İkamet hakkı ve mülkiyet uyuşmazlığı bulunan konutta su aboneliği talebi davasında, bozma sonrası taşınmazın satışı ile konusuz kalan dava.
Özet: Bir taşınmazda ikamet eden davacı, mülk sahibiyle yaptığı anlaşmaya dayanarak kesilen su aboneliğinin yeniden tesisini talep etmiş, davalı idare ise davacının hukuka aykırı ikamet ettiğini savunarak talebi reddetmiştir; ilk derece ve istinaf mahkemeleri abonelik tesisine karar verirken, Yargıtay, taşınmazdaki oturma hakkının ve uygulanacak hukuki dayanağın öncelikle netleştirilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur; bozma sonrası yargılamada, dava konusu taşınmazın el değiştirmesiyle davanın konusuz kaldığına hükmedilmiş ancak ilk derece mahkemesi, davacının dava açma anında haklı olduğunu kabul ederek yargılama giderlerini davalıya yüklemiştir.
3. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

SAYISI : ███████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının, ikamet ettiği "... Mah. ... Sk. No:2/2 .../..." adresinde bulunan taşınmazın maliki olan ... ile yaptığı anlaşma ile söz konusu taşınmazı sattığını, ...'ın da parası oldukça satış bedelini davacıya peyderpey ödeyeceğinin ve taşınmazın bedelinin tamamı ödenene kadar da davacının taşınmazda ikamet edeceğinin kararlaştırıldığını, davacının söz konusu taşınmazın bedelini tahsil edememesi nedeniyle Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinde ████████ E. sayılı (yeni ████████ E.) davayı açtığını, davaya konu alacak ödenmediğinden davacının taşınmazı kullanmasına engel olacak bir durum bulunmadığını, ayrıca davacı ile ... arasında Ankara 35. Asliye Hukuk Mahkemesinde ████████ E. sayılı dosya ile görülen müdahalenin önlenmesi davasında verilen kararın da istinaf aşamasında olduğunu, taşınmazda uzun yıllardır ikamet eden ve yaşı ilerleyen davacı ile aralarında görülen davalar nedeniyle ...'ın su aboneliğini iptal ettirdiğini, davacının kendi adına taşınmazda elektrik ve doğal gaz aboneliğinin bulunduğunu ileri sürerek; ikamet ettiği taşınmaz ile ilgili olarak, davalı İdare tarafından davacı adına su aboneliği tesisine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının, davalı İdarenin sağladığı kamu hizmetlerinden yararlanmak için gerekli şartları taşımadığını, davacının dava konusu taşınmazın maliki veya kiracısı konumunda olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen davalarda verilen kararlar ile davacı tarafın taşınmazda hukuka aykırı şekilde ikamet ettiğinin belirlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.02.2023 tarihli kararıyla; dava konusu yere 10.07.2021 tarihinde su aboneliği tesisinin gerçekleştirildiği, aboneliğin hesap kesimi nedeniyle kapatıldığı, ibraz edilen diğer abonelik faturaları ve tapu kaydına göre 3194 sayılı İmar Kanunu'nda (3194 sayılı Kanun) öngörülen hizmetlerden birinin götürüldüğü gerekçesiyle; söz konusu Kanunun 30, 31 ve Geçici 11. maddeleri hükümleri dikkate alınarak davanın kabulüne, dava konusu bağımsız bölüme yapı giderleri davacı tarafından karşılanmak üzere davacı adına geçici su aboneliği tesisine karar verilmiş, karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.05.2023 tarihli kararıyla; davacı ile dava dışı taşınmaz maliki arasında, davacının taşınmazda ikamet etmesi gerekçelerine ve anlaşmalarına ilişkin husumetlerin diğer Mahkemelerdeki derdest uyuşmazlıkların konusunu oluşturduğu, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin yazılı olmasının zorunlu olmadığı gibi tarafların iddialarının kesinleşmiş bir Mahkeme kararıyla da ispatlanmamış olduğu, davacının kendi adına taşınmazda elektrik ve doğal gaz aboneliğinin bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairece verilen 16.09.2024 tarihli ilamla; davacının abonelik tesisi talep ettiği konutun tapuda dava dışı ... adına kayıtlı olduğu, davaya konu konutun kullanımından kaynaklanan uyuşmazlık nedeniyle bu kişi tarafından davacı aleyhine müdahalesinin önlenmesine ilişkin açılan davanın derdest olduğu, öncelikle davacının bu taşınmazda oturmaya devam etme hakkının bulunup bulunmadığı hususunun açıklığa kavuşturulmasının gerektiği, davalar arasındaki bağlantı gözetilerek hasıl olacak sonuca göre uyuşmazlığın esası hakkında bir değerlendirme yapılması gerektiği, ayrıca uyuşmazlığa Yönetmeliğin "Abone olma koşulları ve uygulama esasları" başlıklı 33. maddesinin uygulanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yapı kullanma (iskan) izni alınmamış yapılara geçici abonelik verilmesi istemli davalarda uygulama alanı bulan, 3194 sayılı Kanun'un 30, 31 ve Geçici 11. maddelerinin uygulanmış olması da usul ve kanuna olduğu gerekçesiyle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava devam ederken taşınmazın başka birine satıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 331. maddesi gereğince davacının davanın açıldığı tarihte dava açmakta haklı olduğu anlaşıldığı, haklılık durum tespitine göre, yargılama gideri davalı üzerinde bırakılması ve davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinden bahisle; davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davacının dava konusu taşınmazda oturmasının haksız olduğunun mahkeme kararı ile ortaya konulduğunu, müvekkili İdarenin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, İdarenin sağladığı kamu hizmetinden yararlanmak için gerekli şartları sağlamayan davacının davasının esastan reddi gerektiğini, müvekkili İdare lehine yargılama gideri vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının ikamet ettiği dava konusu taşınmaza ilişkin su aboneliği tesisi istemine ilişkindir.
HMK'nın 331/1 maddesi uyarınca; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve oranlar.
Dosya kapsamındaki bilgi, belge ve abonelik kayıtları incelendiğinde; davacının dava konusu taşınmazda fiilen ikamet ettiği, elektrik ve doğal gaz aboneliklerinin adına tesis edilmiş olduğu, kamu hizmeti niteliğindeki su hizmetinden yararlanma talebinin davanın açıldığı tarih itibarıyla hukuki korunmaya muhtaç olduğu ve davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyulmakla, bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş ise de; bozma sonrası ortaya çıkan yeni hukuki durum (taşınmazın satılması ve davanın konusuz kalması) karşısında, HMK'nın 331. maddesi uyarınca tarafların dava tarihindeki haklılık durumunun tespiti ile yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve kanuna uygundur. Davalı İdarenin, davacının dava tarihi itibarıyla haksız olduğuna ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Bu itibarla; davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!