Davalının anız yakmasıyla çıkan orman yangını nedeniyle oluşan maddi zararın tazminat davasında, çelişkili bilirkişi raporları ve ceza yargılaması bulgularının Yargıtayca değerlendirilmesi.
Özet: Davacı idarenin, davalının anız yakması sonucu çıkan orman yangınıyla 20.450 m² orman alanının zarar gördüğü iddiasıyla 15.229,11 TL tazminat talebini içeren davasında, yerel mahkeme yangının bozuk ormana sirayet etse de ağaçların zarar görmediği ve ağaçlandırma gerekmeyip tazminat talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmişse de, Yargıtay temyiz incelemesinde, ceza dosyasındaki görgü tespit tutanağı, hakimin gözlemi ve bilirkişi raporları ile ağaçların yandığının sabit olduğunu, bu nedenle davalının anız yakması sonucu orman yangını meydana geldiğinin ve orman alanının zarar gördüğünün tartışmasız olduğunu vurgulamıştır.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalının 25.06.2011 tarihinde anız yakması sonucu oluşan kıvılcımların ormanlık alana sıçraması ile orman yangınının meydana geldiğini, yangında 20.450 m² orman alanının zarar gördüğünü, bu olay nedeni ile davalının ceza mahkemesinde yargılanarak mahkumiyetine karar verildiğini ileri sürerek; 15.229,11 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava dilekçesinde zarara ilişkin yapılan hesaplamanın doğru olmadığını, zararın fazla hesaplandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının anız yakması sonucu rüzgarın etkisi ile yangının ormanlık alana sirayet ettiği ve orman zeminindeki bir kısım kurumuş otların ve çalıların yandığı anlaşılmış ise de, yangının sıçradığı alanın bozuk orman olduğu, zeminde kısa boylu yabani ağaçların bulunduğu, ancak ağaçların yandığında zarar görmediği, hayatiyetini devam ettirdiği, yangın nedeniyle ağaçlandırılması gereken bir alan söz konusu olmadığı, bu nedenle tazminat talebinin yerinde olmadığı, ceza dosyasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması nedeni ile bu kararın hukuk mahkemesini bağlayıcı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; hüküm kurmaya elverişli olmayan yetersiz bilirkişisi raporuna dayanılarak ve 12.04.2012 tarihli orman bilirkişisi raporuyla çelişki giderilmeden, aynı bilirkişiden ek rapor alınarak karar verildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, orman yangını nedeniyle meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Somut olayda; davacı İdare tarafından, davalının 25.06.2011 tarihinde anız yakması sonucu kıvılcımların ormanlık alana sıçraması ile orman yangınının meydana geldiği, 20.450 m² orman alanının zarar gördüğü, bu olay nedeni ile davalının ceza mahkemesinde yargılanarak mahkumiyetine karar verildiği, idarenin zararının bulunduğunu ileri sürerek; 15.229,11 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı ise tazminat miktarının fazla hesaplandığını savunmuştur.
Mahkemece; alınan rapor ile ceza dosyasında alınan orman mühendisi bilirkişi raporu arasında tazminat yönünden çelişki bulunduğu gerekçesiyle, bilirkişiden alınan 04.06.2014 tarihli ek raporda; 25.06.2011 tarihli anız yangınının ormana sirayet etmesi neticesinde 2.045 hektar orman alanının yangından etkilendiği, ancak 17.01.2014 tarihli keşifte yangından bir iz kalmadığı, ne yanan ne kuruyan bir ağaç, ne tahrip olan bir orman olmadığı ve mevcut ormanın hayatiyetini devam ettirdiği, ağaçlandırılacak bir alan da söz konusu olmadığı belirtilmiş, Mahkemece bu rapor esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Davalının yargılandığı ceza davasında bulunan 25.06.2011 tarihli Jandarma olay yeri görgü tespit tutanağında, yaklaşık 350-360 adet çeşitli cinste ağacın yandığı belirtilmiştir.
Diğer taraftan davalının yargılandığı ceza mahkemesince 09.04.2012 tarihinde yapılan keşifte hâkimin gözleminde, yanmış meşe ağaçlarının olduğu beyan edilmiş, keşif sonucu hazırlanan fen bilirkişinin hazırladığı raporda da ağaçların yandığı belirtilmiştir.
Davalı hakkında yapılan ceza yargılamasında taksirle orman yangınına sebebiyet verme suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.02.2012 tarihli ve ███████-639 E. - ███████ K. sayılı ilamında da özetle vurgulandığı üzere, "...maddi olgunun belirlenmesi yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı (5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231), kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü olmadığından, hukuk hakimini bağlamayacağının kabulü gerekir." şeklindeki uygulama gereğince, ceza mahkemesinin Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararının hukuk hâkimini bağlamayacağı kabul edilse de, 25.06.2011 tarihli Jandarma olay yeri görgü tespit tutanağında, ceza mahkemesince 09.04.2012 tarihinde yapılan keşifte hâkimin gözlemi ve keşif sonucu hazırlanan fen bilirkişi raporu ile ağaçların yandığı hususu sabittir.
Bu durumda, yukarıda yazılan delillerin birlikte değerlendirilmesinde, davalının anız yakması sonucu kıvılcımların ormanlık alana sıçraması ile orman yangının meydana geldiği ve orman alanının zarar gördüğü hususu tartışmasızdır.
Hal böyle olunca, Mahkemece; her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, yangın konusunda uzman ve ehil olan bilirkişiden dosyadaki tüm delillerin ve bilirkişi raporlarının değerlendirilip, bilirkişi raporları karşılaştırılarak zararın belirlenmesi hususunda ayrıntılı, açıklayıcı, hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine uygun bir rapor aldırılması ve varılacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, bu husus göz ardı edilerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının davacı yararına 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarıca BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanunun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!