Geçersiz satış protokolü nedeniyle başkasına satılan daireden kaynaklanan müspet ve menfi zarar talepleri ile ilgili davada ilk derece mahkemesinin ret kararı üzerine davacının istinaf başvurusu.
Özet: Davacı, davalıların tek taraflı feshiyle başkasına satıldığını iddia ettiği ve kısa sürede değeri artan bir taşınmaz için ödediği bedelin iade edilmesine rağmen, uğradığını ileri sürdüğü müspet, menfi ve maddi zararların tazminini talep etmiş; davalılar ise peşinatın eksik yatırılması ve geçerli bir satış sözleşmesi olmaması nedeniyle bedelin davacının talebi üzerine iade edildiğini savunmuş, ilk derece mahkemesi de geçersiz sözleşme uyarınca tarafların sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği verdiklerini geri aldığı ve bu nedenle tazminat taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 11. Tüketici MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ... yapı Ltd. Şti-... Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. adi ortaklığı olarak ... İli ... İlçesi ... Köyü 15 62... parsel ... projesi kapsamında satın almış olduğu G3 blok 119 nolu bağımsız bölüm için 27.11.2014 tarihinde satış protokolü tanzim ettiğini ve ... Konut Gayrimenkul Yatırım ortaklığı A.Ş. nezdinde bu satış protokolüne istinaden satış bedeli olarak taraflarınca 233.888,88 TL'nin bu kurum aracılığı ile satıcı firmaya yatırıldığını, bu protokole istinaden ... . Noterliğinin 10.12.2014 tarihli ve ... sayılı vekaleti ile şirket çalışanlarına ... Konut nezdinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi tanzimi, tapu, abonmanlık vs. için düzenleme şeklinde vekaletin de müvekkili tarafından tanzim edilerek satış müdürü ve yetkilisi ...'a tevdi edildiğini, G-3 blok da müvekkilinin satın aldığı daire başta olmak üzere 25-30 daire için teknik değişiklikler için değil-ticari kazançları ön plana çıkarılarak bu bloğun müvekkili ve diğer alıcıların haberi olmaksızın başka bir firma veya şahıslara satıldığının tarafların sözlü olarak bildirildiğini, bu hukuka aykırı işlemlerinin giderilmesi için müvekkilinin dairesi ile fiyat ve konum olarak eşdeğer olmayan birkaç dairenin takas olarak teklif edildiğini ancak yapılan bu tekliflerin müvekkilinin zararına olduğundan kabul etmediklerini, davalıların haksız feshi nedeni ile müvekkiline 700.000,00 TL ile satılan dairenin aynı şirketin satış ofisi tarafından Nisan/Mayıs 2015 ayları arasında 950.000,00-1.100.000,00 TL'ye satılmakta olduğunu, ... ilinde yabancı ve yerli yatırımcıların talep patlaması ile 2014 yılı ile 2015 yılları arasında taşınmaz fiyatlarının adeta değerinin bir kat üzerine çıktığını, müvekkilinin 7 ay gibi kısa bir sürede kendisine satılan ancak satıcı firma tarafından başkasına satıldığı beyan edilerek tek taraflı fesih edilen daireden yaklaşık 250.000,00 TL ile 400.000,00 TL arasında reel de gerçekleşen ancak eline geçmeyen bir zarardan mahrum kaldığını beyan ederek şimdilik, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL müsbet zararın, 5.000,00 TL menfi zararın, yol gideri ve uçak gideri ile noter masrafı olarak 250,00 TL'nin davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Konut vekili; dava konusu taleplerle ilgili olarak müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, öncelikle huzurdaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise; dava konusu gayrimenkule ilişkin olarak, davacı yanın iade talebi üzerine müvekkili şirket uhdesinde geçen bedelin tamamının müvekkili şirketçe iade edildiğini, taraflar arasında geçerli bir satış sözleşmesinin tanzim edilmemiş olduğunu, 15 günlük süre içinde peşinatın yatırılmadığını, davacı yanın müspet, menfi veya maddi herhangi bir zararını bulunmadığının açık olduğunu, bunun yanı sıra dava dilekçesinde iddia edilen hususlarla ilgili olarak müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.2. Davalı ... Yapı A.Ş. vekili; satış formunun 6. maddesinde 175.000,00 TL peşinatın 15 gün içerisinde ödenmesi gerektiğinin yazılmış olduğunu, davacı yanın üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmeyerek peşinat tutarını 15.12.2014 tarihinde yatırması gerekirken yatırmadığını ve ilk ödemeyi 19.12.2014 tarihinde 68.000,00 TL olarak yaptığını, satış formu incelendiğinde görüleceği üzere davacı yanın peşinatın sadece bir kısmını ödeme gününden sonra yatırdığını ve sonrasında da diğer davalı şirkete başvurarak 03.06.2015 tarihinde başvurarak ödediği paranın reeskont faizi ile birlikte iadesini talep ettiğini ve bu hususta davacı yana 233.888,88 TL diğer davalı şirket tarafından iade edildiğini ve 10.251,13 TL'lik reeskont faizinin de müvekkili şirket tarafından ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; geçersiz sözleşme uyarınca taraflar birbirinden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre verdiklerini geri aldıkları anlaşılmakla, davacının müspet, menfi zarar ve maddi tazminat taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının maddi zararını ispatlayamadığı, davalılara ödediği miktarı faiziyle geri aldığı, Mahkemece verilen kararın yerinde bulunduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkeme tarafından gerekli araştırmaların yapılmadığını, keşif yapılmadığını, rapor dahi aldırılmadığını netice olarak eksik inceleme sonucu hatalı hüküm kurulduğunu, geçerli bir sözleşmenin varlığından söz edilemeyeceğinin TKHK ve hakkaniyet gereğince usul ve kanuna aykırı olduğunu, ticari amaçla sözleşmenin feshedildiğini, otel olarak kullanıldığını, ücretin ödenmemesinden kaynaklı sözleşmenin feshedildiği yönünde tarafına sözlü ya da yazılı beyan olmadığını, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, söz konusu bedellerin yatırılması için hayat sigortası ve emeklilik birikimini kullandığını, menfi zarar, müspet zarar ve maddi zararının olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen gayrimenkul satış sözleşmesinin haksız feshedilmesinden kaynaklanan zararların tazmini istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeye, özellikle taraflar arasında imzalanan sözleşmenin geçerli olduğu, sözleşmenin ticari amaçla haksız olarak feshedildiğinin davacı tarafça yasal delillerle ispat edilemediği, sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle müspet zararların ve dolaylı zararlarının istenemeyeceği, davacı tarafça yatırılan paranın ve faizinin dava açılmadan iade edildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.