Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, ilaç sektöründeki tescilli markalar arasındaki benzerlik iddiasıyla açılan marka hükümsüzlüğü ve Kurum kararı iptali davasında istinafı değerlendiriyor.
Özet: Davacı, 05. sınıfta tescilli “...” markalarının benzer ibareli “...” markasının tescil başvurusuna itiraz ederek, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik ile karıştırılma ihtimali bulunduğunu, tanınmış markasının haksız yere istismar edileceğini ve ayırt ediciliğinin zedeleneceğini ileri sürerek ilgili kurum kararlarının iptalini ve davalı markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir; davalılar ise markaların farklılaştığını, hedef kitlenin dikkatli tüketiciler olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, ilk derece mahkemesi ise marka başvurusu kapsamındaki 35. sınıf hizmetleri için emtia benzerliği şartının sağlandığını ve davacı markalarının tüm emtiasının değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: ████████ - █████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2024
NUMARASI : ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali - Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2024 tarih ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 05. Sınıfta tescilli ██████████ ve ██████████ sayılı “...” ibareli markaları bulunduğunu, müvekkili markasının uzun yıllardır piyasada tanınan ve bilinen bir marka olduğunu, davalı şirketin 05 ve 35. sınıflarda tescili amacıyla yaptığı ███████████ sayılı “...” ibareli marka başvurusuna müvekkili şirket tarafından itiraz edildiğini, davalı Kurum tarafından müvekkilinin markalarının 'Sınıf 05: İlaçlar.' mallarında kullanımının ispatlandığının, Md. 6/1 kapsamında yapılan inceleme sonucunda markaların, görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduklarının, aynı/aynı tür/benzer malları/hizmetleri kapsadıklarının, bu nedenle markalar arasında ilişkilendirilme dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun tespit edildiğini, dava konusu marka başvurusu kapsamından “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler” mallarının çıkarıldığını, müvekkili tarafından kısmi ret kararına karşı itiraz edildiğini, davalı şirket tarafından da aynı kararın kabul edilen kısmına itiraz edildiğini, müvekkili şirket itirazının YİDK’nın 2023-M-4033 sayılı kararı ile reddedildiğini, davalı şirket itirazının ise 2023-M-4035 sayılı karar ile kabul edildiğini, davalı Kurumun her iki kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket markası ile dava konusu markanın görsel, anlamsal, kavramsal ve fonetik bakımdan benzer olduğunu, her iki markanın beş harften oluştuğunu, bu harflerden dördünün birebir aynı olduğunu, farklılığın tüketicilerin en az odaklandığı orta kısımda olduğunu, markalarda farklı olan “...” ve “...” harflerinin dahi görsel olarak birbirine benzediğini, müvekkilinin “...” markalı ürününün eczanelerden reçetesiz temin edilebildiğini, müvekkili markasının sektöründe tanınmış olduğunu, davalı şirketin marka başvurusunun tescili halinde müvekkili şirket markasından haksız olarak yarar sağlayacağını ve müvekkili şirket markasının ayırt ediciliğinin zedeleneceğini ileri sürerek YİDK’nın 2023-M-4035 ve 2023-M-4033 sayılı kararlarının iptaline, ███████████ sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Kurumu vekili, dava konusu “...” ibareli markanın tescil edilmek istendiği 05. sınıftaki reddi istenen malların hedef kitlesinin doktorlar, eczacılar, veterinerler, diş hekimleri gibi yüksek düzeyde titiz alıcılar olduğunu, hedef tüketici kitlesinin satın alma anında daha özenli ve dikkatli olacağını, markaları birbirleriyle ilişkilendirmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, taraf markalarının reçeteli olarak satılan, bilinçli kesime hitap eden ilaç markaları olduğunu, taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak farklı bulunduğunu, taraf markalarında farklı olarak bulunan “...” ve “...” seslerinin markaları işitsel ve görsel olarak farklılaştırdığını, müvekkili markasının üç hece, davacı markasının iki heceden oluştuğunu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 2023-M-4033 sayılı YİDK kararının iptali davası bakımından, dava konusu marka kapsamında yer alan “35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmeti bakımından taraf markaları arasında “emtianın benzer olması” şartının sağlandığı, markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından dava aşamasında davalı şirket tarafından kullanmama def'i ileri sürülmediğinden, davacıya ait markaların kapsamlarında yer alan tüm emtianın nazara alınması gerektiği, dava konusu marka kapsamında yer alan 05. sınıf emtianın tamamı ile █████ alt sınıfında yer alan hizmetin tamamı bakımından taraf markaları arasında “emtianın aynı/benzer olması” şartının sağlandığı, taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; “...” ve “...” ibarelerinin esas unsur konumunda olduğu, “...” ve “...” ibarelerinin her ikisinin de 5 harften oluştuğu, toplamda 4 harflerinin aynı olduğu ve aynı harflerin aynı sıralamada yer aldığı, buna karşın markanın ortasında yer alan “...” ve “...” harflerinin yazılış olarak benzer harfler olmadığı, davacı markaları iki heceden oluşmakta iken, dava konusu marka üç heceden oluştuğu, aynı/aynı tür/benzer kabul edilen mal ve hizmetler bakımından ortalama tüketici kitlesinin bilinç ve dikkat düzeyinin ortalamadan yükseğe değiştiği, dolayısıyla düşük seviyede görsel benzerliğin markalar arasında karıştırılma ihtimaline yol açmayacağı, markalar arasında işitsel ve kavramsal benzerlik de bulunmadığı gözetildiğinde, tüketicinin taraf markalarını gördüğünde ya da işittiğinde, farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olması, taraf markalarında yer alan emtiaların birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunmaması nedeniyle, somut olay bakımından gerek YİDK kararlarının iptali istemleri bakımından, gerekse hükümsüzlük istemi bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, tanınmışlığın değerlendirilebileceği yeterli belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, bu nedenle iddia edilen tanınmışlığın ispatlanamadığı, dolayısıyla SMK m.6/5 hükmü koşulunun somut olayda oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markalar arasında benzerlik seviyesinin yüksek olduğunu, her iki markanın beş harften oluştuğunu, bunlardan dördünün birebir aynı olduğunu, markalar arasındaki farklılığın yeterli olmadığını, markaların kapsadıkları emtianın da benzer bulunduğunu, müvekkiline ait ... markalı ilacın doğal yolla sertleşme oluşmasına yardım eden bir ilaç olması nedeniyle, tüketicinin satın alma eğilimlerini ve yöntemlerini doğrudan etkilediğini, taraf ürünlerinin eczaneden temini sırasında gerek ürünü satın alan tüketici gerekse eczane çalışanı tarafından karıştırılmasının kuvvetle muhtemel olacağını, ürün sırf eczaneden temin ediliyor diye tüketicinin dikkatinin yüksek kabul edilmesinin ve taraf ürünlerinin karıştırılmayacağının iddia edilmesinin gerçekçi bir yaklaşım olmadığını, somut olayda iltibasın tüm koşullarının bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli marka başvurusu ile itiraza mesnet "..." esas unsurlu marka arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların birbirinden farklı olduğu, davacı markaları iki heceden oluşmakta iken, dava konusu marka üç heceden oluştuğu, markalar arasındaki genel görünüm ile harf farklılığının yeterli ayrıştırmayı sağladığı, markalarda farklı bulunan harflerin bezer yazılmadığı gibi okunuşlarının da farklı bulunduğu, diğer yandan aynı/aynı tür/benzer kabul edilen mal ve hizmetler bakımından ortalama tüketici kitlesinin bilinç ve dikkat düzeyinin dikkate alınması gerektiği, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, dava konusu marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden, karşı tarafın tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayacağı, dosya kapsamında tanınmışlık iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!