İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin, kaçak elektrik tüketimi alacağı nedeniyle açılan itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi ret kararına yönelik istinaf başvurusu üzerine verdiği karar.
Özet: Bu hukuki evrak, bir elektrik dağıtım şirketinin, borçtan dolayı aboneliği iptal edilen bir işyerinde kaçak elektrik tüketimi yapıldığı iddiasıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin elektrik kesilmediği, sayacın mühürlenmediği, kaçak tespit tarihinin yeni abonelik başlangıcıyla çakıştığı ve tüketimin sayaç endeksiyle kaydedildiği gerekçeleriyle fiili kaçak tespiti yapılmadığı ve karşılıksız yararlanma kastı bulunmadığı kanaatiyle davayı reddetmesi üzerine, davacı şirketin bilirkişi raporlarının tüketimi ve alacağı teyit ettiğini ileri sürerek kararı istinaf etmesini konu almaktadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2025
NUMARASI : ████████ E - ████████ K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı yanın, ... numaralı tesisatın bulunduğu Koşuyolu Mah. ... Sk. No:... Kadıköy İstanbul adresindeki işyerinde kaçak elektrik tükettiği, müvekkili şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde davalı hakkında aşağıda yazılı iş ve işlemler yapıldığını, müvekkilinin ekipleri tarafından 13.01.2017 tarihinde kullanım yerinde yapılan kontrolde "dağıtın lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden, perakende satış sözleşmesi düzenlemeden ve dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açılarak" kullanıldığı tespit edilerek davalı aleyhine ... seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı düzenlendiğini, bu tutanaktaki tespitler dikkate alınarak tüketilen elektrik enerjisine karşılık olarak 32.163,43 TL. miktarlı kaçak elektrik tahakkuk hesabı yapılarak faturalandırıldığının tespit edildiğini, alacağın tahsili amacı ile, İstanbul Anadolu 25.İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibinde bulunduklarını, davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap vermeme suretiyle davayı inkar etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "Somut olayda, özel hukuk tüzel kişisi olan şirket tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanakları ve bu tutanaklara dayalı tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle takip başlatılmış ise de davalı adına ödenmeyen/geç ödeme yapıldığı için abone tahliye konumuna çekilen tesisatta sonradan ödeme yapıldığı/yükümlülüklerin yerine getirildiğini ve aboneliğin devam ettiğini gösterdiği, borcundan dolayı aboneliği feshedilen tesisatta elektriklerin kesilmediği ve sayacın mühürlenmediği, abonelik sözleşmesinin tarafı ... tarafından gönderilen yazıya göre ilgili adreste aboneliğin borçtan iptal edildiği belirtilmişse de dosyada sayaç mühürleme ve elektrik kesme belgesi olmadığı gibi, kaçak tespiti tarihinin yeni abonelik başlangıç tarihi
olarak kabul edilmesinin yerinde fiili bir kaçak tespiti yapılmadığı yönünde şüphe doğmasına yol açtığı ve tüketim miktarı hesabında da tüketimi doğru şekilde kaydeden sayaç endeks değeri kullanıldığı için karşılıksız yararlanma kastından da bahsedilemeyeceği, tüketimi doğrudan kaydeden sayaç bilgilerine göre faturalandırma yapma ve talepte bulunma yetkisinin davacıda olmadığı kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir. İstanbul BAM 3. HD. █████████ E., █████████ K. Sayılı ilamı da aynı doğrultudadır." gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; davalı tarafından tüketilen elektrik kaçak elektrik olup kaçak tüketim hesabının yapılması gerektiğini, alacağın varlığı kabul edildiği halde davanın reddedildiğini, dosyadaki kök bilirkişi raporu ve ek raporunda; “davalının █████/2016 – █████/2017 döneminde tüketim yaptığı ve tüketim bedelinden sorumlu olduğu”açıkça belirtilmiş olduğunu, bu tespitin alacağın varlığını teyit eden teknik tespit olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Dava, kaçak tahakkuk bedellerinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali talebine ilişkindir.
Mahkemesince taraf delileri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi raporunda " Perakende satış sözleşmesinin tarafı ... tarafından gönderilen yazıya göre ilgili adreste aboneliğin borçtan iptal edildiği belirtilmişse de abone tahliye konumuna çekilen tesisat üzerinde sayacın mühürlenmiş ve elektriğin kesilmiş olması halinde elektrik kullanımına devam edilebilmesi için mühür fekki yapılması gerekeceği, ancak bu durumda kaçak elektrik kullanımından bahsedilebileceği, ancak dosyada sayaç mühürleme ve elektrik kesme belgesi olmadığı gibi, kaçak tespiti tarihinin yeni abonelik başlangıç tarihi olarak kabul edilmesinin yerinde fiili bir kaçak tespiti yapılmadığı yönünde şüphe doğmasına yol açtığı ve tüketim miktarı hesabında da tüketimi doğru şekilde kaydeden sayaç endeks değeri kullanıldığı için karşılıksız yararlanma kastından bahsedilemeyeceği, bu durumda sonradan düzenlenmiş olabileceği şüphesi doğan dava konusu █████/2017 tarihli tespitin kaçak değil usulsüz elektrik kullanımı olarak kabul edilebileceği,Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre, davalının kaçak elektrik kullanımına konu adresten ve █████/2016- █████/2017 tarihleri arasındaki normal tarifeden tahakkuk edilmesi gereken tüketimden sorumlu olduğu, "Yönetmeliğin ilgili hükümleri gereğince, kaçak tüketim miktarına normal tarifeden yapılan tahakkuk hesabı ile █████/2017 son ödeme tarihli fatura bedeli 21.821,53.-TL, █████/2017 takip tarihi itibariyle toplam borç 23.338,56.-TL olarak hesaplanmış, davalının icra takibinin bu kısmından sorumlu olduğu" yönünde görüş bildirmiş, ek raporunda da aynı görüşler ile kararlaşmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.
"Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD █████████ E., ██████████ K.; █████████ E-████████
sayılı ilamları da aynı yöndedir.).
Bu durumda davalının abone olduğu dönemde davacının sözleşmesiz kaçak elektrik kullandığı davacı tarafça ispat edilemediği gibi,söz konusu tesisatta elektriğin kesildiği de ispatlanamamıştır.
Somut olayda, özel hukuk tüzel kişisi olan şirket tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanakları ve bu tutanaklara dayalı tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle takibe konu ve ayrıca bir kısmı ödenen kaçak tahakkuka dair alacağın davacı tarafça ispatlanamadığı açıktır.
Bilirkişi raporu taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bulunmuştur. Kaldı ki sözlü yargılamaya riayet edilerek tahkikata son verildiği ve taraf vekillerinin son beyanlarının da alındığı anlaşılmıştır.
Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun görülmüştür.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Davacıdan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!