Vekalet görevinin kötüye kullanılması iddiasıyla açılan tapu iptali, tescil veya bedel davasında, taşınmaz satışlarının davacının bilgisi dahilinde yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararın Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Davacı, vekil tayin ettiği davalının bilgisi dışında taşınmazlarını satarak vekalet görevini kötüye kullandığı iddiasıyla tapu iptali ve tescil, aksi halde bedel istemiyle dava açmış; ancak ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, davalı vekilin satış işlemlerini davacının talimatı ve bilgisi dahilinde gerçekleştirdiğini ve vekalet görevinin kötüye kullanılmadığını belirterek davayı reddetmiştir. Yargıtay, tarafların iddia ve savunmaları ile delilleri değerlendirerek, bölge adliye mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğuna hükmederek davacının temyiz başvurusunu reddetmiş ve kararı oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.Davacı; maliki olduğu 132 parsel sayılı taşınmazdaki C-Blok ... nolu bağımsız bölüm, 56 parsel sayılı taşınmazdaki 46 nolu bağımsız bölüm ve 19 98... parsel sayılı taşınmazları satmak istediğini, arkadaşı ... ...’ın da önerisi ve tavsiyesi ile anılan taşınmazların satışlarını gerçekleştirmek için avukat olan davalı ...’ı vekil tayin ettiğini ancak vekilin, bilgisi dışında maliki olduğu taşınmazlardan 19 98... parsel sayılı taşınmaz ile 56 parsel sayılı taşınmazdaki 46 nolu bağımsız bölümü 27.11.2014 tarihinde dava dışı... ... San. ve ... A.Ş.’ye, 132 parsel sayılı taşınmazdaki C-Blok 362 nolu bağımsız bölümü ise daval...... İnşaat ve ... A.Ş.’ye satış suretiyle devrettiğini, vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını, kendisine herhangi bir satış bedeli ödemediğini ileri sürerek dava konusu 132 parsel sayılı taşınmazdaki C-Blok 362 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde dava konusu taşınmazların satış tarihlerindeki rayiç değerlerinin tespitine, satış bedeli olarak 3.000.000,00 TL’nin davalı vekil ...’dan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı ..., daval...A.Ş'nin vekili olduğunu, davacı ve daval...Ltd. Şti. sahibinin yakın dost ve arkadaş olduklarını, bu nedenle de kendisinin her ikisini de tanıdığını, tarafların istemi üzerine, davacı tarafından verilen vekaletname ile davacının maliki olduğu taşınmazların devir işlemlerini yaptığını, yapılan tüm işlemlerin davacının bilgi ve talimatı ile olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanlarından davacı, davalı-vekil ve davalı Şirket yetkililerinin arkadaş oldukları, dava konusu taşınmazın satışının davacı, davalı-vekil ve davalı Şirket yetkilisinin hazır bulunduğu bir ortamda kararlaştırıldığı ve davalı-vekilin avukat olmasından kaynaklı olarak tarafların güven duymaları nedeni ile vekil olarak tayin ettikleri, satışın davacının bilgisi dahilinde yapılmış olduğu ve taşınmazın satışına dair bedelin satış esnasında davalı Şirketi temsile yetkili vekil tarafından ödendiği, davalı vekilin davacının emir ve talimatı gereği taşınmazın satışını gerçekleştirdiği, davacı tarafça iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.02.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalılar vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulü ile önceki günlü geri çevirme kararıyla getirtilen evraklarla birlikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalılar vekili vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.