İcra takibinin iptali talebinde, borçlunun aynı protokole dayalı iddiayı başka bir dosyada daha önce ileri sürüp sürmediği yönünden derdestlik veya kesin hüküm dava şartının bölge adliye mahkemesince resen araştırılması gerekliliği.
Özet: Yargıtay, borçlunun icra takibinin iptali talebiyle sunduğu protokolün ödemeye ilişkin olduğunu kabul eden ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarını, alacaklının borçlunun aynı iddiayı aynı protokol ve gerekçelerle daha önce başka bir icra mahkemesi dosyasında ileri sürdüğünü ve bu durumun derdestlik veya kesin hüküm teşkil edip etmediğinin, mahkemece resen araştırılması gereken dava şartlarından olmasına rağmen bölge adliye mahkemesince değerlendirilmemiş olmasını temyiz gerekçesi olarak kabul ederek bozmuş ve bu hususun incelenmesi için dosyanın bölge adliye mahkemesine geri gönderilmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takibe karşı borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, takibin kesinleşmesinden sonra alacaklı ile aralarında imzalanan protokole uygun olarak borcun ödendiğini ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince; sunulan protokolün borcun itfası nedeni ile ibraya ilişkin olduğu, belge altındaki imzanın alacaklı tarafından ikrar edildiği, bu nedenle sunulan belgenin İİK'nın 71. maddesi anlamında belge olduğu gerekçesi ile şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; aynı gerekçe benimsenmek suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-ı maddesinde aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte (derdest) olmaması, dava şartları arasında düzenlenmiştir. Derdestlik; dava açılmasının usul hukuku bakımından ortaya çıkardığı sonuçlardan biridir. Aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce bir dava açılmış ve bu dava görülmekte ise, aynı konunun yeni bir dava konusu yapılması mümkün değildir. Çünkü, aynı konuda iki dava açılmasında davacının korunmaya layık bir menfaati yoktur. Diğer yandan, İcra mahkemesince verilen kararlar, kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemekle birlikte, aynı takip dosyası nedeniyle, aynı taraflar arasında ve aynı konuda daha önce verilen icra mahkemesi kararları, kesinleşmek koşuluyla sonraki şikayet yönünden birbirlerine karşı kesin hüküm teşkil ederler.Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, kamu düzeniyle ilgili olması sebebiyle, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmakla yükümlüdür.Somut olayda, temyize konu davada, borçlu tarafından alacaklı ile aralarında imzalanan 21.03.2022 tarihli “Protokol” başlıklı belgeye dayanılarak itfa nedenine dayalı olarak takibin iptali isteminde bulunulduğu, alacaklı tarafından, istinaf başvurusundan sonra mahkemeye sunulan 17.08.2024 tarihli dilekçe ile borçlunun aynı iddiayı, huzurdaki şikayet tarihinden önce, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 03.07.2024 tarih ve █████████ E. █████████ K. sayılı dosyasında ileri sürdüğünü beyan ettiği görülmüştür. Alacaklı tarafından ileri sürülen bu husus dava şartlarına ilişkin olup Bölge Adliye Mahkemesince re'sen gözetilmesi gerekirken anılan hususta herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır.O halde Bölge Adliye Mahkemesince, alacaklı tarafından ileri sürülen hususun, iddiaya konu dava dosyaları celbedilmek suretiyle, esası incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.SONUÇ : Alacaklının temyiz isteminin kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 09.10.2025 tarih ve █████████ E.-█████████ K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerden dolayı, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 371/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre alacaklının esasa yönelik sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.