Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, taşıma sözleşmesinden doğan kayıp kargo tazminatı davasında delil ve TTK 882 sorumluluk sınırı itirazlarını değerlendiren istinaf kararı.
Özet: Bir kargo firması ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında, ilk derece mahkemesi davacıya ait tekstil ürününün teslim edilememesi nedeniyle kaybolduğuna hükmederek ürün bedeli ve taşıma ücreti tazminatına karar vermiş, ancak davacının maddi tazminat ve yoksun kalınan kar taleplerini ispatlanamadığı gerekçesiyle reddetmiştir; her iki tarafın istinafında ise davacı reddedilen tazminat kalemlerinin kabulünü, davalı ise teslimin ispatlandığını ve Türk Ticaret Kanununun taşıyıcının sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiğini iddia etmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: ████████ - █████████ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024NUMARASI : ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU : Taşıma Sözleşmesi Kaynaklanan Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2024 Tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı kargo firması ile müvekkili şirket arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklanan bir alacak olduğunu, davalı yana teslim edilen 28.136,70 TL tutarlı ürünün tesliminin gerçekleştirilmediğini, bu nedenle ürün bedelinin şimdilik 1.000,00 TL'sinin, mahrum kalınan kar için 100,00 TL ve taşıma bedeli olarak 100,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın haksız olduğunu, ürünlerin ... isimli kişiye teslim edildiğini, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait 28.136,70 TL bedelli tekstil ürününün davalı kargo firmasına Ankara'daki merkeze götürülmek üzere teslim edildiği, kargoya ilişkin kayıtlardan 75 kg giyim ürünü olduğunun anlaşıldığı, davalı yanca herne kadar ürünlerin ... adlı kişiye teslim edildiği iddia edilmiş ise teslime dair dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı, davaya konu olan kargonun alcısına teslim edildiğine dair herhangi bir bilgi ve belgenin mevcut olmadığı gibi bu hususun aksinin davalı taraflarca usulünce ispatlanamadığı, bu durumda kargonun kaybedildiğinin kabulünün zorunlu olduğu, bu durumda davacının tesktil ürünü olduğu anlaşılan taşınan eşyanın bedelini zarar olarak davalıdan talep edilebileceği, davacının ayrıca taşıma bedelini de talep edebileceği, davacının █████/2024 tarihli dilekçesi ile dava değerini arttırmış olduğu, davacının ancak ispatlanan ürün bedeli ve kargo ücretini talep edebileceği ayrıca talep etmiş olduğu maddi tazminat ve yoksun kalınan kar taleplerinin hukuki dayanağının ve nelerden ibaret olduğu belirlenemediğinden ve başkaca zararı oluştuğunu ispatlayamadığından bu taleplerinin reddi gerektiği gerekçesi ile davacının kaybolan ürün bedeli talebinin kabulü ile, 1.000,00 TL'nin dava tarihi olan █████/2023 tarihinden, 25.810,41 TL'nin ıslah tarihi olan █████/2024 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının taşıma bedeli talebinin kabulü ile; 100,00 TL'nin dava tarihi olan █████/2023 tarihinden, 142,09 TL'nin ıslah tarihi olan █████/2024 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının maddi tazminat ve yoksun kalınan kar taleplerinin reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, maddi tazminat ve yoksun kalınan kar taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olarak reddildiğini, müvekkilinin tekstil şirketi olduğu, kaybolan eşyaların ise şirketin mallarına ilişkin olduğunu, kargonun kaybının kabul edilmesi ile kaybolan mallara ilişkin müvekkili şirketin ilgili malları işletemediğinden zararının da kabulü gerektiğini, bilirkişi tarafından alınan raporda da görüldüğü üzere davalı şirketin sınırlı sorumluluğunun olduğunu kabulü halinde dahi müvekkili şirket lehine maddi tazminata karar verilmesi gerektiğini, ürünlerin değerleri gün geçtikçe artmasına rağmen müvekkili şirkete ait söz konusu malları elinde olmadığından mallarını zamlı satma imkanından da mahrum bırakıldığını, 15.738,08 TL tutarlı maddi tazminat ve mahrum kalınan karın bedelinin tazmini talebimiz reddedildiğini, reddedilen kısım için davalı şirket kendini vekil ile temsil ettiğinden 15.738,08 TL vekalet ücretine hükmedilmişse de söz konusu vekalet ücreti tutarının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, talepleri gibi karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin kargonun teslim edildiğine ilişkin kayıtları dosyaya sunduğunu, bu belgeler arasında davacı alıcının kaşesinin bulunduğu kargo teslim belgesinin de yer aldığını, bu nedenle kargonun teslim edildiğinin ispatlanamadığına ilişkin tespit hukuken yerinde olmadığını, ayrıca İlk Derece Mahkemesince ürün bedeline ilişkin tazminat belirlenirken müvekkil taşıyıcının sorumluluğu bakımından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) md.882 hükmündeki sorumluluk sınırlamalarının dikkate alınmamış olmasının da hukuka uyarlı olmadığını, nitekim somut olayda TTK md.886 hükmünde sınırlı sorumluluğun istisnası haller de 30.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda (“Bilirkişi Raporu”) da tespit edildiği üzere mevcut olmadığını, dosyaya sunulan kayıtlar ile kargonun teslim edildiğinin ortaya konulduğunu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, müvekkilinin kasten veya pervasızca bir davranışının bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacıya ait tekstil ürününün davalı şirkete, Ankara'ya götürülmek üzere teslim edildiği, davalı şirket tarafından taşınmak üzere teslim alınan emtianın alıcısına teslim edildiğine dair dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı, bu şekilde taşınmak üzere teslim alınan eşyanın zayi olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 875. maddesi uyarınca taşıyıcının, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyaından veya hasarından doğan zararlardan sorumlu olduğu, öte yandan TTK'nın 886. maddesi gereğince gönderinin kaybedilmesi suretiyle davacının uğradığı zararın davalının pervazsızca davranışından kaynaklanması nedeniyle (Yargıtay 11. HD, █████████ E.- █████████ K., ██████████ E.- ██████████ K.) davalı şirketin TTK'nın 882. maddesindeki sorumluluk sınırlamasından faydalanamayacağı ve davalının davacının gerçek zararı ile sorumlu bulunması gerektiği, davacının ayrıca taşıma bedelini de talep edebileceği, davacının gerçek zararının dosya kapsamına uygun bilirkişi raporu ile 25.810,41 TL belirlendiği, ancak talep etmiş olduğu maddi tazminat ve yoksun kalınan kar taleplerinin ispatlanamadığı, davacının maddi tazminat ve yoksun kalınan kar kaybı olarak ıslah ettiği tutarın bilirkişi raporunda TTK'nın 882. maddesi uyarınca sınırlı sorumluluk kabul edilmesi halinde davacının davalıdan talep edebileceği azami tutar olduğu, yani maddi tazminat ve yoksun kalınan kar ile ilgilisinin olmadığı, hükmedilen yargılama giderlerinin ve bu arada vekalet ücretinin dosya kapsamı ile uyumlu bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2-Ancak, mahkemece, davacının gerçek zararı toplam 25.810,41 TL olarak belirlenmiş olmasına rağmen, hüküm kısmında bu zararı aşacak şekilde; "1.000,00 TL'nin dava tarihi olan █████/2023 tarihinden, 25.810,41 TL'nin ıslah tarihi olan █████/2024 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," şeklinde karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Bu durumda Dairemizce HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmelidir. Diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilen yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmemiş, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2024 gün ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davacının kaybolan ürün bedeli talebinin kabulü ile; 1.000,00 TL'nin dava tarihi olan █████/2023 tarihinden, 24.810,41 TL'nin ıslah tarihi olan █████/2024 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Davacının taşıma bedeli talebinin kabulü ile; 100,00 TL'nin dava tarihi olan █████/2023 tarihinden, 142,09 TL'nin ıslah tarihi olan █████/2024 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacının maddi tazminat ve yoksun kalınan kar taleplerinin reddine, 6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.779,65 TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 269,85-TL harcın ve 700,00-TL ıslah harcın mahsubu ile kalan 809,80-TL bakiye harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ilk derece karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ilk derece karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğice maddi tazminat ve yoksun kalınan kâr taleplerinin reddi yönünden hesaplanan 15.738,08 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan 2.615,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre taktiren 1.630,21 TL yargılama giderine 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç ve 700,00 TL ıslah harç toplamı eklenerek oluştan toplam 2.869,91 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 165,00-TL posta masrafının davanın ret oranına göre hesaplanan 62,14-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 11-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 12-Davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL ve 17,31-TL istinaf karar ve ilam harçlarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 13-Davacıdan alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 14-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026 BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.