Ağır engelli şizofreni hastasının 2022 sayılı Kanun uyarınca muhtaçlık aylığı başvurusunun hane gelirine dayalı reddedilmesinin hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesi ve bu kararın temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, 69 yaşında, şizofreni hastası ve kısmi felçli olan, bakıma muhtaç bir bireyin engelli aylığının, bakım için taşındığı ablasının hanesinin geliri yüksek olduğu gerekçesiyle kesilmesi üzerine açtığı davayı ele almaktadır. İlk derece ve bölge adliye mahkemeleri, davacının %82 oranında engelli ve bakıma muhtaç durumda olması, hane gelirinin davacının eniştesine ait olması ve diğer aile bireylerinin davacıya ekonomik sıkıntı yaşamadan yardımda bulunma imkanının olmaması nedeniyle, engelli aylığının bağlanmamasına yönelik işlemin iptaline ve ödenmeyen aylıkların tahsiline karar vermiştir. Davalı vekili ise, kurumun red işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, hane gelirinin muhtaçlık sınırının üzerinde tespit edildiğini belirterek kararın bozulmasını temyiz etmektedir.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 69 yaşında olup eşi ve çocuğunun bulunmadığını, yaklaşık 25-30 yıldır şizofreni hastası olup 20 yıldır engelli maaşı aldığını, 2018 yılı Mart ayında kısmi felç geçirdiğini, hastanede yatarak tedavi gördükten sonra bakımının sağlanması için ablasının evine taşındığını, bu nedenle adres değişikliği yaptığını ancak ablasının evinde yaşayanların gelirlerinin yüksek olduğu gerekçesiyle engelli maaşının kesildiğini, müvekkilinin bakıma muhtaç olması sebebiyle ablasının yanına getirildiğini, gelir testinde belirtilen bütün gelir ve mallar müvekkilin eniştesine ait olduğunu, söz konusu hane geliri ile müvekkilinin bağlantısının bulunmadığını ileri sürerek; müvekkilin engelli aylığı alabilmesine ve 2018 yılı mart ayından bu yana alamadığı engelli aylıklarının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 08.05.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle alacak talebini 35.986,62 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının şizofreni hastası olup özür oranının %82 olduğu, bilirkişi sosyal inceleme raporunda davalı Kurumun yasalara uygun olarak işlem tesis ettiği yönünde görüş beyan ettiği, 19.04.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre davacıya ödenmeyen engelli aylığı miktarının toplam 35.986,62 TL olduğunun mütalaa edildiği, %82 oranındaki engelli birinin sürekli başkasının bakımına muhtaç durumda olduğu, 2022 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliğine göre de %50 oranında engelli olan bir kişinin özel korunması gereken kişiler sınıfına girdiği, davacının engelli ve bakıma muhtaç olduğu, mali duruma ilişkin incelemede diğer aile bireylerinin ekonomik sıkıntı yaşamadan engelli olan davacıya yardımda bulunma imkanının olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle; davacıya engelli aylığı bağlanmamasına yönelik işlemin iptaline, 35.986,62 TL'nin davalıdan tahsiline, bu tutarın 100,00 TL'sine dava, bakiyesine ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş; karara karşı, ihbar olunan ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, İlk Derece Mahkemesince ihbar olunanın sıfat yönünden istinaf kabiliyeti bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, ek karar ihbar olunan tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; kurum red işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, delillerin değerlendirilmesinde hata yapıldığını, davacının talep zamanındaki durumu Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi(BSYBS) üzerinden MERNİS’ten elektronik ortamda elde edilen bilgiler doğrultusunda aynı hanede ikamet ettiği tespit edilen tüm bireylerin gelirinin hesaplamaya dahil edildiğini ve red tarihi itibari ile kişi başı gelir muhtaçlık sınırının 483,64 TL altında olması gerekirken davacının hanesinde bu gelirin 1.287,00 TL olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 2022 sayılı Kanun kapsamında muhtaçlık aylığı bağlanması talebinin reddine ilişkin Vakıf kararının hukuka aykırı olduğunun tespiti ile muhtaçlık aylığı bağlanması ve bugüne kadar ödenmesi gereken aylıkların tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda; 2022 sayılı Kanun uyarınca muhtaçlık aylığı bağlanması talebinin reddine yönelik işleminin kamu gücü kullanılarak tesis edilmiş, tek yanlı, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem niteliğinde olduğu, Devletin 2022 sayılı Kanun gereğince muhtaç durumda bulunan yaşlılara yaptığı parasal yardım için bu yasanın kendisine açıkça verdiği görev nedeniyle aracılık yaptığı, 2022 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca, Kanunun 1 ve 2. maddesi kapsamına girenlere Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca aylık bağlanacağı ve Bakanlık bütçesinin ilgili tertibinden ödeneceği şeklinde düzenleme bulunduğu, aynı maddenin ikinci fıkrasında aylık bağlanmasında Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Vakıflarınca sosyal inceleme raporları ve gerektiğinde sağlık kurulu raporları da dikkate alınarak ilgililerin bu kanuna göre aylık bağlanmasına haiz oldukları yönünde verilmiş kararların esas alınacağının kabul edildiği, bu kanuni düzenlemeler birarada değerlendirildiğinde ise, 2022 sayılı Kanun kapsamında Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının Kuruluşu ve Organlarının 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma Teşvik Kanunu'nun 7. maddesinde düzenlendiği, 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma Teşvik Kanunu'nun 7. maddesi gereğince sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisi olsa dahi, Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Vakıflarının bu Kanun kapsamındaki işlemlerini Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı adına tesis ettiği, 2022 sayılı Kanun kapsamında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı adına kamusal görevler yüklenen bu vakıfların bu kapsamda kamu gücüne dayanak işlem tesis etmiş olması nedeniyle aldığı kararların da idari işlem niteliğinde olduğu, işlem ve kararların idare hukuku alanında hukuki sonuçlar doğurduğu, bir kamu idaresi olan Bakanlığın tesis edeceği aylık bağlama, bağlanması talebinin reddi, aylık kesme yolundaki tasarruflarda idari işlem mahiyetini koruyacak ve doğacak ihtilaflarda da yine idari yargı yeri görevli olacağından, idari işlemlerle ilgili uyuşmazlıkların adli yargı yerinde değil, idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır (Dairemizin 22.02.2024 tarihli ve █████████ E. ████████ K., 18.11.2024 tarihli ve ███████ E., █████████ K., 28.05.2025 tarihli ve █████████ E., █████████ K. Sayılı ilamları da aynı yöndedir.).
Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; idari yargının görevli olması nedeniyle davanın yargı yolu yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca usulden BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!