Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçunda alt sınırdan ceza gerekçesine rağmen teşdiden altı yıl hapis cezasının hüküm ile çelişmesi nedeniyle kararı bozdu.
Özet: Hırsızlık suçundan mahkum olan sanık hakkındaki ilk derece mahkemesi kararının bölge adliye mahkemesince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddedilmesinin ardından yapılan temyiz incelemesinde, Yargıtay, ilk derece mahkemesinin gerekçe kısmında temel cezanın suçun işleniş biçimi, konusunun önem ve değeri, zamanı ve yeri dikkate alınarak alt sınırdan belirleneceğinin belirtilmesine karşın, hüküm fıkrasında "takdiren ve teşdiden 6 yıl hapis cezası" uygulanması arasındaki çelişkiyi hukuka aykırı bularak hükmü bozmuş ve dosyayı yeniden değerlendirme yapılmak üzere ilk derece mahkemesine göndermiştir.
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
SUÇLAR : Hırsızlık
SUÇLARIN TARİHİ : 18.01.2020, 23.01.2020,03.02.2020,11.02.2020
HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafîinin temyiz istemlerinin, verilen cezanın ölçülülük ilkesine aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine, hükmün usul ve esas bakımından hukuka aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık ve müdafiinin diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
Suç tarihine göre sanığın üzerine atılı suçun alt sınırın 5 yıl olduğu, gerekçe kısmında sanığın takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına karar verildiği ancak hüküm fıkralarında temel ceza belirlenirken "suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği zaman ve yer dikkate alınarak alt sınırdan ceza belirlenmek suretiyle" şeklinde gerekçe gösterilerek devamında yine "takdiren ve teşdiden 6 yıl hapis cezası" şeklinde uygulama yapılmak suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişkiye sebebiyet verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Gaziantep 24. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!