8. Ceza Dairesinin uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkûmiyet kararının istinaf sonrası temyizinde, sanık savunmaları ve bazı usul eksikliklerine rağmen hükmün onanmasına ilişkin içtihat.
Özet: Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen 10 yıl hapis ve 20.000 TL adli para cezası hükmünün bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek onanması üzerine yapılan temyiz incelemesinde; iletişimin tespiti tutanaklarındaki eksikliğin, diğer delillerle sanığın suçunun sübut bulması nedeniyle bozma sebebi yapılmadığı, fiziki takip, tanık ifadeleri ve arama sonuçlarının sanığın uyuşturucu temin ettiğini açıkça gösterdiği, sanık ve müdafiinin beraat, eylemin kullanma, usulsüz arama ve delil yetersizliği gibi temyiz itirazlarının dosyadaki somut delillerle çürütüldüğü anlaşılmış ve mahkeme, usul ve yasaya uygun bulunan hükmü onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ Esas, ████████ KararSUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi KararıGebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2025 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 53... . maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi KararıSakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.03.2025 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık ve Müdafiinin Temyiz İstemiYeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı direnme mümkün olmamasına rağmen İlk Derece Mahkemesinin birleştirme yapmayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararına kısmen direnmesinin hukuka aykırı olduğuna, aşamalardaki ifadelerin polis baskısı nedeni ile verildiğine, kimseye uyuşturucu vermeyip sadece birlikte tükettiklerine, aramaların usulsüz olduğuna ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık hakkında verilen iletişiminin tespiti, dinlenilmesi ve kayda alınmasına ilişkin karar ile bu karara dayanılarak düzenlenen iletişim tespit çözüm tutanaklarının, düzenleyicileri tarafından imzalanmış aslı veya onaylı örneklerinin denetime olanak sağlayacak şekilde dosya içerisinde bulundurulmadığı anlaşılmakta ise de, iletişim tespit kararları ve buna dayanılarak düzenlenen iletişim çözüm tutanakları haricindeki dosya içerisinde bulunan diğer deliller ile sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun sübut bulduğu anlaşıldığından bu eksiklik bozma nedeni yapılmamıştır.Sanığın ikamet aramasında ele geçirilen uyuşturucu maddeler içinde sentetik ... bulunmasına rağmen bu madde yönünden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/4-a maddesi gereğince artırım yapılıp yapılmayacağına ilişkin herhangi bir değerlendirilme yapılmadan karar verilmiş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Dava dosyası kapsamına göre, hakkında iletişim tespit kararı bulunan sanığın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık ... ile buluşacağı ve aralarında uyuşturucu madde ticareti yapılacağına ilişkin değerlendirmeler üzerine yapılan fiziki takipte, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanıklar .. ve ..'nin sanık ile buluştukları, sanık ile tanık ..'nin aralarında bir şeyler alınıp verdiğinin görüldüğü, sanığın yakalanması yapılırken yere ... attığı, Cumhuriyet savcısından alınan arama emri gereğince yapılan aramalarda da tanık ..'nin üzerinden ... ele geçirildiği, sanığın ikametinde yapılan aramada da sentetik ... bulunduğu iddiasına ilişkin olarak;Olay tutanakları, sanıkla temas halinde olan .. ve ..'nin isimli şahısların aşamalardaki anlatımları, sanıkla .. isimli şahıs arasındaki alışverişin görülmesine göre, sanığın, .. isimli şahsa uyuşturucu madde temin ettiğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın üzerine atılı 01.01.20 23... .02.2023 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçları arasında filli kesinti bulunması nedeniyle birleştirme yapılmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı, aramaların hukuka uygun olarak yapıldığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 1.Sanık hakkında adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımda taksitlerden birinin ödenmemesi halinde kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine karar verildikten sonra, kararda ödenmeyen adli para cezasının hapse "çevrileceği" ihtarı yerine "çevrilebileceğine" karar verilmesi suretiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/4-son maddesine aykırı davranılması,2. 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi gereğince mükerrir olduğu kabul edilen sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,3.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararının sanık lehine bozulmasına karar verilmesine rağmen lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,Hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.03.2025 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin hüküm fıkrasının;1.Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bölümünde yer alan " çevrilebileceğinin" ibaresinin çıkarılarak yerine "çevrileceğinin" ibaresinin eklenmesi, 2. Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümdeki cümlenin sonuna "ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ibarelerinin eklenmesi,3.Yargılama giderlerine ilişkin (5) numaralı paragrafının hükümden çıkartılarak yerine "Bozma öncesi yapılan 30 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye gelir kaydına, bozma kararı sonrası yapılan yargılama giderlerinin ise lehe bozma olması sebebiyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına" ibaresinin yazılması,Suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde karar verildi.