12. Ceza Dairesinden, otobüs şoförünün açık kapı ile yüksek hızda seyri sonucu yaşanan ölümlü kazada bilinçli taksir yerine basit taksir hükümleri uygulanması gerektiğine dair önemli karar.
Özet: Temyiz incelemesinde, açık kapılı otobüsle aşırı hız yaparken bir yayaya çarparak ölümüne neden olan sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen bilinçli taksirle öldürme mahkumiyeti ve sürücü belgesi el koyma kararının istinaf tarafından onanması hukuka aykırı bulunmuştur; Yargıtay, olayda neticenin öngörülmesine rağmen istenmemesi koşulu olan bilinçli taksirin değil, öngörülebilir neticenin öngörülememesi durumu olan basit taksirin uygulanması gerektiğini belirterek, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasıyla sanığa fazla ceza tayin edildiği ve kararın bu nedenle hatalı olduğu sonucuna varmıştır.
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gaziantep 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2021 gün, ████████ esas ve ████████ karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85/1, 22/3, 62/1, 53/6 maddeleri uyarınca neticeten 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl geri alınmasına, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi 17.10.2022 gün, ████████ esas ve █████████ karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; eksik ve hatalı inceleme yapıldığı, adli tıp raporunun gerçeği yansıtmadığı, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi ve sürücü belgesine bir yıl el konulmasının bozmayı gerektirdiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay tarihinde, olayın gündüz vakti, yerleşim yerinde azami hız 50 km/sa olduğu, asfalt kaplama, zemin kuru, hava açık, görüş engeli bulunmayan yolda meydana geldiği sanığın sevk ve idaresindeki otobüsün kapısı açık seyir halinde iken otobüsün açık kapısının yolun sağında yol kenarında yaya kaldırımı kenarında yol süpürme işlemi yapan ...ye otobüsün açık olan ön kapısının çarpması neticesinde ...nin öldüğü, İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan raporda sanığın asli, ölenin kusursuz bulunduğu, olayda sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85/1. maddeleri uyarınca bilinçli taksirle öldürme suçundan ceza verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen kararda istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 22'nci maddesinde, “Basit (Bilinçsiz) taksir”, “Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi” şeklinde, bilinçli taksir ise, “Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi” olarak tanımlanmaktadır.
Kanun'un bu hükmüne göre, bilinçli taksirden söz edilebilmesi için; failin neticeyi öngörmüş olması, neticenin gerçekleşmesini istememesi, ancak neticenin gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Taksirli bir eylem için neticenin “öngörülebilir” olması gerektiği dikkate alındığında; bilinçli taksirle, basit taksir arasındaki farklılık, “öngörülebilir” neticenin fail tarafından öngörülmüş olup olmamasıdır. Eğer fail genel olarak neticenin gerçekleşebileceğini ön görmüş, fakat kendisine olan güven veya eyleminin işleniş tarzı itibarıyla neticenin gerçekleşmeyeceği düşüncesiyle hareket etmişse ortada bilinçli taksir vardır. Buna karşılık; fail, “öngörülebilir” bir neticeyi “öngörememiş” ve fakat netice gerçekleşmiş ise, basit taksir hali söz konusudur.
Yapılan açıklamalar ışığında, somut olay yeniden değerlendirildiğinde; Sanığın sevk ve idaresindeki otobüsün kapısı açık vaziyette 82 km/s hızla seyri esnasında otobüsün dışında yaya halde bulunan ...ye çarparak ölümüne sebebiyet verdiği olayda;sanık hakkında bilinçli taksir hükümleri uygulanmak suretiyle hüküm kurulmuş ise de; dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan sanığın kapısı açık olarak sevk ve idare ettiği otobüsle yayanın ölümüne neden olduğu olayda sanığın sorumluluğun taksir düzeyinde olduğu, olayda bilinçli taksirin öngörme koşulu gerçekleşmediği, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasını gerektirir herhangi bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında basit taksirden hüküm kurulması gerekirken bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.04.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!