Danıştay 4. Daire, İstanbul Boğaziçi Kanununa aykırı ruhsatsız garaj büyütme, havuz ve cephe tadilatı nedeniyle verilen yıkım ve para cezası kararlarının temyiz incelemesi.
Özet: İstanbul Beşiktaştaki bir taşınmazda ruhsata aykırı olduğu iddia edilen 2. bodrum kat garaj genişletmesi, havuz ve cephe tadilatları nedeniyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından kesilen idari para cezaları ve verilen yıkım kararlarının iptali istemiyle açılan davada; ilk derece mahkemesi, davacının mülkü satın aldıktan sonra yaptığı 42.72 m²lik garaj genişletmesi dışındaki havuz ve cephe tadilatlarına ilişkin yıkım ve para cezalarını iptal etmiş, garajdaki para cezasını da aykırılığın tamamının davacıya ait olmaması nedeniyle hukuka aykırı bulurken, yalnızca davacının yaptığı belirtilen garaj genişletmesinin yıkım kararını yerinde görmüş; bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu ise Bölge İdare Mahkemesince reddedilerek ilk derece mahkemesi kararı onanmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : ████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak No:..., ... pafta, ... ada, ... parselde ruhsat eki projesine aykırı uygulamalar yapıldığından bahisle 3194 sayılı Kanunun 42. maddesi uyarınca 10.959.675,74 TL idari para cezası verilmesine yönelik ... tarih ve ... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararı ile söz konusu uygulamaların 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13/c maddesi uyarınca yıkımına ilişkin... tarih ve ... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E..., K:... sayılı kararda: Mahkemesince, keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden, 2. bodrum kat garajındaki ruhsat eki projesine aykırı olan kısım yönünden; 5,52x7,74=42,72 m² olarak ölçülen kısım olduğu, bu aykırılığın davacı tarafından 04.06.2021 (tarihli tapu) tarihinden sonra yapıldığı, davacıdan önce mevcut olan 111,28 m² 2. Bodrum kat garaj alanının davacı tarafından 42,72 m² büyütülerek 154,00 m² ye çıkarıldığı, dolayısı ile bu kısım yönünden yapılan uygulamaların ruhsat eki projesine aykırı olduğu ve yıkıma yönelik karar alınmasında hukuka aykırı bir durum bulunmadığı, ancak tespit edilen aykırılığın tamamının davacı tarafından yapılmadığı sabit olmasına rağmen davalı idarece bu durum araştırılmadan doğrudan aykırılıktan etkilenen alanın tamamı üzerinden 3194 sayılı Kanunun 42. maddesi uyarınca para cezasının verildiğinin görüldüğü, bu haliyle bu kısım yönünden 3194 sayılı Kanunun 42. maddesi yönünden verilen para cezasının hukuka ve mevzuata aykırı olduğu, sonucuna ulaşıldığı görülmektedir. -Yapı tatil tutanağında “B ile belirtilen havuzda tadilat yapıldığı” tespit edilmişse de; 1994 tarihli Tadilat Ruhsatı eki Restorasyon Projesinde Yüzme Havuzunun gözüktüğü, ancak havuz alanının belirtilmediği, Geçmiş tarihli İBB Şehir Rehberi ve Google Earth Uydu görüntüleri incelendiğinde en net uydu görüntüsünün İBB 2013 yılı uydu görüntüsü olduğu, 2013 yılı uydu görüntüsü üzerinden yapılan dijital alan ölçümünde davacıdan önceki havuz alanının 36,48 m² olduğu, davacının yaptığı tadilatta ise havuz alanının 28,75 m² (idarece 24,00 m2) olduğu, ilave bir havuz alanı kazanımı olmadığı, dava konusu havuz tadilatının ruhsat gerektirmeyen basit tadilat olduğu, dolayısı ile bu kısım yönünden yıkıma ve para cezası verilmesine yönelik encümen kararlarında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. -“Yapıda cephe tadilatları yapıldığı” tespiti yönünden; davacının satın alma tarihinin 04.06.2021 olduğu, bir başka ifade ile 1994 tarihli son onaylı restorasyon projesine göre aykırılık teşkil eden dış cephe aykırılıklarının davacıdan önce yapıldığı, yapılan incelemede davacı tarafından yapılan cephe tadilatlarının ise 1994 yılında yapılan mevcut cephenin eskimiş kapı ve pencere doğramalarının değişiminden ibaret olduğu, bunun da ruhsat gerektiren bir imalat olmadığı, yapılan imalatlarda ilave bir alan kazanımı olmadığı, bunun haricinde, kesin olarak davacı tarafından yapıldığı saptanan farklı bir cephe aykırılığının tespit edilemediği, davacının yaptığı iddia edilen cephe tadilatlarına ilişkin Yapı Tatil Tutanağında da herhangi bir tespitte bulunulmadığı, bunun yerine davacıdan önce mevcut olan 1.165 m² tüm yapı alanının aykırılık alanı olarak belirlenerek, bu alan üzerinden hatalı işlem tesis edildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden yıkıma ve para cezası verilmesine yönelik encümen kararlarında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Belirtilen gerekçeyle, dava konusu işlemin davacıya para cezası verilmesine ilişkin kısmının ve söz konusu uygulamaların 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca yıkımına yönelik tesis edilen encümen kararının 2. bodrum kat garajındaki ruhsat eki projesine aykırı olan kısımların dışındaki yapılar yönünden iptaline, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca 2. bodrum kat garajındaki ruhsat eki projesine aykırı olan kısımların yıkımı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Taşınmaz mahallinde davalı idare elemanlarınca usulüne uygun olarak imara aykırılıkların tespit edildiği, cephe görünümü değişikliği ile diğer imalatların esaslı tadilat niteliğinde ruhsat gerektirdiği ve ruhsatsız olarak yapıldığının tespit edilidiği, para cezasnın mevzuata uygun olarak hesaplandığı, 2960 sayılı Kanun'un 13/b maddesi uyarınca uyuşmazlık konusu taşınmazda bulunan binanın tamamı hakkında 1994 yılında verilmiş yıkıma ilişkin encümen kararı bulunduğundan, 2 nolu yapı tatil tutanağına istinaden tesis edilen işlemlerin usul ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.TETKİK HÂKİMİ: ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :Temyize konu kararın, dava konusu işlemin yıkıma, havuz ve cephe tadilatı nedeniyle verilen para cezalarına ilişkin kısmı yönünden;Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın yıkıma, havuz ve cephe tadilatı nedeniyle verilen para cezalarına ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacının dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Öte yandan, davalı idare vekili tarafından temyiz dilekçesinde, uyuşmazlık konusu taşınmazda bulunan yapıyla ilgili ... tarih, ... sayılı... nolu yapı tatil tutanağı ile tespit edilen aykırılıkları nedeniyle (taşıyıcı sisteminin tamamının çeliğe dönüştürüldüğü gözönüne alınarak) binanın tamamının 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 13 (b) maddesine istinaden yıktırılması yönünde 10.01.1994 tarih 2/3 sayılı İBB Encümen kararı alındığından, dava konusu yıkım işleminin usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülmüşse de; bakılan işbu davada, dava konusu işlemin, ... tarih, ... sayılı ... nolu yapı tatil tutanağı ile tespit edilen imara aykırılıkların 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13/c maddesi uyarınca yıkımına ilişkin ... tarih ve ... sayılı encümen kararı olduğu dikkate alındığında, davalının bu iddiasına itibar edilmemiştir. Temyize konu kararın, 2. bodrum kat garajına yönelik verilen para cezasına ilişkin kısmına gelince:Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince, tespit edilen aykırılığın tamamının davacı tarafından yapılmadığı sabit olmasına rağmen davalı idarece bu durum araştırılmadan doğrudan aykırılıktan etkilenen alanın tamamı üzerinden 3194 sayılı Kanunun 42. maddesi uyarınca para cezasının verildiğinin görüldüğü, bu haliyle bu kısım yönünden 3194 sayılı Kanunun 42. maddesi yönünden verilen para cezasının hukuka ve mevzuata aykırı olduğundan, dava konusu işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmakta ise de, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ve bilirkişi raporu dikkate alınarak davanın nihai şekilde sonuçlandırılmasına olanak bulunan durumlarda, Mahkemelerin uyuşmazlığı tamamen sonlandıracak nitelikte karar vermeleri usul ekonomisi ilkesinin gereğidir.3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, temel para cezasının hesaplanmasında temel kriterler olarak öngörülen yapı inşaat alanı, yapı sınıfı ve grubunun, idarece hesaplanan temel para cezası tutarını aşmamak koşuluyla, bilirkişi tarafından teknik ve bilimsel inceleme ve değerlendirmeler sonucu bulunacak temel para cezasına ve tespit edilen temel para cezası miktarına aynı fıkranın (c) bendinde öngörülen artırım oranları uygulanarak belirlenen toplam para cezasına göre karar verilebileceği, temel para cezasına ilişkin söz konusu kriterlere aykırı hesaplama yapıldığının tespit edilmesi halinde, toplam para cezasının tamamının iptalinin gerekmediği, temel para cezasının hesaplanmasına ilişkin aykırılıklar tespit edildikten sonra, bilirkişi tarafından, aykırılıktan etkilenen alan ve/veya yapı sınıfı grubuna ilişkin yapılan tespitler uyarınca hesaplanan para cezası miktarı esas alınarak dava konusu işlemin kısmen iptaline karar verilebileceğinden, bu şekilde karar verilmesi idari yargı denetimi yetkisinin aşılarak, idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilmesi sonucunu doğurmayacaktır.Bu çerçevede, uyuşmazlıkta, bilirkişi incelemesi ile para cezasına ilişkin işlemin hukuka uygun olan ve olmayan kısımlarının açık bir şekilde ortaya konulduğu hallerde, Mahkemesince, dava konusu işlemin hukuka uygun olan kısmı yönünden davanın reddine, hukuka uygun olmayan kısmının ise iptaline karar verilmesi mümkündür. Temel para cezasındaki aykırılığın uygulanacak para cezasının tamamını etkilediği gerekçesiyle "kısmen iptal, kısmen ret" kararı yerine, işlemin tamamen iptaline karar verilmesi durumunda; ilgili idare tarafından, karar gerekçesi göz önünde bulundurularak yeniden işlem tesis edilmesi üzerine, yargılama sürecinin yeniden başlatılmasının usul ekonomisi ilkesine aykırı olacağı açıktır.Bu itibarla, temyize konu kararın, dava konusu işlemin para cezasının 2. bodrum kat garajına ilişkin kısmı yönünden iptali yolunda verilen mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmında hukuka uygunluk bulunmadığından, İdare Dava Dairesince, yukarıda belirtilen esaslara göre incelenerek dava konusu işlemin para cezasının belirtilen kısmı hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1.Temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,2.... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının, yıkıma ilişkin kısmı ile havuz ve cephe tadilatı nedeniyle verilen para cezalarına ilişkin kısmının ONANMASINA,3.Anılan İdare Dava Dairesi kararının, 2. bodrum kat garajına yönelik verilen para cezasına ilişkin kısmının BOZULMASINA, 4.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.