3. Ceza Dairesi, kamu kurum ve kuruluşlarını zarara uğratan dolandırıcılık suçunda delil yetersizliği ve Bylock delillerinde kapsamlı inceleme gerektiren silahlı terör örgütü üyeliği temyizini ele alıyor.
Özet: İstinaf mahkemesince kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet kararı, bilirkişi raporunun hileli davranışları kesin olarak ispatlamadığı ve yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle bozularak sanığın beraat etmesi gerektiğine hükmedilirken; silahlı terör örgütüne üye olma suçuyla ilgili olarak sanığın Bylock kullanımına dair güncel teknik verilerin ve HTS kayıtlarının eksiksiz olarak temin edilerek, örgütle bağlantısının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi için kapsamlı bir araştırma yapılması gerektiği belirtilmiştir.
3. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
15.08.2016 (Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden )
HÜKÜMLER : 1. TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 58/9 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
2. Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca verilen beraat kararının kaldırılarak; TCK'nın 158/1-e-son, 43/1, 62, 52/2-4 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
İlk derece mahkemesince kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik istinaf incelemesi neticesinde bölge adliye mahkemesi tarafından söz konusu karar kaldırılarak verilen mahkûmiyet kararı ile hüküm türü değiştirildiğinden, bu suçtan ilk kez bölge adliye mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının 5271 sayılı CMK'nın 286/2-d maddesi uyarınca temyiz edilebilir kararlardan olduğu anlaşıldığından, tebliğnamede bu suç yönünden temyiz talebinin reddi kararı verilmesi gerektiğine ilişkin görüşe iştirak edilmemiş olup;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I. Sanık müdafiinin sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Dosya içerisine alınan bilirkişi raporunda sanığın iki ayrı sınavdaki başarı farklılığının tesadüfi olamayacağına yönelik kuvvetli kanaat oluştuğunun ifade edilmesi karşısında; ihtimallere dayanan yüzdelik oranlarının yer aldığı değerlendirme içermesi, sanığın hileli bir davranışını ortaya koymaya elverişli olmadığı gibi, kişinin önceki ve sonraki yıllardaki doğru ve yanlış cevap sayılarının kıyaslanarak, sınav sorularını haksız elde etmek sureti ile sınavda hileli yollarla yüksek puan aldığının kesin olarak ispatlanamayacağı, ayrıca bilirkişi raporunu teyit eder başkaca delil, beyan, bilgi bulunmadığı gibi, bilirkişi raporunda sınav sorularının alındığına dair kesin kanaatin de bildirilmediği de gözetilerek, sanığın üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak mahkûmiyetini gerektirir yeterli delil bulunmadığından beraati yerine, delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
II. Sanık müdafiinin sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve ███████-956 esas, ████████ karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve ██████████ başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından, ByLock ile ilgili içerik çözümleme çalışmalarının devam ettiği de göz önüne alınarak, öncelikle var ise mahkemece sanığa ait olduğu kabul edilen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının güncel halinin dosyaya getirtilmesi, sanığın ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hatlarına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, yargılama aşamasında mevcut tutanakta görünen şahıslar dahil olacak şekilde güncel içerikli ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen, aynı grupta yer alan ve irtibatlı bulunan kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, yargılama aşamasında mevcut tutanakta görünen şahıslar dahil olacak şekilde güncel içerikli söz konusu ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen, aynı grupta yer alan ve irtibatlı bulunan kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tayin edilmesi bakımından, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının güncel olarak araştırılması, elde edilecek tüm delillerin ve hükümden sonra dosyaya gelen deliller kapsamında; UYAP sistemi üzerinden 22.04.2025 tarihinde gelen emniyet mahrem analiz raporunun (EMAR) ve birliktelik analiz raporunun (BAR), UYAP sistemi üzerinden 27.04.2022 tarihinde gelen emniyet mahrem "mahrem sorumlu" detay sorgulama raporunun ve UYAP sistemi üzerinden 15.05.2024 tarihinde gelen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ve karar eklerinin, 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca sanık ... müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, var ise beyanda bulunan şahısların usulüne uygun şekilde sanığa soru sorma hakkı da tanınmak suretiyle tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3. Kabule ve uygulamaya göre de,
A. Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi karar başlıklarında suç tarihinin "27.10.2016" yerine "█████/2016" olarak yazılması,
B. Sanığın eşi hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet kararı verilmesinin, suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince sanık yönünden suç delili yahut örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerle hükümlerin, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!