Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin, genel kredi sözleşmelerinde dönen kredilere kefaletin, ilk borcun ödenmesi sonrası yeni borçlanmalarda rıza şartını arayan menfi tespit kararı.
Özet: Davacı kefiller, üçüncü bir şahıs adına imzaladıkları 50.000 TL üst limitli genel kredi sözleşmesi kapsamındaki ilk 15.000 TL kredinin ödenmesinin ardından, bankanın izleyen tarihlerde kefillerin bilgisi ve imzası olmaksızın kullandırdığı kredilerden sorumlu tutulamayacaklarını ve kefaletlerinden istifa ettiklerini savunurken; davalı banka, sözleşmenin cari hesap niteliğinde dönen bir kredi olduğunu, ilk kredinin ödenmesiyle limit dahilinde yeni kredilerin devam edebileceğini ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi, kefilin sorumluluğunun sonsuza dek sürmeyeceğine, ilk kredinin ödendiği ve davaya konu olan sonraki kredilerin davacıların imzası bulunmayan yeni sözleşmelerle kullandırıldığı gerekçesiyle, kefillerin bu borçlardan sorumlu tutulamayacağına hükmetmiştir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:█████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret MahkemesiKARAR TARİHİ:█████/2025DAVANIN KONUSU:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:█████/2026İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkilleri ile davalı banka arasında dava dışı ...'nın ... A.Ş. Antalya ... Şubesinden █████/2013 tarihli ve ... numaralı genel kredi sözleşmesi ile çekeceği 15.000,00 TL'lik kredi için dava dışı ... lehine davalı ile müvekkiller arasında 50.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere █████/2013 kefalet sözleşmesi imzalandığını, müvekkillerinin davalı ...Ş. ...Şubesine Bucak 1. Noterliği'nin █████/2017 tarihli, ... Yevmiyeli istifanamesi ile ...'nın kefilliğinden istifasının █████/2017 tarihinde bildirildiğini, dava dışı ... isimli şahsın davalıdan █████/2013 tarihli ve ... numaralı genel kredi sözleşmesi ile kullandığı kredi için müvekkilinin dava dışı ...'ya kefil olduğunu, müvekkilinin bu tarihte kullanılan 15.000,00 TL kredi dışında herhangi bir kefillik sözleşmesi bulunmadığını, müvekkilinin bilgisi dışında ve müvekkilinin kefil olduğu tarih dışında çekilen ve çekilmiş bir kredi var ise bu çekilen kredilerde müvekkilinin imzası bulunmadığını, müvekkilin bilgisi dışında müvekkilin imza attığı dönemden sonra çekilen krediler ve kullanılan kredi kartları için ödenmeyen borçlardan müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek davalı bankanın talep ettiği tutarın %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; müvekkili banka borçlusu dava dışı 3. şahıs ... ile müvekkil banka arasında █████/2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davacıların işbu sözleşmeyi 50.000 TL ile sınırlı olmak kaydı ile müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi tutarının dava dışı ... tarafından █████/2013 tarihinde ödendiğini ve yine Genel Kredi Sözleşmesinin devamı niteliğinde tekrardan kredi çekildiğini, işbu ön onaylı kredi borcunun da dava dışı ... tarafından █████/2017 tarihinde ödendiğini, dava dışı ...'nın ikamet adresinin ... mah. ... cad. Dış kapı no:... .../Antalya olması ve müvekkili bankanın ... şubesinin ikamet adresine daha yakın bulunması sebebiyle ... Şubesinden çekilen kredilerin devamı niteliğinde ön onay alınmak suretiyle dava dışı ...'nın ... şubesinden krediler almaya devam ettiğini, müvekkili bankanın ... şubesine Tarım Kredisi Kolunun açılması ve tarımsal nitelikli kredilerle görevlendirilmesi sebebiyle dava dışı ...'nın çektiği █████/2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin devamı niteliğindeki krediler müvekkil bankanın ... şubesine devredildiğini, GKS'nin cari hesap şeklinde işleyen kredi sözleşmesi olduğunu, cari hesap şeklinde işleyen kredilerde bankanın, sözleşmenin geçerlilik süresi içinde ve sözleşmede kararlaştırılmış limit içinde vereceği krediyi sürekli tekrarlamakta olduğunu, böylece kredi alan, aldığı krediyi zamanında ödemek suretiyle (yeniden sözleşme imzalamaya gerek duymaksızın) tekrar kredi isteyebildiklerini, geri ödeme yaptığı nispette tekrar kredi kullandığını, kredinin sürekli döndüğünü, bu yüzden bu tür kredilere dönen kredi denildiğini belirterek sonuç olarak haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "... kefilin imzaladığı sözleşme süresiz kredi sözleşmesi olsa dahi kefaletin sonsuza kadar devam edeceği düşünülemez. Kefalet edilen sözleşmelerle kullandırılan krediler ödenmiş olmakla hesaplar kapatıldıktan sonra başka sözleşmelerle kredi verilmesi halinde kefil, artık yeni sözleşmeyle verilen kredilerden sorumlu tutulamaz. Davalı banka tarafından dava dışı asıl borçlu ...'ya ilk kez 06.03.2013 tarihinde 15.000,00 TL tutarında 11.11.2013 ve 11.11.2014 tarihlerinde 9.892,97 TL tutarlı eşit taksitler halinde ödenmek üzere kredi kullandırıldığı ve taksit vadelerinde ödeme yapılarak kredinin kapatıldığı, aldırılan bilirkişi raporu ile sabittir. Dava konusu edilen, davacı kefiller ... ve ...'in dava dışı ...'ya kullandırılan █████/2017 tarihli, █████/2017 tarihli, █████/2017 tarihli, █████/2018 tarihli, █████/2018 tarihli, █████/2019 tarihli ve █████/2020 tarihli Diğer Tarım Kredileri - Tarımsal İhtiyaç Kredileri ile Üretici Kart Taksitli Nakit Avans Kullanımı ve █████/2017 tarihli kredi kartı alacağı █████/2017 tarihli ve sonrası tarihlerde akdedilen kredi sözleşmelerinden kaynaklandığından ve bu sözleşmelerde davacıların imzası bulunmadığından, davacı kefillerin imzasının atılı bulunduğu 11.11.2013 ve 11.11.2014 tarihli sözleşmelere dayalı alacakta bulunmadığından davanın kabulüne, davalı bankanın kötü niyeti sabit olmadığından davacılar lehine kötü niyet tazminatına hükmolunmasına yer olmadığına" karar verilmiştir. " karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dairemiz █████/2025 tarih, ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "... Davalı banka ile dava dışı ...'ya vekaleten ... arasında █████/2013 tarihli genel kredi sözleşmesi ve █████/2014 tarihli ek cari hesap kredi sözleşmesi imzalanmış olup, davacılar bu sözleşmelerden sadece █████/2013 tarihli genel kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzalamışlardır. Davanın temelini oluşturan █████/2019 tarihli ihtarnamede, kredi sözleşmesi denmiş ancak dayanılan sözleşmenin tarihi ve numarası belirtilmemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu borcun hangi sözleşmeden kaynaklandığı açıklanmamıştır. Bilirkişi raporu yeterli incelemeyi içermediği için istinaf denetimine de elverişli değildir. Bu durumda mahkemece, konusunda uzman bir bankacı bilirkişiden banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak ihtarname konusu borcun hangi sözleşmeden kaynaklandığının saptanması ve davacıların sorumlu olup olmayacağı yönünden deliller hep birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda ve yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine" karar verilmiştir.Dairemiz kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince; "... Antalya BAM 11. HD'nin █████/2025 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı gereğince konusunda uzman bir bankacı bilirkişiden banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak ihtarname konusu borcun hangi sözleşmeden kaynaklandığının saptanması ve davacıların sorumlu olup olmayacağı yönünden rapor alınmıştır. Dosya kapsamında kaldırma kararı sonrası alınan ... tarihli bilirkişi raporunda KI ... numaralı █████/2013 tarihli sözleşme incelendiğinde davalı banka ... şubesi ile dava dışı ... arasında KI ... numaralı █████/2013 tarihli belirsiz süreli çerçeve genel kredi sözleşmesi ve bu sözleşmeye bağlı eki niteliğinde, çerçeve sözleşmenin tarih ve numarası yazılı olarak █████/2014 tarihli 50.000,00 TL kredi limitli ve █████/2014 tarihli 30.000,00 TL kredi limitli “Cari Hesap Sözleşmeleri” bağıtlandığı, bu sözleşmeye ayrı ayrı kefaletnameler ile davacıların 50.000,00 TL üzerinden müteselsil kefil olduğu, kefillerin kefalet limiti ve kendi temerrütlerinin sonuçlarından sorumlu olacağı, █████/2017 tarihli ... numaralı senel kredi sözlesmesi ve ... numaralı █████/2017 tarihli Ticari Kart Sözleşmesi incelendiğinde, her iki kredi sözleşmesinden doğan banka alacağına şahsi teminat olarak alınan herhangi bir kefaletname dosyaya tevdi edilmediği, bu durumda davacıların müteselsil kefaletleri ... numaralı █████/2013 belirsiz süreli çerçeve genel kredi sözleşmesine dayalı olarak açılan ve kullandırılan kredilerden doğmuş ve doğacak banka alacağından ibaret olacağı, davacıların müteselsil kefil oldukları ... numaralı █████/2013 tarihli kredi sözleşmesi kapsamında dava dışı ...’ya açılan ve kullandırılan kredilerden devam eden taksitli nakit avans kredisinden bakiye borç tutarının █████/2017 tarihi itibariyle kapatılmasıyla davacıların kefaleten sorumlu tutulmalarını mümkün kılan banka alacağı bulunmaması ve davacıların █████/2017 tarihli kefaletten vazgeçtiklerinin davalı bankaya usulünce bildirildiği, █████/2017 tarihinden itibaren dava dışı ...’ya açılan ve kullandırılan kredilerin ... numaralı █████/2017 tarihli genel kredi sözleşmesi ve ... numaralı █████/2017 tarihli Ticari Kart Sözleşmesine dayalı olduğu ve dolayısıyla davacıların █████/2017 tarihinden itibaren açılan kredilerden doğan banka alacağından kefaleten sorumlu tutulmalarının mümkün bulunmadığının tespit edildiği, bu doğrultuda davacıların talebi ile bağlı kalınarak ilk çekilen krediler dışındaki krediler olan Beyoğlu 4. Noterliği'nin █████/2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesine konu ... numaralı 09.01 2017 tarihli genel kredi sözleşmesi ve ... numaralı █████/2017 tarihli Ticari Kart Sözleşmesi nedeniyle davacıların 67.222,79 TL borçlu olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, şartları oluşmadığından davacılar lehine kötü niyet tazminatına hükmolunmasına yer olmadığına" karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı borçlu ... arasında █████/2013 tarihli 50.000-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığını, Genel Kredi Sözleşmesine ek aynı tarihli Kefalet Sözleşmeleri ile davacıların 50.000-TL anapara ile sınırlı olmak üzere müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarının görüleceğini, dava dışı asıl borçlu tarafından imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin cari hesap şeklinde işleyen kredi sözleşmelerinden olmakla birlikte, işbu sözleşmenin geçerlilik süresi içerisinde ve sözleşmede kararlaştırılan limit dahilinde verilecek krediyi sürekli tekrarladığını, böylece kredi alanın, aldığı krediyi zamanında ödemek suretiyle yeni bir kredi sözleşmesine gerek duymaksızın tekrar kredi isteyebileceğini bu sebeple kredi ödenmek suretiyle sürekli olarak tekrarlanabildiğini, 3. kişinin bu tarz bir krediye kefil olması durumunda kredi ödendiği müddetçe kefalet sözleşmesindeki sorumluluğunun devam ettiğini, nitekim dosya kapsamındaki kefaletnameler incelendiğinde görüleceği üzere işbu kefaletlerin doğmuş ve doğacak riskler için verildiğinin ortada olduğunu, davacılar tarafından Bucak 1. Noterliğinin █████/2017 tarihli ... yevmiye numaralı istifanamesi ile kefillikten istifa ettikleri bildirilmiş ise de istifanamenin gönderildiği tarihte dava dışı asıl borçlunun borcunun devam ettiğini, borcun doğumunun daha öncesine dayandığını, davaya konu kefaletlerin doğmuş ve doğacak riskler için verilmiş olduğundan ve kefaletnamelerin süresinin dolmamış olduğundan mahkemenin gerekçesinin hatalı olduğunu, alınan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere kefillerin tüm hususları bilerek ve anlayarak sözleşmeyi imzaladıklarını, bu sebeple müvekkili banka tarafından her kredi ürününde kefillere bilgi verilmesi zorunluluğunun bulunmadığını, Genel Kredi Sözleşmesine istinaden alınan Kefaletnamelerden de anlaşılacağı üzere davacıların dava dışı ...'nın Genel Kredi Sözleşmesine istinaden çektiği kredilerden doğmuş ve doğacak alacaklara kefil olmayı taahhüt etmesinden bahisle sorumlu olduklarını, kaldı ki yukarıda açıklandığı üzere Genel Kredi Sözleşmesi cari hesap ilişkisine dayandığı için sürekli dönen bir kredi çeşidi olduğunu, dava dışı ... tarafından çekilen kredilerin █████/2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'nin devamı niteliğinde olup ön onaylı olarak verildiğinden davacıların bu kredi sözleşmesi dışındaki kefillikten sorumluluğunun bulunmadığı şeklindeki beyanları ve Yerel Mahkemenin bu beyanlar doğrultusunda davanın kabulüne karar vermesini kabul etmediklerini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararının gereğinin yerine getirilmiş olduğu, mahkemece aldırılan ... tarihli bilirkişi raporunundan davacıların müteselsil kefil oldukları Kl ... numaralı 06.03.2013 tarihli kredi sözleşmesi kapsamında dava dışı ...'ya açılan ve kullandırılan kredilerden devam eden taksitli nakit avans kredisinden bakiye borç tutarının 20.11.2017 tarihi itibariyle kapatılmasıyla davacıların kefaleten sorumlu tutulmalarını mümkün kılan banka alacağının bulunmadığı, davacıların █████/2017 tarihli kefaletten vazgeçtiklerinin davalı bankaya usulünce bildirildiği dikkate alındığında 09.01.2017 tarihinden itibaren dava dışı ...'ya açılan ve kullandırılan kredilerin ... numaralı █████/2017 tarihli genel kredi sözleşmesi ve ... numaralı █████/2017 tarihli Ticari Kart Sözleşmesine dayalı olduğu ve dolayısıyla davacıların █████/2017 tarihinden itibaren açılan kredilerden doğan banka alacağından kefaleten sorumlu tutulmalarının mümkün bulunmadığı, Mahkemece dosya kapsamında alınan gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmış olmakla; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 4.591,98 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.147,97 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.444,01 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, Harç Tahsil Müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA,3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacılar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.█████/2026...