İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinde, hizmet sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağına dayalı icra takibine itirazın iptali ve borçlu şirketin iflası talebiyle açılan davada, davalı ile asli müdahillerin alacak ve borç savunmaları.
Özet: Davacı, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan 920.392,37 TL tutarındaki faturanın ödenmemesi üzerine davalı hakkında başlattığı iflas yoluyla takibe yapılan itirazın iptalini ve borcun ödenmemesi halinde davalının iflasına karar verilmesini talep ederken; davalı, ilgili sözleşmedeki projenin henüz tamamlanmadığını, nihai değer artışı hesaplama koşullarının oluşmadığını ve daha önce ödemeler yapıldığını belirterek borcu reddetmiş, bu süreçte davalı şirketin garantör olduğu kredilerden veya diğer alacaklardan kaynaklı olarak çeşitli bankalar ve bir şirket de müdahil olarak alacaklı olduklarını ileri sürmüştür.

T.C.
İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO:████████ EsasKARAR NO :████████DAVA:İFLAS DAVA TARİHİ:█████/2017KARAR TARİHİ:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili tarafından, davalı Şirket aleyhine, .... İcra Müdürlüğünün 2017/... E. sayılı dosyası ile icra takibine konu edilen faturanın, 16.09.2016 tarihinde Davalı Şirket üzerine keşide olunmuş KDV dahil 920.392,37 TL'lik fatura olduğunu, dava ve takip konusu faturanın davacı müvekkili ile davalı şirket arasında 09.01.2016 tarihinde düzenlenen “Değer Artışı ve Başarı Primi Tutarının Tespiti ve Ödenmesine İlişkin Sözleşme”nin 3.8. maddesinde yer alan muhtelif tarihlerde muhtelif bedellerle keşide edilecek faturaların ikincisi olup, bu Fatura Bedelinin 31.03.2017 tarihine kadar bedeli ödenmesi gerekirken, Davalı tarafından ödenmemesi üzerine İstanbüul 3. İcra Müdürlüğünün 2017/... E. sayılı dosyası ile iflas yolu ile icra takibi yapıldığını, borçlunun icra takibine borcunun bulunmadığı iddiası ile itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, söz konusu Faturanın Müvekkilinin Ticari Defter ve kayıtlarında yer aldığını; sonuç ve talep olarak: borçlunun icra takibine vaki haksız ve yersiz itirazının iptaline, bilirkişi marifetiyle tespit edilecek takip tarihinden itibaren faizli tutarı ve yargılama giderleri dahil toplam borcunun ödemesi için “Depo Emri” tebliğine, ödemede direnmesi halinde iflasına karar verilmesini talap ve dava etmiştir. Asli müdahil ... Bankası vekili;İİK 173/2 gereğince iflas yanı sonrasında müdahil ... Bankası ile dava dışı ... ... a.ş. Arasında imzalanan █████/2017 günlü GKS kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığı, davalı iflası istenen ... holding a.ş'nin kredi sözleşmesinin garantörü olduğu, kredi sözleşmesinde garantör olarak yer aldığı, kredi borçlusunun temerrüte düşmesi üzerine davacı banka tarafından .... Noterliğinin █████/2019 günlü ve 3820 yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek hesabın kat edildiği, kredi borçlusu aleyhine İstanbul gayrimenkul satış icra dairesinde ... esas sayılı dosyasında 480.399.876,21TL üzerine icra takibinin başlatıldığını ve takibin derdest olduğunu belirterek iflası istenen şirketinde garantör olması sebebiyle müdahale talebinin kabul edilmesini talep etmiştir.Asli müdahil ... Bankası vekili ; müdahele talep eden banka tarafından dava dışı ... ... lehine ... ... (...), ... ..., ... Holding Anonim Şirketi ve ... İthalat İhracat ve Turizm Anonim Şirketi’nin müteselsil kefaletleriyle kullandırılan kredilerin geri dönüşünün gerçekleşmemesi nedeniyle, borçlulara ait kredi hesapları kat edilmiş ve ... 6. Noterliği’nin █████/2018 tarih, ... yevmiye numaralı hesabın kat edildiği ve borcun ödenmesi gerektiği hususlarını içerir ihtarnamesi borçlulara gönderilmiş ancak borç ödenmemiştir. Bu nedenle dava dışı ... ... lehine ... ... (...), ... ..., ... Holding Anonim Şirketi ve ... İthalat İhracat ve Turizm Anonim Şirketi’nin hakkında müvekkil Banka tarafından .... İcra Müdürlüğü’nün 2019/... E. ile icra takibi başlatıldığını ve takibin devam etmesi sebebiyle alacaklı olduğunu belirterek müdahale talebinde bulunmuştur.Müdahele talebinde bulunan ... İnşaat Turizm Madencilik Enerji Üretim Tic.san.a.ş. Vekili: sunduğu beyan dilekçesi ile davalı iflası talep edilen şirketten alacaklı olduğunu beyan edilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin, icra takibine ve işbu davaya konu fatura içeriğinde yer alan meblağda muaccel bir borcunun bulunmadığını; 09,01.2016 tarihli değer artışı ve başarı primi tutarının tespiti ve ödenmesine ilişkin sözleşme ile bu sözleşmeye referans 01.04.2004 tarihli sözleşme ve ilgili devam sözleşmeler kapsamında, davalı müvekkili tarafından, davacıya bugüne kadar, aşağıda belirtilen kapsamda: 4.215.000.-usd tutarında ödeme yapıldığını; 09.01.2016 tarihli sözleşmenin 3.2. maddesinde ... ... projesi kapsamında satıştan öngörülen tutarın: 1.000.000.000.-usd, öngörülen maliyetlerin toplamının: 600.000.000.-usd ve değer artışının 400.000.000.-usd olduğunu, hizmet bedelinin de 8.000.000.-usd olarak tahmin edildiğini, ... ... projesi kapsamında satışların henüz tamamlanmadığını, satış sonuçlarına göre ise, öngörülen satış bedellerinin ve maliyet bedellerinin gerçekleşen bedellerle örtüşmediğini; sözleşmenin 3.6, maddesinde, “nihai değer artışına ilişkin hesaplamanın en geç 02.01.2019 tarihinde yapılacağının belirtildiğini, bu tarihe kadar projedeki alanların satılmış olmasının veya olmamasının nihai değer artışı hesaplamasına engel teşkil etmeyeceğini, satılmamış veya satılamamış bölümlerin; üzerinde mutabık kalınacak bir yöntemle hasılata ekleneceğini, nihai değer artışı tespitinde tarafların 02.01.2019 tarihine kadar anlaşamamaları halinde, 02.01.2019 tarihinden 16.01.2019 tarihine kadar şaban erdikler, hamdi ataoğlu ve ilhan yılmaz tarafından ortaklaşa yapacakları çalışmanın sonucunda oy çokluğu ile yapılan değerlendirme sonucu belirlenen rakamın nihai değer artışı olarak kabul edileceğinin” kararlaştırıldığını; proje teknik ve mali kontrolorü arup tarafından eylül 2017'de yapılan güncel hesaplamalara göre, sözleşmede 250.000.000.-usd olarak öngörülen proje maliyetinin 365.000.000.-usd olarak belirlendiğini, projedeki 82.000 m” rezidans alanının yarısı 41.000 m”nin satılabildiğini, satışta m” birim fiyatının 10.000.-usd yerine ortalama 7.700.-usd olarak gerçekleştiğini, günün koşulları dikkate alındığında bundan sonraki satışlarda 7.700.-usd”nin altına düşülebileceğinin göründüğünü; diğer yandan, proje finansmanının bankalarca yapılması ve tüm harcama kalemlerinin kreditör bankaların izni ile olması nedeniyle, bu aşamada sözleşmeye göre ilave bir ödeme yapılmasının sözleşme kapsamındaki hesaba göre mümkün olmayacağının bankalarca müvekkiline iletildiğini; davalı müvekkili tarafından davacıya yollanan 19.09.2017 tarihli e-mailde, sözleşmede kararlaştırılmış bilirkişi marifetiyle hesap yapılmasına hazır olduklarını, yine davalı müvekkili tarafından davacıya yollanan 12.10.2017 tarihli ihtarnamede tespit kurulunun oluşturulması talebinde bulunulduğunu, tespit kurulunun muhataplarından şaban erdikler'in, maliyetlerin tam çıkmamış olması gerekçesiyle sözleşmede kararlaştırılan yöntemle hesaplamanın yapılmasını belirttiğini; tmk'nun. 2/1 maddesi gereğince, “herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğunu, bu hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk dözeninin korumadığını”, davacının yapmış olduğu takibin iyi niyetle bağdaşmadığını; sonuç ve talep olarak: işbu dava ve somut olayda hiçbir hukuki yararı ve anlamı bulunmayan davacının “depo emri” talebinin reddine, sayın mahkemece bu talebin makul görülmesi halinde ise, davalının uğrayabileceği tüm zararları karşılayacak meblağda davacı tarafından teminat sunulmasına, haksız davaniın reddine, haksız ve kötü niyetli takip yapan davacı aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Mahkememizde açılan iş bu dava; davacı şirketin davalı şirket aleyhine .... İcra Dairesinin 2017/... Esas sayılı dosyasında, 9 Ocak 2016 tarihli sözleşme ve sözleşmeye istinaden █████/2016 tarihinde kesilen 878.392,00 TLlik faturaya dayalı 42.000,37 TL faizi ile birlikte toplam 920.392,37 TL üzerinden yapılan iflas yolu ile adi icra takibine borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu ve mahkememizde davacının İİK'nun 155 vd. Maddelerinde düzenlenen iflas yoluyla adi icra takibine, davalı borçlunun süresinde İİK155 maddesi gereğince gönderilen ödeme emrine itiraz etmesi sebebiyle İİK156 -158. Maddesi gereğince yargılama yapılarak itirazın kaldırılması ve davalı şirketin iflasına karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkememizce celp edilen ve aslı incelenen dava konusu .... İcra Dairesi'nin 2017/... Esas sayılı takip sayılı dosyasında; davacı şirketin davalı şirket aleyhine toplam 920.392,37 TL üzerinden █████/2017 tarihinde ilamsız icra takibine geçildiği, davalı borçlunun ödeme emrine, borca ve ferilerine süresinde itiraz edildiği ve takibin durmasına sebebiyet verildiği görülmüştür.Mahkememizin ... sayılı dosyasında █████/2022 tarihinde verilen "Davanın KABULÜ ile, davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil no'sunda kayıtlı ... Holding A.Ş.'nin İİK. 166.maddesi gereğince İFLASINA," dair karar davalı tarafın istinaf talebi üzerinde İstanbul BAM 45. HD'ne gönderilmiş ve İstanbul BAM 45 HD'nin ████████ Esas, ████████ Karar ve █████/2024 tarihli ilamı ile;"Mahkemece düzenlenen depo emri İİK'nin 158. maddesi hükmüne aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK 353/1.a.6, 355 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dairemizin kararına uygun şekilde işlem yapılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine" şeklinde karar verilmiştir. Mahkememizce █████/2016 tarihli sözleşmenin konusu olan ... ... projesi konut ve ticari alanlarında İmar artışı olduğu belirlendiğinden bu duruma göre yapı yapılıp /yapılmadığı, projeye göre yapılması gereken yapı nazara alınarak kaçak yapı bulunup/bulunmadığı, yapının maliyeti, artış değeri, toplam inşaat alanı ve satılabilecek alanın tespitine yönelik rapor tanzimi ile davalının tanzim yapılacak tespitlere göre, toplam inşaat ve satılabilecek alanın tespiti ile davalının buna göre davacıdan talep edebileceği, alacak bulunup bulunmadığı, varsa davacıdan talep edebileceği, alacak miktarındaki değişiklik ile davacının talep etmesi gereken asıl alacak miktarının belirlenmesine, bilirkişi kurulunca ayrıca gelecek celse davacıya depo emri tebliğine karar verileceği esas alınarak istinaf mahkemesi kararı da dikkate alınarak, depo emrine esas alacağın duruşma gününün bırakıldığı gün itibariyle tespiti hususlarında bilirkişilerden ek rapor hazırlanması istenilmiş olup █████/2025 tarihli ek rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.Bilirkişiler anılı ek raporlarında özetle;" Görevlendirme kapsamında verilen görev çerçevesinde ..., 38 pafta, 30 (eski 132) ada, 169 parselde yer alan taşınmazdaki ; iki kulenin 45nci katlarının kapalı olması nedeniyle bu katlar üzerinde yer aldığı belirtilen proje harici alanlar incelenememiş ve bu nedenle bu alanlar yönünden herhangi bir görüş ve kanaate varılamamıştır.Yine iş merkezinde yer aldığı belirtilen proje harici 4 dükkan da görülememiş, bunların yerleri, büyüklükleri ve diğer özellikleri incelenememiş, bu 4 dükkan için her hangi bir görüş ve kanaate varılamamıştır.Heyetimiz tarafından dosyaya sunulu olan 02.10.2020 tarihli raporumuzda varılan görüş ve kanaatten sonra görüş ve kanaatimizi değiştirebilecek yeni bir bilginin işbu rapor aşamasında da sunulmadığı görülmüştür. Bu nedenle kök ve ek rapordaki görüş ve kanaat (Her türlü takdir Yüce Mahkemeye ait olmak üzere) korunmaktadır.15.09.2025 tarihli ara karar gereğince davalı ... Holding A.Ş.'nin tüm ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine sunulmasına karar verilmişken bu konuda hiç bir yazılı bilgi ve belge sunulmamıştır" şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür. Mahkememizce İflasa depo emrine esas teşkil etmek üzere İİK m.158'e uygun olarak, gelecek celse duruşma günü itibariyle ve raporun tanzim edildiği tarih itibariyle alacağın, asıl alacak, faiz ve icra giderleriyle birlikte hesaplanması için bilirkişiler yeminli mali müşavir ..., icra iflas konusunda izman ... ve İcra Müdürü ...'dan rapor tanzim etmesi istenilmiş ve konuya ilişkin █████/2026 tarihli ek rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler anılı ek raporlarında özetle;"28.09.2017 Takip tarihi itibarıyla 878.392,00-TL asıl alacak ve 42.000,37-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 920.392,37-TL olarak açılan icra takibi ile ilgili olarak; duruşma tarihi olan █████/2026 itibariyle █████/2017 günlü açılan takip dosyasında 878.392,00-TL asıl alacak ve 42.000,37-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 920.392,37-TL olarak açılan icra takibinde; asıl alacak 878.392,00-TL, işlemiş faiz 42.000,37-TL, takip çıkışı 920.392,37-TL, başvurma harcı 31,40-TL, masraf 35,60-TL, tahsil harcı %4,55 41.877,85-TL, vekalet ücreti 144.058,86-TL, faiz 1.834.425,42-TL toplam borç miktarı 2.940.821,50-TL olarak hesaplandığı" şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür.Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; eldeki davamız davacı tarafından yapılan icra takibine karşı davalı yanca yapılan vaki itirazın İİK m.158 gereği davalının itirazının kaldırılması ve iflasına karar verilmesi istemine ilişkin olduğu, 2004 sayılı İİK m.158/2 "..Mahkeme, icra dosyasını celbeder ve basit yargılama usulüne göre duruşma yaparak, gerek iflas talebini gerek itiraz ve defileri umumi hükümler dairesinde tetkik ve intac eder. Şu kadar ki, borçlu takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş veya itiraz ve defileri varit görülmemişse mahkeme yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline, dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümleri dairesinde yapılacak tebliğ ile emreder. Borçlu imtina ederse ilk oturumda iflasına karar verilir..." hükmünü içermekte olup, somut olayda mahkememiz dosyasında alacaklı tarafından mahkememizde İİK 156/3-4. Maddeleri gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde borçlunun borca itirazının kaldırılmasına ve iflasına karar verilmesi talep etmiş olup, vaki yargılama süreci içinde alınan █████/2026 günlü bilirkişi raporunda mahkememiz dosyası duruşma tarihi olan █████/2026 itibariyle █████/2017 günlü açılan takip dosyasında 878.392,00-TL asıl alacak ve 42.000,37-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 920.392,37-TL olarak açılan icra takibinde; asıl alacak 878.392,00-TL, işlemiş faiz 42.000,37-TL, takip çıkışı 920.392,37-TL, başvurma harcı 31,40-TL, masraf 35,60-TL, tahsil harcı %4,55 41.877,85-TL, vekalet ücreti 144.058,86-TL, faiz 1.834.425,42-TL toplam borç miktarı 2.940.821,50-TL olarak hesaplandığı, bu itibarla duruşma tarihi olan █████/2026 itibariyle güncel borcun sabit olan bilirkişi raporunda hesaplandığı nazara alınarak 2.940.821,50 TL'nin davalı yanca HMK m.158 gereği █████/2026 tarihinde depo edildiği anlaşılmıştır.Borçlunun iflas takibindeki tutarı ödememesi, itiraz etmemesi veya şikayet yoluna başvurmaması halinde iflas takibi kesinleşerek alacaklıya ticaret mahkemesi nezdinde borçlu aleyhine iflas davası açma hakkı doğar. Basit usule tabi olarak ticaret mahkemesi nezdinde görülen bu davada, mahkeme öncelikle iflas talebini İcra ve İflas Kanununun 166’ıncı maddesinin ikinci fıkrasındaki usulle ilan eder. Böylece müdahale ve itirazlar incelendikten sonra borçluya, faiz ve icra giderleri ile birlikte borcunu ödemesi veya mahkeme veznesine depo etmesi için İcra ve İflas Kanununun 158. maddesi uyarınca depo kararı ihtar edilir. Depo kararında asıl alacak, faiz ve takip masrafları açıkça gösterilmeli, toplam borç borçluya ihtar edilmelidir. Aksi takdirde borçlunun iflasına karar verilmelidir.İflas davası şekli bir incelemeden ibaret olup iflas takibiyle sıkı sıkıya bağlıdır. Öyle ki mahkeme borcun önceden ödenmiş olduğu sonucuna varırsa veya borç depo kararının gereği yerine getirilerek yargılama sırasında ödenirse davanın reddine karar verir. (Yargıtay 6. HD █████/2024 T. █████████ E. ████████ K.)İİK m.155 gereğince, iflas yolu ile adi takibe borçlunun 7 günlük yasal süre içerisinde itiraz etmesi halinde İİK m.156/3'de alacaklıya ticaret mahkemesine müracaat ederek iflas yolu ile takibe yapılan itirazın kaldırılmasını ve borçlunun iflasına karar verilmesini talep etme hakkı vardır.İşbu hakkın ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde kullanılması gerektiği, aksi halde davanın düşmesine karar verileceğine ilişkin düzenlemenin resen İİK m.156/son cümle gereğince mahkemece göz önüne alınması gerektiği ancak olayımızda davanın süresinde açıldığı tespit edilmiştir.Mahkememizce yargılama devam ederken bozma doğrultusunda davalıya usulüne uygun olarak mahkememizin son celsesinden önce verilen █████/2026 itibariyle borç miktarının bilirkişiye usulüne uygun olarak tespit ettirildikten sonra █████/2026 tarihli raporda belirlenen █████/2026 günü itibariyle toplam talep edilebilecek icra takibindeki feriler ile birlikte alacağın 2.940.821,50 TL olduğu tespit edilerek usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edilen depo emri üzerine davalı yanın █████/2026 tarihinde borcu tamamını dosyamıza yatırdığı, böylece yerleşik yargıtay içtihatlarına göre depo emrine uymakla, iflas davasının koşullarının ortadan kalktığı ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği mahkememizce belirlenmiştir.Mahkememizce sonuç olarak; dava konusu itirazın iptaline konu borcun ferileri ile birlikte ödenmesine yönelik depo kararı gereği davalı şirketin verilen süre içinde borcu mahkememiz veznesine depo ettiği görülmekle, iflas koşulları ortadan kalktığından açılan iflas davasının reddine, asli Müdahillerin taleplerinin asıl davanın reddedilmiş bulunması karşısında konusunun kalmadığı anlaşılmakla işbu asli müdahil talepleri yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar kesinleştiğinde ve talep halinde depo edilen bedelin davacı alacaklıya ödenmesine, mahkememiz dosyasında iflas kararı verilmediğinden iflas avansı ve bakiye avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine dair karar vermek gerekmiştir.Yine her ne kadar iflas davasının reddine karar verilmiş ise de; davalının iş bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği, yine yargılama giderleri ile ücreti vekaletten de davalının sorumlu olması gerektiğinden davalı aleyhine yargılama gideri ile ücreti vekalet hususunda karar tayinine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Dava konusu itirazın iptaline konu borcun ferileri ile birlikte ödenmesine yönelik depo kararı gereği davalı şirketin verilen süre içinde borcu mahkememiz veznesine depo ettiği görülmekle, iflas koşulları ortadan kalktığından açılan iflas davasının REDDİNE,2-Asli Müdahillerin taleplerinin asıl davanın reddedilmiş bulunması karşısında konusunun kalmadığı anlaşılmakla işbu asli müdahil talepleri yönünden ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,3-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde depo edilen bedelin davacı alacaklıya ödenmesine,4-Mahkememiz dosyasında iflas kararı verilmediğinden iflas avansı ve bakiye avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,5-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 11.116,05 TL harçtan, alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının düşümü sonucu başkaca harç alınmasına yer olmadığına, kalan 10.384,05 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 6-Davacı tarafından yapılan 171.218,70 TL yargılama giderinin (kaldırma kararı öncesi iflas avansı, bilirkişi ücreti, ilan masrafları, tebligat - müzekkere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,9-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,Dair, davacı vekili, asli müdahiller vekili ve feri müdahil vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026 Başkan ...e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ...e-imza