Ticari kredilerden kaynaklanan menfi tespit davasında, kişisel bilgilerin ele geçirilerek çekilen kredilere ilişkin dolandırıcılık iddiaları sonrası görevsizlik kararı verilerek tüketici mahkemesinin yetkili olduğu belirtilmiştir.
Özet: Bu menfi tespit davasında davacı, kişisel bilgilerinin dolandırıcılar tarafından ele geçirilerek adına kredi çekildiği ve icra takipleri başlatıldığı iddiasıyla bankaya borcu olmadığını beyan etmiş, davalı banka ise işlemlerin tüketici işlemi olduğunu savunmuştur; mahkeme, takibe konu kredilerin tüketici işlemi niteliğinde olduğunu ve davanın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında bankacılık sözleşmelerine dayandığını tespit ederek, yargılamanın tüketici mahkemesinde yapılması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine ---- Banka Alacakları İcra Dairesinde; ---- icra takipleri açıldığını, müvekkilinin davalıya işbu dosyalarla alakalı borcunun bulunmadığını, müvekkilinin kişisel bilgilerinin 3. Kişiler tarafından ele geçirilmesi suretiyle davalı taraftan kredi çekildiğini, dolandırıcılık olayına ilişkin müvekkilinin ----- Cumhuriyet Başsavcılığına şikayetçi olduğunu, ---- soruşturma dosya numarasıyla adli soruşturma yürütüldüğünü beyan ederek öncelikle icra dosyalarının tedbiren durdurulmalarını, akabinde icra dosyalarındaki borçların menfi tespiti ile icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takiplerinde kullanılan kredi/kredi kartı/ek hesapların tüketici işlemi olduğunu davada görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu, kredi ve kredi kartı kullanımının davacıya ait olduğunu, davacının iddialarını somut delillerle ispatlaması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İcra dosyaları dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; takibe dayanak gösterilen belgelerden takibe konu kredilerin tüketici işlemi olduğu tespit edilmiştir.Dava bankacılık işlemlerinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır.6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde, kapsamının tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/k maddesinde tüketici “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” şeklinde, 3/1. maddesinde ise tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır. Yasa koyucu, bu hükümle, tüketicinin taraf olduğu bankacılık sözleşmelerini tüketici işlemi olarak kabul etmiştir. Aynı Yasa'nın 73. maddesinde, bu kanundan kaynaklanan uyuşmazlıkların tüketici mahkemesinin görevine girdiği düzenlenmiş, 83. maddesinde ise, taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Buna göre bir tarafı tüketici bulunan mutlak ticari dava niteliğinde ki davalara da tüketici mahkemelerince bakılacaktır. (Yargıtay ---HD. 22.03.2017 tarih ve ----Taraflar arasında bireysel bankacılık işlemleri sözleşmesi bulunduğu, davanın tüketicinin korunması hakkındaki kanundaki “bankacılık ve benzeri sözleşmeler” olarak ifade edilen bir hukuki işleme dayandığı, davacının tüketici, davalı bankanın hizmet sağlayıcı konumunda olduğu, davacının ticari veya mesleki amaçla hareket ettiği konusunda bir iddia ve delil mevcut olmadığı, davacının iddiası sistem hatasından kaynaklı zararın tazminine ilişkin olması da nazara alınarak, taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı Kanunun 3/1 maddesi kapsamında kalan tüketici işlemlerinden olduğu anlaşıldığından, mahkememizin bu davada görevli olmadığı, görevli mahkemenin 6502 Sayılı Kanun gereğince --- Tüketici Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılarak görevsizlik kararı verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın, görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmakla görevli mahkemenin ----- Tüketici Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olması halinde dosyanın görevli ---- TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-Yargılama ve harç giderlerinin HMK 323 ve 331. maddeleri uyarınca görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-Dosyanın gönderilmesi için süresinde başvurulmazsa HMK 20/1 ve 331/2 maddeleri uyarınca dosya resen ele alınarak mahkememizce karar verilmesine,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,Sair hususların gerekçeli kararda gösterilmesine,Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!