Baraj inşaat sözleşmesi sonrası kesin teminat mektubu iadesi ve tazminat talebinin, yüklenicinin kesinleşmiş borcu ve kesin hükümle reddedilmesi.
Özet: Davacı yüklenici şirketin, baraj inşaat işine ilişkin sözleşmesel edimlerini tamamladığı iddiasıyla iş sahibi idare tarafından alıkonulan kesin teminat mektuplarının iadesi veya iptali, ödenen komisyon bedelleri ve olası zararlar için tazminat talep ettiği davada; davalı idarenin, aynı taleplerle daha önce açılan bir davanın kesin hükümle reddedildiğini ve yüklenicinin idareye halen borçlu olduğunu savunması üzerine, ilk derece mahkemesince davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddedildiği, bölge adliye mahkemesince de önceki kesinleşmiş yargılama sonucunda yüklenicinin idareye borçlu olduğu tespit edildiğinden, teminat mektuplarının iadesi koşullarının oluşmadığı ve diğer taleplerin yersiz olduğu gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddedildiği anlaşılmaktadır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 32. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı şirket temsilcisi tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde davacı şirket temsilcisi ... ile davalı vekili Avukat ...’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı şirket temsilcisi dava dilekçesinde; taraflar arasında ... Barajı Dolusavak Kapağı İnşaat işine ilişkin 19.03.1996 tarihli sözleşme düzenlendiğini, yüklenici şirketin sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirdiğini, işin geçici ve kesin kabullerinin yapıldığını, SGK ilişiksizlik belgesinin sunulduğunu, aradan 19 yıl geçmesine rağmen davalı iş sahibi idarenin, toplam bedelleri 531.215,80 TL olan 40 adet kesin teminat mektubunu iade etmediğini, kesin kabulle birlikte yüklenicinin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, ilgili yasa, sözleşme ve şartname hükümleri uyarınca teminat mektuplarının iadesi koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, teminat mektuplarının davacıya iadesine, mümkün olmadığı takdirde iptallerine, kesin kabul tarihinden itibaren bugüne kadar ödenen teminat mektuplarının komisyon bedellerine karşılık şimdilik 10.000,00 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, teminat mektuplarının tazmin edilmesi halinde meydana gelebilecek tüm maddi ve manevi zararlarına karşılık şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yüklenici tarafından aynı taleple daha önce bir başka mahkemede açılan davanın reddine karar verildiğini ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, bu nedenle işbu davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, teminat mektuplarının iadesi koşullarının oluşmadığını, öte yandan, müvekkili idarenin davacıdan kesinleşmiş mahkeme ilamına dayalı alacağı bulunduğunu, bu alacağın bir kısmına karşılık teminat mektupları nakde çevrilerek davacının borcundan mahsup edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yüklenici tarafından, davalı iş sahibi aleyhine, hakedişlerden yapılan kesintiler nedeniyle oluşan alacağın ve teminat mektuplarının iadesi istemiyle Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında açılan davanın reddine karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, aynı davanın daha önce kesin hükme bağlanmış olduğu gerekçesiyle, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı şirket temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında davaya konu sözleşmeye ilişkin Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dava dosyasında; iş sahibi idare tarafından açılan asıl davada eser sözleşmesinden kaynaklanan kesin hesap sonucu ortaya çıkan fazla ödemenin tahsili, karşı davada ise yüklenici tarafından açılan kesin hesap alacağının tahsili ve teminat mektuplarının iadesinin talep edilmiş olduğu, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, iş sahibi idarenin sözleşme kapsamında yükleniciden alacaklı olduğu tespit edilerek, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verildiği, bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, yargılama aşamasındaki taraf beyanlarından da yüklenicinin belirtilen ilamdaki borcun tamamını ödemediği, halen iş sahibi idareye borçlu olduğu, bu nedenle teminat mektuplarının iadesinin ve buna bağlı diğer komisyon ve tazminat taleplerinin yerinde olmadığı belirtilerek, davacı şirket temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı şirket temsilcisi temyiz dilekçesinde; Davalı iş sahibi idarenin 19 yıldır teminat mektuplarını alıkoyduğunu, yüklenici şirketin sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirdiğini, kesin kabulün yapıldığını, davalı iş sahibi idarenin buna rağmen teminat mektuplarını nakde çevirdiğini, teminat mektuplarının iadesi koşullarının oluştuğunu, somut olayda, kesin hüküm oluşmadığını, eldeki davanın sebebinin farklı olduğunu, yeni bir zarar doğuran işlemlerin kesin hüküm kapsamına girmeyeceğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, eser sözleşmesi kapsamında verilen teminat mektuplarının iadesi, terditli olarak iptalleri ve tazminat istemlerine ilişkindir.1. Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu kanaatine varılması hâlinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilir (HMK md. 353/1-b-1). HMK'nın 353. maddesinin (a) fıkrasının 1 ilâ 6. bentleri arasında düzenlenen usuli hataların bulunduğu durumlarda Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilir. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunda ileri sürülen sebeplerin doğru olduğuna kanaat getirirse bu durumda İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak yeniden esas hakkında hüküm kurar. Ayrıca yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verir. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince, aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmış olması sebebiyle, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararında, İlk Derece Mahkemesi kararının yasal düzenlemelere uygun ve isabetli olduğu belirtildikten sonra yüklenicinin kesin hüküm teşkil eden ilamdaki borcun tamamını ödemediği ve bu nedenle teminat mektuplarının iadesi koşullarının oluşmadığı yönünde davanın esasına ilişkin ilave açıklama ve gerekçelere yer verilerek, bunlarla çelişecek şekilde HMK’nın 351/1-b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Az yukarıda değinilen yasal düzenlemeler uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilmesi ya da usulden reddine karar verilen davanın esası hakkında değişik ve ilave gerekçelere dayanılması halinde, öncelikle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması, ardından yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekir. Bu husus gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi HMK’nın 353/1-b/2 maddesine aykırı olmuş, kararın re’sen bozulması gerekmiştir.2. Bozma sebebine göre, davacı şirket temsilcisinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1-Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen BOZULMASINA,2-Bozma sebebine göre, davacı şirket temsilcisinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,Yargıtay duruşma vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.