Yargıtay 12. Ceza Dairesi, taksirle öldürme suçunda istinaf ret kararını incelerken katılanlar lehine vekalet ücreti ekleyerek hükmü düzelterek onadı.
Özet: Sanığın taksirle öldürme suçundan 6 yıl 6 ay hapis cezası ve sürücü belgesinin 2 yıl geri alınması kararı veren ilk derece mahkemesi hükmünün bölge adliye mahkemesince onanması üzerine, sanık ve katılan vekillerinin temyiz başvuruları Yargıtay tarafından incelenmiştir; Yargıtay, olayın sanığın direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeride geçmesi sonucu ölümlü trafik kazasına neden olduğu, sanığın asli kusurlu bulunduğu ve cezanın esasına ilişkin bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varmış, ancak, kendisini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunarak, bu hususun düzeltilmesi suretiyle hükmün onanmasına karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇ : Taksirle öldürmeHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın alkollü araç kullandığına, bilinçli taksirle hareket ettiğine ve cezanın daha üst hadden verilmesi gerektiğine ilişkindir.Sanık müdafii temyiz sebepleri; sanığın kusurunun bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, hakkaniyete aykırı şekilde teşdit uygulandığına ve hükmün lehe bozulması gerektiğine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULAR1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 20.10.2021 tarihinde, hız limiti 70 km/h olan meskun mahalde, 2 şeritli bölünmüş, asfalt kaplamalı, düşeyde eğimli, kuru zeminli, gece, aydınlatmanın bulunduğu, havanın açık olduğu, yol sorununun ve görüşe engel cismin bulunmadığı mahalde, sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile seyir halinde iken aracının direksiyon hakimiyetini kaybettiği. istikametine göre sol tarafta bulunan orta refüj üzerinden karşı yönde seyir halinde olan sürücü ...'un sevk ve idaresindeki otomobilin sol ön çamurluk ve kaput kısmına düşmesi sonucu meydana getirdiği kaza neticesinde sürücü ...'un yaralı olarak kaldırıldığı hastanede öldüğü, ölenin aracında yolcu olarak bulunan mağdur ...'un basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde, şikâyetçi ...'un ise kemik kırığı olacak şekilde yaralandıkları, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin raporuna göre sanığın asli kusurlu olduğu, ölen sürücünün kusursuz olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan ceza verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiştir.IV. GEREKÇE VE KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla,Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;Kendisini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hüküm fıkrasına kendisini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine İlk Derece Mahkemesi yargılaması için karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu 10.250,00 TL vekâlet ücretinin sanıktan alınarak, katılanlara verilmesine ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde karar verildi.