Hayvancılık kredisi kaynaklı icra takibinde borçlu olmadığının tespiti davasında müteselsil kefilin ödeme iddiası, ispat yükü ve akrabalık ilişkisinde tanık dinleme şartları.
Özet: Bir borçlunun, davalı adına çektiği ve davalıya teslim ettiğini iddia ettiği kredinin aslında davalıya ait olduğunu, davalının bu borcu ödeyeceğini taahhüt etmesine rağmen kendisine icra takibi başlattığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptali talebiyle açtığı davada, davalı ise krediye kefil olduğunu ve borçlunun ödeyememesi üzerine kefil sıfatıyla ödeme yaptığını savunmuştur; ilk derece mahkemesi yazılı delil eksikliği nedeniyle asıl davayı reddedip birleşen davayı kısmen kabul ederken, bölge adliye mahkemesi, borcun davalıya verildiği iddiasının davacı tarafından yasal delillerle, özellikle davalının muvafakati olmadan tanık dinletilemeyeceği gerekçesiyle, ispatlanamadığına hükmetmiştir.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi

SAYISI : ███████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Azdavay Asliye Hukuk Mahkemesi03.03.2026
SAYISI : ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili asıl davada, davalı tarafından müvekkili aleyhine... 6. İcra Müdürlüğünün █████████ E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, tarafların akraba olduğunu, müvekkilinin davalının ricası üzerine onun adına 2014 yılında hayvancılık kredisi çektiğini, çekilen kredi tutarını da davalıya teslim ettiğini, davalının kredi borcunu ödeyeceğini, ticaret yapacağını söyleyerek müvekkilini ikna ettiğini, davalının birçok kişiye borcu olması sebebiyle aldığı büyükbaş hayvanların da müvekkili adına kaydedildiğini, sonrasında davalının bu hayvanları sattığını, elde ettiği kâr ve kredi bedeli ile borçlarını ödediğini, taşınmaz satın aldığını, buna rağmen söz konusu borç kendisinin değilmiş gibi kefil sıfatıyla ödeme yaptığını iddia ederek müvekkili hakkında takip başlattığını, aslında kendi borcunu ödediğini ileri sürerek; borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada...ve ...vekili, asıl davada ileri sürdüğü maddi vakıaları tekrar ederek;... 6. İcra Müdürlüğünün ██████████ E sayılı borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı borçlunun 2014-2015 yılları arasında çektiği krediye müvekkilinin kefil olduğunu, davacının ödeme güçlüğü çekmesi nedeniyle müvekkilinin hakkında icra takibi veya başka bir yasal yola başvurulmasını engellemek amacıyla kefil sıfatıyla kredi borçlarını ödediğini, davacıdan ödenen borcun iadesini talep ettiğini, ancak ödeme yapılmayınca takip başlattığını, ödeme belgelerinden ödemenin kim tarafından yapıldığının ortaya çıkacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı borçluların, davalının yani alacaklının varlığını iddia ettiği borcu inkar ettikleri, davaya konu edilen alacağa ilişkin çekilen kredinin davalı ... adına davacı ... tarafından çekildiği, asıl borçlunun davalı ... olduğu, ...'in kendi kullandığı krediye ait borcu ödediğini savunduğu, ancak tanık beyanları dışında kredinin davalı adına çekildiği ve davalı tarafından kullanıldığına dair bir delilin bulunmadığı, yazılı delil ile ispat şartının sağlanamadığı, davacıların hukuki ilişkinin borcun hiç doğmadığını ileri sürdüklerinden ispat yükünün davalıya düştüğü, davalının banka ödeme kayıtlarına dayandığı, bilirkişi raporunda; asıl dava dosyasına konu edilen... 6. İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. Sayılı dosyasına müzekkere cevaplarına göre tamamen borçlu olduğu, birleşen dosyaya konu edilen... 6. İcra Dairesinin ██████████ E, sayılı takip dosyasında 1.450,00 TL asıl alacağa hangi oranda faiz işletildiğinin tespit edilemediği, takip talebinde bulunan toplam faiz miktarı olan 34.461,56 TL'den garameten 1.450,00 TL asıl 802,20 TL işlemiş faiz toplamından oluşan 2.252,20 TL borçlu olmadığının belirtildiği, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle; asıl davanın reddine, birleşen davada yönünden davanın kısmen kabulü ile 1.450,00 TL asıl alacak 802,20 TL işlemiş faiz toplamından oluşan 2.252,20 TL yönünden davacıların borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı şartlarının oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde asıl ve birleşen davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ... tarafından kredi kullanımı yapıldığı ve davalı müteselsil kefil tarafından kredi ödemelerinin yerine getirildiği, kredi sözleşmesine göre müteselsil kefil olan davalının kredi borcunun davacı ... tarafından hiç ödenmemesi üzerine kredi borcunu müteselsil kefil sıfatıyla ödediği, kredi borcuna ilişkin ispat yükünün davacı borçluda olduğu, davacının kredi bedelini kefil olan davalıya tüketim ödüncü şeklinde verdiğini yasal delillerle ispatlamasının gerektiği, dava değeri ve davalının davada tanık dinletilmesine muvafakati olmadığı dikkate alınarak davada tanık dinlenmesinin mümkün olmadığı, taraflar arasında tanık dinlenmesini mümkün kılan bir akrabalık ilişkisi ya da istisnasının da bulunmadığı, davacı ...'ın çektiği krediyi ödünç / borç olarak davalıya verdiği iddiasını davada yasal delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde asıl ve birleşen davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davacılar vekili; davalının kefil olarak ödemek zorunda kaldığını iddia ettiği borca karşılık banka tarafından herhangi bir icra takibi yapılmadığını, davalının ödemeleri direkt müvekkilinin hesabına yaptığını, alacaklı bankanın bildirdiği bir hesaba ödeme yapmadığını, diğer kefiller hakkında da banka tarafından bir takip yapılmadığını, davalının kefil olduğu sözleşmenin 100.000,00 TL'lik limitli olduğunu, buna rağmen davalının 140.000,00 TL'ye yakın bir ödeme bildirdiğini, davalının kredi limitinden fazla ödeme yaptığının anlaşılamadığını, müvekkilinin kredi sözleşmesinden doğan borcunu ifa etmemesi gibi bir durum olmadığını, müvekkilinin kredi bedelini davalıya ödünç verdiğini, davalının banka yoluyla kredi tutarını ödeyerek ödünç verilen parayı iade ettiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tüketim ödüncüne bağlı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle davacı ...'ın kredi bedelini kefil olan davalıya tüketim ödüncü şeklinde verdiğini yasal delillerle ispatlamadığının anlaşılmasına göre asıl ve birleşen davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!