Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan elektrik faturası alacağına ilişkin itirazın iptali davasının gerekçeli kararı.
Özet: Bu dava, bir elektrik dağıtım şirketinin, abonelik sözleşmesi kapsamında sağladığı elektrik enerjisi bedelini ödemediği iddiasıyla bir tüketici hakkında başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir; davacı şirket, müvekkili ile davalı arasındaki sözleşmeye istinaden elektrik tüketim bedellerinin ödenmediğini ve alacağın likit olduğunu belirterek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatı talebinde bulunmuşken, davalı ise alacaklarının haksız olduğunu, tüm ödemeleri yaptığını, davacının sözleşme gereği bildirim ve kesinti prosedürlerini uygulamadığını iddia ederek davanın reddini ve kötü niyet tazminatı ödenmesini istemiş, mahkeme ise dosyaya sunulan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu 2023 Ekim dönemi faturasının ödendiğine dair davalı tarafından herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığını tespit etmiştir.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİT.C.ANKARAASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████...DAVA : İtirazın İptali (Abonelik sözleşmesi)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 29.05.2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Abonelik sözleşmesinden Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan "..."ne istinaden davalı elektrik enerjisi satışı ve kapasite tahsisi sağlandığını, davalının ... muhatap no’lu müşteri, ... no’lu sözleşme hesabına ait enerji tüketim bedelinin zamanında ödenmediği için ilgili borca ilişkin davalı aleyhinde ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, düzenlenen faturalara ve içeriğine davalı tarafından itiraz edilmediğini, borçlunun takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, icra dosyasında talep edilen yıllık %42 faiz oranının 6183 sayılı Kanun gereği olduğunu, somut olayda davacının alacağının, taraflar arasında akdedilmiş sözleşme ve mevzuata uygun olarak usulüne uygun ilan edilmiş tarifeler kapsamında borçluya tanzim edilip gönderildiğini, faturalarla belirli olan ve sabit bir alacak olduğunu, belirterek alacağın likit olması ve işbu tazminata hükmedilebilmesi için gerekli diğer tüm koşullar da mevcut bulunduğundan davalı aleyhine 20%'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili şirket nezdinde herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacının müvekkili şirketten 322.903,17-TL fatura alacağı ile bu alacağa işlemiş ve işleyecek yıllık %42 oranında faiz ile %20 KDV alacağı olduğu iddiası ile toplam 373.986,45-TL alacağa ilişkin başlatılan icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının müvekkil şirket nezdinde herhangi bir ad altında hak ve alacağı bulunmadığını, müvekkili şirketin tüm tüketim bedellerini ödediğini, müvekkilinin borçlu olduğunu kabul etmemekle birlikte taraflar arasında imzalanan 08.03.2021 tarihli Perakende Satış Sözleşmesi gereğince; fatura bedelinin son ödeme tarihine kadar ödenmemesi durumunda tüketiciye ikinci bir bildirim yapılarak bildirimin yapıldığı tarihten itibaren 5 iş günü ödeme süresi tanınıp ödenmediği takdirde elektrik enerjisinin kesileceği de ayrıca bildirileceğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince gerekli prosedürlerin hiçbiri yerine getirilmediğini, iddia edildiği üzere müvekkil şirket tüketim bedelini ödememiş olsa idi ayrıca örneğin bildirim yapılması, akabinde geçen bunca zaman içerisinde de elektrik enerjisinin kesilmesinin gerekeceğini, talep edilen faiz oranı ile KDV tutarı da usul ve yasaya aykırı olduğunu, icra inkar tazminatı talep edilmişse de fatura alacağının yargılamaya muhtaç olması ve alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talep edilebilmesinin mümkün olmadığını, buna karşılık yukarıda da açıkça izah edildiği üzere davacının söz konusu takibi başlatmakta ve işbu davayı ihdas etmekte kötü niyetli olması nedeniyle davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, mahkemece aksi yönde bir kanaat oluşur ise, iddia olunduğu üzere tüketim bedelinin ödememesi nedeni ile ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca, ödenmeyen faturalara rağmen elektriği kesmeyen davacı şirketin, zararın artmasına sebebiyet verdiğinden davacı kurumun kusurlu sayılacağını, bu nedenle, takibe konu alacağı kabul anlamına gelmemekle birlikte, sayın mahkemece davanın reddine karar verilmemesi halinde, davacının kusuru bulunması nedeni ile toplam alacak miktarından indirim yapılmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER-Elektrik Enerji sözleşmesi, -Faturalar, -... dosyası, -Bilirkişi raporuDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, abonelik sözleşmesi kapsamında tüketilen elektrik bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, bilirkişiden rapor alınmıştır. 07.04.2025 tarihli rapor dosya kapsamına uygun olmakla hükmün tesisinde esas alınmıştır. Tüm dosya kapsamına göre; Davacı şirket ile davalı şirket arasında 09.03.2021 tarihinde imzalanmış Perakende Satış Sözleşmesi ile 40008162 no.lu ticarethane tesisatında abonelik tesis edildiği, davaya konu dönem faturasının bu abonelik üzerinden düzenlendiği, icra takibindeki asıl alacak dayanağının, dosya kapsamında bulunan 2023 yılı Ekim dönemine ait fatura olduğu, faturanın son ödeme tarihi itibariyle ödendiğine dair ödeme belgesinin davalı tarafça sunulmamış olduğu, icra takibine dayanak faturanın 2023 yılı Ekim Dönemine ait olduğu, bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere davaya konu faturanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin md. 32/1 ve 32/6 hükümleri ile md.33/1 hükmüne uygun düzenlendiği, yapılan hesaplama neticesinde davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 322.903,17 TL asıl alacak, gecikme faizi 42.569,40 TL, gecikme faizi KDV'si 8.513,88 TL olmak üzere toplam 373.986,45 TL alacaklı bulunduğu anlaşılmakla belirlenen tutar üzerinden davanın kabulüne, alacağın likit olduğu belirlendiğinden bu tutar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, davalının ... E. sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin 322.903,17 TL asıl alacak, Gecikme Faizi 42.569,40 TL, gecikme faizi KDV'si 8.513,88 TL olmak üzere toplam 373.986,45 TL üzerinden aynı koşullarla devamına, 2-Alacağın likit olduğu anlaşılmakla davacı yararına 373.986,45 TL üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,3- Davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşullar oluşmadığından reddine, 4-Kabul edilen 373.986,45 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 25.547,01 TL karar ve ilam harcından 427,60 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 25.119,41 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacının karşıladığı 85,00 TL tebligat gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.085,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 373.986,45 TL üzerinden takdir edilen 59.837,83 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı davalı taraf yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025 ...