12. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası sonucu oluşan cismani zarardan kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezlik ile bakıcı gideri tazminatı davasında Bölge Adliye Mahkemesince bozulan karar sonrası verdiği nihai hüküm.
Özet: Bu tazminat davası, sigorta poliçesi ile sigortalı bir aracın karıştığı trafik kazası sonucu ağır yaralanan davacının geçici ve sürekli iş göremezlik ile bakıcı giderleri taleplerini içermekte olup, ilk kararın istinaf tarafından bozulmasının ardından, davacının kaza ile illiyetli olduğu tespit edilen %36 oranındaki fiziksel ve travma sonrası stres bozukluğundan kaynaklanan ruhsal maluliyetinin, Adli Tıp ve Psikiyatri raporları ışığında değerlendirilmesi ve davalı sigorta şirketinin itirazlarının incelenmesi süreciyle devam etmektedir.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C....12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RDAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : █████/2018KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;DAVA : Davacı vekili, 21.04.2018 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... ..... ..... 'ın ağır yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 900,00TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri, 3.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden 8 gün sonrasından işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında sürekli iş göremezlik tazminatını, 169.289,73 geçici iş göremezlik tazminatını, 14.706,60-TL, bakıcı giderini 4.809,36 – TL olarak belirlenmiş, tüm dava değerine de dava tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini istemiştir. CEVAP : Davalı vekili, davaya konu aracın davalı şirket tarafından sigortalandığını, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve ekleri uyarınca, geçici iş görmezlik zararının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, bakıcı giderinin tedavi gideri kapsamında olduğunu, tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, BAM kara ilamı öncesi mahkememiz ████████ esas sayılı dosyası, adli tıp raporu, bilirkişi raporları, Kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi, trafik kayıtları, savcılık soruşturma dosyası, tedavi evrakları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Mahkememizce verilen █████/2020 tarih ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin █████/2022 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla kaldırıldığı, kaldırma kararı üzerine yargılamaya yukarıda belirtilen esas sırası üzerinden devam olunduğu anlaşılmıştır.... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin █████/2022 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında, "1-Mahkemece davacının kaza sonucu yaralanmasına bağlı maluliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alınmasına karar verilmiş, 20.03.2019 tarihli raporda davacının muayenesi sırasında kazadan sonra yürümekte zorlandığı, sağ omuz ağrısı olduğu, ani seslerde irkilme, uyku bozukluğu, devamlı kazayı hatırlama şikayetleri olduğunu belirtmesi nedeniyle bir devlet üniversitesi hastanesi, eğitim araştırma hastanesi veya devlet hastanesinde Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından muayenesinin yapılarak psikiyatrik hastalığının bulunup bulunmadığını, kaza ile illiyetinin olup olmadığını, tedavi ile çalışma olanağı verip vermediğini, kişinin işlevselliğini etkilemesi bakımından değerlendirilmesinin istendiği, davacının Sağlık Bilimleri Üniversitesi Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Yazır Psikiyatri Kliniğinden alınan 15.04.2019 tarihli raporda 11.04.2019 tarihinde psikiyatri polikliniğinde değerlendirilen şahıstan alınan anemnez ve klinik kayıtlara göre, şahsın 23.01.2018 tarihinden itibaren “Depresif Nöbet” tanısıyla takip ve tedavisinin yapıldığı, tedavisi devam ederken kazadan sonraki başvurusunda (14.05.2018) travma sonrası stres bozukluğu tanısı konulduğu, hastanın kalıcı nitelikte psikiyatrik rahatsızlığının bulunduğu, yaklaşık bir yıldır travma sonrası stres bozukluğu için tedavi görmekte olduğu ve kısmi remisyon (iyilik hali) sağladığı, tedavi ile işlevselliğinin kısmen düzeltildiği, tespit edilmiş olan arızaların 21.04.2018 tarihli kaza ile illiyetinin bulunduğu ve kalıcılık kazandığı belirtilmiş, buna göre Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 30.05.2019 tarihli raporda davacının Özürlülük Ölçütü ve Sınıflandırılması, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre davacının kaza sonucu yaralanması nedeniyle sağ asetabulumda nondeplase fraktür meydana geldiği, yürüyüş bozukluğu, alt ekstremitede antaljik yürüyüş nedeniyle %8, Ruhsal Bozukluklar başlığı altında tedavi işlevselliği kısmen düzelen travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle %30 olduğu, Balthazard formülü uygulandığında %36 özür oranı belirlendiği, bakıcı ihtiyacı süresinin 3 ay, tıbbi iyileşme süresinin 9 ay olduğu belirtilmiş, davalı sigorta şirketi tarafından rapora itiraz edilmiş, davalının rapora itirazları değerlendirilmeden karar verilmiş ise de alınan rapor hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Mahkemece Sağlık Bilimleri Üniversitesi Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yazır Psikiyatri Kliniğinden alınan 15.04.2019 tarihli raporda davacının kaza tarihinden önce 23.01.2018 tarihinden itibaren kliniklerinde depresif nöbet tanısıyla tedavi gördüğü, kazadan sonraki başvurusunda travma sonrası stres bozukluğu tanısı konulduğu, hastanın kalıcı nitelikte psikiyatrik rahatsızlığının bulunduğu, tedavi ile işlevselliğinin kısmen düzeltildiği, tespit edilmiş olan arızaların 21.04.2018 tarihli kaza ile illiyetinin bulunduğu ve kalıcılık kazandığı belirtilmiş ise de, dosya kapsamında bulunan davacıya ait Selçuk Üniversitesi hasta dosyasında davacının 01.10.2013 tarihinden itibaren belirli dönemlerde hastaneye gittiği ve anksiyete bozukluğu teşhisi konulduğunun anlaşılmasına göre, davacının kaza öncesinde var olan rahatsızlığının da konusunda uzman bilirkişi heyeti tarafından değerlendirilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece davalı sigorta şirketinin rapora itirazları da değerlendirilerek öncelikle davacının kaza tarihinden önceki tedavi evrakları da getirilerek zihinsel ve ruhsal bozukluğunun kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, kaza öncesinde var olan hastalığının kaza sonucu etkilenip etkilenmediği ve etkilenme oranı, travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle tedavisinin sona erip ermediği, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden rapor alınması gerekirken bu hususların değerlendirilmediği rapora göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.2-Mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapıldığı belirtilmiş ise de, raporda hesaplama yöntemine ilişkin ayrıntılar belirtilmediği gibi aktif ve pasif dönem başlangıç ve bitiş süreleri de açıklanmamış olması ve işleyecek dönem hesabının denetlenememesi nedeniyle eksik, yetersiz ve denetime uygun olmayan raporun hükme esas alınması da isabetli değildir. Mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen rapor tarihi verilerine göre Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant hesap yöntemi kullanılarak tazminatın belirlenmesi ve istinafa başvuran taraf lehine oluşan kazanılmış haklar dikkate alınarak karar verilmesi gerekir. 3-Hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunda davacının ev hanımı olduğu belirtilerek AGİ’li asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmış ise de zararın hesaplanması sırasında esas alınan asgari ücret, bir çalışmanın karşılığı değil ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Hal böyle olunca da ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı ev hanımı olan kişiler için zararın hesaplanması sırasında dikkate alınamayacağı açıktır. Buna göre, davacının kaza tarihi ve sonrasında çalışıp çalışmadığı araştırılarak ev hanımı olması durumunda aktif dönem zararının AGİ’siz net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiği gözetilerek hesaplama yapılması gerektiğinden yazılı olduğu şekilde karar vermesi doğru görülmemiştir.4- Davacı vekili tarafından ıslah dilekçesi ile hükmedilecek tazminata ıslah tarihinden faiz uygulanmasını talep ettiği halde mahkemece HMK.nın 26. Maddesine aykırı şekilde talep aşılarak temerrüt tarihinden faiz uygulanmış olması da doğru değildir." gerekçeleri belirtilerek kararın kaldırıldığı görülmüştür.Dava trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.Davacı vekili, davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı otobüs sürücüsünün neden olduğu tek taraflı kaza sonucu otobüste yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar,1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, 2-Tedaviyle ilgili diğer giderler,3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler,Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; 1-Bakıcı giderleri2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları)3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir. Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder.(Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: Hüseyin TUZTAŞ) Yine taraflar arasında düzenlenmiş olan başlangıç tarihli Zorunlu Sigorta Mali/Sorumluluk Sigortası poliçesinin bir anlamda mütemmim cüzü olan eki niteliğindeki genel şartların, hazırlanma ve bağıtlanmada taraf olmayan Sosyal Güvenlik Kurumu'na İdari bir düzenleme ile kanuni düzenlemesinin aksine bir sorumluluk yüklenmesi de düşünülemez. Bu nedenle geçici iş görmezlik, ve bakıcı giderlerinin de sigorta teminatı kapsamında olduğuna karar verilmiştir. Adli Tıp Başkanlığının █████/2023 tarih ve 40968900-101.01.02-██████████ sayılı raporunda, Kişiye ait adli-tıbbi belgelerde kaza öncesi Psikiyatri başvurularına ait tıbbi belge olmadığı, Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniği’nin 15.04.2019 tarihli raporunda Travma sonrası Stres bozukluğu için tedavi görmekte olduğu ve kısmi remisyon sağladığının belirtildiği, Kurulumuzda 03.05.2023 tarihinde yapılan muayenesinde kaza ile illiyetli aktif psikopatoloji saptanmadığı cihetle, Mevcut belgelere göre; Ali ve Keziban kızı, █████/1968 doğumlu, ...’ın █████/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması, kaza tarihinde yürürlükte olan █████/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde; Kas İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Özürlülük, Tablo 3.8 a ve b’ye göre; %5, Tablo 3.2’ye göre; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, belirtilmiştir.Adli Tıp Başkanlığının █████/2024 tarih ve 40968900-101.01.███████/152939-3911 sayılı raporunda, ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Kişiye ait adli-tıbbi belgelerde kaza öncesi Psikiyatri başvurularına ait tıbbi belge bulunmadığı, Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniği’nin 15.04.2019 tarihli raporunda Travma sonrası Stres bozukluğu için tedavi görmekte olduğu ve kısmi remisyon sağlandığının belirtildiği, Kişinin Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İkinci İhtisas Kurulunda 03.05.2023 tarihinde yapılan muayenesinde kaza ile illiyetli aktif psikopatoloji saptanmadığı cihetiyle, Mevcut belgelere ve İlgili İhtisas Kurulunda yapılan muayene bulgularında göre; Ali kızı, █████/1968 doğumlu ...’ın █████/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının; █████/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde; Kas İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Özürlülük, Tablo 3.8 a ve b’ye göre; %5, Tablo 3.2’ye göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceği, Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı belirtilmiştir.Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, Makina Mühendisi bilirkişi Ali Osman Çetiner ve Hesap Bilirkişisi Tevfik Dinç'ten alınan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda, 21.04.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu % 3 oranında malul olan ve kusursuz olduğu tespit edilen davacı ... için ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 17.11.2022 tarih E. █████████, K. █████████ sayılı kaldırma kararı doğrultusunda değerlendirme yapılmış, 8.705,46 TL geçici tam iş gücü kaybı, 19.725,44 TL sürekli kısmi iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat hesaplanmıştır. Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. Üst Kurulu tarafından düzenlenen 04.01.2024 / 11 karar no’lu raporda; davacı ...’ın 21.04.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit edildiğinden bu yönde bir hesaplama yapılamadığı, belirtilmiştir.Hesap bilirkişisi Tevfik DİNÇ'in █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda, Mahkemenin 06.05.2025 tarihli ara kararı doğrultusunda güncel asgari ücret verileri göz önünde bulundurularak yeniden değerlendirme yapılmış, 21.04.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu % 3 oranında malul olan ve kusursuz olduğu tespit edilen davacı ... için 8.705,46 TL geçici tam iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat ile, 203.333,22 TL sürekli kısmi iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat hesaplanmıştır. Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. Üst Kurulu tarafından düzenlenen 04.01.2024 / 11 karar no'lu raporda; davacı ...'ın 21.04.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit edildiğinden bu yönde bir hesaplama yapılmadığı belirtilmiştir.2918 sayılı KTK.nun 99. Maddesi gereğince sigortacılar hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tesbit tutanğını veya bilirkişi raporunu sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren 8 işgünü içinde ZMMS sınırları içinde kalan mikkatları hak sahibine ödemek zorundadırlar". Temerrüt tarihi başvuru tarihi olan 06.06.2018 tarihinin 8 iş günü sonrasıdır. Ancak davacı tazminat alacakları için dava tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmiş ve taleple bağlılık ilkesi uyarınca bu yönde hüküm kurulmuştur. Netice olarak davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacının malul olacak şekilde yaralandığı , kusur ve aktüer bilirkişi raporunun kanuna ve yönetmeliğe göre düzenlendiğinden hükme esas alınabileceği kabul edilerek, davanın kısmen kabulü ile; 169.289,73 TL sürekli iş göremezlik, 8.705,46 TL geçici iş göremezlik, tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ve bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine, dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;a)169.289,73 TL sürekli iş göremezlik,b)8.705,46 TL geçici iş göremezlik, tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ve bakıcı gideri tazminatı talebinin REDDİNE,2-Kabul edilen 177.995,19 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 12.158,85 TL karar ve ilam harcından 35,90 TL peşin harç, 632,00 TL ıslah harcı toplamı olan 667,90 TL harcın düşümü ile eksik kalan 11.490,95 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı, 35,90 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı, 632,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 791,30 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacının karşıladığı 1.421,15 TL tebligat gideri, 6.500,00 TL bilirkişi ücreti, 8.985,00 TL muayene ve rapor ücreti olmak üzere toplam 16.906,15 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 15.938,15 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 968,00 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 177.995,19 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 10.810,50 TL üzerinden takdir edilen 10.810,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025 ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır