İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ortağın uzun süreli faaliyetsizlik ve diğer ortağın ülkeyi terk etmesi nedeniyle şirketin feshini talep ettiği dava.
Özet: Davacı ortak, 2019 yılında kurulan ve yalnızca birkaç ay aktif kalan ticari şirketin diğer ortağının ülkeyi terk etmesi, kendisine ulaşılamaması, şirketin yıllardır ticari faaliyette bulunmaması ve tasfiye işlemlerinin tamamlanamaması gibi haklı nedenlerle 6102 sayılı TTK hükümleri uyarınca şirketin feshini veya alternatif olarak kendisinin ortaklıktan çıkarılmasını talep etmiş, yargılama sürecinde toplanan deliller ve bilirkişi incelemesi sonucunda davacının ortaklıktan çıkarılması durumunda hissesi için herhangi bir bedel talep etmeyeceğini açıkça beyan ettiği tespit edilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO :████████
DAVA:Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ:█████/2025
KARAR TARİHİ:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2017 yılından beri Türkiye Cumhuriyetinde yaşadığını, "..." olan ismini "..." olarak değiştirdiğini, henüz Türk Vatandaşlığını kazanmadan önce 12.09.2019 tarihinde ise ... ... ... ile birlikte davalı şirketi kurduğunu, müvekkilinin davalı şirketin iki ortağından biri ve 130'da 30 pay sahibi hissedarı olduğunu, şirketin kurulmasından sonra pandemiden ötürü şirketin mevcudiyetini koruyamadığını, ortağı ile şirketi kapatma kararı aldıklarını, sicile başvuru yaptıklarını, şirketin kapanış prosedürü için gerekli sürecin işletilmesi sırasında şirketi münferiden temsile yetkili müdür konumunda bulunan diğer ortağının ülkeyi terk ettiğini ve işlemleri de yarıda bıraktığını, müvekkilinin ise ilgili şirketin kapanış işlemlerine tek başına devam etmesinin mümkün olmadığını ve diğer ortağa ulaşma çabaları ise sonuçsuz kaldığını, dava konusu şirketin yalnızca birkaç ay faal durumda kalmış olup yıllardır ise hiçbir faaliyeti bulunmadığını, Ticaret Sicil kayıtlarına bakıldığında da şirketin yalnızca kuruluş ve tesciline ilişkin kaydın bulunduğunu, şirketin başkaca hiçbir faaliyet veya kararının bulunmadığının da görüldüğünü, feshi talep edilen şirketin; münferiden temsile yetkili müdür konumundaki büyük hissedarının yurt dışında bulunması ve ilgili ortağa ulaşılamaması, şirketin yıllardır hiçbir faaliyetinin bulunmaması, şirketin tasfiyesi için başvuru yapılmasına rağmen diğer ortağa ulaşılamaması sebebi ile işlemlere devam edilememesi, vergi dairesinde dahi resen terkin edilmiş olması sebebi ile müvekkilim haklı sebeplerle şirketin feshini veyahut ortaklıktan çıkarılmayı talep etmek durumunda kaldığını beyanla 6102 sayılı TTK 636 ve ilgili hükümleri gereğince davalı şirketin feshine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davlıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
DELLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Dava, İstanbul Ticaret Memurluğunun ...-5 sicil numarası ile kayıtlı olan ...'nin TTK'nın 636/2 ve 3 maddeleri gereğince fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edilmiş ve davaya cevap vermediğinden davacının bildirdiği deliller celp edilmiş ve dava dosya mübrez delillerle sonuca varılmıştır.
Davalı şirketin sicil kaydı celp edilmiş, tetkikinden davalı şirketin yetkilisinin ... ... M. ... olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce taraf beyan ve iddiaları, dosya kapsamına sunulan deliller, celp edilen kayıtlar ve tarafların ticari defterlerin incelenmesi bakımından davacının davalı şirketin fesih ve tasfiyesini talep etme hak ve yetkisinin bulunup bulunmadığının tespiti, fesih ve tasfiye koşulları oluşmuş ise ortaklıktan çıkarılmasının şirketin ve ortakların lehine olup olmadığının tespit ve takdiri ve belirlenmesi, ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi halinde çıkma akçesinin (bedelinin) belirlenmesi hususunda davacı vekilinin █████/2025 tarihli celsede "şirketin fesih ve tasfiyesi koşulları oluşur ise fesih ve tasfiyesini ve mahkemece uygun görülürse öncelikle müvekkilimin ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini, şirketteki hissesinin davalı şirkete bedelsiz olarak devrine karar verilmesini talep ve kabul ediyoruz, hissemiz için bedel talebimiz yoktur" şeklindeki beyanı nazara alınarak ayrılma akçesine ilişkin hesap yapılmasına yer olmadığına," bu şekilde bilirkişilerden rapor düzenlenmesi için bilirkişiler ... marifetiyle inceleme icra edilmesi istenilmiş ve konuya ilişkin █████/2026 tarihli rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişiler anılı raporlarında özetle;
"Davalı şirketin 12.09.2019 tarihinde tescil edilerek kurulduğu, ortaklarının %76,923 oranında paya sahip Irak uyruklu ... ... ... ... ile %23,076 oranında paya sahip davacı olduğu, şirket müdürü olarak aksi karar alınıncaya kadar ... ... ... ...'nin seçildiği ve münferiden temsile yetkili müdür olduğu tespit edilmiş, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün 30.06.2025 tarihli yazısı ekinde, davalı şirketin kuruluş belgeleri dışında kuruluştan sonra alınmış herhangi bir genel kurul veya yönetim kurulu kararına rastlanamamış, Mahkeme kaleminde yapılan incelemede davacı tarafından ticari defterlerin kendilerinde olmadığı ve diğer ortağa ulaşamadıkları için defterleri sunamadıkları ve şirketin kuruluşundan itibaren herhangi bir ticari faaliyette bulunmadığı beyan edilmiş, ticari defterler sunulmadığından bu hususta bir inceleme yapılamamış, TTK m. 636/2 uyarınca uzun süreden beri genel kurulun toplanamıyor olması durumunda mahkemece feshe karar verilebilecek olmakla birlikte, TTK m. 617/3, TTK m. 410 uyarınca davalı şirket genel kurulunun davacı tarafından mahkeme kararıyla toplantıya çağrılabileceği neticesine ulaşılmış, bu surette toplanacak olan genel kurulda ağırlaştırılmış nisabın gerekli olması sebebiyle davacı tarafın tek başına şirketin feshi yönünde karar almasının ise mümkün olmayacağı, davalı şirketin müdürünün aksi karar alınıncaya kadar görev yapmak üzere seçilmiş olması sebebiyle de davalı şirkette organ yokluğundan bahsedilemeyeceği, bu sebeple TTK m. 636/2 uyarınca şirketin feshine karar verilmesinin mümkün olmadığı neticesine ulaşılmış, TTK m. 636/3 uyarınca haklı sebeplerin varlığı halinde davacı ortağın mahkemeden şirketin feshini talep edilebileceği, şirketin faaliyetlerini durdurmuş olmasının bu açıdan bir haklı sebep olarak değerlendirilebileceği kanaatine ulaşılmış, ancak dosya kapsamında yapılan incelemede davalı şirketin faaliyetlerinin devam edip etmediği ile ilgili herhangi bir delile rastlanamamış, davacı tarafça iddia edildiği surette ortaklar arasında alınmış bir kapatma kararı ve vergi dairesinden terkin işlemi yapıldığına ilişkin bir delil de dosyaya sunulmamıştır. Dosya kapsamında tespit edilebilen hususlar yalnızca, davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarında kuruluş işlemlerinden sonra herhangi bir hareketliliğin olmaması ve davalı şirkete Tebligat Kanunu m. 35’e göre tebligat yapılmış olmasıdır. Davalı ... İç Ve Dış Tic. Ltd. Şti.’nin gayri faal olup olmadığı muhterem Mahkemenin takdirinde olup, Muhterem Mahkemece davalı şirketin uzun süredir gayrifaal olduğunun tespiti ihtimalinde, gayrifaal bir şirketin diğer ortak tarafından devam ettirilmesinde de bir menfaat söz konusu olmayacağından TTK m. 636/3 uyarınca şirketin feshine karar verilebileceği, davalı şirketin gayrifaal olmadığı neticesine ulaşılması ihtimalinde ise TTK m. 636/3 uyarınca şirketin feshini gerektiren bir haklı sebebin varlığının ispat edilemediği" şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, davalı ...'nin TTK 636/2 maddesi gereğince, haklı sebeple fesih ve tasfiyesine ilişkin olduğu tartışmasızdır.
Davacının mahkememizde açtığı işbu dava davalı şirketin haklı sebeple fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, celp edilen deliller, aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; halihazırda mahkememizce de benimsenen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalı şirketin ticaret sicilinde en son tescilinin █████/2019 tarihinde yapıldığı, onun dışında şirket adına ticaret sicilde herhangi bir işlem görülmediği gibi şirketin Beşiktaş Vergi Dairesi'nin kaydında, mahkememize gönderilen █████/2026 tarih ve 614147 sayılı cevabi yazıda, vergi açılışının yapıldıktan sonra açılış yoklaması ile sonrasında faaliyete devam etmediği ve mükellefiyetin █████/2019 tarihinde "resen terk" işlemine tabi tutulduğu ve gayri faal olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davalıya yapılan tebligatın adresinden bila tebliğ döndüğü, vergi kaydı ve SGK kaydının bulunmadığı, TTK m.620 ve 621 gereğince genel kurul kararı alınması için gerekli nisapların sağlanmadığı, davacının %23,076 paya sahip olup tek başına genel kurulu toplayarak karar almasının mümkün olmadığı, diğer ortağın yabancı olduğu ve mahkememizce çıkarılan tebligatın şirkete TK m.35'e göre tebliğ edilmiş olması karşısında uzun süredir genel kurul yapamadığı, TTK m.617/3 ve m.417 uyarınca davacının tek başına genel kurul yapılması imkanının bulunmadığı gibi, temsil yetkisi de olmadığından şirketin faaliyete devam etmesinin imkansız hale gelmiş olduğu, alınan bilirkişi raporu ve dosyadaki deliller ile sabit olmakla, gayri faal şirketin ortaklar yönünden devam ettirilmesinde hukuki menfaatleri bulunmadığı anlaşılmakla, 6102 sayılı TTK m.636/2 ve 636/3 gereğincedavanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, dair karar vermek gerekmiştir.
Sonuç olarak; davanın kabulüne, ... Ticaret Memurluğunun ...-5 sicil numarası ile kayıtlı olan ...'nin TTK'nın 636/2 ve 3 maddeleri gereğince fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak ...'un atanmasına, tasfiye memuru için aylık 10.000-TL ücret takdiri ile davacı tarafından 6 aylık 60.000-TL tasfiye ücretinin karar kesinleştikten sonra 2 hafta içerisinde mahkememiz veznesine depo edilmesine, tasfiye memurunun görevinin işbu ücretin depo edilmesinden sonra başladığının ilgili tasfiye memuruna bildirilmesine, tasfiye memuru ücretlerinin tasfiye memuru atanan şirketten tasfiye sırasında karşılanmasına, karar kesinleştiğinde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiğinin ve tasfiyeye girmiş olduğunun ve tasfiye memurunun tescil ve ilanına dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
a)İstanbul Ticaret Memurluğunun ...-5 sicil numarası ile kayıtlı olan ...'nin TTK'nın 636/2 ve 3 maddeleri gereğince FESİH VE TASFİYESİNE,
2-Tasfiye memuru olarak ...'un ATANMASINA,
3-Tasfiye memuru için aylık 10.000-TL ücret takdiri ile davacı tarafından 6 aylık 60.000-TL tasfiye ücretinin karar kesinleştikten sonra 2 hafta içerisinde mahkememiz veznesine depo edilmesine, tasfiye memurunun görevinin işbu ücretin depo edilmesinden sonra başladığının ilgili tasfiye memuruna BİLDİRİLMESİNE,
4-Tasfiye memuru ücretlerinin tasfiye memuru atanan şirketten tasfiye sırasında KARŞILANMASINA,
5-Karar kesinleştiğinde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiğinin ve tasfiyeye girmiş olduğunun ve tasfiye memurunun TESCİL VE İLANINA,
6-492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Davacı tarafça peşin yatırılan 615,40 TL ile 615,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.230,80 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Davacı tarafından yapılan tebligat posta ve bilirkişi ücreti toplamı 21.175,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereği 45.000,00 TL maktu ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar tayinine yer olmadığına,
11-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İSTANBUL BAM ilgili dairesinden istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!