6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Kanunu Yönetmeliği 15/a maddesi 16. fıkrasının, yargı kararıyla iptal edilen riskli yapı satışlarında eksik bedelin yasal faizle iadesi hükmünün mülkiyet hakkı ihlali gerekçesiyle iptali davası.
Özet: Bu hukuki evrak, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15/a maddesinin 16. fıkrasının iptali talebini içermektedir; davacılar, riskli yapı ilan edilerek yıkılan mülklerinin satış bedelinin rayiç değerin altında kalması nedeniyle yargı kararıyla iptal edilen satışlarda, yeni düzenlemeyle eksik bedel farkına yalnızca yasal faiz uygulanmasının, yüksek enflasyon ve uzun yargı süreçleri göz önüne alındığında mülkiyet haklarını ihlal ettiğini, zira enflasyon oranları yerine yasal faiz işletilmesinin maddi kayıplarını karşılamadığını iddia ederek, söz konusu fıkranın iptalini talep etmişlerdir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : ████████
DAVACILAR : 1- ... 2- ...
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı
İSTEMİN ÖZETİ : 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15/A maddesinin 16. fıkrasının iptali talep edilmiştir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacıların murisi ...'un bağımsız bölümü bulunan İstanbul İli, Şişli İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel (yeni ... parsel) sayılı taşınmaz hakkında 6306 sayılı Kanun uyarınca riskli yapı kararı verilerek taşınmazın yıkıldığı, riskli yapı kararı sonrasında yapılacak uygulamalar hakkında kat maliklerince alınan karara katılmayan muris ...'a ait arsa payının █████/2019 tarihinde 1.026.000,00 TL bedelle 3. kişiye satıldığı, bu satış işlemine karşı açılan davada murise ait hissenin rayiç değerin altında satıldığı gerekçesi ile ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile satış işleminin iptaline karar verildiği ve kararın bu şekilde kesinleştiği, anılan karar gereğince █████/2023 tarihinde yapılan başvuru ile tapu kaydının kendi adlarına tescil edilmesinin talep edildiği, talep üzerine Şişli Belediye Başkanlığı tarafından verilen █████/2023 tarihli cevapta; söz konusu parselin komşu parsel ile tevhit edilmesi nedeniyle Tapu Müdürlüğü tarafından tevhit sonrası oluşan parsel yönünden ne kadar hissenin iptal edilerek davacılar adına tescil edileceğine dair hisse oranlarını gösterir tavzih kararı gerektiği yönünde cevap verildiğinin belirtildiği, ilerleyen süreçte █████/2023 tarihinde 6306 sayılı Kanunda ve buna paralel olarak █████/2024 tarihinde de 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin (dava konusu) 15/A maddesinin 16. fıkrasında değişikliğe gidilerek, satış bedelinin eksik hesaplandığı gerekçesiyle satış işleminin yargı kararı ile iptal edilmesi durumunda, eksik bedelin ihale tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hisseyi satın alan malik tarafından hissesi satılan eski malike ödenmesinin hüküm altına alındığı, yapılan değişiklik üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açtıkları dava ile, satış bedeli ile yargı kararında belirtilen şekilde hesaplanacak bedel arasındaki farkın talep edildiği, bu dosyada düzenlenen bilirkişi raporu ile davacıların maddi kayıplarının ortaya koyulduğu, ancak dava konusu edilen Yönetmelik hükmünün eksik bedelin ihale tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini düzenlediği, oysa ekonomik şartlar göz önüne alındığında bu tür zararların tazmininde yasal faiz oranının değil de enflasyon oranlarının dikkate alınması gerektiği, bu tür zararların yasal faiz işletilerek tanzim edilmeye çalışılması halinde uzayan dava süreçleri ve yüksek enflasyon nedeniyle büyük bir zarar ve mülkiyet hakkı ihlali meydana geleceği iddia edilerek, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15/A maddesinin 16. fıkrasının iptali talep edilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Dairemiz kararında belirtilen gerekçe ile davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14/3. maddesi uyarınca, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15/A maddesinin 16. fıkrasının iptali talep edilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT :
█████/2024 tarih ve 32552 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15/A maddesinin 16. fıkrasında; satış işleminin iptali talebiyle açılan davalarda; satış bedelinin eksik hesaplandığı gerekçesiyle satış işleminin yargı kararı ile iptal edilmesi durumunda, yargı kararı, satış bedeli ile yargı kararında belirtilen şekilde hesaplanacak bedel arasındaki farkın ihale tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hisseyi satın alan malik tarafından hissesi satılan eski malike ödenmesi suretiyle uygulanır, hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinin 1. fıkrasında; dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda altmış gün olduğu, hükmüne, 4. fıkrasında; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği, hükmüne, 8. maddesinin 1. fıkrasında; sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı, hükmüne, 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde; dava dilekçelerinin ilk inceleme esnasında süre aşımı yönünden inceleneceği, hükmüne ve 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise; yasal süresi içerisinde açılmayan davaların reddine karar verileceği hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; bir düzenleyici işleme karşı ilan tarihinden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği gibi, söz konusu düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen bir uygulama işleminin varlığı hâlinde, bu uygulama işleminin tebliğinden itibaren altmış gün içinde uygulama işlemine veya düzenleyici işleme yahut her ikisine birden dava açılabileceği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu edilen Yönetmelik hükmünün █████/2024 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdiği, dava dilekçesindeki beyanlara ve dava dilekçesi ekinde sunulan belgelere göre ise, dava konusu edilen Yönetmelik hükmünün uygulanması suretiyle davacılara yönelik herhangi bir işlemin tesis edilmediği anlaşılmıştır.
Bu durumda; düzenleyici işlem niteliğindeki dava konusu Yönetmelik hükmünün █████/2024 tarihinde yürürlüğe girdiği, Yönetmelik hükmünün uygulanması suretiyle davacılar hakkında tesis edilmiş bir uygulama işleminin ise bulunmadığı, anılan Yönetmelik hükmünün yürürlüğe girdiği █████/2024 tarihi izleyen günden itibaren başlayan altmış günlük dava açma süresi geçirildikten çok sonra, █████/2025 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu sonucuna varıldığından, davanın esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2. Aşağıda ayrıntısı gösterilen ... TL yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra talebi halinde davacılara iadesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2026 tarihinde, esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava; █████/2024 tarihinde yürürlüğe giren 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15/A maddesinin 16. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinin 1. fıkrasında; dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda altmış gün olduğu, hükmüne, 4. fıkrasında; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği, hükmüne, 8. maddesinin 1. fıkrasında ise; sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı, hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; bir düzenleyici işleme karşı ilan tarihinden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği gibi, söz konusu düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen bir uygulama işleminin varlığı hâlinde, bu uygulama işleminin tebliğinden itibaren altmış gün içinde uygulama işlemine veya düzenleyici işleme yahut her ikisine birden dava açılabileceği anlaşılmaktadır.
Olayda ise; dava konusu edilen Yönetmelik hükmünün tebliğinden itibaren dava açma süresi olan altmış günlük sürenin geçirildiği, dava açma süresinin geçirilmesi üzerine, davacılar tarafından ilgili idareye başvurularak, talepleri doğrultusunda işlem yapılması, talebin yerine getirilmemesi halinde bu ret işlemine (ya da talebin zımnen reddedilmesi halinde zımnen ret işlemine) ve dayanak Yönetmelik hükmüne karşı birlikte dava açılması yoluna da gidilmediği, böylelikle dava konusu edilen Yönetmelik hükmünün uygulanması suretiyle davacılar hakkında tesis edilmiş bir uygulama işleminin de bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; yukarıdaki belirtilen gerekçenin de eklenerek davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, Dairemiz çoğunluk gerekçesine belirtilen kısım yönünden katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!