık kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının tespiti gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin temerrüte düşmediğini, davacının faiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini, eksik evrak ile başvuru yapılarak başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise esasa ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın reddine, yargılama giderleri vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davaya konu kazaya karışan aracın işletilmesi için 5 yıl geçerli olmak üzere uzun süreli kira sözleşmesi yapılarak davalı ...'ya teslim edildiğini, müvekkilinin sözleşme tarihinden kaza tarihine kadar araç üzerinde fiili bir tasarrufunun kalmadığını, müvekkilinin aracı teslim etmiş olduğundan araç üzerinde fiili bir hakimiyetinin kalmadığını, işbu kazadan meydana gelen zarardan sorumlu olmadığını, husumet ehliyetinin bulunmadığını, ..... tarihli trafik kaza tespit tutanağında KTK 52/1-B maddesinin ihlal edildiğinin belirlendiğini, yine davacı sürücünün araç kapasitesinden fazla yolcu aldığını, araca kapasitesinden fazla eşya yüklediğini, görüş, yol, hız, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uymadığını, kiralama sözleşmesinin birinci maddesinde aracın lastiklerde dahil sağlam ve iyi durumda olduğunun belirtildiği ve bu hususun davacı ... tarafından imzalanarak kabul edildiği, davacı ...'in kendi kusuru ile zarar gördüğü halde kendi lehine sonuç çıkaracak şekilde dava açamayacağını beyanla davacılar vekilinin koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talepleri ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar, meydana gelen trafik kazasında yaralandıklarını, kazanın kiraladıkları aracın lastiğinin patlaması sonucunda meydana geldiğini, aracın bakımlarını yaptırmamış olmaları nedeniyle davalıların kusurlu olduklarından bahisle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır.
Davalı sigorta şirketi, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, kazanın Sakarya'da meydana geldiğini, adreslerinin de ..... sınırlarında olduğunu, davacı tarafça davadan önce sigorta şirketine eksik belge ile başvuru yapıldığını, kusur ve maluliyet konusunda rapor aldırılması gerektiğini, manevi tazminata ilişkin sorumluluklarının bulunmadığını, müterafik kusur ve hatır taşıması hususlarının mahkemece araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davalı ... ile █████/2019 tarihinde 5 yıl geçerli uzun süreli kira sözleşmesi yaptıklarını, bu nedenle araç üzerinde fiili bir tasarrufunun kalmadığını, kazanın davacı ...'in ağır kusurundan meydana geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkememizce toplanan deliller ve belgeler ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, tarafların kusur durumunun belirlenmesi için trafik uzmanı bilirkişinden rapor aldırılmıştır. Dosyaya sunulan .... tarihli raporda özetle; trafik kazası olayının lastik patlaması dışında oluşmasına kanaat getirilirse davacı, aynı zamanda Davalı .... tarafınca sigortalı ... plaka sayılı Minibüsün sürücüsü ...'in bu yaralamalı trafik kazası olayının meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, davalı, ... plakalı Minibüsü işleteni ... Rent A Car-...'nın bu yaralamalı trafik kazası olayının oluşumunda kusursuz olduğu, davalı, ... plaka sayılı Minibüsün maliki ...'ın, bu yaralamalı trafik kazası olayının meydana gelmesinde kusursuz olduğu, davacı yaralılar ..., ..., ..., ... ve ... isimli yolcuların, bu yaralamalı trafik kazası olayının oluşumunda kusursuz oldukları, trafik kazası olayının lastik patlaması olmasına kanaat getirilirse, Davacı aynı zamanda davalı .... tarafınca sigortalı ... plaka sayılı Minibüsün sürücüsü ...'in, bu yaralamalı trafik kazası olayının meydana gelmesinde %30(Yüzdeotuz) oranında kusurlu olduğu, davalı, ... plaka sayılı Minibüsü işleten ... Rent A Car ...'nın, bu yaralamalı trafik kazası olayının oluşumunda %70(Yüzdeyetmiş) oranında kusurlu olduğu, davalı, ... plaka sayılı Minibüsün maliki ...'ın, bu yaralamalı trafik kazası olayının meydana gelmesinde kusursuz olduğu, davacı yaralılar ..., ..., ..., ... ve ... isimli yaralı yolcuların, bu yaralamalı trafik kazası olayının meydana gelmesinde kusursuz oldukları görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Tarafların kusur raporuna karşı itirazları da gözetilerek dosyanın yeni bilirkişi heyeti oluşturularak itirazları karşılar kusur raporu aldırılmasına karar verilmiş olup, dosyaya sunulan █████/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Teknik arıza (lastik patlaması) sonucu gelişmiş olduğu, davacı sürücü ...'in olayda ve yaralanmalar üzerinde bir etkenliği söz konusu olmadığından kusursuz olduğu, olayda yaralanan davacılar ... ve ... ile ...'ın kendi yaralanmalarında, her biri kendi adına olmak üzere tedbirsiz ve KTY 150/b maddesini ihlal eden kuraldışı davranışları ile 1094 oranında kusurlu oldukları, olayda yaralanan davacılar çocuk yaştaki ... ve ...'nı kendi yaralanmalarında, her biri kendi adına olmak üzere tedbirsiz ve KTY 150/b maddesini ihlal eden davranışlarının %10 oranında etkenliği bulunduğu ve iki nolu davalılar arasında █████/2019 tarihli uzun süreli Araç Kiralama Sözleşmesi düzenlendiği, sözleşme gereği aracın işletilmesine ait tüm giderler (bakım, sigorta vs.) bir nolu davalıya ait olduğundan, meydana gelen yaralanmalarda işleten sıfatıyla bir nolu davalının, her bir yaralının kendi kusuruna denk gelen kusuru haricinde kalan kısımdan (%90 oranında) sorumluluğu bulunduğu, aracın Zorunlu Trafik sigortacısı üç nolu davalının, poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere, işleten ile aynı oranda sorumluluğu bulunduğu, teknik arıza yaşanan aracın mülkiyeti kendisinde olmakla birlikte, sözleşme uyarınca işletme haklarını bir nolu davalıya süreli olarak devretmiş olan iki nolu davalı ...'ın yaralanmalar üzerinde bir sorumluluğu bulunmadığı görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.
Gerçekleşen kaza sebebiyle tarafların maluliyet durumlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesi'ne gönderildiği, Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesi'nin sunmuş olduğu █████/2025 tarihli ATK raporlarında özetle; Davacı ...'ın tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceği, davacı ...'ın Sağ el 3. parmak için; Kas İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait Sorunlarda Özürlülük, Şekil 2.5’e göre %3 olduğu, Tablo 2.1’e göre %1 olduğu, Sağ el 4. parmak için; Kas İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait Sorunlarda Özürlülük, Şekil 2.5’e göre %3 olduğu, Tablo 2.1’e göre %0 olduğu, Sağ el 5. parmak için; Kas İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait Sorunlarda Özürlülük, Şekil 2.3’e göre %12 olduğu, Şekil 2.5’e göre %3 olduğu, ... yöntemi ile toplandığında; %15 olduğu, Tablo 2.1’e göre %2 olduğu, Sağ el parmaklarına bağlı toplam özür oranının %3 olduğu, Tablo 2.2’ye göre sağ el parmak arazlarına bağlı üst ekstremite özürlülük yüzdesi %2 olduğu, Sağ el bileği için; Kas İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait Sorunlarda Özürlülük, Şekil 2.6’ya göre Üst Ekstremite Özürlülüğünün %3 olduğu, ... yöntemi ile toplandığında %5 olduğu, Tablo 2.3’e göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %3 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği, davacı ...'ın Deri, Hipertrofik skar ve keloid, Hafif maddesine göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %5 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, Davacı ...'ın Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceği, davacı ... yönünden, Adli Tıp Kurumu İkinci Adli Tıp İhtisas Kurulunun Müzekkeresi ile kişinin olay tarihli muayene bulgularını içeren tıbbi belgelerinin ve radyolojik görüntülemelerinin istenmiş olduğu, ancak mahkeme dosyası içerisinde bulunamadığı, gönderilmesi halinde tekrar değerlendirilebileceği, mevcut belgelere göre; ...’e ait 10.10.2021 tarihli Müşteki-Şüpheli İfade Tutanağında dava konusu olayda yaralanmadığını ifade ettiği cihetle; ..... tarihli .... sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğine göre değerlendirme yapılmasına ve iyileşme (iş göremezlik) süresinin belirlenmesine mahal olmadığı, davacı ...'ın Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizce maluliyet durumlarının tespiti de yapıldıktan sonra aktüeryal inceleme için bilirkişi heyetinden rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, dosyaya sunulan .... tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Davacı ...'ın talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 323.691,98 TL olduğu, davacı ...'ın talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 360.630,22 TL olduğu, ATK 2. İhtisas Kurulunun 05.08.2025 tarihli raporunda davacı ...'ın engel oranı %0 olarak tespit edildiğine göre davacı ... yönünden sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, ATK 2. İhtisas Kurulunun 05.08.2025 tarihli raporunda davacının engel oranı %0 olarak tespit edildiğine göre davacı ... yönünden sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, ATK 2. İhtisas Kurulunun 05.08.2025 tarihli raporunda davacının engel oranı %0 olarak tespit edildiğine göre davacı ... yönünden sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, ATK 2. İhtisas Kurulunun 05.08.2025 tarihli raporunda davacı ... yönünden maluliyet tayinine mahal olmadığı belirtildiğinden davacı ... yönünden geçici ve sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 08.07.2022 tarihi; davalı işleten yönünden 10.10.2021 kaza tarihi ve faiz nev'inin avans faizi olduğu, tüm davacıların için bakıcı gideri talep edilmiş ise de ATK raporlarında davacıların bakıcıya ihtiyaçları olduğuna dair bir tespit olmadığından tüm davacılar yönünden bakıcı gideri hesabına yer olmadığı, davacılar için talep edilen tedavi giderlerinin alanında uzman tıp doktoru bilirkişi tarafından tespiti gerektiğinden tarafımdan bu hususta değerlendirme yapılamadığı, davalı .... nezdinde, ... adına tanzim edilen; ... (Sürücü dâhil 10-17 koltuk) marka/tipi, ... plakalı aracın 11.06.2021 / 11.06.2022 dönemini kapsayan ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortalı olduğu, kaza anında araç içerisinde toplam altı kişi bulunduğu ve istiap haddinin aşılmadığının anlaşıldığı, KTK'nın 3. maddesi uyarınca, aracın kiraya verilmiş olması hâlinde “..işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse” kiracının işleten sayılabileceği düzenlendiği, ... plakalı aracın 01.07.2019 tarihinde 5 yıl süre ile kiraya verildiği, kira sözleşmesinden doğan sorumluluğun niteliği ve geçerliliği sözleşmeler hukuku kapsamında değerlendirilmesi gereken bir husus olduğunu, bu konudaki nihai takdir Mahkeme'ye ait olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi gereğince, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunması zorunlu olduğu, dosyaya davalı şirkete başvuru yapıldığına dair 27.05.2022 tarihli dilekçenin bulunduğu, 23.06.2022 tarihli ... alındı belgesinin sunulduğu, davalı şirketin yazılı eksik belge talebinde bulunduğu, bu başvurunun usule uygun olup olmadığı ve dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği hususundaki takdirin Mahkemeye ait olduğu, meydana gelen kaza neticesinde hatır taşımasının bulunup bulunmadığı ile bu kapsamda müterafik indirim uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin ilişkin takdir ve hukuki nitelendirmenin yetkisi Mahkeme'ye ait olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi, 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile tamamen değiştirilmiş olup, yapılan bu düzenlemeyle birlikte trafik kazalarında yaralanan kişilerin; ilk yardım, muayene, kontrol ve bu yaralanmalara bağlı olarak ayakta, klinikte, hastanede veya benzeri yerlerde yapılan tüm tedavi giderleri ile tedavinin gerektirdiği her türlü iyileştirme harcamalarının doğrudan Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası kapsamında sigorta şirketinden talep edilmesi imkânı ortadan kaldırıldığını, bu düzenleme uyarınca, trafik kazası mağdurlarının söz konusu tedavi giderleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılandığını, bu nedenle, davalı ....'nin, söz konusu tedavi giderlerinden dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatı, sağlık giderleri kapsamında değerlendirildiğinden, ....'nin bu tazminattan sorumluluğunun bulunmadığı, ancak, bu konuya ilişkin Genel Şartlara aykırı emsal Yargıtay kararlarının da mevcut olduğunu, manevi tazminat talepleri Zorunlu Trafik Sigortası genel şartlarına göre sigorta teminatı kapsamında olmadığı, Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartlarının A.6. maddesi (f) bendinde bu tür zararların açıkça teminat dışında bırakıldığını, sigorta şirketinin bu tür talepler bakımından sorumluluğunun bulunmadığı, kusurlu araç sürücü ve/veya sahibinden talep edilmesi hususuna dair takdir ve hukuki nitelendirmesinin Mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Taraf itirazları da dikkate alınarak aynı bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, dosyaya sunulan █████/2026 tarihli ek raporda özetle; davacı ...'ın talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 11.881,95 TL olduğu, davacı ...'ın talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 406.447,15 TL olduğu, davacı ...'ın talep edebileceği geçi remezlik maddi zararının 8.053,89 TL olduğu, davacı ...'ın talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 450.191,77 TL olduğu, davacı ...'ın talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 1.611,28 TL olduğu, ATK 2. İhtisas Kurulunun 05.08.2025 tarihli raporunda davacı ...'ın engel oranı %0 olarak tespit edildiğine göre davacı ... yönünden sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, ATK2. İhtisas Kurulunun 05.08.2025 tarihli raporunda davacının engel oranı %0 olarak tespit edildiğine göre davacı ... yönünden sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, ATK2. İhtisas Kurulunun 05.08.2025 tarihli raporunda davacının engel oranı %0 olarak tespit edildiğine göre davacı ... yönünden sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, ATK2. İhtisas Kurulunun 05.08.2025 tarihli raporunda davacı ... yönünden maluliyet tayinine mahal olmadığı belirtildiğinden davacı ... yönünden geçici ve sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 08.07.2022 tarihi; davalı işleten yönünden 10.10.2021 kaza tarihi ve faiz nev'inin avans faizi olduğu, tüm davacıların için bakıcı gideri talep edilmiş ise de ATK raporlarında davacıların bakıcıya ihtiyaçları olduğuna dair bir tespit olmadığından tüm davacılar yönünden bakıcı gideri hesabına yer olmadığı, davacılar için talep edilen tedavi giderlerinin alanında uzman tıp doktoru bilirkişi tarafından tespiti gerektiğinden tarafımdan bu hususta değerlendirme yapılamadığı, davalı .... nezdinde, ... adına tanzim edilen; ... (Sürücü dâhil 10-17 koltuk) marka/tipi, ... plakalı aracın 11.06.2021 / 11.06.2022 dönemini kapsayan ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortalı olduğu, dosyada mevcut kira sözleşmesi uyarınca aracın uzun süreli olarak kiraya verildiği anlaşıldığı, işleten sıfatının kiracıya geçip geçmediği hususu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. Maddesi kapsamında hukuki değerlendirme gerektiği, bu nedenle, kök raporda belirtildiği üzere bu hususta nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu, meydana gelen kaza neticesinde hatır taşımasının bulunup bulunmadığı ile bu kapsamda müterafik indirim uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin takdir ve hukuki nitelendirmenin mahkemeye ait olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi, 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile tamamen değiştirildiği, yapılan bu düzenlemeyle birlikte trafik kazalarında yaralanan kişilerin; yardım, muayene, kontrol ve bu yaralanmalara bağlı olarak ayakta, klinikte, hastanede veya benzeri yerlerde yapılan tüm tedavi giderleri ile tedavinin gerektirdiği her türlü iyileştirme harcamalarının doğrudan Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası kapsamında sigorta şirketinden talep edilmesi imkânı ortadan kaldırıldığı, bu düzenleme uyarınca, trafik kazası mağdurlarının söz konusu tedavi giderleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılandığını, bu nedenle, davalı ....'nin, söz konusu tedavi giderlerinden dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, manevi tazminat talepleri Zorunlu Trafik Sigortası genel şartlarına göre sigorta teminatı kapsamında olmadığı, Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartlarının A.6. maddesi (f) bendinde bu tür zararların açıkça teminat dışında bırakıldığı, sigorta şirketinin bu tür talepler bakımından sorumluluğunun bulunmadığı, kusurlu araç sürücü ve/veya sahibinden talep edilmesi hususuna dair hukuki nitelendirmenin mahkemenin takdirine olduğu, davacı ...'in, sigortalı araç sürücüsü olması nedeni ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca; tazminat talepleri teminat kapsamında olmadığından, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, davacılar ..., ... ve ... yönünden geçici iş göremezlik zararının sigorta teminatı kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunun, yargı içtihatları çerçevesinde hukuki nitelendirme gerektirdiği ve bu konudaki nihai takdirin mahkemeye ait olduğu, davacılar ... ve ... yönünden, belirlenen maluliyet oranları çerçevesinde sürekli sakatlık tazminatı bakımından sigorta şirketinin sorumluluğunun değerlendirilebileceği, bu husustaki nihai takdir ve hukuki nitelendirmenin mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Tüm bu açıklamalar ışığında; davacı ...'in davalı ...'dan kiralamış olduğu aracın sürücüsü iken aracın lastiğinin patlaması nedeniyle trafik kazasının meydana geldiği ve ... dışındaki davacıların yaralandıkları, meydana gelen trafik kazasında kusur durumunun tespiti için mahkememizce aldırılan █████/2024 tarihli bilirkişi ... raporunun seçenekli olarak düzenlenmiş olması ve olayı aydınlatmaya yeterli olmaması nedeniyle mahkememizce bu defa İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşturulan üç kişilik bilirkişi kurulundan rapor aldırıldığı, dosyaya sunulan █████/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda "Davacı sürücü ...'in meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı, olayda yaralanan davacıların %10 oranında kusurlu oldukları, kazanın teknik arıza (lastik patlaması) sonucu meydana geldiği, bu nedenle işleten sıfatına sahip davalı ...'nın %90 oranında kusurlu olduğu" tespitlerine yer verildiği, bu raporun denetime elverişli ve oluşa uygun olduğu anlaşıldığından kusur konusunda bu rapora üstünlük tanınmıştır.
Mahkememizce aldırılan ve yukarıda özetlenen aktüerya raporu uyarınca; davacı ...'in herhangi bir yaralanması olmadığı sabit olduğundan bu davacı yönünden herhangi bir hesaplama yapılamadığı, davacı ...'ın %5 oranındaki sürekli iş göremezlik oranı uyarınca davalı tarafın %90 kusuruna göre 450.191,77-TL sürekli iş göremezlik, 3 aya kadar iyileşme süresine göre 8.053,89-TL geçici iş göremezlik; davacı ...'ın %3 oranındaki sürekli iş göremezlik oranı uyarınca davalı tarafın %90 kusuruna göre 406.447,15-TL sürekli iş göremezlik, 4 aya kadar iyileşme süresine göre 11.881,95-TL geçici iş göremezlik; davacı ...'ın sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı, davalı tarafın %90 kusuruna göre 3 haftaya kadar iyileşme süresine göre 1.611,28-TL geçici iş göremezlik tazminat haklarının bulunduğu; davacılar ... ve ...'ın sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı, alınan maluliyet raporları dikkate alınarak davacıların bakıcı gideri taleplerinin yerinde olmadığı, davacılar ... ve ...'ın dava dilekçesinde geçici iş göremezlik taleplerinin bulunmadığı hususları gözetilerek davacıların ıslah talebi ile uygun olarak bu taleplere göre karar verilmiştir.
Davacı ...'in meydana gelen kazada yaralanmadığı savcılık soruşturma dosyasındaki bizzat kendi beyanı ile sabit olduğundan bu davacının tedavi gideri isteminin de reddine karar verilmiştir. Diğer davacıların yaralandıkları ve olay nedeniyle tedavi gördükleri sabit olduğundan (her ne kadar dosyaya bu yönde makbuz ve harcama belgesi ibraz edilmemiş ise de) talep ettikleri ayrı ayrı 500,00-TL tutarındaki giderin makul olduğu görülerek hüküm altına alınmıştır.
Davacıların manevi tazminat talepleri yönünden yapılan değerlendirmede; davacı ...'in olayda yaralanmadığı sabit olduğundan manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Diğer davacıların yaralanma dereceleri, olay nedeniyle yaşamış olabilecekleri üzüntü ve sıkıntı, davalıların kusur durumu ve paranın alım gücü gibi hususlar gözetilerek davacıların istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesi'nin .... Esas .... sayılı kararı ile HMK 326/2 maddesinin manevi tazminat yönünden iptaline karar verildiğinden, talebin reddedilen kısmına ilişkin olarak davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Davalılar ... ve ...'nın işleten sıfatı yönünden yapılan incelemede; davalı ... ile davalı ... arasında █████/2019 tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesi örneğinin dosyaya sunulduğu, sözleşmenin resmi makamlara sunulmamış olduğu ve vergisel yönden herhangi bir beyanda bulunulmadığının davalı ... vekili tarafından dosyaya bildirildiği görülmüştür. Karayolları Trafik Kanunu'nun 3.maddesine göre işleten "Aracı kendi adına ve hesabına işleten, araç üzerinde fiili tasarrufta bulunan ve araçtan fayda sağlayan" kişidir. Kanun sistematiği ve Yargıtay'ın yerleşik yaklaşımına göre uzun süreli kiralama halinde kiracı işleten sayılır. Somut olayda davalı malik ... ile davalı ... arasında 5 yıl süreli araç kiralama sözleşmesi bulunduğu görülmüştür. Kaza tarihi olan █████/2021 tarihi itibariyle aracın ... tarafından davacılara kiraya verildiği hususu gözetildiğinde "...'nın minibüsü kiraya vererek ticari kazanç elde ettiği, aracı fiilen sevk ve idare ettiği, araçtan doğan riski fiilen üstlenmiş durumda olduğu" anlaşılmaktadır. Tüm bu husular gözetilerek olayda işbu davanın işleten sıfatıyla sorumlu tutulması gerektiği kanaatine varılmıştır. Aracın maliki olan davalı ...'ın ise aracı kaza tarihini de kapsayacak şekilde 5 yıl süre için kiraya verdiği ve aracı fiilen davalı ...'ya teslim ettiği sabit olmasına rağmen; kazaya karışan aracın ZMMS poliçesi incelendiğinde aracı kaza tarihinden önce sigorta ettirenin davalı ... olduğu, bu durumun aracın maliki olan bu davalının araç üzerindeki sorumluluğunu fiili olarak sürdürdüğü anlamına geldiği, bu nedenle birlikte işleten sıfatıyla davalı ... ile birlikte sorumlu tutulması gerektiği anlaşıldığından olayda her iki davalının (sigorta şirketi ile birlikte) müteselsilen sorumlu olduklarına karar verilmiştir.
Her ne kadar dosyaya sunulan davalılar arasındaki █████/2019 tarihli araç kiralama sözleşmesinin davalı ... tarafından vekaleten imzalandığı belirtilmiş ise de; fiili işletmenin yukarıdaki anlatımlar uyarınca ...'da toplandığı, sözleşmenin Naime Delikanlı'ya vekaleten imzalanmış olmasının tek başına ...'nın işleten sıfatını ortadan kaldırmayacağı, vekalet ilişkisinin kural olarak iç ilişkiye ait olduğu, üçüncü kişilere karşı bu hususun ileri sürülemeyeceği anlaşıldığından işbu davalının sorumluluğunun devam ettiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;
I-MADDİ TAZMİNAT İSTEMİ YÖNÜNDEN;
1-Davacılar ..., ..., ..., ... ve ...'ın tedavi gideri taleplerinin kabulü ile; her bir davacı yönünden 500,00-TL tedavi giderinin tüm davalılardan (davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan █████/2021, davalı sigorta şirketi yönünden ise █████/2021 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen alınarak bu davacılara verilmesine,
2-Davacı ...'in tedavi gideri isteminin reddine,
3-Davacılar ..., ..., ..., ... ve ...'ın bakıcı gideri istemlerinin reddine,
4-Davacılar ..., ... ve ...'ın sürekli iş göremezlik istemlerinin reddine,
5-Davacı ... sürekli iş göremezlik isteminin kabulü ile; 406.447,15-TL tazminatın tüm davalılardan (davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan █████/2021, davalı sigorta şirketi yönünden ise █████/2021 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
6-Davacı ...'ın geçici iş göremezlik isteminin kabulü ile; 11.881,95-TL tazminatın tüm davalılardan (davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan █████/2021, davalı sigorta şirketi yönünden ise █████/2021 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
7-Davacı ...'ın sürekli iş göremezlik isteminin kabulü ile; 450.191,77-TL tazminatın tüm davalılardan (davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan █████/2021, davalı sigorta şirketi yönünden ise █████/2021 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi poliçe limiti olan 430.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere) müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
8-Davacı ... geçici iş göremezlik isteminin kabulü ile; 8.053,89-TL tazminatın tüm davalılardan (davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan █████/2021, davalı sigorta şirketi yönünden ise █████/2021 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
9-Davacı ...'ın geçici iş göremezlik isteminin kabulü ile; 1.611,28-TL tazminatın tüm davalılardan (davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan █████/2021, davalı sigorta şirketi yönünden ise █████/2021 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
10-Davacılar bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca tarifenin 13/4 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 138.102,91-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan (Davalı ...'nin sorumluluk miktarının 131.888,28-TL olmak üzere) müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
11-Davalılardan ... ve ... bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca tarifenin 13/4 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 15.500,00-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen alınarak bu davalılara verilmesine,
II-MANEVİ TAZMİNAT İSTEMLERİ YÖNÜNDEN;
1-Davacı ...'in manevi tazminat isteminin reddine,
2-Davacı ...'ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; 50.000,00-TL tazminatın davalılar ... ve ...'tan kaza tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Davacı ...'ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; 15.000,00-TL tazminatın davalılar ... ve ...'tan kaza tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-Davacı ...'ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; 10.000,00-TL tazminatın davalılar ... ve ...'tan kaza tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
5-Davacı ...'ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; 10.000,00-TL tazminatın davalılar ... ve ...'tan kaza tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
6-Davacı ...'ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; 40.000,00-TL tazminatın davalılar ... ve ...'tan kaza tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
7-Davacılar davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca tarifenin 13/4 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müteselsilen alınması ile kendisini vekil ile temsil ettiren davacılara verilmesine,
8-Anayasa Mahkemesi'nin .... Esas .... sayılı kararı ile HMK 326/2 maddesinin manevi tazminat yönünden iptaline karar verildiğinden davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
III-Karar tarihinde alınması gereken 68.698,41-TL karar harcının işbu dosyamızda adli yardım talebi kabul edildiğinden daha önce peşin harç alınmadığı anlaşılmakla, davalılardan (Davalı ...'nin sorumluluk miktarının 29.368,57-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
IV-Davacılar tarafından yapılan toplam 205,00-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 131,22-TL'nin davalılardan (Davalı ...'nin sorumluluk miktarının 64,17-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiye kalan kısmın kendileri üzerinde bırakılmasına,
V-Dosyamızda adli yardım talebi kabul edildiğinden, sarf edilen toplam 107.209,00-TL yargılama giderinin (ATK raporları, bilirkişi raporları, KEP ücreti, elektronik ve normal tebligat ücretleri vd. olmak üzere) kabul ret oranına göre hesaplanan 68.622,42-TL'nin davalılardan (Davalı ...'nin sorumluluk miktarının 33.556,35-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müteselsilen alınarak, bakiye kalan 38.586,58-TL'lik kısmın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına,
VI-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, davalı ... vekili ve davalı ... yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026
Başkan ....
e-imzalıdır
Üye ....
e-imzalıdır
Üye ....
e-imzalıdır
Katip .....
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!