Mirasçıların taşınmaz satış bedeli paylaşımına ilişkin sözleşmeye aykırılık davasında, Yargıtay kararının düzeltilmesi talebi üzerine borç ve yükümlülüklerin değerlendirilmesi.
Özet: Mirasçılar arasında, davalının adına tescilli miras taşınmazlarının satışından davacılara paylarını ödeme taahhüdünü içeren 2001 tarihli bir anlaşmanın ihlali nedeniyle açılan alacak davası, ilk derece mahkemesinin ret kararlarının Yargıtay tarafından birden çok kez bozulması ve direnme kararlarının Hukuk Genel Kurulunca onanmasının ardından, üçüncü kez bozma sonrası kısmen kabul edilerek belirli bir tutarın davalılardan tahsiline karar verilmesiyle, bu kararın Yargıtayca onanmasına rağmen dahili davalılar vekilinin, sözleşmenin iki taraflı olduğu ve davacıların kendi yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle karar düzeltme talebinde bulunduğu uzun soluklu bir yargı sürecini anlatmaktadır.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Mahkeme kararının dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına dair verilen kararın dahili davalılar vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin ve davalının merhum ...’un mirasçıları olduğunu, mirasbırakandan intikal etmesi gereken taşınmazlarla ilgili olarak taraflar arasında 17.04.2001 tarihli anlaşma yapıldığını, buna göre ... Köyünde bulunan ve kadastro çalışmaları sırasında davalı adına tescil edilen yedi adet taşınmazın satışı hâlinde satış bedelinden davacıların hisseleri oranında ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, davalının bu taşınmazlardan 1 61... parseli 07.08.2007 tarihinde ...’ya, 1 05... parseli ise 15.06.2011 tarihinde ... isimli kişiye sattığını ancak satış bedelinden müvekkillerine ödenmesi gereken bölümü vermediğini, sözleşmedeki taahhüdünü yerine getirmeyen davalının diğer taşınmazları da satma hazırlığında olduğunu öğrendiklerini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla üçüncü kişilere satışı yapılan taşınmazların satış bedelinden hisselerine düşecek tutarın satış tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte, satışı yapılmamış taşınmazların ise rayicinin tespit edilerek davacıların hisselerine düşen miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı; davaya konu taşınmazların babadan intikal yoluyla değil bizzat malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunması nedeniyle adına tespit ve tescil edildiğini, bu durumun davacıların tapu iptal ve tescil talebiyle açtığı Kırklareli Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E., ████████ K. sayılı kararıyla da tespit edildiğini, davacıların bu taşınmazlar üzerinde herhangi bir hakkı bulunmadığını savunarak; davanın reddini istemiş; yargılama sırasında davalının vefatı nedeniyle mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
III. MAHKEME KARARI
1.Mahkemenin 12.06.2014 tarihli kararıyla; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 24.03.2016 tarihli ilamıyla; Kırklareli Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E., ████████ K. sayılı dosyasında kesinleşen kararın bu dava açısından kesin hüküm teşkil etmediği, işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
3. Mahkemenin 26.02.2018 tarihli kararıyla; verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle bozma kararına direnilmesi ile davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
4. Hukuk Genel Kurulunun 16.12.2021 tarihli kararıyla; direnme uygun bulunup davacılar vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 3. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Dairenin 13.06.2022 tarihli ilamıyla; taraflar arasında yapılan sözleşmenin geçerli olduğu ve geçerli olan sözleşmeye dayalı olarak davacıların payları nispetinde talepte bulunabileceği dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, kararının bozulmasına karar verilmiştir.
6. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekilinin beyanı doğrultusunda üçüncü kişiye satışı yapılmayan taşınmazlara ilişkin alacak talebi bakımından davacıların davasının feragat nedeniyle reddi gerektiği, hükme esas alınan 13.11.2024 havale tarihli bilirkişi raporu, davacı vekilinin 05.02.2025 havale tarihli ıslah ve 11.04.2025 havale tarihli ıslaha ilişkin beyan dilekçesi ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak, davanın kısmen kabulü ile davacıların payına düşen 275.447,52 TL'nin, her bir davacının payı nispetinde davalılardan tahsiline, satışı yapılmayan taşınmazların bedeli talebi yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, dahili davalılar vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
IV. TEMYİZ
Dairece verilen 02.12.2025 tarihli ilamla; sözleşmeye göre davacıların yüklendiği herhangi bir edimin bulunmadığı, zararının miktarının tespit edildiği tarihten itibaren zamanaşımı süresinin başlayacağı gerekçesiyle, kararının onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde dahili davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
Dahili davalılar vekili; sözleşmenin iki taraflı olduğunu, her iki tarafa da borç yüklediğini, davacı taraf sözleşmenin gereklerine uygun olarak yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmeye aykırı şekilde tapu iptal ve tescil davası açıldığını, icra takibine konu yapılan senet ile dava konusu yapılan kambiyo senedinin aynı olduğunu, icra müdürlüğü dosyasına yapılan satışlar çerçevesinde 6.196.419,62 TL tahsilat gerçekleştiğini, ıslah talebinin süresinde yapılmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının hem senedin boş halini dava konusu yaptığı hem de aynı senedi doldurarak icra takip dosyasına ve ortaklığın giderilmesi davasına konu ettiğini, ortaklığın giderilmesi davası sonucunda taşınmazların satılarak tahsilatların gerçekleştiğini, savcılık dosyasında şüpheliler ... ve ...'un senedin sonradan doldurulduğunu ikrar ettiklerini, 10.03.2023 tarihli polis kriminal raporunda da senetteki yazı ve rakamların farklı kalemlerle sonradan yazıldığının belirtildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırılık iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararında belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verildiği, bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı, sözleşmeye göre davacıların yüklendiği herhangi bir edimin bulunmadığı, zararın miktarının tespit edildiği tarihten itibaren zamanaşımı süresinin başlayacağı, ileri sürülen karar düzeltme nedenlerine göre hükmün onanmasına dair verilen Daire kararının yerinde olduğu anlaşılmakla dahili davalılar vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Dahili davalılar vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE,
Aşağıda yazılı para cezasının karar düzeltme isteyene yükletilmesine,
07.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!