Sözlü pancar satış sözleşmesine dayalı alacak talebinde, davacının iddia edilen pancar teslimatını ve sözleşmeyi resmi kayıtlarla ispatlayamaması sonucu davanın reddedilerek onanması.
Özet: Davacı, davalı ile sözlü şeker pancarı satış sözleşmesi yaparak davalı adına fabrikaya pancar teslim ettiğini ve ödeme yapılmadığını iddia ederek alacak talebinde bulunmuş; ancak davalının sözleşmeyi inkar etmesi, davacının pancar teslimatını ve sözlü satış sözleşmesini resmi kayıtlar ve davalı beyanları ışığında ispatlayamaması nedeniyle ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi kararıyla davanın reddedilmesi üzerine, Yargıtay da temyiz itirazlarını reddederek bu kararı onamıştır.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Emirdağ 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 04.12.2017 tarihinde başlayan 2 yıllık ... İli ... İlçesi ... Köyü 302, 188, 305, 304, 303 sayılı taşınmazlar için kira ilişkisi kurulduğunu, müvekkilinin iki yıl bu taşınmazlara pancar ekip biçtiğini, mahsul elde ettiğini, sonrasında taraflara arasında sözlü satış sözleşmesi kurulduğunu, bunun neticesi olarak müvekkilinin zilyetliğindeki pancar mahsulünü davalı adına dava dışı firmaya satmayı taahhüt ettiğini, davalı da müvekkiline pancar parası ödemeyi taahhüt ettiğini, müvekkilinin sözleşmeden doğan borcunu ifa etmek üzere ... Şeker Fabrikasına 2018 yılında 318 ton, 2019 yılında 238 ton pancar teslim ettiğini, sözleşmeden doğan borcunu müvekkilinin bu şekilde ifa ettiğini, davalının fabrikadan mahsuller için para aldığını, ancak bu sözleşmeden doğan para ödeme borcunu ifa etmediğini ileri sürerek, şimdilik 5.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 23.05.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava değerini 834.000,00 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın belirsiz alacak davası niteliğine haiz olmadığını, taraflar arasındaki tek sözleşmenin kira sözleşmesi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ispatlanamayan davanın reddine ve 29.04.2024 tarihli ek kararla; davalı lehine vekalet ücreti yazılırken sehven 1 rakamının unutulduğu, kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda ek karar verilebileceği, 121.740,00 TL yazılması gerekirken sehven 21.740,00 TL yazıldığı davalı vekilinin hükmün tamamlanması isteminde bulunduğu anlaşılmakla hükmün tamamlanması talebinin kabulü ile davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden 121.740,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalının ikrarının olduğunu, ikrarın yok sayıldığını ve kesin delillerden olduğunun gözden kaçırıldığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında sözlü yapılan satış sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeye, özellikle 15.12.2022 tarihli davalı vekilinin "taraflar arasında dava konusu dışında müvekkilimin alacaklı olduğu bu alacağa karşılık olduğu 160.000,00 TL'lik bona aldığı bir alacak ilişkisi vardır. Burdan doğan borcunu ödemek için davacı müvekkilim adına bir miktar pancar teslimatı yapmıştır ancak yaptığı teslimat borcu karşılamaya yetmemektedir," şeklinde beyanın taraflar arasında satış sözleşmesinin ikrarı niteliğinde olmadığı, söz konusu ikrarının aralarında bonodan kaynaklanan başka bir alacak borç ilişkisi olduğu yönünde ikrar olduğu, 15.02.2021 tarihli ... Kaymakamlığı İlçe ... ve Orman Müdürlüğü yazı cevabında 2018-2019 yılına ait ÇKS kullanımına göre dava konusu yapılan 188, 302, 303, 3 04... numaralı parsellerde 2018 yılında buğday ve arpa ile 2019 yılında ay çiçeği ekilmiş olduğu, dava konusu yapılan taşınmazlarda davacının 2018-2019 döneminde şeker pancarı yetiştirmediği, davacının davalı adına pancar teslimini ispat edemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.