İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin hizmet sözleşmesinden kaynaklanan vade farkı alacağına ilişkin itirazın iptali istinaf kararı.
Özet: Özel güvenlik hizmeti sağlayan davacının, faturaların geç ödenmesi nedeniyle oluşan vade farkı alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul ederek davacının vade farkı talep etme hakkını onaylamış; ancak davalının istinaf başvurusu üzerine dosyanın incelenmesinde, taraflar arasındaki bir protokolün vade farkı alacağı hakkını açıkça saklı tutmadığı ve bu durum dikkate alındığında protokol sonrası düzenlenen vade farkı faturalarının uygun olmayabileceği yönündeki bilirkişi tespitlerinin hukuki değerlendirmesi henüz tamamlanmamıştır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2021
NUMARASI: ████████ Esas █████████ Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: █████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında hizmet sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında, müvekkili tarafından davalıya özel güvenlik hizmeti verilip, fatura bedellerinin bir kısmının geç ödendiği, bir kısmının ise eksik ödendiğini, alacağının tahsili amacıyla davalı tarafa karşı .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun dosya borcuna itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının, personel maaşlarını, sgk primlerini ve diğer tüm ödemelerini yaptığını iddia etmesine rağmen Bakırköy 8. İş Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyası ile müvekkilinin mağduriyetine yol açıldığını, müvekkilinin edimini zamanında, tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, "...taraflar arasındaki sözleşmede, ödeme tarihine ilişkin vade belirtilmiş olup, vadesinde ödenmeyen faturalardan dolayı davacı, açıkça bu hakkından vazgeçmediği surette vade farkı talep etmesinde hukuka bir aykırılık bulunmadığı, protokol hükümlerinin de uygulanmadığı, tarafların karşılıklı mail yazışmalarından ve defter incelemelerinden anlaşılmış olup, davacı, vade farkı faturası nedeniyle davalıdan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere 28.054,41 TL alacaklı olup, bu miktar yönünden davasında haklı bulunarak davanın kısmen kabulü ile davalının takibe bu miktar yönünden yapmış olduğu itirazın iptaline karar verilmiştir." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, yerel mahkeme tarafından hukuki gerekçe gösterilmeden, denetimi elverişli bilirkişi raporunun aksine karar ile ile davanın kabulüne karar verildiğini, davacı tarafın faturaların sürekli geç ödendiği ve ayrıca bir kısmının da eksik ödendiği iddiası gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin davacı şirkete borcu bulunmadığının protokol ile de sabit olduğunu, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatı hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ifade ederek kararın bozularak ortadan kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan vade farkı alacağına dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacının "gününde ödenmeyen faturaların vade farkı faturası" açıklamasına istinaden 44.068,26 TL alacağın tahsili için takip başlattığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Takibe konu edilen 30.08.2019 tarih ... numaralı ve 44.068,26 TL bedelli fatura ''vade farkı bedeli'' açıklamasıyla düzenlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince tarafların ticari defterlerinin iktisatçı bilirkişisi tarafından inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, düzenlenen 15.09.2021 tarihli raporda özetle; taraflar arasında mübrez güvenlik hizmetine ilişkin sözleşmede faturalar için 90 günlük vade düzenlendiği, protokol öncesindeki faturaların ödenmeyen kısımları için bu 90 günlük vadeler geçtiği halde, örneğin 2016 yılı fatura bakiyeleri için 21.5.2019 protokol tarihine kadar vade farkı faturası düzenlenmediği, protokol ile de vade farkına ilişkin hakkın saklı tutulmamış olması, yine bu protokol borç tutarına ilişkin olduğu halde, vade farkı borcuna ilişkin bir düzenleme yapılmamış olması, diğer bir anlatımla protokol sonrasında vade farkına ilişkin fatura düzenleneceğinin hüküm altına alınmamış olması dikkate alınarak, protokol sonrasında 2016, 2017, 2018, 2019 yılı fatura tutarları için vade farkı faturası düzenlenmesinin uygun olmayacağının düşünüldüğü, ancak nihayetinde konu bu yönüyle hukuki nitelik arz ettiğinden takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Sayın Mahkemece yapılacak hukuki değerlendirme neticesinde, davacının vade farkı faturası düzenleme ve talep etme hakkının olduğunun kabul edilmesi durumunda, davalının protokol öncesindeki ödemeleri dikkate (davalı defterlerinde görünmeyen 78.000,00 TL ödemeler de göz önünde tutularak) talep edilebilecek vade farkı tutarının 28.054,41 TL olarak hesap ve tespit edildiğine ilişkin, tespit ve görüşlerini belirtmiştir.
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı kararına göre, "vade farkı istenebilmesi için taraflar arasında bu konuda yazılı bir sözleşme ya da teamül halini almış fiili bir uygulamanın mevcudiyetinin kanıtlanması gerekmektedir."
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 06.12.2012 Tarih ve ██████████ E., ██████████ K. ilamı:"Taraflar arasındaki uyuşmazlık vade farkı faturasından kaynaklanmaktadır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 27.06.2003 tarih, 2001/1 Esas, 2003/1 karar sayılı kararına göre, vade farkı istenebilmesi için taraflar arasında bu konuda yazılı bu sözleşme ya da teamül haline gelmiş fiili bir uygulamanın mevcudiyetinin kanıtlanması gerekmektedir. Taraflar arasında vade farkı ile ilgili yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davacının vade farkı talep edebilmesi için taraflar arasında bu konuda teamül halini almış fiili bir uygulamanın bulunup bulunmadığının saptanması gerekmektedir. Teamülün mevcut olduğunun kabulü için en az iki ya da daha fazla vade farkı faturasının davalı tarafça itirazsız ödenmiş olması gerekmektedir. Dairemizin istikrarlı uygulaması da bu yöndedir..."
Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin █████████ E █████████ K. Sayılı ilamında ''...Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarına göre tacir olan taraflar arasında vade farkı faturası düzenleme ve tahsiline ilişkin teamülün mevcut olduğunun kabulü için en az iki ya da daha fazla vade farkı faturasının itirazsız ödenmiş olmasının gerektiği....'' şeklinde ifade edilmiştir.
Somut olayda uyuşmazlık, takibe konu 30.08.2019 tarihli 44.068,26 TL bedelli vade farkı faturasından kaynaklanmakta olup taraflar arasında vade farkı uygulanacağına dair sözleşme bulunmadığı, iki veya daha fazla vade farkı faturasının davalı tarafından itirazsız ödendiğine ilişkin bir teamülün de oluştuğuna dair dosyada tespit bulunmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmede ödeme tarihine ilişkin vade belirtilmiş olsa da ilk derece mahkemesinin gerekçesinin aksine bu hakkından açıkça vazgeçmemesi sebebiyle vade farkı alacağının bulunması mümkün değildir. Bu sebeple şartları oluşmayan vade farkı alacağı yönünden davanın reddi karar verilmesi gerekirken hukuki yanılgı ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Açıklanan tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1.b-2 madde uyarınca davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, BAKIRKÖY .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../███████ tarihli ve 2021/.. Esas 2021/... Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.b.2 maddesi uyarınca kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,
2-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gerekli 732,00 TL karar ilam harcından davacı tarafça yatırılan 532,58 TL harcın mahsubuyla bakiye 199,42 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi gereğince hesap edilen 44.068,26 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İstinaf giderleri yönünden;
1-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından, yatırılan 479,30 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 252,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 162,10 TL istinaf başvuru harcı, 479,30 TL karar harcı ile 73,00 TL (posta - tebligat masrafı) istinaf yargılama gideri toplamı 714,40 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!