11. Ceza Dairesi, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda sigorta acentelerinin mahkumiyet kararını, taraflar arasındaki sivil hukuki ilişki ve suç kastının oluşmaması gerekçesiyle bozdu.
Özet: Yüksek Mahkeme, sigorta acenteliği sözleşmesi feshedildikten sonra taraflar arasında ödeme protokolleri yapıldığı, gayrimenkul ipoteğiyle teminat sağlandığı, sözleşmede prim ödeme zamanının belirli olmadığı ve ödemelerin bir süre devam ettiği, ayrıca şikayetin sözleşme feshinden iki yıl sonra yapıldığı tespitleriyle, sanıkların suç kastıyla hareket etmediği ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle, alt mahkemenin mahkumiyet hükmünü sanıkların beraati yönünde bozmuştur.
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
... Sigorta Aracılık... Şirketi ortağı ve yetkilisi olan sanıklar ile katılan ... A.Ş. arasında 13.03.2001 tarihinde acentelik sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin katılan şirket tarafından feshedilmesine rağmen, sanıkların tahsil ettikleri bakiye 337.441.00 TL pirim borcunu süresi içerisinde yatırmayarak üzerlerine atılı suçu işledikleri iddia edilen olayda;
Sanıkların aşamalardaki savunmalarında; sözleşme feshedilene kadar üzerlerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiklerini, fesihten sonra aralarında ödeme protokolleri düzenlendiğini ve gerekli ödemelerde bulunduklarını, atılı suçu işlemediklerini beyan ettikleri, acentecilik sözleşmesinde tahsil edilecek primlerin ödeme zamanına ilişkin bir hüküm yer almadığı, dosya kapsamından taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunduğu ve 06.02.2006 tarihinde protokol düzenlenerek borç miktarı, borcun ödenme şekli kararlaştırılarak borç miktarının kesinleştirildiği ve sanıklar tarafından borç miktarı kadar çek keşide edilerek katılan şirkete verildiği, bu protokolden sonra katılan şirket tarafından 04.05.2006 tarihinde herhangi bir neden gösterilmeksizin sözleşmenin feshedildiği, fesih tarihinden sonra da tarafların bir araya gelerek ek protokoller yaptıkları, dosyaya sunulan cari hesap borç dökümlerine göre 31.12.2007 tarihine kadar sanıklar tarafından ödemeler yapıldığı, katılan şirket tarafından sözleşmenin feshi tarihinden 2 yıl sonra suç duyurusunda bulunulduğu, kaldı ki; acentelik sözleşmesiyle katılan lehine teminat amaçlı gayrimenkul ipotek tesisi işlemi yapıldığı ve taraflar arasında fesihten sonra yapılan 08.12.2006 tarihli EK 2 protokolde de ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin hüküm konulduğunun anlaşılması karşısında, sanıkların suç kastı ile hareket etmediği anlaşıldığından unsurları oluşmayan suçtan sanıkların beraati yerine mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, 31.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!