T.C. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, davacının stok kumaş teslimatı yapılmadığı için bedelsiz kalan kambiyo senetlerinin iptalini ve borçlu olmadığının tespitini talep ettiği menfi tespit davası.
Özet: Davacı, davalıya mal teslimi karşılığında teminat amacıyla verilen ve "ciro edilmez" kaydı bulunan çeklerin, sözleşmede belirtilen kumaşların teslim edilmemesi üzerine bedelsiz kaldığını iddia ederek, bu çeklerin iptalini, borçlu olmadığının tespitini ve olası mağduriyetlerin önüne geçmek amacıyla ihtiyati tedbir konulmasını talep ederken; davalı ise çeklerin ticari ilişkinin bir parçası olduğunu, iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve kendi hakkında yürütülen konkordato süreci nedeniyle ihtiyati tedbir kararının hukuken uygulanamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : █████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2022
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketle imzalanan bila tarihli satım sözleşmesi uyarınca kilosu 136 TL'den 7.000.000,00-TL değerinde 51,5 ton ve kalanının kilosu 106 TL' den 3.750.000,00-TL olmak üzere toplam 10.750.000,00-TL değerinde stok kumaşın teslimi karşılığında anlaşma yapıldığını, işbu anlaşma yapılırken Davalıya bu değerde 19 yaprak çek teslim edildiğini, 04.11.2022 vade tarihli ve 11.11.2022 vade tarihli toplam 1.500.000,00-TL değerinde kumaş teslim alınmış ve bedeli davalıya sorunsuz şekilde ödendiğini, 18.11.2022 Cuma günü vadesi olan çek değeri 750.000-TL olup, müvekkilinin bu çeke ilişkin sadece 500.000-TL değerinde kumaş teslim alabildiğini, kalan 13 yaprak çekin davalı şirkete teminat amacıyla verildiğini, işbu çeklerle ilgili olarak "ciro edilmez" kaydı olduğunu, taraflarca imza altına alınan borç tasfiyesi protokolüne göre; "Taraflarca belirlenmiş olan stok kumaşların müvekkil şirkete teslim edilmemesi halinde çek bedelleri ödenmeyecektir." şeklinde bir mutabakat söz konusu olduğunu, yani diğer bir deyişle davaya konu çeklerin avans çeki olduğunun ortada olduğunu, bu husussun dilekçe ekinde sundukları 06.07.2022 tarihli borç Mutabakat protokolünde taraflarca kabul ve taahhüt edildiğini, ne var ki davalı şirketin çekleri teslim almasına rağmen, anlaşma uyarınca malların teslimi konusunda üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalı şirket ile yapılan görüşmelerde ham maddenin teslimi konusunda gereğinin yerine getirilmesinin ihtar edildiğini, ancak bugüne kadar kumaşların tesliminin gerçekleştirilmediğini, çeklerin iadesinin talep edildiğini, fakat müvekkili şirketin bu talebine karşı da herhangi bir olumlu dönüş yapılmadığını, taraflarca mutabık kalınmış olan stok kumaşların müvekkiline şirkete teslim edilmediğini, henüz teslim edilmeyen stok kumaşlara karşıl müvekkili şirket tarafından keşide edilen çeklerin de müvekkilinin iade taleplerine rağmen müvekkiline iade edilmediğini, dolayısıyla davalıya verilen dava konusu çeklerin bedelsiz kaldığını, çekin günü geldiğinde veya gününden önce ilgili davalı şirket ya da ciro silsilesine tabi kıldığı cirantaların çeki tahsil amacıyla bankaya ibraz etmeleri ihtimalinde, müvekkilinin olmayan bir borcu ödemesine ve mağduriyetine sebep olacağını, üstelik borca batık bir şirket söz konusu olduğundan işbu çekler açıkça kötü niyetle, sebepsiz yere başkaca borçlardan kurtulmak amacı ile kullanılabileceğini, çek bedelleri de dikkate alındığında, müvekkilinin iflasına dahi yol açabileceğini, tüm bu nedenlerle belirtilen çeklerin iptalini, borcun olmadığının tespitini ve dava sonuna kadar çekin ödenmemesi için çekler üzerine İcra ve İflas Kanunun 72/2. Maddesi gereğince ihtiyati tedbir konulmasını, davalı yana elden teslim edilmiş olan davaya konu yazılı çeklerin bedelsiz kaldığının tespiti ile bu miktar itibarıyla müvekkili şirketin davalı yana borçlu olmadığının tespitini, nihayetinde ilgili çeklerin iptaline, yargılama harç ve giderlerinin davalı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dilekçelerinde belirttikleri hususların gerçeği yansıtmayan afaki ve ayrıca dava konusu ile alakalı olmayan iddia ve beyanlardan ibaret olduğunu, zira söz konusu çeklerin, müvekkili firma ile davacı firma arasındaki ticari ilişki nedeni ile verildiğini, iddiaların aksine bu durumun tarafların ticari defter ve kayıtları ile de sabit olduğunu, davacı tarafın 3. Kişideki alacağına tedbir talebinin de hukuka aykırı olduğunu, zira müvekkili firma hakkında Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasında 03.11.2022 tarihinde konkordato geçici mühlet kararı verildiğini ve yine aynı dosyada 29.03.2023 tarihinde de 1 yıllık konkordato kesin mühlet kararı verildiğini, bilindiği üzere geçici mühlet ve kesin mühlet içerisinde tedbir kararı verilmesi korunmaya çalışılan alacaklılar arasındaki eşitlik prensibine aykırılık teşkil edeceğini, ayrıca konkordato mühletinin verilmesinin, takip yapılmasının yanı sıra ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmasını da engellediğini, bu hususun İİK m. 294, 1'de “Mühlet içinde... ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz" denilerek açıkça hükme bağlandığını, bu itibarla davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin mesnetsiz olup reddi gerektiğini, taraflar arasında dava konusu alacağa yönelik herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, zira davacı tarafın alacaklarının müvekkili firmanın ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olduğunu, konkordato projelerinde de yer aldığını, yani davacı tarafın iş bu davayı açmakta her hangi bir hukuki yararı bulunmadığı gibi her hangi bir menfaati de bulunmadığını, aynca davacı tarafın vekilinin işbu alacakları nedeni ile Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı konkordato dosyasına da müdahil olduğunu, bu itibarla davacı tarafın mesnetsiz afaki ve hukuki dayanaktan yoksun iddialarla huzurdaki davayı ikame ettiğinden iş bu davanın tümden de reddini talep etme zarureti hasıl olduğunu, beyanla davacı tarafın, ihtiyati tedbir talebinin ve mesnetsiz davasının tümden reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit (istirdat), yargılama sırasında davalı şirketin iflas etmesi üzerine kayıt ve kabul istemine ilişkindir.
Davacı, aralarındaki satım sözleşmesi uyarınca davalıya toplam 10.750.000,00-TL tutarındaki çekleri teslim ettiğini, davalının sadece 1.500.000,00-TL değerinde kumaş teslim ettiğini, kalan çeklerin avans amacıyla verildiğini ve çeklerin üzerinde ciro edilemez kaydının bulunduğunu, işbu çeklerin bedelsiz kaldığını beyanla menfi tespit isteminde bulunmuştur.
Davalı yasal süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. Davalı vekili beyan dilekçesinde; davaya konu alacağın varlığı konusunda herhangi bir ihtilaf olmadığını, davacı alacağının davalı defterlerinde kayıtlı olup, konkordato projesinde de yer aldığını, zaten davacının konkordato davasına da müdahil olduğunu bu nedenle işbu davanın açılmasında hukuki yararının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkememizce toplanan deliller ve belgeler ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, resen seçilen SMMM bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. Dosyaya sunulan █████/2024 tarihli raporda özetle; tarafların ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, dava konusu çeklerin de içerisinde yer aldığı, █████/2022 tarihli .... no'lu muhasebe fişi ile kaydı yapılan .... no'lu çek bordrosu ile toplam 4.500.000,00-TL ve █████/2022 tarihli ..... muhasebe fişi ile kaydı yapılan .... no'lu çek bordrosu ile toplam 7.000.000,00-TL'lik davalı şirkete verilen çekler olarak, toplu çek çıkışlarının yapıldığı, dava konusu çeklerin toplam 19 adet, 10.750.000,00-TL'lik çeklerden oluştuğu, bu çeklerden 04.11.2022 vade tarihli 750.000,00-1L ve 11.11.2022 vade tarihli 750.000,00-TL olmak üzere, toplam 1.500.000,00-1L'lık çek karşılığı, aynı değerde kumaşın davalı şirketten teslim alındığı ve bedeli davalıya 1.500.000,00-TL'lik bu çeklerle ödendiği, 18.11.2022 vadeli 750.000-TL'lik çek karşılığında, parçalı alımlarla toplamı 522.000,00-TL'yi bulan kumaş alımı yapıldığı, █████/2022 tarihi itibariyle, davacı tarafından, davalıya verilen çeklerle ilgili olarak 159.01.10-20- ..... TEKSTİL SAN. VE TİC.İTH.İHR. LTD.ŞTİ.'ne verilen sipariş avansları bakiyesinin 8.728.847,29-TL olduğu, başka bir deyişle █████/2022 itibariyle davalı şirkette kalan dava konusu çek tutarı bakiyesinin 8.728.847,29-TL olduğu tespit edildiği, 2023 yılında, 2022 yılından, davalı şirkete verilen çeklerle İlgili verilen sipariş avansı bakiyesi olarak devreden 8.728.847.29-TL ile açılış yapıldığı,█████/2023 tarihli, .... no'lu mahsup fişi ile 500.000,00-TL'lik iade çek açıklaması ile davalı şirkette kalan dava konusu çek tutarının 8.228.847,29-TL olduğunun kayıt altına alındığı tespit edildiği, davalı şirket kayıtlanna göre, 440.01.K27-Alınan Sipariş Avansları Hesabının 8.728.847,29-TL davacı şirket lehine alacak bakiyesi verdiği, ancak davalının, █████/2022 tarihli 500.000,00-TL'lik mahsup kaydının da düşülmesiyle, davalı kayıtları göre de davacı şirketin alacaklı olduğu çek tutarının 8.228.847,29-TL olması gerektiği, işbu menfi tespit davası konusu kapsamında tespit edilen 8.228.847,29-TL bakiye çek tutarında davacı şirketin borçlu olmadığı, tarafların karşılık birbirini doğrulayan kayıtlarına göre, alım-satımı gerçekleşen ticari emtia bedelleri ile iade edilen çeklerden sonra kalan iadesi/iptali gereken çek tutarının 8.228.847,29-TL olduğu görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında; davacının davalı ile aralarında kumaş alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, bu kapsamda davacının davalıdan kumaş alınması amacıyla davalıya toplam 10.750.000,00-TL değerinde çekler verdiğini, ancak davalının sadece 1.500.000,00-TL tutarında kumaş tesliminde bulunduğu ve bakiye çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasıyla davacı tarafından işbu davanın açıldığı, davalının davaya yasal süre içerisinde cevap vermediği, ancak davalı vekilinin "Davaya konu alacağın varlığı konusunda herhangi bir ihtilaf olmadığı, ancak davacı alacağının Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyasında konkordato projesine dahil edilmesi nedeniyle davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını" savunduğu, celp edilen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .....Esas sayılı dosyasında konkordato talebinin reddine ve davalı şirketin iflasına karar verildiği, buna göre davalı adına iflas idare memurlarına tebliğlerin yapılarak yargılamaya devam edildiği görülmüştür.
Davacının avans olarak verdiğini iddia ettiği tüm çeklerin ödendiği celp edilen muhatap banka yazı cevaplarıyla sabittir. Davalı hakkında Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyası ile verilen iflas kararının kesinleştiği, ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı ve davacı alacağının kaydedilmediği anlaşılmıştır. Mahkememizce aldırılan ve yukarıda özetlenen bilirkişi raporu ile davaya konu çeklerin bedelsiz kaldığı, bu durumun davalının da kabulünde olduğu anlaşılmıştır. Yargılama sırasında davaya konu çeklerin üçüncü kişiler tarafından muhatap bankaya ibraz edilerek tahsil edilmeleri nedeniyle dava istirdada dönüşmüştür. Davacının aralarındaki ticari ilişki kapsamında davalıya vermiş olduğu 19 adet ve 10.750.000,00-TL tutarlı çeklere karşılık davalının yapmış olduğu kumaş teslimleri ve iade edilen çekin mahsubu sonrasında davacının davalıdan bakiye olarak 8.228.847,29-TL alacaklı olduğu anlaşıldığından, davalının iflas etmiş olması nedeniyle bu bedelin davalı müflis şirketin iflas masasına İİK hükümlerine göre kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
- Davaya konu çeklerin 8.228.847,29-TL'lik kısmı yönünden davacının menfi tespit ve istirdat isteminin yerinde olduğunun tespitine,
-Toplam 8.228.847,29-TL alacağın davalı müflis şirketin iflas masasına İİK hükümlerine göre kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar harcının, daha önce mahkememiz veznesine depo edilmiş olan 145.158.75-TL harçtan indirilmesiyle bakiye 144.426,75-TL harcın talep halinde kesinleşmeye müteakip yatırana iadesine,
3-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan 732,00-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 812,70-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 4.260,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre 4.124,10-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye.....
Üye .....
e-imzalıdır
Katip ....
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!