Kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline dair asliye ticaret mahkemesi kararı.
Özet: Elektrik dağıtım şirketinin, perakende satış sözleşmesi olmaksızın kaçak elektrik kullandığı tespit edilen abonesine karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, mahkeme, kaçak kullanım tespit tutanağının geçerliliği ve bilirkişi raporuyla belirlenen alacak miktarı doğrultusunda, abonenin kaçak elektrik tüketiminden kaynaklanan 107.435,05 TL tutarındaki borçtan sorumlu olduğunu ve icra takibinin bu miktar üzerinden devam etmesi gerektiğini belirtmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ----. Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.DAVA:
Davacı vekili; müvekkili ---- elektrik dağıtım lisansı kapsamında faaliyet gösterdiğini, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararları ve ilgili mevzuat uyarınca elektrik dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin hukuki olarak ayrıştırıldığını, davalının ----- numaralı tesisatında perakende satış sözleşmesi olmaksızın kaçak elektrik enerjisi kullandığının 04.11.2024 tarihinde düzenlenen ----- seri numaralı tutanakla tespit edildiğini, kaçak elektrik tüketimi nedeniyle 103.899,74 TL tutarındaki fatura ve buna bağlı alacakların tahsili amacıyla ---. İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının 19.12.2024 tarihinde icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri uyarınca kaçak elektrik kullanımının faturalandırıldığını ve davalının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, alacağın likit ve belirlenebilir nitelikte olduğunu, arabuluculuk sürecinde davalıya ulaşılamadığını belirterek davalının icra takibine yaptığı haksız itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ll. CEVAP:
Davalı tarafın davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, kaçak elektrik kullanımına dayalı başlatılan takibe vaki itirazın iptal istemine ilişkindir. ---.İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyasının tetkikinde; Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 107.827,15 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlu tarafın süresi içinde borca itiraz ettiği tespit edilmiştir. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda borçlu yanın süresi içinde ibraz ettiği dilekçe ile borca itiraz ettiği, ancak dilekçe ekinde tebligat masrafı verilmediğinden dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmediği, bu nedenle itirazın iptali davası yönünden hak düşürücü sürenin henüz başlamadığı, dolayısıyla davanın yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlık, davacının davalıdan kaçak elektrik enerjisi kullanımından kaynaklı alacaklı olup olmadığı hususundadır.Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;
Davanın niteliğine göre, alacağın varlığını ve miktarını ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafa düşmektedir. Davacı delil olarak; düzenlenen tutanağa, tahakkuka, sözleşmeye vs dayanmaktadır.
Davalı yetkililerinin, dava konusu mahal yeri ----- adresinde 04.11.2024 tarihinde yapılan incelemede, davacı hakkında --- seri nolu Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketim Tespit Tutanağı ” tanzim edildiği, söz konusu tutanağın, ".... Perakende satış sözleşmesi olmadan tüketim yaptığınız tespit edilmiştir...” şeklinde tanzim edildiği, Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketim Tespit Tutanağında kayıtlı sayacın seri nosunun ----- olduğu sayaç endeksinin 2218,072 kWh olduğu tespit tutanağını davacı yetkililerinin imzaladığı davalının imzalamadığı anlaşılmıştır.
Kaçak elektrik tespit tutanakları, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitleri içerdiği ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerden olduğu (Yargıtay ----.HD---- █████/2020 tarihli, ----tarihli ilamı), davalı tarafça tutanağın aksi cihetinde delil sunulamadığı, anlaşılmakla bu cihette tutanak içerikleri sabit görülmüştür.
Tutanak tarihinde yürürlükte bulunan elektrik mevzuatına göre kaçak elektrik bedeli hesabının yapılması için bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Tüm dosya kapsamında, EPDK' nın yayınladığı yönetmeliğin 42/1-a maddesinin,” .... ederek elektrik enerjisi tüketmesi ... ” şeklinde düzenlendiği, bu hususun kaçak elektrik kullanımına girdiği bu nedenle davacının kaçak elektrik kullanıldığı, davacı davalı aleyhine ----- İcra Müdürlüğü ---- Esas sayılı ödeme emrinde 103.899,74 TL asıl alacak ve 3.272,84 TL işlemiz ve 654,57 faizin KDV olmak üzere toplam 107.827,15-TL İcra takibi yapıldığı, bilirkişice davacının kullandığı kaçak tüketim tutarının EPDK birim fiyatları ve ilgili yönetmelikleri doğrultusunda 103.899,72 TL asıl alacak, 2.946,10 TL avans faiz ve 589,23 TL faizin KDV si olmak üzere toplam 107.435,05 TL hesaplandığı, davacının davalıdan toplamda 107.435,05 TL alacaklı olduğu ve ---. İcra Müdürlüğü ----- Esas Sayılı takibin hesaplanan 107.435,05 TL den devam etmesinin gerektiği kabul edilerek bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Faiz Alacağı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Faturada belirtilen son ödeme tarihinde borcun ödenmemesi halinde borçlu temerrüde düşecek olup ayrıca temerrüt ihtarına gerek yoktur. (TBK 117) Bu kapsamda, davacı şirketin faiz alacağı doğduğu değerlendirilerek rapordaki belirlemeler yerinde görülmüştür.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. (Yargıtay --.HD ---
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, davanın haksız fiil hükümlerinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olduğu, alacağın likit (tutarı belli /muayyen, hesaplanabilir) bir alacak olmayıp, yargılama gerektiren bir alacak niteliği arz ettiği, bu cihette icra inkar tazminatı koşullarının somut olayda oluşmadığı anlaşılmakla, icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebi yerinde görülmemiştir.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE;
1-Davalının ----İcra Müdürlüğünün ---sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile,
103.899,72 TL asıl alacak, 2.946,10 TL avans faiz ve 589,23 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 107.435,05 TL üzerinden takibin devamına,
2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 7.338,89 TL harçtan peşin alınan 1.302,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.036,61 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 1.917,68 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 10.736,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 10.696,96 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
10-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın red (%0,36 ) ve kabul (%99,64 ) oranına göre hesaplanan 4.583,27 TL'sinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili, 16,73 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!