Ticari satıştan kaynaklanan e-fatura alacaklarına dayalı itirazın iptali davasında, davacının ödenmeyen mal ve hizmet bedelinin tahsili ile icra takibinin devamı talebi ve bilirkişi incelemesi.
Özet: Uzun süreli ticari ilişkileri bulunan davacı şirket, sağladığı mal ve hizmetler karşılığında düzenlediği, toplam 551.140,10 TL bedelli iki adet e-faturanın davalı tarafından ödenmemesi üzerine başlattığı ilamsız icra takibine yapılan borca itirazın iptali istemiyle dava açmış; davacı, faturaların ticari ilişki ve fiili ifa sonucu düzenlendiğini, zımnen kabul edildiğini, davalının soyut itirazının kötü niyetli olduğunu ve Türk Ticaret Kanunu uyarınca borcun ikrar edildiğini belirtirken, davalı taraf usulüne uygun tebligata rağmen savunma dilekçesi sunmamış ve ticari defterlerini ibraz etmemiş; bilirkişi incelemesinde ise davacının defterlerinin usulüne uygun olduğu ve takip tarihi itibarıyla davalıdan 624.003,44 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 2018 yılından bu yana devam eden ticari ilişki kapsamında, taraflar arasında gerçekleştirilen mal ve hizmet teminlerine ilişkin olarak, ... numaralı 540.640,10-TL bedelli ve 23.12.2024 ödeme tarihli, ayrıca ... numaralı 10.500,00-TL bedelli ve 15.01.2025 tarihli olmak üzere iki adet e-fatura düzenlenmiş olduğu, söz konusu faturalar, ticari ilişki ve fiili ifa sonucu düzenlenmiş, ödeme tarihlerinde muaccel hale gelmiş, ancak davalı borçlu tarafından bugüne dek ödenmemiş olduğunu, müvekkili tarafından yapılan tüm iyi niyetli görüşmelere rağmen ödeme uzun zaman geçmesine rağmen gerçekleşmediğinden, alacağın tahsili için Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasıyla ilamsız haciz yoluyla icra takibi başlatılmış, ancak Davalı Borçlu, borca, borç miktarına, faize, faiz oranına ve tüm fer’î alacaklara yönelik genel ifadelerle itirazda bulunmuş ve takibin durdurmuş olduğunu, taraflar arasında uzun süredir devam eden ticari ilişki çerçevesinde düzenlenmiş olan ... ve ... numaralı e-faturalar, düzenleme ve ödeme tarihleri ile birlikte Davalı Borçlu tarafından usulüne uygun şekilde kabul edilmiş, Faturalar, Müvekkili tarafından ifa edilmiş hizmet karşılığında düzenlenmiş ve fatura içerikleri karşı tarafça zımnen kabul edilmiş olduğu, davalı, bu faturalara karşı herhangi bir yazılı ihtirazî kayıt sunmamış, hizmeti reddettiğine dair hiçbir belge ibraz etmemiş olduğu, bu durumda, TTK m.21/2 ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca borç ikrar edilmiş olduğu, müvekkilinin edimlerini ifa ederek depoları Borçlu'nun ilgili adresine montajını gerçekleştirmiş ve sözleşme kapsamındaki tüm borçlarını yerine getirmiş olduğunu, ödeme yapılacağını ancak taraflarına süre verilmesi gerektiği, farklı ödeme yollarını denemek istedikleri ve vadesi gelmiş borçlarına ilişkin uzun vadeli kambiyo senedi ile ödeme iradesi göstermişseler de ekonomik piyasalarda özellikle çeke dayalı güvensizlik nedeniyle taraflarınca kabul edilmesi imkansız hale gelmiş olduğu, geçmiş ticari ilişkiler de dikkate alındığında tarafların aktif ticaret geçmişi olduğu, müvekkilin geçmişte ve davaya konu ticari işlemler nezdinde Davalı Borçluya hizmet sağladığı açık olduğu, borçlu, yalnızca “müvekkilimizin borcu yoktur” şeklinde soyut ve gerekçesiz bir beyanla borca itiraz etmekte, borcun ne sebeple oluşmadığını, ifa edilip edilmediğini yahut bir muvazaa veya ayıba dayalı herhangi bir hususu ortaya koymamakta olduğu, bu durumun, icra takibini durdurma amacı güden kötü niyetli bir taktikten ibaret olduğu belirterek davacı vekili borçlunun Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve takip tutarının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip tutanağı tebliğ edilmiş ancak cevap dilekçesi sunmamıştır.
ARAŞTIRMA;
1-Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla çıkartılarak dosya arasına alınmıştır.
2-Tarafların .... adresinden firma detay bilgileri çıkartılarak dosya arasına alınmıştır.
3-Güneşli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı tarafın 2024 yılı Aralık ve 2025 yılı Ocak ayına ait taraf kayıtlarıyla sınırlı Ba-Bs formları getirtilmiştir.
4-Erenköy Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davacı tarafın 2024 yılı Aralık ve 2025 yılı Ocak ayına ait taraf kayıtlarıyla sınırlı Ba-Bs formları getirtilmiştir.
5-... Anonim Şirketi'nden ... müşteri numaralı hesaptan yapılan, █████/2023 işlem tarihli, ... sıra numaralı, 313.799,20-TL bedelli ödeme dekontunun bir sureti getirtilmiştir.
6-Mahkememizce SMMM bilirkişisinden rapor aldırılmıştır.
.... Tarihli Bilirkişi Raporunda;
1-)Davacının 2023,2024 ve 2025 yıllarına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,
2-)Davalı yana ait ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğu,
3-)Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan █████/2025 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 624.003,44 TL (15.700 USD) Alacaklı oldukları tespit edilmiş olduğu,
4-)Davacı tarafından Davalı yana 23.12.2024 tarihinde içeriği “ 2 ADET SİLİNDİRİK GALVANİZ İÇİ PVC KUMAŞ MEMBRAN KAPLI MOD. SU DEPOSU .... .... ...... .. .....” olan Toplam Tutarı 22.000,-USD+KDV=26.400 USD (927.302,64 TL) olan ... numaralı E-Fatura ve 15.01.2025 tarihinde içeriği “ MONTAJCI KONAKLAMA BEDELİ” olan Toplam Tutarı 10.500,-TL olan ... numaralı E-Fatura olmak üzere kümülatif olarak toplam tutarı 937.802,64 TL olan 2 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu, 2024 12.ay ve 2025 1.ay karşılaştırmalı BA BS Bildirimlerine göre, tarafların BA BS Bildirimleri arasında fark olmadığı,
5-)Davalı ... Bankası hesabından, davacı ... hesabına, davacı tarafından fatura düzenlenmesinden yaklaşık 1 yıl önce 10.11.2023 tarihinde banka dekontu açıklamasında 11.000 USD Ön Ödeme yazan avans niteliğinde 313.799,20 TL ödeme yapılmış olduğu,
Davacının USD Bazında kalan alacağının (26.400 USD-11.000 USD) 15.400 USD (927.302,64 TL-313.799,20 TL= 613.503,44 TL) olduğu, TL Bazında alacağının 10.500 TL olduğu, Davacının icra takibi yapılan 23.12.2024 tarihli ... numaralı E-Fatura için TL kalan alacak tutarının 613.503,44 TL, USD Alacak tutarının 15.400 USD olduğu, icra takip tarihi olan 19.03.2025 tarihi itibariyle kalan 15.400 USD Alacağın Merkez Bankası Satış kuru olan 36,6582 TL üzerinden TL Karşılığının (15.400 USD*36,6582 TL) 564.536,28 TL olduğu, Ancak, Davacı yan tarafından 23.12.2024 tarihli ... numaralı E-Faturanın kalan bakiyesi olarak 540.640,10 TL için icra takibi yapılmış olduğu, ayrıca, Davacı tarafından ... numaralı 10.500 TL E-Fatura için de icra takibi yapılmış olduğu, toplam (540.640,10 TL+10.500 TL) 551.140,10 TL Asıl Fatura Alacağı için icra takibi yapılmış olduğu,
6-)Davacı yan tarafından dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan 22.08.2023 tarihli mail yazışmasında, davalı yan tarafından Davacı yana sözleşme olarak imzalanacak olan ürün ile ilgili toplantı notlarını ilettikleri, 528 m3’lük depo için teklif’in 1 Adet için 11.000 USD+KDV olduğu, ödeme şeklinin %50 peşin, kalanın ürün montajından sonra olacağı yazılmış olduğu görülmekte olduğu, davalı yan tarafından 10.11.2023 tarihinde 11.000 USD ön ödeme yapılmış olduğu, Montajın 15.01.2025 tarihinde yapılmış olabileceği, davalı yana düzenlenmiş Montajcı Konaklama Bedeli açıklamalı Faturadan anlaşılmakta olduğu,
7-)Davacı yan █████/2025 tarihli icra takibinde 551.140,10 TL Alacağına 63.758,78 TL işlemiş Faiz talep etmiş olduğu, ancak taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmeye ve davalı tarafı temerrüde düşürecek Noter kanalı ile yapılmış ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, ancak, Davalı yan tarafından davacı yana gönderilmiş mailde bedelin %50’i peşin, kalanı Montajdan sonra yazılmış olduğu, davalı yan tarafından 10.11.2023 tarihinde 11.000 USD ön ödeme yapılmış olduğu, Montajın 15.01.2025 tarihinde yapılmış olabileceği, davalı yana düzenlenmiş Montajcı Konaklama Bedeli açıklamalı Faturadan anlaşılmakta olduğu, Takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere Davacının icra takibi yapmış olduğu, 551.140,10 TL Asıl Fatura alacağı için 15.01.2025 tarihinden icra takip tarihi olan 19.03.2025 tarihine kadar işlemiş faizin 45.276,54 TL olarak, işlemiş faiz dahil davacı alacağının (551.140,10 TL+45.276,54 TL) 596.416,64 TL olarak hesaplanmış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
8-)Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan, icra takip tarihi olan 19.03.2025 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek değişen oranlarda yıllık Reeskont Avans Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
Sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konular, davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksız ise icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, banka kayıtları dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 551.140,10-TL asıl alacak, 63.758,78-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 614.898,88-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "540.640,10-TL tutarlı E fatura asıl alacağı ve 10.500,00-TL tutarlı E fatura asıl alacağı" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu, iş bu davanın süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.
2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ..... Esas - .... Karar sayılı ilamı).
Somut olayda, davacı tarafın iddiası davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında takibe konu fatura borçlarının ödenmediği hususlarına dayanmaktadır. Bu kapsamda davacı tarafın ticari ilişki kapsamında, faturalara konu ürünleri davalı yana eksiksiz ve ayıpsız teslim edildiğini ispat külfeti bulunmaktadır.
Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir. (Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin .... tarih █████████E. ....K. sayılı ilamı).
Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur. (Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin .... tarih ..... Esas .... Karar sayılı ilamı).
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak SMMM bilirkişiden rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi yukarıda özetine yer verilen █████/2026 tarihli raporunu dosyaya sunmuştur.
Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür.
Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.
Ancak, Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir.
Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davacı tarafından dava ve takip konusu edilen fatura alacaklarının davacı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı anlaşılmaktadır. Buna göre, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davacının ticari defter kayıtlarına göre, icra takip tarihi olan █████/2025 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 624.003,44-TL (15.700 USD) alacaklı olduğu, davacı tarafından davalı yana 23.12.2024 tarihinde içeriği “ 2 ADET SİLİNDİRİK GALVANİZ İÇİ PVC KUMAŞ MEMBRAN KAPLI MOD. SU DEPOSU......” olan Toplam Tutarı 22.000,-USD+KDV=26.400 USD (927.302,64 TL) olan ... numaralı E-Fatura ve 15.01.2025 tarihinde içeriği “ MONTAJCI KONAKLAMA BEDELİ” olan Toplam Tutarı 10.500,00-TL olan ... numaralı E-Fatura olmak üzere kümülatif olarak toplam tutarı 937.802,64 TL olan 2 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu, 2024 12.ay ve 2025 1.ay karşılaştırmalı BA BS Bildirimlerine göre, tarafların BA BS Bildirimleri arasında fark olmadığı, davalı ... Bankası hesabından, davacı ... hesabına, davacı tarafından fatura düzenlenmesinden yaklaşık 1 yıl önce 10.11.2023 tarihinde banka dekontu açıklamasında 11.000 USD Ön Ödeme yazan avans niteliğinde 313.799,20-TL ödeme yapılmış olduğu, davacının USD Bazında kalan alacağının (26.400 USD-11.000 USD) 15.400,00-USD (927.302,64 TL-313.799,20 TL= 613.503,44 TL) olduğu, TL bazında alacağının 10.500,00-TL olduğu, davacının icra takibi yapılan 23.12.2024 tarihli ... numaralı E-Fatura için TL bazından kalan alacak tutarının 613.503,44-TL olduğu, USD Alacak tutarının 15.400,00-USD olduğu, icra takip tarihi olan 19.03.2025 tarihi itibariyle kalan 15.400,00-USD alacağın Merkez Bankası Satış kuru olan 36,6582 TL üzerinden TL Karşılığının (15.400 USD*36,6582 TL) 564.536,28-TL olduğu, ancak, davacı tarafından 23.12.2024 tarihli ... numaralı E-Faturanın kalan bakiyesi olarak 540.640,10-TL için icra takibi yapılmış olduğu, ayrıca, davacı tarafından ... numaralı 10.500,00-TL E-Fatura için de icra takibi yapılmış olduğu, toplam (540.640,10 TL+10.500 TL) 551.140,10-TL asıl fatura alacağı için icra takibi yapılmış olduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca, bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere davacı tarafça takip konusu edilen iki adet faturaların ba-bs bildirimleri ile karşılıklı olarak vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir. Takibe ve davaya konu faturaların, davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması nazara alındığında, fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin ve davalının bu teslime bir itirazının bulunmadığının kabulü gerekmektedir. (Yargıtay .... HD' nin .... E., .... K. ve ..-..... E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.)
Sonuç olarak, yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin varlığı, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davaya konu icra takibine dayanak 23.12.2024 tarihli ... numaralı faturadan kalan bakiye alacağın 15.400,00-USD olduğu, icra takip tarihi olan 19.03.2025 tarihi itibariyle kalan 15.400,00-USD alacağın Merkez Bankası Satış kuru olan 36,6582 TL üzerinden TL Karşılığının (15.400 USD*36,6582 TL) 564.536,28-TL olduğu, davacının icra takibinde TL tutarı üzerinden talepte bulunduğu, ancak, söz konusu faturadan kalan bakiye alacak olarak 540.640,10-TL talep edildiği ve davacının talebi ile bağlı kalınması gerektiği, takibe dayanak diğer faturanın ise, ... numaralı 10.500,00-TL tutarlı fatura olduğu, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, her iki faturanın da karşılıklı olarak tarafların BA-BS bildirimleri ile bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüklerine bildirilmiş olduğu, bu nedenle yukarıda da belirtildiği üzere, söz konusu faturalara konu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin kabulünün gerektiği, davacının takip tarihi itibariyle, her iki fatura yönünden takipte talep edilen toplam asıl alacak miktarı olan 551.140,10-TL davalıdan alacaklı olduğunu, davacı tarafın ticari defterler kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması ve vergi dairesi kayıtları ile ispat ettiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile takibin 551.140,10-TL asıl alacak miktarı üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir.
Davacının, 63.758,78-TL takip öncesi işlemiş faiz talebi yönünden ise, TBK'nın 117. Maddesi gereğince, davacının takip öncesi davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair bir belgenin bulunmadığı, takip öncesi işlemiş faiz talep edilemeyeceği anlaşıldığından, takip öncesi işlemiş faiz talebi yönünden istemin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 551.140,10-TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Kabul edilen asıl alacağın %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 37.648,38-TL harçtan, peşin alınan 7.426,45-TL peşin harcın indirilmesi ile kalan 30.221,93-TL eksik harcın, davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 7.426,45-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 8.041,85-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 9.077,50-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 8.136,16-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 4.600,00-TL'nin kabul ret oranına göre 477,02-TL'sinin davacıdan, geriye kalan 4.122,98-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 88.182,42-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili (e-duruşma) ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ....
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!