Yönetim kurulu üyelerince gerçekleştirilen usulsüz işlemler sonucu haksız ödenen bedellerin iadesi, sebepsiz zenginleşme ve tüzel kişilik perdesinin aralanması talepli ticari dava.
Özet: Davacı şirket, eski yönetim kurulu üyesi olan davalı ...nın ve onunla ilişkili ... ... A.Ş.nin, görev süresi içinde alınmayan mal ve hizmetler için sahte faturalar ve avans ödemeleri düzenleyerek kendisini 6.268.730,00 TL haksız zarara uğrattığını iddia ederek, sebepsiz zenginleşen bu bedellerin ticari avans faiziyle iadesini ve davalıların tüzel kişilik perdesi aralanarak şahsen sorumlu tutulmasını talep etmektedir; davalılar ise davanın yetkisizlik ve taraflar arasındaki tahkim şartı nedeniyle usulden reddini, müvekkil şirketlerinin paravan amaçlı kullanılmadığını ve sözleşmenin davacı tarafından yarım bırakıldığını savunmaktadır.

T.C.
İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO:████████ EsasKARAR NO :████████DAVA:Haksız Fiil Neticesinde Davacı Şirketten Davalı Şirkete Ödenen Bedellerin İadesi, Sebepsiz Zenginleşen Davalılar Arasındaki Organik Bağın Tespiti İle Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması Yolu İle Zararın TazminiDAVA DEĞERİ:6.268.730,00 TLDAVA TARİHİ:█████/2022KARAR TARİHİ:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ve ... A.Ş.(Eski Unvan: ... Teknoloji Anonim Şirketi) ) Türkiye genelinde 100 şubesi bulunan “... ...” olarak bilinen özel okullar zincirinin sahibi olduğunu, özel okullar 28 Kasım 2017 tarihinde kuruluş tarihindeki kurucu tek hissedarı “... Teknoloji Anonim Şirketi” olduğunu, müvekkilinin ... Teknoloji A.Ş. yönetiminde olduğu esnada 10.02.2020 tarihinde davalı ... ise yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, müvekkil şirketi müştereken temsile yetkili kılındığını, davalılardan ... 30.04.2021 tarihine kadar, müvekkil şirketin yönetim kurulu üyesi ve müşterek imza yetkilisi olarak görev yaptığını, 07.02.2022 tarihli pay alım ve satım sözleşmesi kapsamında müvekkil ... Teknoloji A.Ş payları Müvekkil ...’un yeni hissedarı ... Öğretim Kurumları İşletmeciliği Anonim Şirketi ve ... ... A.Ş. tarafından satın alındığını, müvekkil şirketin tüm iş ve işlemleri incelenmeye başladığını, yapılan incelemelerde davalılardan ...’nın yönetim kurulu üyesi ve müşterek imza yetkilisi oldukları tarihler arasında Şirket’in taraf olduğu bir kısım ticari sözleşmelerde belirlenen mal ve hizmetlerin alınmamış olmasına rağmen, üçüncü şahıslardan alınan mal ve hizmet faturalarının şirket muhasebesine ekseriyetle faturalar kaydedildiği, avans ödemesi adı altında üçüncü şahıs gerçek ve tüzel kişilere ödemeler yapıldığı tespit edildiğini, yöneticiler hakkında görev dönemlerinde gerçekleştirdikleri işlemler için cezai ve hukuki süreçlerin başlatılmasına karar verildiğini, davalı ... yeni şirket kurmak yahut 3. Kişiye yeni bir şirket kurdurmak suretiyle yahut mevcutta var olan şirketleri kullanmak suretiyle işlemleri gerçekleştirdiğini, davanın konusu, davalıların suç teşkil eden eylemler ve haksız fiilleri neticesinde müvekkilden haksız bir şekilde tahsil ettiği ve bu nedenle sebepsiz zenginleştiği tutarın müvekkil şirkete iadesinden ibaret olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin ayrıca dava açılacak olup, İİK 257. Maddesi uyarınca talep edilen İhtiyati Haciz Talebimizin KABULÜ ile teminatsız şekilde fazlaya dair tüm talep, dava, alacak ve sair haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik talep edilen 6.268.730,00 TL (Faiz, Masraflar ve Ferileri Hariç) tutarlı alacak için davalılar adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak, alacak ve istihkaklarının İhtiyaten haczedilmesine, yada makul bir teminat karşılığında davalılar adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak, alacak ve istihkaklarının ihtiyaten haczedilmesine, müvekkili şirket tarafından ... ... Şirketi’ne ödenen 6.268.730,00 TL’nin davalı ... ... Şirketi iyiniyetli olmadığından haksız iktisap tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı ... ... Şirketinden tahsiline, davalılar ... ve ... davalı ... ... Şirketini paravan olarak kullanarak müvekkili şirketin içini boşaltma gayesinde oldukları, mal kaçırdıkları ve bu kapsamda sorumluluklarına gidilmesi gerektiğinden tüzel kişilik perdesinin aralanarak Davalılar ... ve ...’nin sorumluluğuna gidilerek müvekkili tarafından davalı ... ... Şirketi’ne ödenen 6.268.730,00 -TL’nin ödemelerin yapıldığı tarihlerden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAPLAR:Davalı ... ve ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiğini, yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, ayrıca taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereği olarak ; bu sözlesmeden kaynaklanan veya bu sözlesmeyle iliskili uyuşmazlıkları, 6570 sayili yasayla kurulan istanbul Tahkim Merkezi Tahkim Kurallarınca nihai olarak tahkim yoluyla çözümleneceğini, sözleşmenin amir hükmü bulunmasına rağmen tahkim yoluna başvurulmadan direkt olarak mahkeme yoluna başvurulmasının hukuka aykırı bir durum olduğunu, bu durumdan dolayı davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin düşük sermaye ile paravan amaçlı olarak kullanıldığı iddiası ile ilgili olarak da müvekkili davalı şirketin sıfırdan ... ... desteği ile kurulduğunu, hiçbir sermayesi olmayan üniversite çağında bir gencin girişimci olarak şirket açtığı göz önüne alındığında bu durumun gayet normal olduğunun anlaşılacağını, davacı şirket tarafından müvekkili şirket ile aktedilen sözleşmenin yarım bırakıldığını, sözleşmede cezai şartların yer aldığı göz önüne alınarak daha sonrasında davacı şirkete karşı dava açma haklarını saklı tuttuklarını, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşmenin büyük bir yazılım projesi olduğu için bunun tesliminin de belli aralıklarla kendilerine tanımlanan sisteme girerek oraya kodları yükleyerek gerçekleştiğini, bu şekilde bir ticari faaliyetin davacı ve davalı şirket arasında başladığını, sonrasında davacı şirketin ihtiyaçlarını davalı müvekkili şirkete iletilmiş olup bunun üzerine bir çalışma ve teklif verilmesi istendiğini, istenilen proje için fiyat çalışması müvekkili şirket tarafından hazırlandığını ve davacı şirketin o dönemki üst yöneticilerine mail yoluyla sunulduğunu, projeye verilen fiyatın revize edildiğini, indirim yapıldıktan sonrasında sözleşme aşamasına geçildiğini, davacı şirketin hem ürünlerin kullanım hakkına hem de satış hakkına sahip olduğunu, müvekkili şirket davacı şirketin kendisine tanımlamış olduğu bir sunucu bilgisine projeleri teslim ettiğini, hatta açık kaynak kodlu olarak projeler teslim ettiğini, teslim öncesinde video-konferans yapıldığını, burada eksikliklerin giderildiğini ve ihtiyaca yönelik bir proje ortaya çıkarılmasının sağlandığını, taraflar arasında sözleşme imzalandığını ve yazılım scope(proje plan dosyası) dökümanları oluşturulup mail ortamında davacı şirketin bilişim ekibinin onayına sunulduğunu, davacı şirket tarafından onay geldikten sonra ürün geliştirme aşamasına geçildiğini, ürünlerde her bir modül geliştirildikçe davacı şirketin mail yoluyla ilettiği sunucu adresine kurulumu gerçekleştirildiğini, müvekkili ...'in şirketin kuruluş tarihinden beri şirketin ortağı ve yetkilisi olduğunu, davalı müvekkili ... ile diğer davalı ... arasında ...' nın davalı ... ... A.Ş. 'ye ortak olması ile bir irtibatı söz konusu olduğunu, bunun dışında aralarında akrabalık ve bir akran ilişkisi söz konusu olmadığını, ...'in şahsi malvarlığı olarak da üzerine kayıtlı bir malvarlığı söz konusu olmadığı gibi finansal açıdan da findeks raporunun riskli durumda olduğunu, bu bilgiler ışığında şahsi olarak şirketten mal kaçırdığı iddia edilen müvekkilinin malvarlığında herhangi bir artış olmadığını, maaşının dışında başkaca bir geliri olmadığının açık bir şekilde ortaya çıkacağını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ikame etmiş olduğu işbu davanın; haksız ve kötü niyetli olduğunu, zira davalı müvekkilinin görev süresi boyunca yaptığı iş ve işlemler doğrultusunda büyük başarılar elde ettiğini , Davalı Müvekkilinin 2012-2016 ve 2016-2020 yılları arasında iki dönem ... ... Üniversitesi Rektörlüğü görevini ifa ettiğini, diğer davalı ... ... A.Ş. firmasının hem ... ... hem de ... ...'te inovasyon ve girişimcilik üzerine açıldığını, yatırım amaçlı açılan yarışmalarda ödüller aldığını, çeşitli dereceler aldığını, başarılı bir girişimci bilgi teknolojileri firması olduğunu, müvekkilinin ... Rektörlüğü ve ... ... Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptığı dönemde bu yarışmaların katılımcısı ve görevi gereğinden dolayı takipçisi olduğunu, ... firmasını ve sahibi olan ... .. da bu yarışmalarda gördüğünü, müvekkilinin diğer davalı ... ile tanışmasının da; Sağlık Bakanlığı hatta bizzat Sağlık Bakanı Sayın Dr. ... ... ve Sağlık Bakan Yardımcısı Sayın Dr. ... ile ... Rektörlüğü tarafından yürütülen ... ... Takip Sistemi (Akıllı Sağlık Bilekliği) projesi vasıtasıyla olduğunu, diğer davalı ... ile Müvekkili davalı ... arasında YALNIZCA; ...-... ... davalı şirket ...'ye ortak olması ile bir irtibatı söz konusu olduğunu, bunun dışında aralarında akrabalık ve bir akran ilişkisi söz konusu olmadığını, davacının iddialarının aksine davalı müvekkilinin diğer davalılar ile herhangi bir yakınlığının bulunmadığını, Doğa Kolejlerinin; ... AŞ'nin yüzde yüz hissesi olduğu davacı şirketin yönetim kurulunda yer aldığı zamanlarda Müvekkilinin ilk yüzleştiği problemin; kolejlerinin hiçbir bilgi ve belgenin olmadığı, kayıtların doğru dürüst tutulmadığına ilişkin olduğunu, bu konuda bilgi teknolojileri üzerine uzmanlaşmış ... firmasının ciddi katkı sunduğunu, müvekkilinin zamanında; kolejlere isim hakkını veren ve bu konuda taraf olan ... ... ... başkanı sıfatıyla da vakfa gelir sağlaması amacıyla çok cüzi bir yüzde olan %5 hisse ...'dan alındığını ve daha sonra vakıf başkanlığının mevcut rektör ... ... geçtikten sonra bu hissenin iade edildiğini, alınan hizmetin müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olarak bizzat takip etmesinin mümkün olmadığını, fakat hizmetin alındığını, belge ve bilgi yönetiminin sağlandığını; YK toplantılarında yapılan bilgilendirilmelerinden haberdar olduğunu, müvekkilinin sebepsiz zenginleştiği malvarlığının arttığı iddiasının da asılsız olduğunu, tam tersine mal varlığı ve gelirlerinde azalma söz konusu olduğunu, üniversite profesörlüğü maaşı dışında düzenli bir gelirinin olmadığını, davacının ispata dayanak sunduğı söz konusu haber içeriklerinin tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, huzurda görülen davanın ispatlanamadığının yerleşik yargıtay içtihatlarıyla da sabit olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Mahkememizde açılan iş bu dava; davacı şirketin Türkiye genelinde 100 şubesi bulunan ... ... olarak bilinen özel okullar zinciri sahibi iken █████/2017 tarihinde şirket kuruluşunda kurucu tek hissedarı ...AŞ yönetimde olduğu esnada, █████/2020 tarihinde davalı ...'nın yönetim kurulu üyesi olarak atandığı, █████/2020 tarihinden █████/2021 tarihine kadar şirketin müşterek imza yetkilisi ve yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, █████/2022 tarihli Pay Alım ve Satım Sözleşmesi ile, ...AŞ payları davacı ...'un yeni hissedarları ... Öğretim Kurumları .. AŞ ile ... .. AŞ tarafından satın alındığı, davacının tüm iş ve işlemlerinin incelenmesi ile davalılardan ...'nın yönetim kurulu üyesi ve müşterek imza yetkilisi olduğu tarihlerde, davacı şirketin taraf olduğu bir kısım ticari sözleşmelerde belirlenen mal ve hizmetin alınmamış olmasına rağmen üçüncü şahıslardan alınan mal ve hizmet faturalarının şirket muhasebesinde çoğunlukla fatura olarak kaydedildiği ve avans ödemesi adı altında üçüncü şahıs gerçek ve tüzel kişilere ödemeler yapıldığının tespit edildiği, davalı ... ile yeni şirket kurmak yahut üçüncü kişiye yeni bir şirket kurdurmak yahut mevcutta var olan şirketleri kullanmak suretiyle davacı şirket ile işlemler gerçekleştirildiği, dava konusu davalıların suç teşkil eden eylem ve haksiz fiilleri neticesinde davacı yandan haksız tahsilatlar yapıldığı ve bu nedenle davalı şirketin sebepsiz zenginleştiği iddiası ile davalı şirkete yapılan ödemelerin iadesi ve yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin kurallar gereğince 6.268.730,00 TL'nin ... AŞ'den haksız fiil tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte ve davalılar ... ve ...'in , davalı ... AŞ'ni paravan olarak kullanarak davacı şirketin içini boşalttıkları ve mal kaçırdıkları iddiası ile bu şahısların sorumluluklarına gidilerek tüzel kişilik perdesinin aralanarak gerçek şahıslardan dava konusu ... AŞ'ye yapılan ödemelerin tahsilde tekerrür olmamak üzere avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi, talep ve dava edilmiştir.Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin; mahkememizin █████/2022 tarihli ara kararı ile "Dava konusu alacağın varlık ve miktarının tespiti, temerrüt tarihinin belirlenmesi, davalıların sorumluluğunun tespiti yargılamayı gerektirdiğinden, ihtiyati haciz talebinin İİK 257 vd. maddeleri gereğince aranan yasal şartların oluştuğuna ilişkin hususların mevcut deliller ile kanıtlanamadığı " gerekçesi ile reddine karar verildiği, davacı tarafından İstinaf edildiği, İstanbul BAM 14 HD'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı 23.02.2023 tarihli ilamı ile İstinaf talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı şirketin yetki itirazının; "davalı şirketin merkezi .../... olmasına rağmen, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinde, 11. Maddede İstanbul Mahkeme ve İcra dairelerinin yetkisinin benimsendiği anlaşılmakla 6100 sayılı HMK'nın 17. Maddesi gereğince taraflar arasındaki yetki anlaşmasının tacirler yönünden bağlayıcı olduğu gibi davalı ...'in mernis adresinin Sarıyer/ İstanbul olduğu bu yönüyle de HMK 7/2 . Maddesi gereğince mahkememizin yetkili bulunduğu" gerekçesine istinaden yetki itirazının reddini karar verilmiştir.Davalı şirket ve davalı ...'in tahkim itirazının; "tahkim iradesine ilişkin sözleşme belgelendirilmediğinden reddine karar verilmiştir.Mahkememizin █████/2023 tarihli celse ara kararı ile; davacının, davalı ...'nın davacı şirketin ortak ve yöneticisi olması sıfatı ile oluşan zarardan sorumlu olduğu iddiası ile açılan tazminat davası yönünden; Şirket ortak ve yöneticilerinin aleyhine açılan tazminat davalarında şirketin bulunduğu yerde şirket merkezinde açılması gerektiği ve şirketin zararının asıl zararı oluştuğu iddia edilen zarara sebebiyet verenlerden tahsil edilememesi koşuluna bağlı olduğu anlaşılmakla; işbu davalı yönünden diğer davalılar hakkındaki davaların bekletici mesele yapılması veya diğer hususların değerlendirilmesi bakımından 6100 sayılı HMK'nın 167. Maddesi gereğince tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilerek ... Esasına kaydedildiği, anılı esas üzerinden █████/2024 tarihli ve ... sayılı karar ile; "6100 sayılı HMK'nun 14/2 maddesi gereği dava şirket ile eski ortağın ... arasındaki sorumluluğa dayalı tazminat davasının , davacı şirketin dava tarihinde merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkili olmakla, mahkememizin yetkisizliğine karar verilerek karar kesinleştiğinde dosya İstanbul Anadolu Nöbetçi ATM'ye gönderilerek ... ATM ... Esas sayılı dosyası olarak kaydedildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce taraf beyan, özellikle tarafların █████/2023 tarihli celsesindeki beyanları, delilleri ve dosya arasına gelen müzekkere cevapları, taraf ticari şirketlerin dava konusu sözleşme tarihinden günümüze kadar bütün defter kayıtları incelenmek suretiyle,a-Davacının davalı şirket ... AŞ ile yaptığı sözleşme kapsamında davacı yana hizmet verip vermediğinin vermiş ise verenin hizmeti sözleşmeye uygun ve bilim teknik ve yazılım kurallarına uygun bir şekilde faydalı hizmet verip vermediğinin belirlenmesib- Verilen hizmet ile yapılan ödemelerin sözleşme ve hizmet ile uyumlu olup olmadığının , fazla bir ödemenin olup olmadığının tespiti,c- İşbu ödemelerin yapılması bakımından davalı şirket ortağı sıfatı ile ...'in haksiz fiil ve perdenin aralanması ilkelerine göre oluşan zarardan sorumluluğunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi d-Davacı yanın davalı Rektör ...'nın davacı şirketi yönetici sıfatı ile zarara uğrattığı ve davalı yana haksız ödeme yaptığı iddiasını sorumluluk davası niteliğinde olup sorumluluk koşullarının oluşup oluşmadığının ve varsa işbu davalının eylemi ile oluşan zarar miktarının belirlenmesi, e-Ayrıca işbu davalı yönünden, davacı ile diğer davalılar arasındaki davanın sonucunun bekletici mesele yapılıp yapılmayacağının belirlenmesi hususlarında bilirkişiler ... marifetiyle inceleme icra edilmiş ve konuya ilişkin █████/2025 tarihli kök rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.Bilirkişiler anılı raporunda özetle;"Hukuki niteleme ve nihai takdir yetkisi tamamiyle Sayın Mahkemenin olmak üzere, bilirkişi heyetimizce verilen görev sınırları çerçevesinde yapılan inceleme neticesinde;- ... A.Ş. Tespitleri ... A.Ş. tarafından ... A.Ş.'ne 2020-2021 yıllarında Toplam 6.268.730,00 TL banka vasıtası ile gönderilmiş ve gönderilen tutarlar avans olarak kanuni defterlerine kaydedilmiştir.Kanuni defterlerin yılsonu kapanış kaydında 320 hesabın alt hesap bilgilerine rastlanılmamıştır. Dolayısıyla ... A.Ş ne gönderilen tutarların takibi yapılamamış ve hesabın kapatılıp kapatılmadığı, kapatılmış ise nasıl kapatıldığı tespit edilememiştir.... A.Ş. tarafından 2021 yılında düzenlenmiş faturaların, ... A.Ş hesap ve kayıtlarında yer almadığı tespit edilmiştir. ... A.Ş tarafından kanuni defter, belge ve bilgiler Bilirkişi Hakan Suha Alan'a sunulmadığından bu hususta somut bir tespit yapılamamıştır.... A.Ş tarafından dava dosyasına 2 adet sözleşme ibraz edilmiş, sözleşmeler üzerinde yapılan incelemede,Düzenleme tarihinin yer almadığı, imzalayan şahıslara ilişkin bilginin yer almadığı, 1. Sözleşmede bileklik teslimi ve ağ geçidi cihazları için bedel belirlendiği, sözleşmenin imzalanmasını müteakip avans ödemesi yapılacağı, 2. Sözleşmede muhtelif yazılım hizmetleri karşılığında 2.300.000,00 TL *KDV ödenmesinde anlaşıldığı, sözleşmenin imzalanmasını müteakip avans ödemesi yapılacağının belirtildiği tespit edilmiş, bu sözleşmelere ilişkin, avans ödemesi yapılıp yapılmadığı tespit edilememiştir.-... A.Ş Tespi ... A.Ş tarafından Kanuni defter, belgeler ve bilgilerin bilirkişiliğimize iletilmemiş ve bilgi verilmemiş olması nedeniyle, ... A.Ş tarafından düzenlenen faturaların;1.... A.Ş. kayıtlarına kaydedilip, kaydedilmediği,2.Düzenlenen — faturalarm KDV beyannamelerinde matrah olarak bildirilip bildirilmediği,3.Kanuni defterlerine ve Kurumlar Vergisi beyannamesine hasılat olarak aktarılıp aktarılmadığı,4.Düzenlenen E-Arşiv faturalarının karşı tarafa (... A.Ş.'ne) iletilip, iletilmediği, iletilmiş ise nasıl iletildiği, konularında tespit yapılamamıştır.... A.Ş. tarafından dava dosyasına eklenen 3 adet imzalı, tarihli sözleşme ayrıntılarına raporun 5.2.2 bölümünde yer verilmiştir.Raporun 5.1.2.2 bölümünde yer verilen fatura bilgileri ile 5.2.2 bölümünde yer alan sözleşme bilgilerinin karşılaştırılması sonucunda, faturalarda yer alan yazılım bilgileri ile zleşmelerde yer alan bilgilerin bir kısmının uyumlu olduğu, sözleşmelerde yer alan bir kısım yazılım hizmetinin faturalanmadığı anlaşılmaktadır.... A.Ş. kayıtlarında, düzenlendiği belirtilen faturalara ilişkin inceleme yapılamadığından, söz konusu hizmetin verilip, verilmediği, hizmet verilmiş ise ilgili yazılımların kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmış ise ne kadar kullanıldığı konusunda bir değerlendirme yapılamamıştır.Bilirkişi heyetinde yazılım uzmanı bulunmadığından, söz konusu yazılımların işletmeye dahil edilip edilmediği, halen kullanılıp kullanılmadığı veya 2020 ve sonraki yıllarda kullanılıp kullanılmadığı yönünden bir tespit yapılamamıştır.Öte yandan ... A.Ş tarafından dava dosyasına eklenen sözleşmelerde yer alan bilgilerin, ... ... A.Ş. tarafından dava dosyasına eklenen 1 numaralı sözleşmedeki “Öğrenci ve Personel Güvenlik Takibi Entegrasyonu, Öğrenci ve Personel Sağlık Takibi Entegrasyonu,” ayrımlı yazılımları içerdiği, muhtemelen bu sözleşmelerin 1.numaralı sözleşmenin alt sözleşmesi olarak düzenlendiği düşünülmektedir.Dolayısıyla davacı ve davalı tarafından mahkeme dosyasına eklenen sözleşmelerin birbirleriyle uyuşmadığı, bir kısım sözleşmenin davacının uhdesinde bulunmadığı ya da dava dosyasına eklenmediği, kanaatine ulaşılmıştır.Raporun 5.4.1. bölümünde, Dava dosyasında dile getirilen ... soyadlı kişi ve şirketler ile ilgili alınan ve gönderilen tutarlar ile para hareketlerine yer verilmiş olup,Banka işlemlerinden;... ... tarafından ... A.Ş. ne 70.000,00 TL gönderildiği,... AŞ tarafından ... ...'a 2.879.000, TL gönderildiği,... ... tarafından sonraki tarihlerde ... A.Ş. ne 2.879.000,00 TL gönderildiği,... AŞ tarafından ... Bilgisayara 2.275.500,00 TL gönderildiği, anlaşılmıştır.... A.Ş.'nin Kanuni defter, belgeler ve bilgilerin bilirkişiliğimize iletilmemiş ve memiş olması nedeniyle, adı geçen şahıslar ile gerçekleştirilen para hareketler i faaliyete mi veya başka bir işleme mi ait olduğu içeriklerine ilişkin bilgi edinilememiştir. Raporun 5.4.5 numaralı bölümünde yer alan vergi daireleri yazışmalarında adı geçen şirketlerin müşavirlik hizmetlerinin çoğunlukla ... Ltd. Şti. Tarafından yürütüldüğü, 26.06.2024 tarihinde verilen son beyannameye göre de ... A.Ş.'nin de Müşavirlik hizmetlerinin Uzman Ltd. Şti tarafından yürütüldüğü anlaşılmıştır.Raporun 5.4.2 bölümünde yer verildiği üzere ... A.Ş. nin 2021, 2022 yıllarında ... ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne verdiği muhtasar beyannamelerinde 3 ila 14 arasında çalışan bildiriminde bulunduğu,Raporun 5.4.3 bölümünde yer verildi;Sarıyer Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünce 05.01.2023 tarihinde tescil yapıldı; yılında 3 ila 11 çalışan bildirimi bulunulduğu,Raporun 5.4. bölümünde yer verildiği üzere, ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, ... Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünce 02.04.2018 tarihinde tescil yapıldığı, tespitlerine yer verilmiştir.- Faturaların ispat gücü ve ifanın ayrıca ispatlanması gerekliliği bakımında;Taraflar arasında imzalanan sözleşmelerden kaynaklanan ve faturalandırılan davalı şirket edimlerinin ifa edildiğinin ispatı bakımından TTK m. 21 hükmünün dava konusu olaya uygulanma imkanı bulunmadığı, davalı şirket tarafından edimlerin yerine getirildiğinin başkaca deliler ile ispatlanması gerektiği neticesine ulaşılmış,Bilirkişi heyetinde yazılım uzmanı bulunmadığından, taraflar arasındaki sözleşmelere konu yazılımların davacı şirkete dahil edilip edilmediği, davacı tarafından halen kullanılıp, kullanılmadığı veya 2020 ve sonraki yıllarda kullanılıp kullanılmadığı yönünden bir tespit yapılması mümkün olmamış,Dosyaya sunulan sözleşmeler. kapsamında davalının davacıdan alacaklı olup olmadığının, dava konusu avans ödemelerinin davalının edimi karşılığı olup olmadığının değerlendirilebilmesi için, davalı şirket tarafından söz konusu sözleşmeler kapsamında üstlenilen edimlerin ifa edildiğinin ispatlanması, bu çerçevede sunulacak delillerin yazılım uzmanı bir bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerekeceği neticesine ulaşılmıştır.11.12.2023 tarihli ara karar ile davalı yönetim kurulu üyesi ... yönünden dosyanın tefriki ve ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verildiği, ancak muhterem mahkemece bilirkişi heyetimize verilen görev sınırları sebebiyle bu konuya değinmek gerekirse; dava konusu 16.11.2020, 23.11.2020 ve 14.11.2020 tarihli sözleşmelerin akdedildiği ve bu sözleşmelere dayalı olarak 25.11.2020, 30.11.2020, 21.12.2020, 21.04.2021 tarihli ödemelerin yapıldığı tarihlerde davalılardan ... ile dava dışı ...'in davacı şirket YK üyesi oldukları, davalı ...'nın tek başına davacı şirketi temsil yetkisinin bulunmadığı, dava dışı ... ile birlikte müşterek temsil yetkisi bulunduğu tespit edilmiştir. Dava dışı ...'in yönetim kurulu üyeliği 26.04.2021 tarihinden sonra da devam etmiş ancak davalı ...'nın yönetim kurulu üyeliği bu tarihte sona ermiştir. Dava dosyasına sunulan 05.05.2021, 24.06.2021 ve 01.07.2021 tarihli faturaların düzenlendiği tarihte ise davalı ...'nın yönetim kurulu üyeliği sıfatı sona ermiştir.TTK m. 553 hükmü çerçevesinde davalı eski yönetim kurulu üyesi ...'nın davacıya karşı sorumluluğundan bahsedilebilmesi için, söz konusu sözleşme bedellerinin ve ödenmesi kararlaştırılan avans tutarlarının rayice uygun olmadığının, sözleşmenin bu şekilde akdedilmesinde davalı ...'nın kusurlu olduğunun, sözleşmelerin ifa edilmeyeceğini ve davalı şirketin sözleşmeleri ifa etme yeterliliğinin bulunmadığını davalı ...'nın bilmesine rağmen sözleşmelerin bu şirket ile akdedilmesini sağladığının tespit edilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede iş bu davada verilecek karar yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu sebebiyle açılan davaya etkili olabilecektir. Ancak bilirkişi heyetimiz üyelerinin uzmanlık alanı sebebiyle, davalı tarafın edimini ifa edip etmediği, bu hususta yeterliliğe sahip olup olmadığı tespit edilememiştir.“Teselsül ve başvuru” başlıklı TTK m. 557 hükmü uyarınca farklılaştırılmış teselsül sorumluluğu gereği, her ne kadar davalı ...'nın tek başına davacı şirketi temsil yetkisi bulunmayıp, dava dışı ... ile birlikte müşterek temsil yetkisi bulunsa da, kusurunun varlığının ispatı ihtimalinde, kusuru ile sebep olduğu zarardan kusuru ölçüsünde dava edilebileceği neticesine ulaşılmıştır.TTK m. 479/3 hükmü ve Yargıtay'ın yerleşik kararları çerçevesinde yönetim kurulu üyesine karşı sorumluluk davası açılabilmesi için, anonim şirket genel kurulunda bu yönde bir karar alınmış olmasının dava şartı olduğu tespit edilmiş, dosya kapsamında bu yönde bir genel kurul kararına rastlanamamış ancak muhterem Mahkemece de bu davalı yönünden dosyanın tefrikine karar verilmiştir.Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Bakımından;Yargıtay kararları çerçevesinde dava konusu olayda davalı gerçek kişilerin diğer davalı şirketin tüzel kişiliğinin arkasına saklanarak dürüstlük kuralına aykırı şekilde davacı şirketin alacağını almasına engel olduklarına ilişkin kesin kanaate ulaşılmasını sağlayacak bir delile rastlanamamıştır. Tüzel kişilik perdesinin aralanması davalıların sorumluluğu hususunda başvurulacak başkaca bir yasal nedenin bulunmamasının, tüzel kişilerin borçlarından dolayı başkalarının sorumlu tutulamayacağı ilkesinin arkasına saklanılmasının, TMK m.2 uyarınca dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılma yasağı gözetilerek tüzel kişiliğin alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kullanılmasının, tüzel kişiliği düzenleyennormların dışına çıkılmasının gerektiği, somut olayda davalı ...'nın kusurunun ispatı şartıyla TTK m. 553 vd. hükümleri çerçevesinde davacı şirkete karşı sorumluluk altında olacağı, diğer davalı ...'in ise davalı şirketin yöneticisi olması ve davalı şirketin iflası halinde TTK m. 556 çerçevesinde şirket alacaklıları tarafından kendisine karşı sorumluluk davası açılabilmesi karşısında, dava konusu uyuşmazlıkta tüzel kişilik perdesinin aralanması şartlarının oluşup oluşmadığının muhterem Mahkemenin takdirinde olduğu neticesine ulaşılmıştır."şeklinde mütaalada bulunduğu verilmiştir. Mahkememizce davacı vekilinin bahsettiği dosyadaki dava cevap dilekçesi ile sözleşme ve rapor örneklerinin dosyaya sunulmuş ise değerlendirilmesi ve yine işbu dosyadan tefrik edilen ... ATM ... dosyasında duruşma zabıtları ve rapor örneklerinin mahkememize gönderilmesinin istenilmesine ve bilirkişi kurulunca raporda varılan sonuçların farklı ise sebeplerinin raporda tartışılarak kendilerinin vardığı sonucun gösterilmesi, tanzim edilen bilirkişi raporu ve dosyadaki davacı beyan ve itirazları ile Mahkememizin 2022/... Esas sayılı dosya kapsamı ve bu dosyada alınan rapor ile beyan dilekçesi ekindeki itirazlar dikkate alınarak davacının talep edebileceği alacağın miktarının tespit ve davalılardan kimden ve ne sebeple ne miktarda talep edebileceğinin tartışılarak, itirazları karşılar nitelikte ve yargı yolu denetimine uygun ayrıntılı rapor tanzimi için bilirkişi heyetine bilirkişiler ...'ın da dahili ile rapor hazırlanması istenilmiş ve konuya ilişkin █████/2025 tarihli rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.Bilirkişiler anılı raporlarında özetle:"TEKNİK DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki sözleşmeler gereği davalıların davacıya vermesi gereken hizmetlerin verilip verilmediği hususunda eksikliklerden ve yapılan işlemlerin çok eski olması ve bundan dolayı işlem yapılan sunucuların net olarak tespitinin yapılmadığı ve yazılımın kaynak kodlarının ayağa kaldırılamamasından (test için çalışır duruma getirilememesi) dolayı teknik olarak hizmetin verili verilmediği hususunda bir şey söylenememektedirMALİ DEĞERLENDİRME:Dava dosyasında Teknik bilirkişinin tespitlerinin doğru sonuca ulaşmamızı sağlayacak olup üstte Teknik bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede “teknik olarak hizmetin verilip verilmediği hususunda bir şey söylenememektedir.” Şeklinde yer almakta olup takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, Davalı ... firmasının hizmeti vermediği, mevcut durumda da Teknik bilirkişi tarafından “programın çalışır vaziyette olmadığı” ndan hareketle Davacının haklı olduğu kabul edilir ise 6.268.730 TL Davacı firmanın ödemenin yapıldığı tarihten itibaren ALACAKLI olacağı,Dava dosyasının Mali açıdan daha sağlıklı sonuca ulaşılabilmesi için;Davalı ... Firmasının bağlı olduğu Vergi Dairesinden talep edilmek üzere;a) 2020 — 2021 -2022 yılları Kurumlar Vergisi Beyannamesi ve Tahakkuk fişlerinin dava dosyasına sunulmasının istenmesi,b) Davalı ...'nın Faturaları düzenlediği Mayıs 2021/ Haziran 2021 ve Temmuz 2021 aylarına ait KDV 1 beyannamelerinin dava dosyasına sunulmasının istenmesi,c) Davalı ...'nın Faturaları düzenlediği Mayıs 2021/ Haziran 2021 ve Temmuz 2021 aylarına ait BS ve BA beyannamelerinin dava dosyasına sunulmasının istenmesi,... firmasından talep edilecek bilgid) VUK Tebliği (SIRA NO:433) uyarınca e arşiv faturaların Davacı tarafa “TESLİMİ” ile ilgili belgelerin dava dosyasına Davalı ... tarafından sunulması. (Mail/iadeli-taahhütlü PTT evrakı/ yazılı Mutabakat vb)GENEL DEĞERLENDİRME:T.C. ... ATM ... dosyasında yapılan yargılama sırasında tanzim edilen bilirkişi raporu ile işbu dosyadaki kök raporun tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi bakımından aynı sonuçlara ulaşıldığının görüldüğü,... ATM 2022/... Esas sayılı dosyada alınan raporun, işbu dosya kapsamında bulunmadığından değerlendirme yapılamadığı, İstanbul ... ATM 2022/... Esas Sayılı dosyasında alınan ek raporda, sözleşme konusu kitapların teslim edilmediği ve teslim olmaksızın ödemeler yapıldığı hususlarındaki değerlendirmelerden sonra eski ortakların ve karşı şirket ortakları ile aynı ticari hareket ve şaibeli ticari ilişki ile tüzel kişi davacı şirketi zarara uğratmış olabileceklerinin düşünüldüğünün belirtildiği ancak tüzel kişi perdesinin aralanması ve şirket ortaklarının sorumluluğunun koşullarına ilişkin bir tespitin yer almadığı, işbu dosya kapsamında tanzim ettiğimiz kök raporumuzda açıkladığımız üzere davalı gerçek kişilerin diğer davalı şirketin tüzel kişiliğinin arkasına saklanarak dürüstlük kuralına aykırı şekilde davacı şirketin alacağını almasına engel olduklarına ilişkin kesin kanaate ulaşılmasını sağlayacak bir delile rastlanamadığı, tüzel kişilik perdesinin aralanması için davalıların sorumluluğu hususunda başvurulacak başkaca bir yasal nedenin bulunmamasının, TMK m. 2 uyarınca dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılma yasağı gözetilerek tüzel kişiliğin alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kullanılmasının, tüzel kişiliği düzenleyen normların dışına çıkılmasının gerektiği ve somut olayda davalı ...'nın kusurunun ispatı şartıyla TTK m. 553 vd. hükümleri çerçevesinde davacı şirkete karşı sorumluluk altında olacağı, diğer davalı ...'in ise davalı şirketin yöneticisi olması ve davalı şirketin iflası halinde TTK m. 556 çerçevesinde şirket alacaklıları tarafından kendisine karşı sorumluluk davası açılabileceği, dolayısıyla inceleme yaptığımız dosyanın kendine özgü kapsamı ve barındırdığı vakıalar itibariyle kök Raporumuzdaki kanaatimizin devam ettiği,Kök raporda belirtildiği üzere edimlerin ifa edilip edilmediği hususu teknik bakımından yapılacak bir inceleme gerektirdiği, Ek raporda yapılan teknik incelemede yüklenici ediminin bazı unsurlarının teslim ex ve ilişkin veri bulunmakta ise de tam ve gereği gibi teslim edilip edilmediği teknik incelemede sonuca varılamadığı"şeklinde mütaalada bulunduğu verilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; mahkememizde açılan işbu dava, davacı şirket hesaplarından davalı ... AŞ'e yapılan ödemelerin herhangi bir hizmet ve mal teslimi olmaksızın sebepsiz olarak yapıldığı iddiası ile yapılan ödemelerin istirdatı ve davacının davalı şirketin ortağı ve yöneticisi sıfatı ile ...'i zarara uğrattığı iddiası ile tüzel kişilik perdesinin aralanarak dava konusu zarardan sorumlu tutularak ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili, diğer davalı ...'nın ise davacı şirketin yönetim kurulu üyesi ortağı olması sebebi ile TTK m.553 gereğince zarardan sorumlu tutulması istemi ile davalılar aleyhine açılan sebepsiz zenginleşme, haksız fiil ve sorumluluk davası niteliğinde olup davalılardan ... yönünden yönetim kurulu üyesi olması sıfatı ile TTK m.553'e dayalı sorumluluk davalarının şirketin merkezinin bulunduğu yerde açılacağına ilişkin HMK m.14/2 ve m.553 ve devamı gereğince dosyamızdan tefrik ve mahkememizin ███████ sayılı esasına aldıktan sonra yetkisizlik kararı verilerek kararın █████/2024 tarihinde kesinleşmesi üzerine işbu davalı yönünden yapılan tefrik dosyasının ... ATM'nin ... sayılı esasına kaydedilerek yargılamanın devam ettiği anlaşılmaktadır.Bu nedenle mahkememizde davalılar ... AŞ 'ye (... AŞ'nin ortağı ve yetkilisi) ... aleyhine açılan sebepsiz zenginleşme ve haksız fiile dayalı perdenin aralanması taleplerini içeren dava olarak devam edilmiştir.Mahkememizce alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamındaki deliller ile davacı şirket tarafından davalı şirkete █████/2020 tarihinde 2.000.000 TL, █████/2020 tarihinde 2.880.000 TL, █████/2020 tarihinde 1.200.000 TL ve █████/2021 tarihinde 188.730 TL olmak üzere toplam 6.268.730 TL ödeme yapıldığı, bu ödemelere ilişkin davalı tarafından, ödeme sebebi olarak iki adet sözleşme sunmuş, ilk sözleşmenin incelenmesinden, bileklik teslimine ilişkin olup, sözleşme tarihi ve imzalayan şahısların kim olduklarının belli olmadığı, ikinci sözleşmede ise, yazılım hizmeti karşılığında 2.300.000 TL + KDV bedeller ile düzenlendiği, █████/2025 tarihli bilirkişi raporu ile bu sözleşmelere istinaden yapılan ödemelerin niteliğinin tespit edilemediği ve avans ödemesi yapılıp yapılmadığı davalı tarafça ticari defter ve belgeler sunulmadığından, sözleşmelerde belirtilen hizmetin verilip verilmediğinin tespit edilemediği, █████/2025 ve █████/2025 tarihli ek raporlarda sözleşmelere konu hizmetin verildiği ve çalışır vaziyette yazılım programının teslim edildiği davalı tarafından ispat edilemediği, davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu, davalı defterlerinin incelemeye sunulmadığı, davalı şirketin ödemeler ile ilgili yalnızca e arşiv sisteminde kayıt tuttuğu ancak bu faturaların davacı şirkete gönderildiği ve teslim edildiğine ilişkin ve davacı yanın faturalara konu hizmeti sözleşme gereği aldığına dair herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı, toplamda davacının davalıya 6.268.730 TL ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri iade edilmesi gerektiğine yönelik tanzim edilen bilirkişi raporlarının dosya kapsamı ile uyumlu olduğu mahkememizce benimsenmiş, diğer davalı, davacının davalı şirket ortağı yöneticisi sıfatıyla ... aleyhine açtığı davanın tüzel kişilik perdesinin aralanması yoluyla sorumluluğunun tespit ve tazminattan sorumlu tutularak dava konusu alacağın tahsili talep edilmiş ise de, işbu davalının sorumluluk koşulları ispat edilemediğinden, davalı şirketin ortağı ve temsilcisi olmasının yalnızca davalı şirketin borcundan sorumluluğunu gerektirmeyeceği, davalı şirketten ...'e dava konusu █████/2022-█████/2021 tarihli işlemlerin gerçekleştiği ve yönetim kurulu üyesi olduğu tarihte dava konusu bedellerin aktarıldığına ilişkin herhangi bir belge ve bilgiye ulaşılamadığı, işbu davalının sadece SGK kayıtlarına göre ... adına davalı şirkette temsil yetkisinin bulunduğu, davalın gerçek şahsın davacı şirketin zararına işlem yaptığının tespit edilemediği ve sorumlu olmadığı rapor edilmiş olmakla, şirket yönünden davanın kabulü gerektiği, gerçek şahıs ... yönünden tüzel kişilik perdesinin aralanması koşulları oluşmadığı da mahkememizce benimsenmiş ve işbu şahıs yönünden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.Mahkememizce sonuç olarak; davacının davalılar aleyhine sebepsiz zenginleşmeye ilişkin açtığı davanın; Davalı ... ... ŞİRKETİ yönünden kabulü ile, █████/2020 tarihinde 2.000.000 TL, █████/2020 tarihinde 2.880.000 TL, █████/2020 tarihinde 1.200.000 TL ve █████/2021 tarihinde 188.730 TL olmak üzere toplam 6.280.730 TL alacağın bu tarihler itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, davacının davalı şirket ortağı yöneticisi sıfatıyla ... aleyhine açtığı davanın; Tüzel kişilik perdesinin aralanması yoluyla sorumluluğunun tespit ve tazminattan sorumlu tutularak dava konusu alacağın tahsili talep edilmiş ise de, işbu davalının sorumluluk koşulları ispat edilemediğinden iş bu davalı yönünden açılan davanın reddine, Davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın tefrik edilmiş ve ... ATM'nin ... Esası ile yargılama devam ettiğinden işbu davalı hakkında yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar vermek gerekmiştir.Ayrıca, Mahkememizin █████/2026 tarihli kısa kararında kararında 1- A) maddesi 2. Paragrafında bedeller toplamının "6.268.730,00 TL" olarak hesaplanması gerekirken sehven (6.280.730,00 TL) olarak yazıldığı ancak doğru hesaplamanın 6.268.730,00 TL olduğu anlaşılmakla, ilgili hükmün 1-A) maddesinin 2. Paragrafından yer alan bedellerin toplamının 6.268.730,00 TL şeklinde kısa hükümde düzeltmek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davalılar aleyhine sebepsiz zenginleşmeye ilişkin açtığı davanın;A) Davalı ... ... ŞİRKETİ yönünden KABULÜ İLE, █████/2020 tarihinde 2.000.000 TL, █████/2020 tarihinde 2.880.000 TL, █████/2020 tarihinde 1.200.000 TL ve █████/2021 tarihinde 188.730 TL olmak üzere toplam 6.268.730,00 TL alacağın bu tarihler itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,2- Davacının davalı şirket ortağı yöneticisi sıfatıyla ... aleyhine açtığı davanın;A) Tüzel kişilik perdesinin aralanması yoluyla sorumluluğunun tespit ve tazminattan sorumlu tutularak dava konusu alacağın tahsili talep edilmiş ise de, işbu davalının sorumluluk koşulları ispat edilemediğinden iş bu davalı yönünden açılan davanın REDDİNE, 3-Davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın tefrik edilmiş ve ... ATM'nin ... Esası ile yargılama devam ettiğinden işbu davalı hakkında yeniden HÜKÜM TESİSİNE YER OLMADIĞINA,4-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,5-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 428.216,95 TL ilam harcından peşin alınan 107.054,24 TL'nin mahsubu ile bakiye 321.162,70 TL ilam harcının davalı ... ... ŞİRKETİ'nden tahsili ile Hazineye irat kaydına,6-Davacı tarafından yatırılan 107.054,24 TL peşin harç ve 80,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 107.134,94 TL'nin davalı ... ... ŞİRKETİ'nden tahsili ile davacıya verilmesine,7-Davacı kendisini vekille temli ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 777.498,40 TL vekalet ücretinin davalı ... ... ŞİRKETİ'nden tahsili ile davacıya verilmesine,8-Davalı ... kendisini vekille temli ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 777.498,40 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine,9-Davacı tarafından yapılan 66.000 TL (bilirkişi ücreti, tebligat v.s posta masrafları) yargılama giderinin davalı ... ... ŞİRKETİ'nden alınarak davacıya verilmesine, 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14. maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 3.200 TL arabuluculuk ücretinden davalı ... ... ŞİRKETİ'nden alınarak hazineye gelir kaydına, 11-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026Başkan ... e-imzaÜye ... e-imzaÜye ... e-imza Katip ... e-imza