OSB yönetim kurulu kararının iptali davalarında, TTK 445teki hak düşürücü sürenin 4562 sayılı Kanun kapsamında kıyasen uygulanıp uygulanamayacağına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Davacı bir şirketin, Organize Sanayi Bölgesi yönetim kurulunun kendisine ait arsa tahsisini iptal eden kararının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek iptalini talep ettiği davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, Organize Sanayi Bölgeleri Kanununda özel bir düzenleme bulunmadığından, Türk Ticaret Kanununun şirket genel kurul kararlarının iptaline ilişkin üç aylık hak düşürücü süresinin kıyasen uygulanması gerektiğini ve davanın bu süre geçtikten sonra açıldığını belirterek davayı reddetmiştir; davacı vekili ise bu hak düşürücü sürenin yönetim kurulu kararları için geçerli olmadığını ve yapılan kıyasın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kalkandere Asliye Hukuk (Ticaret) MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili; dava konusu taşınmazın 20.05.2015 tarihinde müvekkili şirkete davalı tarafından tahsis edildiğini, ancak Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 60... . maddelerine aykırı davranılması ve yatırım taahhütnamesine uyulmadığı gerekçesiyle davalı Yönetim Kurulunun 20.11.2019 tarihli ve 17 sayılı kararı ile tahsis işleminin iptaline karar verildiğini, iptal kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; davalı Yönetim Kurulunun 20.11.2019 tarihli ve 17 sayılı kararının iptaline, taşınmazın yeniden müvekkiline tahsisine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davaya konu Yönetim Kurulu kararının 20.11.2019 tarihli olduğu, davanın ise 29.03.2022 tarihinde açıldığı, üç aylık süre içerisinde davanın açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu kararın davacıya 11.12.2019 tarihinde bildirildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 445. maddesi uyarınca iptal istemine ilişkin dava açmak için öngörülen sürenin karar tarihinden itibaren üç ay olduğu, davanın ise 29.03.2022 tarihinde açıldığı, dava açmak için öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun (4562 sayılı Kanun) 25. maddesinin 5. fıkrasına göre OSB organları ile ilgili hüküm bulunmayan hallerde 6102 sayılı Kanunun anonim şirketlerin organları ile ilgili hükümlerin kıyasen uygulanacağının belirtildiği, 4562 sayılı Kanun ve Yönetmelikte Yönetim Kurulu kararlarının iptaline ilişkin düzenleme bulunmadığı, Genel Kurul Kararları için öngörülen 6102 sayılı Kanun hükümlerinin kıyasen uygulanması gerektiği, Yönetim kurulu kararlarının iptali istemi hakkında genel kurul kararlarının iptalini düzenleyen anılan kanunun 445. maddesine atıf yapılarak kıyas yoluyla uygulanması gerektiği, somut olayda parsel tahsisinin iptaline ilişkin Yönetim Kurulu kararının davacıya 11.12.2019 tarihinde bildirildiği, davanın üç aylık hak düşürücü süreden sonra 29.03.2022 tarihinde açıldığı gerekçesiyle, oy çokluğuyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; dava konusu Yönetim Kurulu kararı bakımından herhangi bir hak düşürücü süre öngörülmediğini, 6102 sayılı Kanunun 445. maddesi kapsamında iptal davası açabilecek kişi ve organların tahdidi olarak sayıldığını, müvekkilinin bunlardan biri olmadığını, hak düşürücü sürelerin ancak kanunla düzenlenebileceğini, organize sanayi bölgesi yönetim kurulu kararlarının iptaline ilişkin olarak 4562 sayılı Kanunda bir hak düşürücü süre öngörülmediğini, 4562 sayılı Kanunun 25/5 maddesinde yapılan atfın sadece defter tutulması ve genel kurul toplantılarında Bakanlık temsilcisinin bulunmasına ilişkin olduğunu, bu hükmün yönetim kurulu kararlarının iptaline ilişkin hak düşürücü süre öngörecek şekilde genişletici yorumlanmasının mümkün olmadığını, zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu, Kalkandere Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası bekletici mesele yapılmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, OSB yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.Davalı OSB Yönetim Kurulunun 20.11.2019 tarihli kararı ile davacıya yapılan arsa tahsisi iptal edilmiştir. Davacı tarafından 29.03.2022 tarihinde açılan işbu davada, İlk Derece Mahkemesince; davanın açılması için öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu ise, Bölge Adliye Mahkemesince aynı gerekçeyle reddedilmiştir.Derece Mahkemelerince karara esas alınan Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun (YHGK) 26.02.2014 tarihli ve 2013/4-329 E., ████████ K. sayılı ilamında; 4562 sayılı Kanunun 25. maddesinin 5. fıkrasının “Genel kurulun teşkilini müteakip bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde, OSB'lerin organları ile ilgili olarak Türk Ticaret Kanununun anonim şirketlerin organları ile ilgili hükümleri kıyasen uygulanır.” hükmünü içerdiği, dava tarihinde yürürlükte olan Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği’nin 34. maddesinin 1. fıkrasında ise “Aşağıda yazılı kişiler, kanun, yönetmelik, kuruluş protokolü ve ana sözleşmede belirtilen hususlar ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiasıyla genel kurul kararları aleyhine, toplantıyı izleyen günden başlamak üzere 30 gün içinde, OSB'nin bulunduğu yerdeki ilgili mahkemeye başvurabilir.” düzenlemesine yer verildiği, normlar hiyerarşisine göre en üstte Anayasa’nın, ondan sonra sırasıyla kanun, tüzük ve yönetmeliklerin geldiği, yönetmeliklerle bir yasa hükmüne açıklık getirerek uygulamaya geçirilmesinin amaçlandığı, kanun ve tüzükte öngörülen hak sağlayıcı düzenlemelerin yönetmelikle kaldırılamayacağı veya daraltılamayacağı gibi, bu tür düzenlemelerde öngörülmeyen yasaklayıcı veya sınırlayıcı hükümlerin yönetmelikle getirilemeyeceği, 4562 sayılı Kanunda iptal davasının açılabilmesi için bir sürenin düzenlenmediği, aynı Kanunun 25. maddesinin gönderme yaptığı 6762 sayılı Kanunun 381. maddesinde iptal davası açmak için üç aylık bir hak düşürücü süre öngörüldüğü, uyuşmazlık konusu olan, müteşebbis heyet tarafından alınan kararların iptali için hak düşürücü nitelikteki dava açma süresinin anılan Kanunun 381. maddesi uyarınca üç ay olduğu belirtilmiştir. Bu karardan sonra, 01.07.2017 tarihli ve 30111 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7033 sayılı Kanunla, 4562 sayılı Kanunun 25. maddesinin 5. fıkrası “OSB’lerde tutulacak defterler ve genel kurul toplantılarında görevlendirilecek Bakanlık temsilcisi konularında OSB mevzuatında hüküm bulunmayan hâllerde 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun anonim şirketlere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklinde değiştirilmiştir. Söz konusu maddede yapılan bu değişiklikle; önceki düzenlemeden farklı olarak, OSB’lerin organlarına yer verilmemiş, sadece OSB’lerde tutulacak defterler ve genel kurul toplantılarında görevlendirilecek Bakanlık temsilcisi konularıyla sınırlı olarak, 6102 sayılı Kanuna gönderme yapılmasıyla yetinilmiştir. Diğer bir anlatımla, yapılan bu değişiklik sonrasında, 6102 sayılı Kanunun anonim şirketler ile ilgili hükümlerinin, 4562 sayılı Kanunun 6. maddesinde OSB’lerin organları olarak sayılan; müteşebbis heyet (işletme aşamasında genel kurul), yönetim kurulu, denetim kurulu ve bölge müdürlüğü hakkında uygulanması söz konusu olmayacaktır. Diğer taraftan, 7033 sayılı Kanunla değiştirilen 4562 sayılı Kanunda iptal davası açılması için bir süre öngörülmemiştir. Ancak 02.02.2019 tarihli ve 30674 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmeliğin 22. maddesinde ise, genel kurul kararları aleyhine, toplantı tarihinden itibaren 3 ay içinde OSB’nin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurulabileceği düzenlenmiştir. Yukarıda yer verilen YHGK ilamında da açıklandığı üzere, 4562 sayılı Kanunda öngörülmeyen hak düşürücü süre ile ilgili olarak Yönetmelik ile bir düzenleme yapılması düşünülemez. Bu nedenle, söz konusu Yönetmelik hükmünün, OSB’lerin organları tarafından verilen kararların iptali için açılacak bir davada kıyasen uygulanması mümkün değildir. Öte yandan, 4562 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca OSB’lerin sevk ve idaresini yürütmekle görevli olan yönetim kurulu kararlarının; doğrudan OSB’nin katılımcıların kişisel haklarını etkilediği, aleyhine sonuçlar doğurduğu hallerde, ilgili katılımcının söz konusu yönetim kurulu kararının iptalini dava konusu edebileceği kabul edilmelidir.Gelinen bu aşamada, 05.09.2024 tarihli ve 32653 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 31. maddesi ile değiştirilen Yönetmelik’in “Arsa tahsisinin iadesi veya iptali” başlıklı 62. maddesinin açıklanmasında fayda bulunmaktadır. Söz konusu maddede yapılan değişiklikle, yönetim kurulu tarafından yapılan tahsis iptali işleminin, taraflara tebliğ edildiği tarihte geçerlilik kazanacağı hüküm altına alınmıştır.Tüm bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, bir OSB katılımcısının, yönetim kurulu tarafından hakkında verilen arsa tahsisinin iptali kararına karşı, tebliğ edildiği tarihten itibaren dava açması mümkündür. Ancak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Dürüst davranma" başlıklı 2. maddesinde yer alan;"...Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz..." hükmüne yer verilmiştir. Anılan Kanun maddesinde; hakların dürüstlük kuralına uygun kullanılması gerektiği ifadesinin ardından, hakların açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı belirtilmiştir. Bu ifade şeklinden hareketle; yönetim kurulu kararının iptali davasının, iptali istenen işlemin öğrenilmesine (Yönetmelikte yapılan değişiklik sonrasında tebliğ edilmesine) müteakip makul bir süre içerisinde açılması gerekir. Zira, aleyhe sonuçlar doğuran bir işlemin öğrenilmesine rağmen, dava açma hakkının aradan uzunca bir süre geçtikten sonra kullanılması, açıkça hakkın kötüye kullanılmasını oluşturur (Dairemizin 24.11.2025 tarihli ve █████████ E., █████████ K. sayılı ilamı da aynı yöndedir). Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacıya yapılan arsa tahsisinin, OSB Yönetim Kurulunun 20.11.2019 tarihli kararıyla iptal edildiği, kararın davacıya Aralık 2019 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise yaklaşık 3 sene geçtikten sonra 29.03.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; davanın makul süre geçirildikten sonra açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlıkta uygulanma olanağı bulunmayan 6102 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı ise de, karar sonucu itibariyle doğru bulunduğundan, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin 4. fıkrası hükmü gereğidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, sonucu itibariyle doğru bulunan İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.