Otel tefrişatı ve ahşap işlerinden kaynaklanan alacağın tahsili ile Türk Lirası değer kaybı nedeniyle munzam zarar talepli eser sözleşmesi davası.
Özet: Davacı, davalıya ait otel/plaza tefrişatı ve montaj işlerini eser sözleşmesi kapsamında tamamlamasına rağmen ödemenin eksik yapıldığını iddia ederek, ana alacak, temerrüt faizi ve ülkenin ekonomik koşullarından kaynaklanan Türk Lirası değer kaybı nedeniyle oluşan munzam zararlarının tazminini talep ederken; davalı ise taraflar arasında imzalı bir sözleşme, irsaliye veya fatura bulunmadığını, alacak iddiasının somutlaştırılmadığını, kendi ticari defterlerinde davacıya borcu olmadığını ve cari hesapların sıfır bakiye verdiğini belirterek davanın reddini savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın kendilerine ait olan ---------- Plaza -------- --------- tefrişatı için davacı ile anlaşmış, bu kapsamda davacının, davalıya, koltuk, sandalye, masa, sehpa, mobilya ürünleri, gardırop/vestiyer, klima ünitesi, elektrik panoları kapama dolapları, banyo dolapları, tüm otele ait ahşap süpürgeler, toplantı odaları kaplama panelleri, spor salonu mobilyaları, restoran mobilyaları ve sair tüm ahşap işlerini teslim etmiş ve tüm montaj işlerini yapmış olduğunu, davalı taraf, davacı tarafından yerine getirilen işler ve teslim edilen mallar hakkında bir kısım ödeme yapmış ancak borcunun tamamını ödemediğini, davalının davacıya borçlu olduğunu, taraflar ve yapılan işlerle ilgili olarak 3. kişiler arasındaki ticari defter ve kayıtlarda da sabit olduğunu, Dava aşamasında yapılacak inceleme ve bilirkişi raporlarıyla davacının alacaklı olduğu ve alacak miktarının ortaya çıkacağını, davacının alacaklarının ödenmesi için davalı taraf ile irtibata geçmiş ancak olumlu sonuç alamamış olup, davacının munzam zararlarının karşılanması gerekmekte olduğunu, ülkenin ekonomik mali durumunda gerçekleşen olumsuz durumlar ve güncel ekonomik koşullar nedeniyle Türk Lirası'ndaki değer kaybının öngörülenden daha yüksek seviyeye çıkmış olduğunu, Dava konusu alacağa işletilecek olan faiz oranları değerlendirildiğinde davacının uğradığı zararların temerrüt faiziyle karşılanamayacağı açık olup, Kanunun öngördüğü munzam zarar şartının gerçekleşmiş olduğunu ve bu durumun aynı zamanda Anayasamızın 35. Maddesi ile hüküm altına alınan mülkiyet hakkını doğrudan ilgilendirdiğini, dava esası hakkında karar verirken munzam zararın miktarı konusunda da karar verilmesini talep ettiklerini, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamamış olduğunu belirterek Fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 1.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan (Arabuluculuk son tutanak düzenlenme tarihi) █████/2023 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, davacının oluşan munzam zararların miktarı hakkında hüküm kurulmasına, mahkeme masrafları ile avukatlık ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, --------- İlçesi, ---------- Mahallesi'nde bulunan 370.989,98 m2 yüzölçümlü deniz dolgu ve deniz yüzeyi alanı üzerinde, yat limanı yapılması ve bu amaçla onaylı imar planı ve uygulama projesine uygun olarak kullanılması amacıyla ilgili idareler ve yüklenici arasında akdedilen 05.02.2013 Tarihli “-------- Projesi Alanlarının Kullanım İzni Devri ile İnşa Edilmesi ve İşletilmesi İşi Sözleşmesi” kapsamında inşa edilmiş olan ----------- Otelini işletmekte olduğunu, Davacı tarafın, davalı şirkete mal ve hizmet temini sunduğundan bahisle alacaklı olduğunu iddia etmekteyse de; Taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme, irsaliye, fatura sunamadığı, Alacak iddiasını temellendiremediği, Alacak tutarı ifade edemediği, Temerrüt iddiasına ve munzam zarara dair herhangi bir ispat vasıtası sunmadığı görülmekle, öncelik taleple yetinilerek sübut bulmayan davanın reddinin gerekmekte olduğunu, davalı Şirketin, davacı tarafla olan ikili ilişkisinden kaynaklı olarak davacıya herhangi bir neviden ve tutarda borcu bulunmamakta olup, Kaldı ki, somut herhangi bir iddia içermeyen dava dilekçesi karşısında davacının soyut iddiadan öteye herhangi bir somut borç/borç ilişkisi ortaya koyamadığının açıkça görülmekte olduğunu, Ayrıca davalı şirketin güncel ve kendi lehine delil teşkil etme fonksiyonu mevcut ticari defter ve kayıtlarına göre davacı ile geçmiş hukuki münasebetler nedeniyle cari hesapların karşılıklı olarak "0" bakiye verdiği, çeşitli tarihlerde yapılan mutabakatlar ile bu hususun taraflar arasında tartışmasız olduğunun, açıkça tespit edilmiş olduğunu, davacının iddiasına göre davalı şirket sözleşmeye göre borçlu/iade ile yükümlüsü kabul edilmekte olup, Ancak bu iddiaya itirazla davalı şirketin borç/iade yükümlülüğünün hiçbir şekilde bulunmadığını beyan etmekte olduklarını, davalı şirket açısından borç / iade yükümlülüğü ne zaman doğmuş, Temerrüt anı saptanmış mı, Alacak / vade / temerrüt tarihleri neler olduğu hususlarında Davacının herhangi bir iddia/ talebi gözlenememekte olduğunu, Davacıya göre fesih ve temerrüt gündeme gelmişse, varsa dayanak ihtarnamenin tebliğ edildiği andaki güncel ekonomik koşullara göre davanın açıldığı an itibariyle ki durum arasındaki fark ile munzam zararın şartlarını oluşup oluşmadığına dair iddia ve delillerle, faiz dışı zararın doğmasında davalı şirketin kusuru ispatı gerekirken bilirkişiye atıf dışında herhangi bir talebin bulunmadığının görülmekte olduğunu, Davayı kabul manasına gelmemekle birlikte; davacının faiz vd. taleplerinin hukuki temeli bulunmamakta olup, Bir an için aksi kabul edildiğinde dahi, TTK 1530 hükmüne göre değerlendirme yapılmasının uygun olacağını belirterek, Davanın reddine, Yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mali Müşavir tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle: Sayın Mahkemece Bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak yapılan değerlendirme ile dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, Davacı Şirketin Ticari Defterlerindeki Kayıtları ve Müstenidatları ile Talimat Bilirkişi Raporu üzerinde yapılan incelemeler çerçevesinde, yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, 6100 sayılı HMK” nın 266/c. 2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir, tavsif, İcra Tazminatı Talepleri ve Taleple Bağlılığın takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, Davacı Şirketin Toplam 1.000.000.- TL TALEP üzerinden harçlandırmak suretiyle, Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu TAZMİNAT davasında Davacı Şirketin Bilirkişi İncelemesine sunulan Ticari Defter Kayıtlarında, davalı şirketten 886.440.-TL Alacak Bakiyesi mevcut olmakla birlikte, Davacının kayıtlarında herhangi bir tahsilat kaydının bulunmadığı, Davalının dosyada cevap dilekçesi ekinde mübrez Hesap Ekstresinden görüldüğü üzere, Davalı Ekstresinde yer alan Toplam 866.440.-TL ödeme ile 27.09.2022 Tarihli, 20.000.-TL Bedelli bir adet satış faturasının Davacı Şirket Ticari Defterlerinde kayıtlı bulunmadığı görülmekle, İspat yükü altında bulunan Davalı Şirketin, yukarıda listelenen 866.440.-TL Ödemeye ilişkin Hukuki nitelikli Makbuz, dekont vb. belgeler ile 27.09.2022 T. 20.000.-TL Bedelli Fatura içeriği mal ve Hizmetlerin Davacı Şirkete Verildiğini ispata elverişli Teslim/Tesellüm Belgelerini dosyaya sunması halinde, Borç/Alacak ilişkisinin ve miktarının belirlenerek Davacının Munzam Zarara yönelik taleplerinin de yerinde olup, olmadığı ve yerinde ise miktarının tespitini içeren hüküm kurmaya elverişli Gerekçeli EK Rapor hazırlanabileceği sonuç ve kanaatlerine varılmıştır. Muhterem Mahkeme'nin yüksek takdirine derin saygılarımla arz ederim.
12.03.2025 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle; davacı Şirketin 900.-TL ASIL ALACAK ve 100.-TL Munzam Zarar olmak üzere Toplam 1.000.- TL TALEP üzerinden — harçlandırmak — suretiyle, Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbuALACAK/TAZMİNAT davasında, davacı yanca yükümlenilen İşlerin yerine getirilmiş, Davalı yana ait Otel İşletmesinde kullanılmakta oldukları, taraflar arasında aşağıda yer verilecek 20.000.-TL tutarlı Fiyat Farkı Faturası dışında, iade işlemine konu herhangi bir çekişme ve ihtilaf bulunmadığı, tarafların Bilirkişi İncelemesine sunulan Ticari Defter Kayıtları ve dayanak belgeleri birlikte değerlendirildiğinde, Sayın Mahkemenin, Davalı yanca Davacı adına düzenlenen 27.09.2022 Tarihli, --------- Nolu, “Fiyat Farkı” içerikli, KDV Dahil 20.000.-TL tutarlı Fiyat Farkı Faturasının, Davacı Şirket aleyhine Borç Külfeti getirmeyeceği yönünde hüküm kurması halinde, Davacı Şirketin davalı Şirketten Talep edebileceği ASIL Alacak Bakiyesinin 20.000.-TL olduğu, davacının diğer hakedişlerinin Davalı yanca Davacı Şirkete Banka aracılığıyla ödenmiş olduğu, Sayın Mahkemenin, aksi yönde hüküm kurması halinde ise, Taraflar arasındaki Hesap Bakiyesinin (0) SIFIR olacağı, davalı Şirketin, Davacı Şirkete ödemelerini 20.000.-TL İade Faturası hariç tamamıyla yapmış olması ve aralarında ödeme şartlarını belirleyen Ödeme planına ilişkin bir sözleşme bulunmaması nedeniyle munzam zarar taleplerinin Sayın Mahkemece değerlendirilebileceği sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile ticari ilişkiden kaynaklanan alacak davasıdır.Somut uyuşmazlıkta davacı şirket ile davalı şirket arasında davalı şirkete ait -------- --------- tefrişatı için koltuk, sandalye, masa, sehpa, mobilya ürünleri, gardırop/vestiyer, klima ünitesi, elektrik panoları kapama dolapları, banyo dolapları, tüm otele ait ahşap süpürgeler, toplantı odaları kaplama panelleri, spor salonu mobilyaları, restoran mobilyaları ve sair tüm ahşap işlerinin teslimi ve montajı konusunda anlaşma sağlanmış olup davacı şirket davalının borcunun bir kısmını ödediğini anacak bakiye alacağının ödenmediğini iddia etmektedir.
Dosya yerinde inceleme yetkisi verilerek bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve hükme esas alınan 12.03.2025 tarihli bilirkişi ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu işin davacı tarafça yerine getirildiği, tarafların defter incelemesi ve ödene belgelerinin incelenmesinde davacı Şirketin davalı Şirketten talep edebileceği ASIL Alacak Bakiyesinin 20.000.-TL olduğu, davacının diğer hakedişlerinin davalı tarafından davacı Şirkete Banka aracılığıyla ödenmiş olduğu tespit edildiğinden davanın kısmen kabulüne, 20.000,00 TL'nin 1.000,00 TL'sinin █████/2023, 19.000,00 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve ispatlanamayan munzam zarar talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-20.000,00 TL'nin 1.000,00 TL'sinin █████/2023, 19.000,00 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar harcı 1.366,20-TL'den davacı tarafça peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan 13.889,85-TL harcın mahsubu ile kalan 12.523,65 TL harcın karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine
3-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 269,85-TL başvuru, 1.366,20 TL peşin ve ıslah harcının toplamı olan 1.636,05-TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından sarfedilen toplam 9.229,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren (%2,51 kabul %97,49 ret oranında) olmak üzere 231,37-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına
6-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 20.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen miktar üzerinden davalı vekili için takdir olunan 20.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin 78,22-TL sinin davalıdan kalan 3.041,78-TL'sinin ise davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
9-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!