Anayasal düzeni yıkmaya teşebbüs suçlarından beraat, silahlı terör örgütüne üyelikten mahkumiyet kararı temyizinde katılanların başvuruları reddedilirken tanık dinleme usulü eksikliği değerlendirildi.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanık hakkında anayasal düzeni, hükümeti ve meclisi ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlarından verilen beraat kararlarını, Cumhurbaşkanlığı ve TBMMnin bu kararlara yönelik temyiz başvurularını hukuki dayanaktan yoksun bularak reddetmesiyle onarken; silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet hükmünü ise, adil yargılanma hakkı çerçevesinde, mahkumiyete esas teşkil eden tanık beyanlarının usulüne uygun ve sanığın huzurunda dinlenmemesi gibi eksiklikler nedeniyle yeniden incelemeye almıştır.
3. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma
Diğer suçlar yönünden : Kararların niteliği itibarıyla 5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suç tarihleri yazılmamıştır
HÜKÜMLER: 1. Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi
2. 3713 sayılı Kanun'un 7/1. maddesi delaletiyle TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
I. Katılan TBMM Başkanlığı vekilinin sanık hakkında Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan verilen beraat kararına ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede ;
Yargılama konusu Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarının niteliği itibarıyla suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan TBMM Başkanlığının davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında anılan Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz talebinin REDDİNE,
II. Katılan T.C. Cumhurbaşkanlığı vekilinin sanık hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan verilen beraat kararına ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede ;
Yargılama konusu Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarının niteliği itibarıyla suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan T.C. Cumhurbaşkanlığının davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında anılan Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz talebinin REDDİNE,
III. Katılanlar T.C. Cumhurbaşkanlığı ve TBMM Başkanlığı vekillerinin sanık hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen beraat kararına, katılan T.C. Cumhurbaşkanlığı vekilinin sanık hakkında Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan verilen beraat kararına ve katılan TBMM Başkanlığı vekilinin sanık hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede ;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçların sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğuna dair gerekçenin karar yerinde dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli biçimde gösterildiği anlaşılmakla; katılanlar T.C. Cumhurbaşkanlığı ve TBMM Başkanlığı vekillerinin temyiz istemlerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davalarının esastan reddiyle beraate ilişkin hükümlerin tebliğnameye kısmen uygun olarak ONANMASINA,
IV. Sanık müdafiinin sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanığın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; tanık...'nin ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi,
2. Dosya kapsamı itibarıyla, tanık...'nin beyanları ve teşhisleri itibarıyla sanığın içinde bulunduğu sohbet grubunda sohbet hocası olduğu iddia olunan ... ve sohbet katılımcısı olduğu iddia olunan.... isimli şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa bu şahısların aşama beyanlarının dosyaya getirtilmesi, söz konusu şahısların tanık sıfatıyla mahkeme huzurunda yahut SEGBİS yoluyla sanığa soru sorma hakkı da tanınmak suretiyle beyanlarının alınması sağlandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3. İddianame içeriğinde sanığa dair beyanları alıntılanan .... ve .... isimli şahısların dosya kapsamındaki ifade ve teşhis tutanaklarında sanığa dair bir anlatımın olmadığı anlaşıldığından, anılan şahısların sanığa dair anlatımlarının yer aldığı ifade ve teşhis tutanakları dosyaya celp edilerek, lüzumu halinde tefrik öncesi çok sanıklı dosya kapsamında tanık sıfatıyla beyanları alınan ....'nin, tekrar mahkeme huzurunda yahut SEGBİS yoluyla hazır edilmesi sağlanarak, sanığa soru sorma hakkı da tanınmak suretiyle tanık sıfatıyla beyanlarının alınması, sanığın örgütsel konumunun, örgütle iltisaklı faaliyetlerinin nelerden ibaret olduğunun ve hangi dönemleri kapsadığının netleştirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve ███████-956 esas, ████████ karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve ██████████ başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; sanığın ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen, irtibatlı bulunduğu ve aynı grupta yer aldığı kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen, irtibatlı bulunduğu ve aynı grupta yer aldığı kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
5. Yapılan UYAP sorgulamasına göre, sanık hakkında Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyası kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, istinaf aşamasında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan yürütülen dava dosyası ile işbu dava dosyasının birleştirilmesinin talep edildiği ancak birleştirme kararının verilmediği anlaşılmakla, ilgili dosyadaki delillerin silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden de değerlendirilmesi bakımından, anılan kovuşturma dosyasının aslının veya onaylı örneğinin getirtilip Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde incelenmesi ve delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi neticesinde sonucuna göre bir karar verilmesi lüzumunun bulunması,
6. Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tayin edilmesi bakımından, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının güncel olarak araştırılması, elde edilecek tüm delillerin ve temyiz aşamasında dosyaya gelen deliller kapsamında; UYAP sistemi üzerinden 09.09.2025 tarihinde gelen emniyet mahrem yapılanmasına dair veri analiz raporunun (VAR), veri grup analiz raporunun (v-GAR) ve birliktelik analiz raporunun (BAR), 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, var ise beyanda bulunan şahısların mahkeme huzurunda yahut SEGBİS yoluyla sanığa soru sorma hakkı da tanınmak suretiyle tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
7. Kabule ve uygulamaya göre de,
A. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet hükmü verilirken, hüküm fıkrasında atıf maddesi olarak silahlı terör örgütlerine uygulama imkanı bulunmayan 3713 sayılı Kanun'un 7/1. maddesinin gösterilmesi,
B. İlk derece mahkemesi karar başlığında, sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelere dair bilgiye yer verilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerle hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!