Haksız gözaltı ve tutuklama sonrası beraat eden polis memurunun, koruma tedbirleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Haksız gözaltı ve tutukluluk sonrası beraat eden bir davacının açtığı koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin hükmettiği maddi ve manevi tazminat miktarları ile faiz başlangıcına ilişkin kararların her iki tarafça temyizi üzerine, Yargıtay, davacının sosyal ve ekonomik durumu, suçun niteliği ve tutukluluk süresi gibi hususlar gözetilerek hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminatın belirlenmesi gerektiği yönündeki temel gerekçeyle dosyayı ele almıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., ███████ K.DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiş olup, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 60.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 7.350,34 TL maddi tazminatın ve 21.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 22.07.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede; hükümdeki maddi tazminat miktarının 7.266,68 TL, manevi tazminat miktarının 18.500,00 TL, vekalet ücretinin 3.092,00 TL ve maddi tazminata ilişkin faiz başlangıç tarihinin ihraç tarihi olan 01.09.2016 tarihi olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkilinin polis memuru olduğuna, asgari ücret üzerinden vasıfsız kişi olarak değerlendirilip maddi zararın hesaplanmasının yerinde olmadığına, manevi tazminatın da talepleri doğrultusunda belirlenmesi gerektiğine ilişkindir.Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın süresinde açılmadığına, dava şartlarının oluşmadığına, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğuna, reddedilen kısım üzerinden davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas- ███████ Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı silahlı isyanda bulunma ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 21.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 22.07.2016 tarihinde tutuklandığı, 14.02.2017 tarihinde tahliye edildiği, 21.07.2016-14.02.2017 tarihleri arasında 208 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma neticesinde 20.04.2018 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı silahlı isyanda bulunma suçlarından ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan hakkında iddianame tanzim edildiği, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 24.01.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve tutuklamanın mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi ve manevi tazminat miktarının, vekalet ücretinin ve faiz başlangıç tarihinin değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARARYapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde karar verildi.