Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda zamanaşımı süresinin hatalı hesaplanması nedeniyle düşme kararının bozulması ve yargılamaya devam edilmesi kararı.
Özet: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan yerel mahkemenin, zamanaşımı süresini hatalı değerlendirerek 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı dolduğu gerekçesiyle verdiği düşme kararının, Türk Ceza Kanununa göre suçun tabi olduğu olağan zamanaşımı süresinin 15 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 22 buçuk yıl olduğu ve bu sürelerin henüz dolmadığı anlaşılmakla, yargılamaya devamla esas hakkında hüküm kurulması gerekirken verilen düşme kararının kanuna aykırı bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaHÜKÜM : DüşmeTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanığın, suç tarihinde katılana ait matbaa malzemeleri satışı yapılan iş yerinde çalıştığı, 15.000 YTL değerindeki matbaa malzemesini iş yerinin müşterilerine sattığına dair fatura kesip, bu ürünleri haricen başkasına sattığı ve tahsil ettiği makine bedellerini uhdesinde tuttuğu iddia olunan olayda;Her ne kadar mahkemece hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresi dolduğundan bahisle düşme kararı verilmiş ise de; 5237 sayılı Kanun'un 155/2 maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu olağan zamanaşımı süresinin TCK’nın 66/1-d maddesi uyarınca 15 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise TCK’nın 67/4 maddesi uyarınca 22... ay olduğu anlaşıldığından, suç ve hüküm tarihleri itibarıyla suça ilişkin olağan ve olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin dolmadığı gözetilerek, yargılamaya devamla hüküm kurulması gerekirken zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine hükmedilmesi,Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeyen hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 31.03.2026 tarihinde karar verildi.