Borçlu mirasçılarının ihalenin feshi talebinde, İİK 128/a-2 uyarınca kesinleşen kıymet takdirinin iki yıllık süresinin ihale tarihinde dolması nedeniyle kararın bozulması.
Özet: Borçlu mirasçılarının itirazı üzerine yapılan incelemede, icra müdürlüğünce belirlenen kıymet takdiri tarihinden itibaren iki yıllık sürenin satış tarihi itibarıyla dolduğu ve bu durumun kamu düzenine aykırılık oluşturduğu tespit edildiğinden, ihalenin feshi talebinin reddine dair ilk derece ve istinaf mahkemesi kararları bozularak dosyanın yeniden değerlendirilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu mirasçıları tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:Şikayetçi borçlunun, ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, icra mahkemesince; şikayetin reddi ile ihale bedelinin %5’i oranında para cezasının şikayetçiden tahsiline hükmedildiği, şikayetçinin istinaf yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;İİK'nın 128/a-2. maddesinde; "Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez" hükmüne yer verilmiştir. Hukuk Genel Kurulu'nun 26.02.1992 tarih ve 1992/4-70 E. - ████████ K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, İİK'nın 128. maddesinde öngörülen iki yıllık sürenin başlangıcı, sonradan kesinleşmesi koşulu ile kıymet takdirinin fiilen yapıldığı keşif tarihidir.Kıymet takdirine itiraz davası; İİK'nın 128/a maddesinde düzenlenmiş olup, icra müdürlüğünce satışa konu malın bilirkişi marifetiyle yaptırılan değer tespitinin yerinde olmadığına yönelik bir şikayettir. Bu şikayette ilgili, müdürlükçe yaptırılan değer tespitinin yerinde olmadığı, malın belirlenen değerinin gerçek kıymetini yansıtmadığı iddiasıyla mahkemeye başvurmaktadır. Mahkemece yapılacak iş; icra müdürü tarafından belirlenen değerin taşınmazın gerçek değerini yansıtıp yansıtmadığı, bir başka ifadeyle memur işleminin doğru olup olmadığını denetlemektir. Dolayısıyla mahkeme, oluşturduğu bilirkişi kurulu ile, icra müdürünün kıymet takdiri yaptırdığı tarih itibariyle taşınmazın değerini belirleyerek memur işlemini denetler. Bu itibarla; mahkemece görevlendirilen bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ya da anılan mahkeme kararında değerlemenin yapıldığı tarih açıkça belirtilmediği sürece, kıymet takdirine itiraz davasındaki keşif tarihinin, İİK’nın 128/a-2 maddesinde düzenlenen 2 yıllık sürenin başlangıç tarihi olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, şikayet işleminin ruhuna da uygun düşmeyecektir.Somut olayda, ihaleye konu taşınmazların kıymet takdiri işleminin, icra müdürlüğünce 19.08.2020 tarihinde yaptırıldığı, borçlu taşınmaza takdir olunan değerlerin düşük olduğunu ileri sürerek kıymet takdirine itiraz etmesi üzerine, Bursa 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 16.06.2021 tarih ve ████████ E.-████████ K. sayılı ilamı ile şikayetin kabulüne karar verildiği görülmüştür. Mahkemece hükme esas alınan 10.06.2021 tarihli raporda; bilirkişiler tarafından değerlemenin hangi tarih itibariyle yapılmış olduğunun açıkça belirtilmediği, mahkemece; bu rapor hükme esas alınarak kıymet takdirine itirazın kabulüne karar verildiği görülmekle, iki yıllık süre, icra müdürünün kıymet takdiri yaptırdığı tarih olan 19.08.2020 tarihinden başlayacağından, satış tarihi olan 24.04.2023 günü itibariyle İİK'nın 128/a-2. maddesinde öngörülen iki yıllık süre geçmiştir.O halde, kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı 19.08.2020 tarihinden itibaren iki yıldan fazla süre geçtikten sonra ihale gerçekleştirilmiş olup, bu husus kamu düzeni nedeniyle re'sen gözetilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesince ihalenin feshine karar verilmesi yerine, istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.SONUÇ : Borçlu mirasçılarının temyiz isteminin kısmen kabulü ile kamu düzeni nedeniyle re’sen yapılan inceleme sonucu yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin istinaf talebinin esastan reddine ilişkin 15.01.2026 tarih ve █████████ E.-████████ K. sayılı kararının re'sen KALDIRILMASINA ve Bursa 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 14.10.2025 tarih, ████████ E.-████████ K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.