İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde, kamu ihalesi sözleşmeleri uyarınca ödenen işçilik alacaklarının alt işveren şirketlerden rücuen tahsilini amaçlayan tazminat davası.
Özet: Bu rücuen tazminat davasında, bir kamu idaresi olan davacı, kendisi aleyhine kesinleşen işçilik alacakları davası sonucu üçüncü şahıs işçiye ödemek zorunda kaldığı 48.618,80 TLyi, yüklenici davalı şirketler ile arasındaki sözleşmeler gereği işçilik alacaklarından sorumlu oldukları iddiasıyla, ödeme tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte bu şirketlerden tahsilini talep etmiş; davalılar ise zamanaşımı defi ileri sürerek ve sözleşmelerde bu tür ödemeler için rücu hükmü bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş, bilirkişi raporu ise her bir davalının sorumluluk miktarını belirlemiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketler ile davacı idare arasında Kamu İhale Kanunu'na tabi ihalelere istinaden yapılan sözleşmeler kapsamında davalı şirketlere hizmet akdiyle bağlı olarak çalışan ve yine iş akdi son çalıştığı şirket tarafından feshedilen dava dışı işçi--------- tarafından,--------- E. Dosyası ile işçilik alacaklarının tahsili talebiyle idare aleyhine dava açıldığını, yapılan yargılama sonunda mahkemece ███████ sayılı karar ile davanın kabulüne karar verildiğini, kararın istinaf aşamasından da geçerek kesinleştiğini, dava dışı işçi tarafından --------- İcra Dairesinin ---------- E. sayılı dosyası ile davacı aleyhine ilamlı icra takibine başvurulduğunu, söz konusu dosyaya davacı tarafından 48.618,80 TL ödeme yapıldığını, dava dışı işçinin davalılar nezdinde çalıştığının işçilik alacaklarına ilişkin davada tespit edildiğini, davalılar ile müvekkili idare arasında akdedilen sözleşme gereği iş akdinin feshi halinde işçinin doğacak olan alacaklarından yüklenici davalı şirketlerin sorumlu olacağının açık olduğunu beyanla davalı şirketlerin sorumlu oldukları miktarların belirlenmesini, --------- İcra Müdürlüğünün ----------- esas dosyasına ödemiş oldukları 48.618,80 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı def'ilerinin olduğunu, davacı yanın dava dilekçesi dahilinde, açık bir şekilde talep ve sonuç bölümü belirtmediğini, davalı yanlardan hangi ödemeyi ne şekilde rücu etmek istediğinin de belirli olmadığını, dava dışı 3.şahsa ödendiği iddia olunan bedel bakımından; sadece davalıların sorumlu olduğu iddiasına dayalı rücuen tazmin talebinin de, somut duruma ve esasa doğrudan aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve şartnamelerde dava dışı işçiye davacı tarafından kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapılmış olması halinde davalı alt işverene rücu edileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, faize ilişkin de itirazlarının olduğunu beyanla davanın reddini talep ettiğini, diğer davalılar tarafından dosyaya cevap veya delil dilekçesi sunulmamış olduğu anlaşılmıştır.Bilirkişi raporunda özetle:Davalı ----------- sorumluluğunun 13.869,31 TL olduğunu, Davalı ----------- sorumluluğunun 9.708,52 TL olduğunu, Davalı ---------- sorumluluğunun 1.219,28 TL olduğunu, Davalı------------ sorumluluğunun 2.499,52 TL olduğunu, Davalı ---------- sorumluğununu 441,99 TL olduğunu, Davalı ----------- sorumluluğunun 2.560,49 TL olduğunu, Davalı ---------- sorumluluğunun 716,33 TL olduğunu, Davalı ------------ sorumluluğunun 17.603,36 TL olduğunu, buna göre davalıların, ödeme tarihi olan 06.08.2019 itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sorumlu olup olmadıkları hususunda hukuki takdir ve değerlendirme Sayın Başkanlığına ait olduğunu beyan eder bilirkişi raporun dosyaya sunulmuştur. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hizmet alım sözleşmesine dayalı olarak işçiye ödenen işçilik alacağı bedellerinin alt işverenlerden rücuen tazminat taleplidir.Somut uyuşmazlıkta dava dışı işçi ---------- tarafından, ---------- E. Dosyası ile işçilik alacaklarının tahsili talebiyle davacı idare aleyhine dava açılmış, yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.Dava dışı işçi tarafından --------- İcra Dairesinin --------- E. sayılı dosyası ile davacı kurum aleyhine ilamlı icra takibi başlatılmış ve ve icra dosyasına davacı tarafından █████/2019 tarihinde 48.618,80 TL ödeme yapılmıştır.Davacı kurum vekili dava dışı işçinin davalılar nezdinde çalıştığından bahisle işçilik alacaklarına ilişkin olarak icra dosyasına ödenen meblağın yüklenici davalı şirketlerin sorumluluğunda olduğu iddiasıyla Mahkememizde işbu rücu davasını açmıştır.--------- E. esas ---------- karar sayılı gerekçeli kararının incelenmesinde; dava dışı müteveffa işçinin mirasçılarının davacı, davalıların ----------Şti. Ve ------- olduğu, hükümde 16.759,07 TL kıdem tazminatının fesih tarihi olan 29.09.2014 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, 602,966 TL Fazla çalışma ücretinin dava tarihi olan 05.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, 451,465 TL Hafta tatili çalışma ücretinin dava tarihi olan 05.01.2016 tarihinden, itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, 59,79 TL genel tatil alacağının dava tarihi olan 05.01.2016 tarihinden, itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte ve 4.699,14 TL izin alacağının; 2.000,00 TL’sinin dava tarihi olan 05.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve bakiyesinin ıslah tarihi olan 22.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte -------- ve ---------Şti.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Karar dosya arasına alınmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu 2/6 maddesinde "bir işverenden iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet ürün üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerine sadece bu iş yerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren alt işveren denir. Bu ilişkide asıl işveren alt işverenenin işçilerine karşı o iş yeriyle ilgili olarak bu kanun da iş sözleşmesinde veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur bulunmaktadır.” hükmüne yer verilmiştir. Dava konusu olayda davacı ile davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak İş Kanundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Asıl ve alt işverenler dış ilişki itibari ile dava dışı işçiye müteselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise Borçlar Kanunu ve Sözleşme Hukuku esas alınacağından uyuşmazlık tarafları arasında sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. Müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rucüen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.Tüm dosya kapsamından; davacı kurum ile davalı şirketin de içinde bulunduğu şirketler arasında farklı dönemler için hizmet alım sözleşmeleri yapıldığı, sözleşmeler kapsamında davalı şirketlerin işçilerininden olan dava dışı ----------- de kurumda personel olarak bir dönem çalıştığı, açılan işçi alacağı davası sonucunda işçiye ödemesi yapTüm dosya kapsamından; davacı kurum ile davalı şirketin de içinde bulunduğu şirketler arasında farklı dönemler için hizmet alım sözleşmeleri yapıldığı, sözleşmeler kapsamında davalı şirketlerin işçilerininden olan dava dışı ----------- de kurumda personel olarak bir dönem çalıştığı, açılan işçi alacağı davası sonucunda başlatılan takip sonrası işçiye ödemesi yapıldığı, taraflar arasında yapılan hizmet sözleşmesi ve sözleşme eki hizmet işleri genel şartnamesine göre işçi ücretlerinden ve işçi haklarının ödenmesinden davalı şirketlerin sorumlu olacağının düzenlendiği anlaşılmış olup ücret kapsamında yer alan kıdem ve ihbar tazminatının da bu doğrultuda şirketlerin sorumluluğunun olacağının kabulünün gerektiği, taraflar arasındaki iç ilişkide sözleşme hükümlerine göre sorumluluğun çözümlenmesi gerektiği, buna göre davacı kurumun yapmış olduğu 48.618,80 TL tazminat ve yargılama masrafından davalı şirketlerin bilirkişi ek raporuyla tespit edilen miktarlarda sorumlu olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne yönelik karar vermek gerekmiş ve 48.618,8 Tl'nin █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sorumlu oldukları miktar kadar alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur Davacı----------- dava dışı işçiye █████/2019 tarihinde ödeme yaptığı ve dava konusu uyuşmazlıkta Türk Borçlar Kanununun 146. Maddesinde düzenlenen 10 yıllık genel zaman aşımı süresinin uygulanması gerektiği anlaşıldığından davalı vekilinin zaman aşımı itirazı yerinde görülmemiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davanın KABULÜNE,1-48.618,8 TL'nin (13.869,31 TL'sinin davalı ----------..., 9.708,52 TL'sinin davalı --------..., 1.219,28 TL'sinin davalı ----------...., 2.499,52 TL'sinin davalı----------.... , 441,99 TL'sinin Davalı ----------..., 2.560,41 TL'sinin davalı -----------..., 716,33 TL'sinin davalı ----------... , 17.603,36 TL'sinin Davalı ----------....) █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sorumlu oldukları miktar kadar alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar harcı 3.321,15 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 830,29 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.490,86 TL harcın, ( 710,56 TL'sinin davalı -------..., 497,39 TL'sinin davalı ---------..., 62,47 TL'sinin davalı ---------...., 128,06 TL'sinin davalı ----------.... , 22,64 TL'sinin Davalı ---------..., 131,18 TL'sinin davalı ----------..., 36,70 TL'sinin davalı --------... , 901,86 TL'sinin Davalı ----------....) davalılardan sorumlu oldukları miktar kadar tahsili ile hazineye iradına,3-Davacı tarafından yapılan 1.318,69 TL ilk masraf, 16.729 TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.047,69 TL yargılama giderinin , ( 5.148,41 TL'sinin davalı --------..., 3.603,89 TL'sinin davalı ----------..., 452,61 TL'sinin davalı ---------...., 927,84 TL'sinin davalı ----------.... , 164,07 TL'sinin Davalı --------..., 950,45 TL'sinin davalı ---------..., 265,91 TL'sinin davalı ---------... , 6.534,51 TL'sinin Davalı ---------....) davalılardan sorumlu oldukları miktar kadar alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000 TL vekalet ücretinin ( 12.837,01 TL'sinin davalı ---------..., 8.985,91 TL'sinin davalı ----------..., 1.128,53 TL'sinin davalı -----------...., 2.313,48 TL'sinin davalı ----------.... , 409,09 TL'sinin Davalı----------..., 2.369,84 TL'sinin davalı -------..., 663,01 TL'sinin davalı ----------... , 16.293,13 TL'sinin Davalı -----------....) davalılardan sorumlu oldukları miktar kadar alınarak davacıya verilmesine, 6-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600 TL arabuluculuk ücretinin ( 1.026,96 TL'sinin davalı ----------..., 718,87 TL'sinin davalı ----------..., 90,28 TL'sinin davalı ---------...., 185,08 TL'sinin davalı --------.... , 32,73 TL'sinin Davalı --------..., 189,59 TL'sinin davalı ----------..., 53,04 TL'sinin davalı ---------... , 1.303,45 TL'sinin Davalı ---------....) davalılardan sorumlu oldukları miktar kadar tahsili ile hazineye iradına,7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalılar vekilinin yokluğunda karşı, kararın miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026