Ayak kırığı ameliyatı sonrası enfeksiyon ve dolaşım bozukluğu iddialarıyla açılan tıbbi malpraktis davasının ilk derece ve istinaf mahkemelerince reddedilmesi üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, sol ayak kırığı ameliyatı sonrası gelişen enfeksiyon ve dolaşım bozukluğu gibi komplikasyonlar nedeniyle tekrar ameliyatlar geçirmek zorunda kaldığını, davalı doktor ve hastanenin tıbbi özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talep etmiş; ancak mahkemeler, uzman raporlarına dayanarak yapılan ameliyatın ve sonrasındaki komplikasyon yönetiminin tıbben uygun olduğunu, rızanın yeterli bulunduğunu ve davalılara atfedilebilecek bir kusur tespit edilmediğini belirterek davanın reddine karar vermiş, davacı vekili bu kararı temyiz etmiştir.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 3. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 26.06.2021 tarihinde düşerek sol ayağından yaralanması üzerine ambulans ile acil servise gittiğini, doktor olmadığından iki kırık nedeniyle ameliyat olmadan önce ayağına atel takılarak taburcu edildiğini, müvekkilinin 28.06.2021 tarihinde dava dışı tıp merkezindeki davalı doktor ...'ye gittiğini, film ve mr çekildiğini, müvekkilinin üç kırığı ve topuğunun çıkık olduğu tespit edilerek ertesi gün davalı şirkete ait hastanede ameliyat olacağının söylendiğini, 29.06.2021 tarihinde PCR testi dahi alınmaksızın spinal anestezi altında müvekkilinin ameliyat olduğunu, iki adet plak ve vida takıldığını, 01.07.2026 tarihinde hastaneden çıkış yapan müvekkilinin yara bölgesinde kanama ve yanma olması üzerine davalı doktorun hem telefonda hem de muayenede bunun normal olduğunu ilettiğini, ancak müvekkilinin ayağındaki yarada enfeksiyon oluşması nedeniyle üç kez daha ameliyat olmak zorunda kaldığını, son yapılan ameliyatla ilk ameliyatla takılan platin ve vidaların çıkartıldığını, müvekkilinin geçirdiği ilk ameliyattan sonra üç tane daha ameliyat geçirerek yeni yeni yürümeye başladığını ve fizik tedaviye ihtiyaç duyduğunu, maddi ve manevi anlamda zarar gördüğünü ileri sürerek; belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 5.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın 29.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı doktor ...; davacının iddiasının abartılı ve gerçek olmadığını, süreçteki gerçek sorunun enfeksiyon değil, davacıda komplikasyon oluştuğunu, iddia edildiği gibi olumsuz sonucun başlangıcının enfeksiyonla olmadığını, davacı hastanın ameliyat sonrası ağrı yönetimi, tedavi ve takibinin gereği gibi yapıldığını, oluşan olumsuz sonucun bir komplikasyon olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili; müvekkiline ait hastanede diğer davalı doktor tarafından yapılan operasyonun tıbbi standart ve kurallara uygun gerçekleştirildiğini, davacının enfeksiyon riskine karşı aydınlatıldığını, yapılan kontrollerde genel durumun iyileşme gösterdiğinin görüldüğünü, iddia edildiği gibi davacının müvekkiline ait hastanede pseudomonas enfeksiyonu kapmış olsaydı enfeksiyonun 13. gününde pseudomona enfeksiyonuna ait tipik koku, yeşilimsi-mavi akıntı ve diğer bulguların görülmemesinin olası dahi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıdan ameliyat öncesi alınan onam formunun gerek ameliyat ve gerekse komplikasyonlara yönelik bilgilendirmeyi içerdiği ve alınan rızanın tıbbi açıdan yeterli olduğu, davalı doktor tarafından davacıya 29.06.2021 tarihinde yapılan açık redüksiyon+plaklı osteosentez ameliyatının endikasyonunun ve tekniğinin tıbben uygun olduğu, davacının iddiasının aksine davacıda ameliyat sonrası ortaya çıkan durumun dolaşım bozukluğu ve yara yeri enfeksiyonu olduğu, bu sonucun da söz konusu ameliyatın her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilecek bir komplikasyonu olarak değerlendirildiği, oluşan dolaşım bozukluğu ve yara yeri enfeksiyonunun zamanında tanısı konularak plastik cerrahiye yönlendirilmesinin tıbben uygun olduğu, davacının yönlendirildiği merkezde antibiyoterapi verilip, debridman, deri grefti ile defekt onarımı yapılarak tedavi edilmesinin komplikasyon yönetimi açısından tıbben uygun olduğunun ATK raporu ile tespit edildiği, davaya konu uyuşmazlık ile ilgili alanlarında uzman hekimlerce hazırlanan raporun aydınlatıcı, açıklayıcı ve denetime elverişli olduğu kabul edilerek ve raporun hükme esas alınarak davaya konu uyuşmazlıkta davalı doktor ve davalı hastaneye izafe edilebilecek herhangi bir kusur ya da ihmali davranışın bulunmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; ATK raporunu kabul etmediklerini, davalıların özen yükümlülüğünü ihlal ettiklerini, müvekkilinin ayağındaki rahatsızlık nedeni ile geçirmiş olduğu operasyondan sonra ortaya çıkan hatalı uygulama nedeni ile birden çok operasyon geçirdiğini, ATK raporunda bu hususların hiçbirinin tartışılmadığını, dördüncü ameliyat ile vida ve platinlerin çıkartıldığını, bu hususun da ATK raporunda tartışılmadığını, ameliyat sonrası 10.07.2021 tarihine dek müvekkiline hiçbir şekilde kan tahlili yapılmadığını, müvekkilinin aynı yerden, neden defalarca ameliyat olmak zorunda kaldığının raporda cevapsız bırakıldığını, davalı doktorun yaşanan süreçte müvekkilinin yaşadığı durumu görmezden geldiği ve önemsemediğinin açıkça ortada olduğunu, müvekkilinin gittiği enfeksiyon uzmanının çok geç kalındığını ve yetersiz ilaç verildiğini söylediğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı özel sağlık kuruluşu ve doktorun vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranıldığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle temyizde ileri sürülen sebeplerle sınırlı inceleme yapılmasına göre, Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı raporunda; davacıya 29.06.2021 tarihinde yapılan açık redüksiyon+plaklı osteosentez ameliyatının endikasyonunun ve tekniğinin tıbben uygun olduğu, ameliyat sonrası gelişen dolaşım bozukluğu ve yara yeri enfeksiyonunun söz konusu ameliyatın her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilecek bir komplikasyonu olarak değerlendirildiği, oluşan dolaşım bozukluğu ve yara yeri enfeksiyonunun zamanında tanısı konularak plastik cerrahiye yönlendirilmesinin komplikasyon yönetimi açısından tıbben uygun olduğu, davalı doktor ...'nin eylemlerinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp raporunun Yargıtay, taraf ve Mahkeme denetimine açık, denetlenebilir olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!