Bilişim sistemleri kullanılarak banka görevlisi gibi tanıtma yoluyla elde edilen şifrelerle gerçekleştirilen yetkisiz para transferi eyleminin dolandırıcılık mı hırsızlık mı olduğunu belirleyen Yargıtay içtihadı.
Özet: Banka görevlisi gibi davranarak mağdurdan şifre alıp hesabından kendi hesabına para aktarılmasıyla gerçekleşen olayda, ilk derece mahkemesinin dolandırıcılık suçundan verdiği hükmü kaldıran ve eylemi hırsızlık olarak yeniden nitelendirerek sanığa hapis cezası veren bölge adliye mahkemesi kararının, mağdurun paranın kendi hesabına transferi konusunda rızası ve iradesi olmaması nedeniyle hukuka uygun olduğuna ve sanık müdafiinin temyiz itirazları ile karşı oy bulunmasına rağmen Yargıtay tarafından onanmasına dair bir karardır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeni hüküm tesisiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-L, 62... . maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis ve 3.820,00 TL adlî para cezasına hükmedildiği, sanık müdafiinin istinaf istemi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesince duruşma açılarak ve İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak, sanık hakkında hırsızlık suçundan aynı Kanun'un 142/2-e ve 62. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezasına hükmedildiği, 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi gereğince, kazanılmış hak nedeniyle infaz edilmesi gereken sonuç cezanın 3 yıl 4 ay hapis cezası ve 3.820,00 TL adlî para cezası olarak belirlenmesine karar verildiği anlaşılmakla, hükmün temyizi kabil olduğu belirlenerek ve hükmolunan cezanın miktarı itibarıyla sanık müdafiinin duruşma isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin '' bilişim sistemine girilen IP adresinin tespit edilmesi, tespit edilen IP adresinin statik mi yoksa dinamik mi olduğunun kurumdan sorulması gerektiğine, internete bir modem üzerinden girilmişse, modemin kablosuz bağlantı özelliği olup olmadığının ve dışarıdan üçüncü bir kişinin internet bağlantısına girip giremeyeceğinin araştırılmadığına, sanığın, bankamatik kartını 06.12.2019 tarihinde arkadaşı ... .'e verdiğini, sanığın atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak somut delil bulunmadığına '' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Suç tarihinde şikâyetçinin kullandığı cep telefonunu arayan kimliği belirlenemeyen şahsın kendisini banka görevlisi olarak tanıtarak yeni çıkan kanuna göre sigorta poliçe bedelinin iade edileceğini, bunun için telefonuna gelecek şifreleri söylemesini istediği, şikâyetçinin telefonuna gelen şifreleri, arayan şahsa söylediği, bu şifreleri verdikten sonra şikâyetçinin ... ve ... Bankası hesaplarından 1.500,00 TL ve 800,00 TL tutarındaki paranın internet bankacılığı yoluyla sanığın hesabına aktarıldığı olayda, her ne kadar sanığın kendisini banka çalışanı olarak tanıtmak suretiyle mağdurun şifre ve hesap bilgilerini temin etmiş ise de şikâyetçinin hesabındaki paranın sanık tarafından kendi hesabına transferi sırasında şikâyetçinin bu transfer hususunda herhangi bir bilgisinin ve rızasının olmaması, dolayısıyla yanıltılmış ve fesada uğratılmış bir iradesinin de bulunmaması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.KARŞI OYMüştekinin cep telefonundan aranarak, banka görevlisi olduğuna inandığı kişiye cep telefonuna gelen şifreleri vermesiyle hesabından para havale edilen olayda;Müştekinin arayan kişiyi banka görevlisi sandığı, sigorta poliçesinden iade para alacağına inanarak cep telefonuna gelen şifreleri verdiği, bu suretle banka hesabına ulaşan kişilerin para çıkışı yaparak haksız çıkar elde ettiği, bu tipik olayın dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, hırsızlık suçu olmadığı, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L bendine göre cezalandırılması gerektiğinden, sanığın işlediği fiili hırsızlık kabul eden sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.