İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde, müvekkilin plakası tespit edilemeyen araçtan itilerek bacağının üzerinden geçilmesi sonucu cismani zarar ve iş göremezlik tazminatı talebiyle açılan dava.
Özet: Davacı, 10.05.2024 tarihinde seyir halindeki kimliği belirsiz bir araçtan tartışma sonrası itilerek yere düşmesi ve aracın bacağının üzerinden geçmesi sonucu meydana gelen ağır yaralanmalar, geçici ve kalıcı iş göremezlik ile bakıcı ihtiyacı nedeniyle Güvence Hesabından tazminat talep etmiş; davalı ise olayın kast unsuru içermesi ve adli bir vaka olması sebebiyle Karayolları Trafik Kanunu kapsamında bir trafik kazası niteliğinde olmadığını, dolayısıyla kendi sorumluluğunun bulunmadığını ve kimliği belirsiz bir aracın kazaya neden olduğunun somut delillerle ispatlanamadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

T.C.
İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:███████ EsasKARAR NO :████████DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ:█████/2025KARAR TARİHİ:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;10.05.2024 tarihinde davacı müvekkil ..., ... E-80 karayolu üzerinde yürürken beyaz renkli kasası çadırlı transit model bir araç müvekkilin yanında durmuş, araç sürücüsü müvekkili gideceği yere bırakabileceğini beyan ederek müvekkili aracına almış akabinde yaşanan tartışma sonrası müvekkili araçtan itmesi ve aracın müvekkilin bacağının üzerinden geçmesi sonucu davaya konu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, söz konusu trafik kazasında davacı müvekkil ağır şekilde yaralanmış, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kalmış, bu nedenle geçici bakıcı ihtiyacı doğduğu, bahse konu trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkilin kusuru bulunmadığı, dava konusu trafik kazasında; başvuran müvekkilin yaralanmasına, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kalmasına ve bu nedenle bakıcı ihtiyacı doğmasına tam kusuru ile sebebiyet veren aracın plakası, dolayısı ile sigortası ve sigortalısı tespit edilemediği, dava konusu trafik kazası sonucunda ağır şekilde yaralanan müvekkilin ayak ve ayak bileği kemşklerinde kırık başta olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinde yaralanma, kırık, çıkık, ezilme ve berelenmeler meydana geldiği, başvuru konusu kaza sonrasında ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan müvekkil burada tedavi görmüş ve çeşitli cerrahi operasyonlar geçirdiği, müvekkilin ayak bileğinde hareket kısıtlılığı meydana geldiği, açıklanmaya çalışılan nedenlerle; HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta belirttiğimiz talebimizi artırım hakkımız saklı olmak üzere, HMK 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde haklı davamızın kabulü ile; öncelikle adli yardım talebinin kabulüne, müvekkilin dava konusu kazada yaralanarak geçici ve kalıcı iş göremezliğe uğraması ve geçici bakıcı ihtiyacı doğması nedeniyle; kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik, 100,-TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik, 100,-TL, bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik, 100,-TL olmak üzere TOPLAM 300,-TL’nin kaza tarihi olan 10.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ... Hesabı’ndan (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; trafik kazası sayılmadığından, kastın varlığı olayı Karayolları Trafik Kanunu kapsamı dışına taşıdığı, olay adli bir vakıa olup sunulan soruşturma evraklarından anlaşıldığı üzere kadına karşı şiddet bürosu tarafından soruşturulduğu görüldüğü, Karayolları Trafik Kanunu ile ve zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile hiçbir ilgisi olmadığı, plakası tespit edilemeyen aracın varlığı ve kazaya neden olduğu ispatlanamadığından davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 3.üncü maddesinde trafik kazası, “Karayolu üzerinde hareket halinde olan bir veya birden fazla aracın karıştığı ölüm, yaralanma ve zararla sonuçlanmış olan olaydır.” şeklinde tanımlandığı, söz konusu olayın Kanunda tanımlı trafik kazası niteliğinde olmadığı görüldüğü, ekte, SBM sistemi üzerinden davacı adına yapılan sorgulama formunu sunuyoruz. Herhangi bir kayda da rastlanılmadığı, dava konusu kazaya, tespit edilemeyen aracın neden olduğu ispatlanamadığı, kazanın failinin tespit edilememiş olması kazanın davacının iddia ettiği gibi meydana gelmiş olduğunu ortaya koymadığı, keza kazanın gerçekleşip gerçekleşmediği bir yana, kazaya bir başka aracın sebep olup olmadığı da kuşkuya mahal vermeyecek şekilde somut delillerle ortaya konmasını, açıklanan nedenlerle davacının iddiası ispat edilemediği, plakası tespit edilemeyen aracın kazaya neden olduğu sabit olmadığından davanın husumetten reddi gerektiği, dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi ile, kazaya tespit edilemeyen bir aracın neden olduğu ispatlanmadığı, sürekli sakatlık raporunun 20.02.2019 tarih 30692 Sayılı resmî gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde yetkili bir hastaneden alınması zorunlu olduğu, mevzuata uygun düzenlenmeyen rapora dayanılarak tazminat talep edilmesi mümkün olmadığı, davacının, imam nikahlı olduğunu belirttiği eşi ile tartıştıktan sonra araçtan inip bir başka araca bindiği ve bindiği araçtaki kişinin ahlak dışı teklifi üzerine ise tartışınca araçtan düştüğü iddia edildiği, öncelikle bu iddia edilen olayın oluş şekli, iddia edildiği gibi bir tespit edilemeyen motorlu aracın işletilmesi sebebiyle "trafik kazası" sayılabilecek şekilde yani trafik sigorta poliçesi teminatını kapsamında bir olayı olduğu, diğer yandan yukarıda da belirttiğimiz üzere trafik kazası değil, olsa olsa adli bir vakıa olduğu, geçici iş göremezlik zararından müvekkil kurumun sorumluluğu bulunmamaktadır. Bununla birlikte davacı olay tarihinde 18 yaşının altında olup fiilen çalıştığı ispatlanamadıkça geçici iş göremezlik zararı bulunmadığı, davacı kaza tarihinde 18 yaşından küçük olup gelir getirici bir işte çalışmaması nedeniyle tedavi süresince mahrum kaldığı herhangi bir kazancı da bulunmadığı, hesaplanan tazminattan en az %20 müterafik kusur indirimine gidilmesini, davacının 18 yaşının altında olması nedeniyle ebeveynlerinin bakım ve gözetim yükümlülüğü ihlali nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasını, ayrıca davacı emniyet kemeri takılı olması halinde "iddia ettiği üzere araçtan düşmeyeceği sabit olduğu, davanın, yukarıda açıklanan nedenlerle, öncelikle pasif husumet yokluğundan ve başvuru şartlarının oluşmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, aksi kanaat halinde ise cevap dilekçemizdeki diğer nedenlerle ve ispatlanamayan davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, kasten yaralama olayı sonucu oluşan cismani zararın davalı ... Hesabından tazmini istemine ilişkindir.Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Mahkememizce davanın pasif husumet dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen kararın, İstanbul BAM 9. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla "Somut uyuşmazlıkta olayın davacının yol kenarından bindiği ve yolcu olarak bulunduğu araçta, araç sürücüsünün tartışma üzerine davacıyı araçtan itmesi ve aracı ile davacının bacağının üzerinden geçmesi suretiyle gerçekleştiği iddia edildiğine göre karayolunda işletme halinde olan bir aracın davacının bedensel zararına sebep olduğu anlaşıldığından 2918 sayılı Yasa kapsamında trafik kazası meydana geldiği halde İlk Derece Mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile davanın esasına yönelik açıklama yapılarak ancak " trafik kazası niteliği bulunmayan olayda davalı ... Hesabının pasif husumetinin bulunmadığı" gerekçesiyle usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir." şeklindeki gerekçe ile kaldırılmasına karar verilmesi üzerine dosyanın mahkememizin ███████ Esasına kaydedildiği, istinaf karar kaldırma ilamı doğrultusunda inceleme yapılabilmesi adına tensip ara kararları ile eksik hususlar ikmal edilmiştir.Uyuşmazlık, █████/2024 tarihinde bir trafik kazası meydana gelip gelmediği, trafik kazasına sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın sebebiyet verip vermediği, dava konusu olayın trafik kazası olarak nitelendirilmesinin mümkün olup olmadığı, davacının trafik kazasına bağlı maluliyetinin oluşup oluşmadığı, maluliyete bağlı zararının miktarı, somut olayda trafik kazasının varlığının belirlenmesi halinde plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davalı ... Hesabının tazminat yükümlülüğünün olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.Davacı tarafça dava dilekçesinde tazminat talebine konu olay aynen; "10.05.2024 tarihinde davacı müvekkil ..., ... E-80 karayolu üzerinde yürürken beyaz renkli kasası çadırlı transit model bir araç müvekkilin yanında durmuş, araç sürücüsü müvekkili gideceği yere bırakabileceğini beyan ederek müvekkili aracına almış akabinde yaşanan tartışma sonrası müvekkili araçtan itmesi ve aracın müvekkilin bacağının üzerinden geçmesi sonucu davaya konu yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. Söz konusu trafik kazasında davacı müvekkil ağır şekilde yaralanmış, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kalmış, bu nedenle geçici bakıcı ihtiyacı doğmuştur. Bahse konu trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkilin kusuru bulunmamaktadır." şeklinde anlatılmış ve bu anlatımdan yola çıkılarak olayın trafik kazası olduğu iddiası ile bahse konu aracın plakasının ve sürücüsünün bilinmediği ifade edilerek olayda ... Hesabının zarar tazmin sorumluluğuna dayalı tazminat istemi ile işbu dava açılmıştır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 21/1. maddesinde "tescil edilen araçlar, tescil belgesi ve tescil plakası alınmadan karayollarına çıkarılamaz" düzenlemesine; aynı Kanun'un 23/2. maddesinde ise "araç tescil belgesini araçta bulundurmayan veya tescil plakasını monte edilmesi gereken yerin dışında farklı bir yere takan sürücülere 92 Türk Lirası idari para cezası verilir. Araç bilgileri doğrulanıncaya ve plaka uygun yere takılıncaya kadar araç trafikten men edilir" düzenlemesine; aynı Kanun’un 91. maddesinde motorlu araçların “zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” düzenlemesine yer verilmiştir.Diğer taraftan; ... Hesabına başvurulabilecek halleri düzenleyen 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesi ve ... Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesi gereği, ... Hesabının sorumluluğu için, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu bulunduğu halde, bu sigortası yapılmamış olan bir aracın üçüncü kişinin zararına sebep olması gerekmektedir.Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; davalı ... Hesabına husumet yöneltilebilmesi için her şeyden önce ortada bir trafik kazasının yani, istenmeden kurallara aykırılılıktan ya da yol şartlarındaki olumsuzluklar sonucunda meydana gelen bir kazanın varlığı gerekmektedir. Dava konusu olayda ise, dava dilekçesinde açıkça davacının dava dışı araç sürücüsü tarafından araçtan itildiği ve araçla üzerinden geçildiği beyan edilmiş olup, olayda kaza (istenmeden gerçekleşen olay) değil kasıtlı bir eylem bulunduğunun iddia edildiği görülmektedir. Kaldı ki, olaya ilişkin soruşturmanın yürütüldüğü Küçükçekmece CBS'nin 2024/... Soruşturma sayılı dosyasının celbi ile incelenmesinde; dosya kapsamında bulunan tüm sağlık raporlarında olayın merdivenlerden düşme olarak raporlandığı, müşteki işbu dosya davacısının şikayetinin "Düşme" olarak belirtildiği, ifadeler, hastane kayıtları ve daimi arama kararına dayanak araştırma tutanak içerikleri gözetildiğinde olayın davacının anlattığı gibi araçtan itilme şeklinde kara yolunda gerçekleştiğini ispata elverişli herhangi bir delil bulunmadığı, bu hali ile, dava konusu somut olay bakımından kara yolunda gerçekleşen bir trafik kazasının varlığından söz etmenin mümkün olmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcı ile 732,00-TL başvurma harcının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,3-Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,4-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 300,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine6-4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ... Hakim ...