T.C. İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, alt yüklenicinin inşaat dış ve iç cephe işlerinden kaynaklanan alacak talepli eser sözleşmesi davasında davalının bilirkişi raporuyla borçlu olduğunun tespiti.
Özet: Bu hukuki evrak, bir eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, davacı şirketin bir inşaatın dış ve iç cephe işlerini tamamladığını ancak sözleşme bedelinin eksik ödendiğini iddia ederek bakiye alacak talep etmesini, davalı şirketin ise sözleşmenin geçerliliğini ve borcu reddederek tüm ödemelerin yapıldığını savunmasını ele almaktadır; yapılan açık yargılama, keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucunda hazırlanan raporda, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre davacıya 18.12.2024 dava tarihi itibarıyla 1.835.000,00 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket --------, -------- Mah., ------- ada, --------- parselde kayıtlı taşınmazın arsa sahipleri ile davalı arasında imzalanan sözleşme ile yapımı gerçekleştiren inşaatın dış cephe ve iç cephe işlerinin imzalanan sözleşme kapsamında yapımı için sözleşme imzalandığını, imzalanan sözleşme uyarınca müvekkili şirket tarafından yapılan işler tespit edilerek, sözleşme bedeli üzerinden müvekkiline ödemelerin yapılması gerektiğini, müvekkil ile davalı arasındaki sözleşme gereği davalının arsa sahiplerine kesmiş olduğu fatura ve tahsil etmiş olduğu ödemenin, müvekkilinin yapmış olduğu işler ile örtüştüğünü, sözleşmede, müvekkilinin taşeron, -------- ana yüklenici, 163 ada 5 parseldeki arsa sahiplerinin ise iş sahibi olduklarını, sözleşmenin uygulanması sürecinde, davalı ---------, iş sahibi olan arsa sahiplerinden ödeme alamadıkları gerekçesi ile müvekkilinin hakediş ödemelerini sürekli geciktirdiklerini, müvekkili şirketin sözleşme konusu işler ile ilgili olarak hak edişlerinin müvekkilinin yapmış olduğu işler toplamının 5.855.842,00 TL * KDV ( 7.027.010,40 TL ) iken, müvekkiline toplam 4.955.207,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin alçı sıva işi için 1.761.009,00 TL, dış cephe için 1.188720,00 TL, alçıpan ------- işi için 979.614,00 TL, saten boya işi için 972.100,00 TL ve ekli listede belirtilen ek işler ile birlikte toplam KDV dahil 7.027.010,40 TL iş yaptığını, müvekkili tarafından davalı şirkete 2 adet fatura düzenlendiğini, bunun karşılığında 4.955.207,00 TL ödeme yapıldığını, ek işler için de davalı şirketin ödeme yapması gerektiğini, yapılacak incelemeden sonra, gerçek alacak miktarı ortaya çıktığında dava değerini artırma hakları saklı kalmak kaydı ile, belirsiz alacak davacı olarak açılan huzurdaki davanın şimdilik 50.000,00 TL üzerinden kabulüne, alacağa dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacının herhangi bir hukuki yararının bulunmadığını, davacının müvekkili şirket ile arasında düzenlediğini iddia ettiği ve dilekçesinin ekinde yer verdiği sözleşmenin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacının müvekkili şirkete alt taşeron olarak yapmakla yükümlü olduğu tüm işleri yaptığını, ancak bu işlerin bedelinin müvekkil tarafından ödenmediği iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirketin, davacı tarafından bu güne dek yapılan tüm işlerin bedelini zamanında ve eksiksiz olarak davacıya ödediğini, buna karşılık davacının üzerine düşen işleri tamamlamadan inşaatı yarım bırakıp gittiğini, davacının müvekkili şirket ile yapılan anlaşmaya aykırı olarak hareket ettiğini ve müvekkili şirketi zarara uğrattığını, davacı tarafından sunulan sözleşmede müvekkili şirketin imzasının bulunmadığını, davacının, müvekkilinin talimatı ile sözleşme dışında iş ve imalatlar yaptığı iddialarının haksız ve dayanaksız olduğunu, asla kabul anlamına gelmemekle beraber davacının müvekkilinden alacağı bulunduğu varsayımında dahi temerrüt koşulları oluşmadığından davanın esastan reddinin gerektiğini belirterek açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.İNCELEME ve GEREKÇE :Dava; dava dışı arsa sahipleri ile davalı arasında imzalanan sözleşme ile --------- Mah. --------- ada --------- Parselde kayıtlı yapımı gerçekleştirilecek inşaatın davacı ile davalı arasında akdedildiği iddia olunan sözleşme kapsamında inşaatın dış cephe ve iç cephe işlerine ilişkin olarak bakiye alacak talebine ilişkindir.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, mahkememizce keşif icra edilerek bilirkişiden rapor aldırılarak sonuca gidilmiştir.Mahkememizce █████/2025 tarihinde inşaat ve mimar bilirkişi eşiliğinde keşif yapılmış olup, sözleşme hesap uzmanı ve mali müşavir bilirkişisinin de yer aldığı heyetten alınan raporda özetle, Davacının defterlerinin incelemeye ibraz etmediği, davalı şirketin incelenen ticari defter ve kayıtlara göre davalının davacı şirkete 18.12.2024 dava tarihi itibariyle 1.835.000,00 TL tutarınca borcunun bulunduğu, davacı şirketin davalı şirkete hitaben düzenlediği 82.000,00 TL, 1.200.000,00 TL ve 2.400.000,00TL tutarındaki faturaların davalı şirketin ticari defterlerinde kayıt altına alındığı, davalı şirketin incelenen ticari defterlerine göre, davacı şirkete 18.12.2024 dava tarihi itibariyle sipariş avanslarından kaynaklanan 5.022.602,01 TL tutarınca alacağının raporlandığı, enflasyon düzeltmesi öncesinde de 3.973.207,00 TL tutarınca alacağının raporlandığı, mahallinde yapılan incelemelerde yapının fiilen kullanıldığı ve bağımsız bölümlerde oturumun bulunduğu, binanın dış cephe mantolama ve boyasının tamamlanmış bir görünüm arz ettiği, iç cephe duvarlarının sıvalı ve boyalı olduğu, bodrum kattaki kapalı otoparkın sıva ve boya imalatlarının yapılmış olduğu, daire iç mekanlarındaki davaya konu imalatlar yönünden 4 nolu normal kat ve 14 nolu dubleks dairede yapılan incelemede, tespit edilebilen yüzeysel imalatlar bakımından belirgin bir eksiklik veya kusura rastlanılmadığı, bununla birlikte davaya konu olduğu ileri sürülen imalatların bir kısmının yapının kullanımına bağlı olarak kapatılmış, örtülmüş veya altta kalan imalatlar niteliğinde olabileceği, bu nedenle söz konusu imalatların yapılıp yapılmadığına, hangi mahallerde ve hangi miktarlarda gerçekleştirildiğine ilişkin hususların salt mahallinde yapılan inceleme ile belirlenemeyeceği, bu hususların tespiti için metraj hesapları, onaylı proje ölçüleri, hakediş raporları ve benzeri teknik belgelere ihtiyaç olduğu, dava dosyasında metraj hesabı, usulüne uygun hak ediş raporu, işçilik puantajı, onaylı proje ölçüleri ve benzeri bedel hesabına esas alınabilecek teknik belgelerin yer almaması nedeniyle, bu imalatlara ilişkin keşif ve bedel hesabı yapılmasına ve buna bağlı olarak rakamsal bir sonuca ulaşılmasına imkân bulunmadığı, iddia edildiği gibi ek iş olup olmadığı, davacı tarafından ek iş yapılıp yapılmadığına yönelik herhangi bir tespitte bulunulamadığı, bu nedenle dosyada yer alan bilgi ve belgeler uyarınca davacının alacak talebinde bulunduğu ek iş alacağına yönelik bir tespit ve hesaplamada bulunulamadığı yönünde rapor tanzim edilmiştir.Somut olayda; Davacı tarafça taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesinin bulunduğu, eser sözleşmesi kapsamında gerekli işlerin ve yine sözleşme ilişkisi kapsamında ek işlerin yapıldığı, davacının yaptığı işler karşılığı alması gereken bedelin 5.855.842,00 TL + KDV = 7.027.010,40 TL olduğunu ancak tarafına toplamda 4.955.207,00 TL ödeme yapıldığını, ek işler içinde ödeme yapılması gerektiğini ileri sürerek alacak talep etmekte, davalı ise davacının sunduğu sözleşmenin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacının alt taşeron olarak yapmakla yükümlü olduğu tüm işleri yaptığını, ancak bu işlerin bedelinin tarafından ödenmediği iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacı tarafından bu güne dek yapılan tüm işlerin bedelini zamanında ve eksiksiz olarak davacıya ödendiği, davacının sözleşme dışında iş ve imalatlar yaptığı iddiasının haksız ve dayanaksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmektedir.Davacı tarafça dosyaya sunulan sözleşmede davalının imzasının yer almadığı görülmekte ise de; davalı taraf cevap dilekçesinde davacının alt taşeron olarak çalıştığını, yapılan işler karşılığı davacıya 4.955.207,00 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafından bu güne dek yapılan tüm işlerin bedelini zamanında ve eksiksiz olarak davacıya ödendiğinin kabulü karşısında taraflar arasında sözlü olarak kurulmuş eser sözleşmesi ilişkinin bulunduğu, uyuşmazlığın davacı tarafça ek iş yapılıp yapılmadığı ve bu ek işler kapsamında alacağa hak kazanıp kazanmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmaktadır.Davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan mali incelemede; davalı şirketin, davacı şirkete 18.12.2024 dava tarihi itibariyle -------- hesabından kaynaklanan 1.835.000,00 TL tutarınca borcunun raporlandığı, davacı şirketin davalı şirkete hitaben düzenlediği 82.000,00 TL, 1.200.000,00 TL ve 2.400.000,00 TL tutarındaki faturaların davalı şirketin ticari defterlerinde kayıt altına alındığı, davalı şirketin incelenen ticari defterlerine göre, davacı şirkete 18.12.2024 dava tarihi itibariyle 159 verilen sipariş avanslarından kaynaklanan 5.022.602,01 TL tutarınca alacağının raporlandığı, enflasyon düzeltmesi öncesinde 3.973.207,00 TL tutarınca alacağının raporlandığı anlaşılmıştır.Dava konusu -------- Mah. -------- ada-------- parseldeki taşınmazda yapılan keşifte, binanın fiilen kullanıldığı, bağımsız bölümlerde oturumun bulunduğu ve yapının tamamlanmış bir görünüm arz ettiği görülmekle, bilirkişilerce yapılan teknik incelemede davacının iddia ettiği imalatların büyük bir kısmının yapının tamamlanıp kullanıma açılmasına bağlı olarak kapatılıp örtüldüğü, yapıldığı iddia olunan işlerin altta kalmış olması sebebiyle, bu işlerin yapılıp yapılmadığının ve hangi miktarlarda gerçekleştirildiğinin salt gözleme dayalı mahali inceleme ile teknik olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı, davacının alacak talebine dayanak yaptığı hak ediş tablosunun imzasız ve onaysız olduğu bu nedenle kesin hakediş mahiyetinde değerlendirilemeyeceği, davacı tarafın iddialarını somutlaştıracak ve hesaplamaya esas alınabilecek nitelikte usulüne uygun hakediş raporu, mahal bazlı imalat dökümü, metraj hesapları, işçilik puantajı veya belediyece onaylı mimari proje ölçülerinin de dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce taraflar arasında sözlü bir eser sözleşmesi bulunduğu kabul edilmiş ise de, davacı yüklenicinin bakiye iş ve sözleşme dışı ek iş yaptığı iddiasını ispatla mükellef olduğu, davacının iddia ettiği imalatları gerçekleştirdiğine dair hukuken geçerli teknik belgelerin dosyaya sunamadığı, mevcut durum itibarıyla yapıldığı iddia olunan imalatların tespitinin de mahalinde teknik olarak imkansız olduğu anlaşıldığından bu haliyle ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 853,88-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 121,88-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen miktar üzerinden davalı vekili için takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026