Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, hizmet sözleşmesi kaynaklı 38.976,32 GBP tutarındaki cari hesap alacağı davasında bilirkişi raporu değerlendirilmesi.
Özet: Bu dava, davacı şirketin davalı şirketten cari hesap ilişkisinden kaynaklanan 38.976,32 GBP tutarındaki alacağının tahsilini talep etmesi üzerine açılmıştır; davacı, davalının iki adet faturaya süresi içinde itiraz etmeyerek borcu kabul ettiğini ve ihtarnamelere rağmen ödeme yapmadığını ileri sürerken, davalı ise aynı alacakla ilgili daha önceki bir davada bilirkişi raporuyla borçlu olmadığının tespit edildiğini ve faturalara konu malların teslim edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir; mahkemece atanan bilirkişi, alacağın esasen cari hesap ilişkisinden kaynaklandığını ve daha önceki davanın usulden reddedildiğini tespit etmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : █████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında cari hesap üzerinden yürütülen bir ticari ilişki mevcut olduğunu, 17.12.2018 tarihi itibariyle müvekkil şirketin davalıdan 38.976,32 GBP alacağı bulunduğunu, borçlu şirket ile yapılan tüm görüşmelere rağmen söz konusu borcun hiçbir suretle tahsil edilemediğini, müvekkili şirket tarafından düzenlenen 17.12.2018 tarih ... numaralı 34.724,82 GBP bedelli ve 17.12.2018 tarih ve ... numaralı 4.248,50 GBP bedelli iki adet fatura davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirket tarafından faturaların mahiyetine veyahut fatura bedellerine itiraz edilmediğini, bu kapsamda davalı şirketin, müvekkil şirket afından düzenlenen faturalara 8 gün içerisinde itiraz etmemiş olduğunu, davalı şirketin söz konusu faturaları ve fatura bedellerini kabul etmiş olduğunun ve bu sebeple müvekkili şirkete söz konusu faturalar uyarınca borçlu olduğunun kabulünün gerektiğini, müvekkili şirket tarafından davaya konu alacağın tahsili için davalı şirket ile birden fazla kez görüşme sağlanmış olup davalı şirketin borcunu ödemekten imtina etmesi üzerine müvekkili şirket tarafından keşide edilen Beşiktaş .... Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalı şirkete borcunu ödemesi için ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 7 gün verildiğini, söz konusu ihtarnamenin davalı şirkete 10.01.2020 tarihinde tebliğ edilmiş olup davalı şirkete tanınan sürenin 17.01.2020 tarihi ile dolduğunu, beyanla davanın kabulüne, müvekkili şirketin davalı şirketten alacağı olan 38.976,32 GBP tutarın temerrüt tarihi olan 17.01.2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun Madde 4/A uyarınca devlet bankalarınca uygulanan bir yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama masraf ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı süresinde cevap vermemiştir. Sunmuş olduğu beyan dilekçesinde dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müvekkili şirketten alacaklı olduğu iddiası ile işbu davayı açmış olup aynı alacak için daha önce de Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, daha önce açılan davada alınan bilirkişi raporu ile müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespit edildiğini ve davanın usuli sebeplerle reddedildiğini, dolayısıyla Bakırköy .... Asliye ticaret mahkemesinin ... e. Sayılı dosyası celbedildiğinde içeriğindeki ödeme belgeleri ve bilirkişi raporu incelendiğinde müvekkil şirketin iddia edildiği üzere bir borcunun bulunmadığının açıkça anlaşılacağını, davacı tarafın iddia ettiği faturalar ve faturalara konu malların müvekkili şirkete malların teslim edilmediğini, davacı tarafın bu iddiasını ispatla mükellef olduğunu ve müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde davacı tarafa herhangi bir borcun bulunmadığının ispatlanacağını, beyanla davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin müvekkil lehine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, alacak istemine ilişkindir.
Davacı, cari hesaba dayalı olarak davalıdan oluşan alacağını tahsil etmek için daha önce Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davasını açtığını, ancak mahkemece "Takipte alacağın TL karşılığının gösterilmemiş olması" nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği ve akabinde işbu alacak davasını açtığını beyan etmiştir.
Davalı, yapılan tebliğe rağmen süresinde cevap vermemiştir.
Mahkememizce toplanan deliller ve belgeler ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, resen seçilen SMMM bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. Dosyaya sunulan .... tarihli kök raporda özetle; Bakırköy ... iş Mahkemesine düzenlenen itirazın iptali ile ilgili bilirkişi raporu irdelendiği, ancak işbu dosya konusu alacak davası ile ilgili tüm belgeler her iki taraf kayıtları bütünlük içinde incelenmiş olması nedeniyle, farklı mahkeme ve bilirkişi raporu sadece irdelendiği, Davacı taraf , her ne kadar, dava dilekçesinde ve açıklamalarında 2 adet fatura olarak bahsetmiş olmasına rağmen alacağın daha önce düzenlenmiş faturalardan kaynaklı cari hesap ekstresini iki fatura olarak yanlış açıklamada bulunmak suretiyle talepte bulunduğu, konunun özü cari hesap ilişkisine dayanak alacaktan ibaret olduğu, davalı şirketin sunduğu muavin defter kayıtları, TL ve Euro cinsinden farklı hesaplar, 159 Sipariş avansları, 320 Satıcılara borçlar gibi hesaplarda takip edilerek işlem yapıldığını, Davalı, şirket 159 sipariş avansları hesabı, virman 320 satıcılara borçlar, döviz cinsinden hesap işleyişi ve hesaplar arası virman ve süreklilik arz eden aylık dönemler itibariyle kur farkı gibi anlaşılmasında zorlanılan muhasebe kayıtları yaptıkları görüldüğü, bu hususun, ters bakiye oluşturduğunu, davacı tarafından 17.12.2018 tarihinde (tercümeli olarak ) gönderilen hesap özetinde görülen ... tarih ... numaralı 34.724,82 GBP bedelli .... tarih ve ... numaralı 4.248,50 GBP bedelli dokümanlarda yer alan tutarları, döviz ve TL cinsinden sütun açılmak suretiyle, Tüm faturaların tek tek, muhasebe kaydına düzenleme yapılarak, (teslimat ve alımlarda bir aksilik olmadığı varsayılarak bu konuda bir itiraz olmadığı anlaşılmaktadır) alacaklandırma işleminin yapılması, karşılığından hangi tarihte nasıl bir ödeme yapıldığının açıklanması, kur farkı gelirleri hesabının sürekli olarak neden işlem yapıldığı ve virmanlardan arındırılarak düzenlenme yapılması halinde borç veya alacak netlik kazanacağını, bu hususta olumsuzluk yaratacak bir tespit ve değerlendirmede bulunulmadığı, genel kabul görmüş, muhasebe kurallarına ve hesapların kayıt düzenine göre işlenmesi sonrası, gelişmeler ve itirazı beyanlardan sonra, sayın mahkemece uygun görülmesi halinde ek rapor düzenlenebileceği hususunda görüş bildirmiştir.
Mahkememizce aynı bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, dosyaya sunulan ... tarihli bilirkişi ek raporunda; davalı şirketin davacı şirketten 690.234,31-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, dava tarihinden itibaren ticari faiz talep edebileceği görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Taraf itirazları da gözetilerek farklı bilirkişi heyetinden rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, resen seçilen SMMM ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilerin sunmuş olduğu .... tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Uyuşmazlığın, görünüşte iki fatura alacağına dayanmakla birlikte esasen taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklanan bakiye ihtilafına ilişkin olduğu, davalının 2017 ve 2019 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin hususunda değerlendirme yapılamadığı, 2018, 2020, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi (12.08.2021) ve dava tarihi (05.12.2023) itibariyle davalının davacıdan 690.234,31 TL (176.269,86 GBP) alacaklı olduğu, bu muhasebesel görünüm karşısında, davacının dava ve takip konusu yaptığı 38.976,32 GBP tutarlı alacağın davalı ticari defterleriyle doğrulanmadığı; ancak anılan bakiye tespitinin davalı lehine işbu dosyada kendiliğinden müstakil bir alacak hükmü kurulması anlamına gelmeyip, davacı talebinin ispatlanamadığını gösteren kuvvetli veri niteliğinde olduğu, sonuç olarak, davacının asıl dava ve birleşen dava kapsamında ileri sürdüğü 38.976,32 GBP tutarlı alacağın mevcut haliyle ispatlandığının söylenemeyeceği, delillerin nihai değerlendirilmesi ve hukuki tavsifin Mahkemenin takdirinde olduğu, davacının göndermiş olduğu iki faturaya süresi içinde itiraz edilmediğinden alacaklı olduğunu beyan ettiği, davalı ise böyle bir faturanın olmadığını ileri sürdüğü, yapılan mali incelemelerde ilgili belgelerin fatura değil cari hesap kaydı bu cari hesap kayıtları ile ilgili davalının hesap mutabakatına dosyadaki mevcut verilerde rastlanılmadığı, yine davalının ticari defterlerinde davacının alacaklı değil 176.269,86 GBP borçlu olduğu, bu bakımdan taraf ticari defterlerinin de birbiri ile uyumlu olmadığı, dosyaya davalı elinden sadır olmuş mailde davacıya “yapılması gereken ödemeyi tamamen göz ardı edilmeyeceği” belirtilmekle birlikte, ilgili mailin bir tutar içermediği, bu kapsamda, davalı elinden sadır olan mail alacağın miktarı için değil de varlığı için beyyine kabul edilse dahi, davacının bu alacak ile ilgili talep ettiği 38.976,32 GBP lik tutarın, davalının defterlerine göre, davalının davacıdan alacaklı olduğu 176.269,86 GBP den mahsup edildiğinde bir alacak bakiyesinin kalmadığı, mevcut verilerle davacının davalıdan alacaklı olduğunun tespit edilemediği görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Tüm bu açıklamalar ışığında; davacının cari hesaba dayalı olarak davalıdan olan alacağını tahsil için önce İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra takibini başlattığı, takibe süresinde itiraz edilmesi üzerine bu defa Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali isteminde bulunulduğu, bu mahkeme tarafından yargılamanın yapıldığı, bilirkişi raporunun aldırıldığı, █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda "Davacının davalıdan olan alacağına karşılık borcunun daha fazla olması nedeniyle bakiye bir alacağın bulunmadığı" kanaatinin bildirildiği, ancak mahkemece "Davacı tarafından davalı aleyhine yapılan icra takibinde alacağın İngiliz Sterlini olarak belirtildiği, alacaklının yabancı para alacağının TL karşılığını takip talebinde ve ödeme emrinde göstermesi gerektiği, işbu hususun kamu düzeniyle ilgili olduğu, davacı tarafın icra takibini İİK 58/3 maddesine aykırı olarak yaptığı anlaşıldığından, davanın usulüne uygun icra takibi yapılmadığından usulden reddine" karar verildiği görülmüştür.
Davanın reddi üzerine davacı vekili tarafından bu defa mahkememize alacak istemiyle işbu davanın açıldığı, daha önce açılan itirazın iptali davası ile mahkememizde açılan alacak istemli davanın hukuki nitelikleri, şartları ve sonuçları farklı olduğundan derdestlik durumunun oluşmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce ilk olarak aldırılan .... tarihli bilirkişi .... raporunun denetime elverişli olmadığı, yukarıda belirtilen ve yargılaması tamamlanan Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında aldırılan .... tarihli bilirkişi ... raporu ile de açıkça çelişkili olduğu anlaşılmakla bu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla bu defa bilirkişiler ... ve ....'tan oluşturulan bilirkişi kurulundan rapor aldırılmıştır. Dosyaya sunulan ve yukarıda özetlenen .... tarihli bilirkişi kurulu raporunun denetime elverişli olduğu anlaşıldığından, bu rapora üstünlük tanınarak hükümde nazara alınmıştır. İşbu rapor zaten açıklandığı şekilde daha önce alınan iki ayrı bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla aldırıldığından, taraf vekillerinin yeniden rapor aldırılması yönündeki istemleri kabul edilmemiştir.
Açıklandığı üzere; Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında yapılan tespitler, aldırılan bilirkişi raporu, mahkememizce aldırılan ... tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamı gözetildiğinde; davacının gerek son alınan bilirkişi kuruluna gerekse de daha önce yaptırılan iki ayrı bilirkişi incelemesine defterlerini sunmayarak sadece belge ibrazında bulunduğu, davalının tüm incelemelere defter ve belgelerini sunduğu, taraflar arasında bir hesap mutabakatının bulunmadığı, incelenen davalı defterleri uyarınca davacının alacaklı değil 176.269,86-GBP borçlu olduğu, dosyaya sunulan e-postanın bir miktar içermediği, alacağın varlığı için bir kanıt kabul edilse dahi davacının talep ettiği 38.976,32-GBP tutara karşı davalı defterleri uyarınca davalının alacaklı olduğu 176.269,86-GBP'nin mahsubu sonrasında davacının bakiye alacağının bulunmadığı sabit olmakla davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00-TL harcın, peşin alınan 24.385,86-TL harçtan mahsubu ile bakiye 24.385,86‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde AAÜT üzerinden hesaplanan 217.913,29-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisi vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu tüm masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-HMK 333 maddesi gereğince tarafların artan masrafı olur ise karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
e-imzalıdır.
Üye ...
e-imzalıdır.
Üye ...
e-imzalıdır.
Katip ...
e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!