Davacının otel rezervasyon sözleşmesi kapsamında sehven yaptığı fazla ödemenin iadesi talebiyle açtığı sebepsiz zenginleşme davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davacı lehine verdiği karara davalı vekilinin temyiz başvurusu.
Özet: Davacı, davalı otel şirketiyle yaptığı rezervasyon anlaşması kapsamında, iş ilişkisi sona erdikten sonra cari bakiyeyi kapatırken sehven 158.070,00 TL fazla ödeme yaptığını iddia ederek sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca bu tutarın iadesini talep etmiştir. Davalı ise ödemenin avans ve önceki borçlara karşılık yapıldığını, davacının fazla ödeme yapmadığını ve hatta kendisinin alacaklı olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, davalı şirketin davacı talebi olmamasına rağmen oda ayırmaya devam etmesi ve faturaları sözleşmeye aykırı olarak geç düzenlemesi gibi eylemlerini dürüstlük kuralına aykırı bularak davacının fazladan ödediği miktarın faiziyle birlikte iadesine karar vermiştir.
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI : ███████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Dikili 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında davalı şirketin işlettiği ... Otel ile 2018 dönemine ilişkin olarak konaklama taleplerinin karşılanması amacıyla otel rezervasyon anlaşması imzaladıklarını, söz konusu anlaşmaya göre rezervasyona konu olan süre içinde ilgili ayda hizmet alımı olup olmayacağını önceden bildirilmesi gerektiğini, taraflar arasında yaşanan anlaşmazlıklar neticesinde sözleşme zamanı bitiminden önce birlikte çalışmanın durdurulduğunu, ancak çalışmayı bıraktıktan sonra davacının, davalı şirkete kalan cari bakiyesi için 17.561,80 TL ödemesi gerekirken ödenecek tutara sehven bir sıfır fazla yazılarak 175.632,00 TL ödediğini, bakiyeyi kapatmak amacıyla yanlışlıkla ödenen tutarla ilgili davalı şirket ortaklarına ulaşmaya çalıştıklarını, ancak taleplerinin ertelendiğini ve bir süre sonra ise cevap dahi verilmediğini, 03.01.2019 tarihinde .... Noterliğinden ihtarname göndererek fazladan ödenen tutar olan 158.070,00 TL tutarındaki meblağı talep ettiklerini, davalı şirketin ihtarnameyi takiben davacı şirkete bir çalışan göndererek 25.12.2018 tarihinde kestikleri bir faturayı teslim etmeye çalıştıklarını, ancak söz konusu faturanın esas itibariyle sağlanan bir hizmet ya da sözleşme karşılığı bir işe ilişkin olmaması sebebiyle muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge niteliğinde olduğunu, davalı tarafça ödemenin iade edilmemesi üzerine 17.01.2019 tarihinde davalı şirkete ihtarname gönderilerek sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında söz konusu ödemenin iadesinin talep edilmesine rağmen ödenmemesi sebebiyle 158.070,00 TL'nin davalıdan tahsil edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; her ne kadar davacı ile otel rezervasyon sözleşmesini 2018 yılı için imzalamışlarsa da davacı tarafça 2017 yılı Kasım ayından itibaren davalı şirketin otelinde konaklamaya başlanıldığını, davacı şirket tarafından 16.05.2018 tarihinde müvekkili şirkete yapılan 175.632,00 TL ödemenin 16.05.2018 tarihindeki borca karşılık olarak ve rezervasyon avansı olarak yapıldığını, davacı şirkete 25.12.2018 tarihinde toplam 146.635,27 TL'lik fatura ve avans olarak yapılan ödeme düşüldükten sonra anlaşma süresince oluşan kalan bakiye borca karşılık olarak da 25.12.2018 tarihinde toplam 147.364,73 TL tutarındaki faturaların davacı şirket yetkililerinin de faturaları almak istememesi nedeniyle teslim edilemediğini, davacı şirketin davalı şirkete fazla ödeme bulunmasının söz konusu olmadığını, davalı şirketin davacı şirketten KDV dahil 147.364,73 TL bakiye alacağının bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki sözleşmenin 01.01.2018-31.12.2018 tarihleri arasında ayakta olduğu, Sözleşmenin 4. maddesi gereği davacının talebi olması halinde davalı tarafından otel rezervasyonu yapılacağı, ancak 01.05.2018 tarihinden sonraki dönem için davacı tarafından oda talep edilmediği, ancak davalı tarafından 10 adet odanın ayrılmaya devam edildiği, Sözleşmenin 5. maddesi gereği faturanın ay sonunda düzenleneceği ve ödeme vadesinin 30 gün olduğu kararlaştırılmışsa da davalı tarafından faturalar sözleşmenin bitim tarihinde düzenlendiği, davalı tarafından sözleşme bitim tarihinde düzenlenen faturalar ve odaların talep olmamasına rağmen rezerve edilmesi dürüstlük kuralına aykırı olup, davalı firmanın iyiniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 158.070,20 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının fazla ödeme yaptığını yazılı delille ispatlamak zorunda olduğunu, Mahkemece dosya kapsamındaki oda rezervasyonlarına ilişkin maillerin hükme esas alınmadığını, sözleşme uyarınca rezerve edilen odaların rezervasyon iptalleri yönünde davalıya bilgi verilmemesi durumunda davacı tarafça rezerve edilen tüm odaların bedellerinin davalıya ödeneceğinin de kararlaştırıldığını, sözleşmenin feshedilmemiş olması sebebiyle davacıya ait oda rezervasyonlarının yapıldığını, davacının iddiasının aksine davalının alacağının fazla ödenmediğini, rezervasyon avansı olarak yapılan ödemeye karşılık olarak 25.12.2018 tarihinde toplam 146.635,27 TL’lik fatura ve avans olarak yapılan ödeme düşüldükten sonra anlaşma süresince oluşan kalan bakiye borca karşılık olarak da 25.12.2018 tarihinde toplam 147.364,73 TL’lik faturanın davacıya elden teslim edilmek istendiğini, davacı tarafından faturaların incelemesine rağmen kötü niyetli olarak teslim almadığını, sözleşme ilişkisini reddettiğini, ödemenin üzerinden 7,5 ay geçtikten sonra davalıya ihtarname gönderdiğini, davacının RFB isimli bankacılık sistemi üzerinden ödemelerini yaptığını, bu sistemin kullanılmasının amacının ödemelerdeki hata payının ortadan kaldırılması olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet sözleşmesinden kaynaklı cari hesap borcu ödemesinde sehven fazla ödendiği iddia olunan kısmının iadesi istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!