Kentsel Atıksu Arıtımı Yönetmeliği değişikliği, atıksu deşarj limitlerinin belirlenmesinde sadece konsantrasyon değerlerinin esas alınmasının hukuka uygunluğunu Danıştayın incelemesine sunuyor.
Özet: Kentsel atıksu arıtımı yönetmeliğinde yapılan ve atıksu arıtma tesislerinden deşarj limitlerinin belirlenmesinde, "giderim verimi" kriterini kaldırarak sadece "konsantrasyon değerleri" kriterini esas alan değişikliğin iptali talep edilmektedir; davacı idare, bu değişikliğin mevcut tesisler için yüksek maliyet, kapasite artışı ve haksız para cezası riski doğuracağını savunurken, davalı idare ise düzenlemenin Danıştayın önceki bir kararının uygulanması ve Avrupa Birliği direktiflerine uyum sağlanarak arıtma tesisleri üzerindeki yükün hafifletilmesi amacıyla yapıldığını iddia etmektedir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : ████████
Karar No : █████████
DAVACI : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN_KONUSU : █████/2023 tarihli, 32393 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kentsel Atıksu Arıtımı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu Yönetmelik ile su ve kanalizasyon idareleri tarafından işletilmekte olan atık su arıtma tesislerinin, tasarım kriterlerine göre sağlayabileceği, maksimum deşarj limitlerinin üstünde bir arıtma sağlanması yükümlülüğü getirildiği, Avrupa Birliği direktifi doğrultusunda 2006 yılında yayımlanmış olan ve Yönetmeliğin önceki halinde bulunan giderim verimi kriterinin dava konusu değişiklik sonucunda Yönetmelikten çıkarıldığı ve mevcut durumda kriter olarak yalnızca konsantrasyon değerlerinin bulunduğu, arıtılmış suların denetiminin sadece bu kritere göre yapılacak olmasının hatalı değerlendirmelere ve mevcut tesislerde gereksiz kapasite artışıyla ek maliyete neden olacağı, bu kriteri sağlayamayan tesisleri işleten idarelere para cezası verilmesi sonucunu doğuracağı belirtilerek, dava konusu düzenleyici işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığından bahisle süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Esasa yönelik olarak ise; dava konusu Yönetmeliğin Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının uygulanması amacıyla değiştirildiği, söz konusu idari yargı kararı nedeniyle Yönetmelik Ek-4'de bulunan tablo-1 ve tablo-2'nin altında belirtilen "Konsantrasyon değerleri veya arıtma verimleri uygulanacaktır." cümlesinin iptali ile 2 ayrı kriterin birlikte uygulanmasının söz konusu olduğu, bu durumun arıtma tesislerine fazladan külfet yüklemesi nedeniyle Yönetmelik değişikliği yapıldığı, böylece tesislerde arıtılan suyun Avrupa Topluluğu Konseyinin 21 Mayıs 1991 tarihli, ██████/EEC sayılı Kentsel Atıksu Arıtımı Direktifine de uygun olan deşarj standardı olarak konsantrasyon değerleri kriterine göre incelenmesinin sağlandığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, █████/2023 tarihli, 32393 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kentsel Atıksu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin iptali istemiyle açılmıştır.
Davanın süresinde olduğu görülerek esasa geçilmiştir.
08.01.2006 tarihli, 26047 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kentsel Atıksu Arıtımı Yönetmeliğinin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde, birincil arıtmanın; arıtma tesisine giren atıksuyun BOİ5’inin en az %20 ve askıda katı maddelerin en az %50 oranında gideriminin sağlandığı fiziksel/mekanik ve/veya kimyasal işlem/işlemler ya da diğer işlemlerle arıtılmasını ifade edeceği, ikincil arıtmanın; kentsel atıksuların genellikle Tablo 1’deki şartlara uygun olacak şekilde ön çökeltim havuzu da olabilen biyolojik arıtma veya diğer proseslerle arıtılmasını ifade edeceği belirtilmiş, Yönetmeliğin eki EK-IV'te yer alan Tablo 1'de "Kentsel atıksu arıtım tesislerinden ikincil arıtıma ilişkin deşarj limitleri", Tablo 2'de "Kentsel atıksu arıtım tesislerinden ileri arıtıma ilişkin deşarj limitleri" düzenlenmiş, bu limitlerin belirlenmesine ilişkin olarak "Paremetreler", "Konsantrasyon" ile "Minimum arıtma verimi(%)" ve "Referans ölçüm metodu" sütunları altında gerekli olan veriler ve olması gereken değerler belirtilmiş, Tablo 1'in altına "Konsantrasyon değerleri veya arıtma verimleri uygulanacaktır." notu, Tablo 2'nin altına "Yerel şartlara bağlı olarak parametrelerin biri veya ikisi birden uygulanabilir. Konsantrasyon değerleri veya arıtma verimleri uygulanacaktır." notu düşülmüşken, davaya da konu olan Yönetmelik değişikliği ile "Minimum arıtma verimi(%)" ve "Referans ölçüm metodu" sütunları ile Tablo 1 ve Tabla 2' nin altında olan notlar kaldırılarak sadece konsantrasyon değerine göre yapılacak ölçümler sonucunda, arıtılmış atıksuyun ilgili parametrelere uygun olduğunun varsayılacağı kabul edilmiştir.
Yine aynı şekilde Yönetmeliğin eki olan Ek-II'de, "İzleme ve sonuçların değerlendirilmesi" başlığı altında, "Bakanlık aşağıda tanımlanan gereklilikler düzeyinde bir izleme metodunun uygulanmasını sağlar." kuralını içeren 1. fıkradan sonra fıkranın (c) bendinde, "Eğer su örneklerinin, her bir ilgili parametre için parametrik değere uygunluğu aşağıdaki şekilde gösterilirse, arıtılmış atıksuyun ilgili parametrelere uygun olduğu varsayılır:
1) Tablo 1 ve birincil arıtma tanımında belirlenen parametreler için, konsantrasyon ve/veya yüzde arıtım oranlarının Tablo 3’teki izin verilen maksimum uyumsuz örnek sayısına,
2) Tablo 1’de konsantrasyon olarak ifade edilen parametreler için, normal işletme şartlarında alınan başarısız örnek sayıları parametrik değerlerden % 100’den fazla sapmamalıdır. Konsantrasyon olarak ifade edilen toplam askıda katı maddelere ilişkin parametrik değerler için sapmalar ise % 150’ye kadar kabul edilebilir;
3) Tablo 2’de belirlenen parametrelerden her biri için alınan ve ölçülen örneklerin yıllık ortalama değerleri ilgili parametrenin Tablo 2’de verilen değerlerini sağlamalıdır." kuralı yer alırken "konsantrasyon ve/veya yüzde arıtım oranlarının" ibaresi, "konsantrasyon değerlerinin" şeklinde dava konusu Yönetmelik değişikliği ile değiştirilmiştir.
Davalı idare savunma dilekçesinde, Avrupa Birliğinin 21 Mayıs 1991 tarihli, ██████/EEC sayılı Kentsel Atıksu Arıtımı Direktifinden uyarlanarak ülkemiz mevzuatına aktarımın yapılmasına ve bu kapsamda Yönetmelik uyarınca, atıksu arıtma tesislerinin niteliğine göre konsantrasyon değerleri veya arıtma verimlerinin uygulanabilmesi mümkün olmasına rağmen Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2023 tarihli, E:█████████, K:█████████ sayılı kararı nedeniyle Yönetmelik değişikliğinin yapıldığını, anılan kararla, "konsantrasyon değerleri veya arıtma verimleri uygulanacaktır" ifadelerinin yürürlükten kaldırıldığını, kararda, "idare tarafından, dava konusu tablolarda düzenlenen hususların, Avrupa Birliğinin Kentel Atıksu Arıtması Hakkında 21 Mayıs 1991 tarih ve ██████/ECC sayılı Konsey Direktifi'nde yer alan tablolarda yer alan hususların bire bir mevzuata alınması suretiyle düzenleyici işlemin oluşturulduğu belirtilse de Direktif kapsamında öngörülenin aslında, Üye Devletlerin uygun arıtım konusundaki ödevlerinin gereğini yerine getirip getirmediğinin Konsey tarafından denetiminde esas alınacak yöntemlerin belirlenmesine ilişkin olduğu, üye devletlerin, iç hukuklarında, hangi tesislerde hangi yöntemlerin uygulanacağı konusunda, açık, ilgilileri tarafından önceden bilinen düzenlemeler yapılmasına engel bir düzenleme içermediği" gerekçesinin yer aldığını, sonuç olarak hem konsantrasyon hem de arıtma veriminin sağlanması zorunluluğunun ortaya çıktığı, bunun uygulamada, yerel yönetimler üzerinde daha önemli sorunlara neden olacağı ve konsantrasyon değerlerinin takip edilmesinin daha uygulanabilir olduğu göz önünde bulundurularak Yönetmelikte değişiklik yapıldığını, ayrıca atıksu arıtma tesislerinin proje onay işlemlerinin Bakanlıklarınca yürütüldüğünü, projelerin değerlendirme ve onay sürecinde deşarj standardı olarak konsantrasyon değerlerinin dikkate alındığını ileri sürmektedir.
Atıksu boşaltımlarının ters etkilerinden çevreyi korumak amacıyla kentsel atık suların toplanması, arıtılması ve boşaltımı ile belli endüstriyel sektörlerden atıksu boşaltımını düzenleyen Kentel Atıksu Arıtması Hakkında 21 Mayıs 1991 tarih ve ██████/ECC sayılı Konsey Direktifi'nin 2. maddesinde, 1 p.e (denk nüfus); günlük 60 gr oksijen olmak üzere beş günlük biyokimyasal oksijen gereksinimini içeren (BOD5) organik toprakta çevreye zarar vermeksizin çözülebilen yük olarak tanımlanmış, 4. maddesinde, Üye Devletlerin, kanalizasyon sistemine giren kentsel atık suyun ikincil arıtma ya da ona denk bir arıtmaya tabi tutulmasını sağlayacağı, yüksek dağlık bölgelerde daha esnek bir arıtmaya gidilebileceği, kentsel atıksu arıtma tesislerinin EK IB'deki ilgili şartlara uygun olacağı, 5. maddesinde, hassas bölgelere boşaltımdan önce kanalizasyon sistemine giren atık suyun boşaltımında, 10000 p.e'den fazla yerleşim yerlerinde, 4. maddede belirtilenlerden daha katı arıtmaya tabi tutulmasının sağlanacağı, bu boşaltımların da EK IB'nin şartlarına uygun olacağı belirtildikten sonra "Alıcı sulara kentsel atık su arıtma tesislerinden boşaltımlar" başlıklı EK IB'de, atık su arıtma tesislerinden boşaltımların 4. ve 5. maddeye uygun arıtmaya tabi olacağı ve Tablo 1'deki şartlara uygun olacağı, eutrophicationa maruz hassas alanlara yapılan boşaltımların ilave olarak Tablo 2'de gösterilen şartlara tabi olacağı, gerekli yerlerde daha katı şartların uygulanacağı, "Kentsel Atıksu Şartları" başlıklı EK I'in "İzleme ve Sonuçların Değerlendirilmesi Referans Metodları" başlıklı "D" bölümünde, Üye Devletlerin denk sonuçların elde edilmesi kaydıyla alternatif metodlar kullanabileceği belirtilmiş ve örneklerin alınma şekli, sayısı belirlenmiş, Tablo 1 ve eutrophicationa tabi hassas alanlar için hazırlanan Tablo 2'de, parametreler, konsantrasyon ve minimum azalma yüzdesi değerleri ile parametrelere göre referans ölçüm metodu sütunlarına yer verilerek Tablo 1'de konsantrasyon ve/veya yüzde azalmaları, Tablo 2'de yerel şartlara bağlı olarak parametrelerin biri ya da ikisinin birden uygulanabileceği, ayrıca konsantrasyon değerlerinin ya da azalma yüzdelerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Direktif maddelerinin incelenmesinden, belirli şartları sağlayan atık suların, kanalizasyon arıtma sisteminden geçerek çevreye olumsuz etki vermesinin engellenmesi suretiyle alıcı ortama verilmesinin gerektiği, alıcı ortama verilen atık suların Direktifte öngörülen şartları sağlayıp sağlamadığının ölçümlenmesinin, bölgenin özelliğine göre farklı parametrelerinin bulunduğu, ölçüm modellerinin de konsantrasyon veya minimum azalma yüzdesi şeklinde olabileceği, duruma göre her iki metodun da uygulanmasının gerekli olduğu anlaşılmaktadır.
Kentsel Atıksu Arıtımı Yönetmeliğinin 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde de Direktif'e uygun olarak "Kanalizasyon sistemine bağlanan kentsel atıksuyun; genel hükümlerde yer alan nüfus ve alıcı ortam sınıflamaları dikkate alınarak, hassas ve az hassas su alanları dışındaki alanlar için ikincil arıtma veya eşdeğer bir arıtmaya tabi tutulması esastır. Arıtma tesisleri; 1) Arıtılacak atıksuyun özelliklerine ve alıcı ortama deşarj kriterlerine göre tasarlanır ya da yeniden düzenlenir. 2) EK IV’de yer alan Tablo 1’deki alıcı ortama deşarj kriterlerini sağlayacak şekilde tasarlanır. 3) Ötrofikasyona maruz hassas alanlara yapılan boşaltımlarda, ilave olarak EK IV’de yer alan Tablo 2’de gösterilen şartlara da tabi olarak yapılır. 4) Alıcı ortamın kullanım planlarına göre bu ve diğer ilgili yönetmeliklerin hükümleri ile uyumlu olabilmesi için Bakanlıkça gerekli görülen yerler Tablo 1 ve/veya Tablo 2’de gösterilenlerden daha kısıtlayıcı olan şartlara tabi tutulabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu durumda davalı idarece, mevcut durum, kentsel atıksu arıtma sistemleri ile bölgenin özellikleri dikkate alınarak bilimsel bir araştırma yapılması suretiyle hazırlanacak detaylı bir teknik rapor uyarınca, konsantrasyon veya minimum azalma yüzdesi metotlarının veya her ikisinin de kullanılacağı bölgelerin belirlemesi ve buna göre Direktif'in uygulanmasına yönelik bir düzenleme yapılması gerekirken Direktif'te belirtilenlerin benzeri şekilde aktarım yapılması suretiyle Yönetmelik kuralı getirilmesine ve sonrasında, Danıştay kararı gerekçe gösterilerek Direktif'te yer alan "minimum azalma yüzdesi" değerinin uygulanacak kurallar içerisinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu Yönetmelik değişikliğinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan UYAP Bilişim Sisteminde bulunan anılan Danıştay kararında, minimum azalma yüzdesi metodunun kullanılamayacağı gerekçesine yer verilmemiş, konsantrasyon değerleri veya arıtma verimleri yöntemlerinden hangisinin uygulanacağı hususunun, arıtma tesislerinin niteliğine ve şartlara göre açık ve anlaşılabilir olarak düzenlenmesi gerektiği, bunun yapılmamasının hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bu bağlamda bölgenin ve atıksu arıtma sistemlerinin özelliklerine göre konsantrasyon ve/veya yüzde arıtım oranları metotlarından hangisi kullanılırsa kullanılsın, hassas, az hassas ve diğer alanlara boşaltılan atıksu parametrelerinin Direktif'te belirtilenlere uygun olması, denk sonuçların elde edilmesi için idare tarafından gerekli önlemlerin alınması gerektiği tabidir.
İdare, kentsel atıksu arıtma sistemi projelerinin değerlendirme ve onay sürecinde deşarj standardı olarak konsantrasyon değerlerinin dikkate alındığını ileri sürmekte ise de bunun yeni inşa edilerek faaliyete geçecek atıksu arıtma sistemlerinden alıcı ortama boşaltılan atık suların konsantrasyon değerini sağlamasında bir sorunla karşılaşılmayacağı anlamına geldiği ve bu hususun atıksu boşaltımında denetim yapılırken hangi metodun kullanılması gerektiği ile ilgili olmadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu Yönetmelik değişikliğinin iptalinin gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
█████/2006 tarih ve 26047 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan asıl Yönetmelik olan Kentsel Atıksu Arıtımı Yönetmeliğinin EK-IV'de bulunan Tablo-1 altında belirtilen "Konsantrasyon değerleri veya arıtma verimleri uygulanacaktır." cümlesi ve Tablo-2'nin altında yer alan "Yerel şartlara bağlı olarak parametrelerin biri veya ikisi birden uygulanabilir. Konsantrasyon değerleri veya arıtma verimleri uygulanacaktır." cümlelerinin iptali istemiyle açılan davada; Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla, anılan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla onanmıştır.
Davalı idare tarafından, daha sonra Kentsel Atıksu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin █████/2023 tarih ve 32393 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması üzerine, bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun "Kirletme Yasağı" başlıklı 8. maddesinde; "Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır.
Kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililer kirlenmeyi önlemekle; kirlenmenin meydana geldiği hallerde kirleten, kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdürler." hükmüne; "İzin alma, arıtma ve bertaraf etme yükümlülüğü" başlıklı 11. maddesinin 1. Fıkrasında "Üretim, tüketim ve hizmet faaliyetleri sonucunda oluşan atıklarını alıcı ortamlara doğrudan veya dolaylı vermeleri uygun görülmeyen tesis ve işletmeler ile yerleşim birimleri atıklarını yönetmeliklerde belirlenen standart ve yöntemlere uygun olarak arıtmak ve bertaraf etmekle izinleri almakla yükümlüdürler.
" hükmüne yer verilmiştir.
Kentsel Atıksu Arıtımı Yönetmeliğinin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde; Birincil arıtma: Arıtma tesisine giren atıksuyun BOİ5’inin en az %20 ve askıda katı maddelerin en az %50 oranında gideriminin sağlandığı fiziksel/mekanik ve/veya kimyasal işlem/işlemler ya da diğer işlemlerle arıtılması, .... İkincil arıtma: Kentsel atıksuların genellikle Tablo 1’deki şartlara uygun olacak şekilde ön çökeltim havuzu da olabilen biyolojik arıtma veya diğer proseslerle arıtılması olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin "Kentsel atıksular için arıtma gereksinimleri" başlıklı 8. maddesinde; "Kentsel atıksular için arıtma gereksinimleri aşağıda belirtilmiştir. a) Kanalizasyon sistemine bağlanan kentsel atıksuyun; genel hükümlerde yer alan nüfus ve alıcı ortam sınıflamaları dikkate alınarak, hassas ve az hassas su alanları dışındaki alanlar için ikincil arıtma veya eşdeğer bir arıtmaya tabi tutulması esastır. Arıtma tesisleri; 1) Arıtılacak atıksuyun özelliklerine ve alıcı ortama deşarj kriterlerine göre tasarlanır ya da yeniden düzenlenir. 2) EK IV’de yer alan Tablo 1’deki alıcı ortama deşarj kriterlerini sağlayacak şekilde tasarlanır. 3) Ötrofikasyona maruz hassas alanlara yapılan boşaltımlarda, ilave olarak EK IV’de yer alan Tablo 2’de gösterilen şartlara da tabi olarak yapılır. 4) Alıcı ortamın kullanım planlarına göre bu ve diğer ilgili yönetmeliklerin hükümleri ile uyumlu olabilmesi için Bakanlıkça gerekli görülen yerler Tablo 1 ve/veya Tablo 2’de gösterilenlerden daha kısıtlayıcı olan şartlara tabi tutulabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin EK-IV kısmında yer alan Tablo 1'de, "Kentsel atıksu arıtım tesislerinden ikincil arıtıma ilişkin deşarj limitleri"ne, Tablo 2'de ise "Kentsel atıksu arıtım tesislerinden ileri arıtıma ilişkin deşarj limitleri" gösterilmiş, tablolarda verilen parametrelerin ise karşılarında konsantrasyon (mg/l) değerlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu Yönetmeliğin değiştirilmeden önceki halinde; EK-IV'te yer alan Tablo 1'de "Kentsel atıksu arıtım tesislerinden ikincil arıtıma ilişkin deşarj limitleri", Tablo 2'de "Kentsel atıksu arıtım tesislerinden ileri arıtıma ilişkin deşarj limitleri" düzenlenmiş, bu limitlerin belirlenmesine ilişkin olarak "Paremetreler", "Konsantrasyon" ile "Minimum arıtma verimi(%)" ve "Referans ölçüm metodu" sütunları altında gerekli olan veriler ve olması gereken değerler belirtilmiş, Tablo 1'in altına "Konsantrasyon değerleri veya arıtma verimleri uygulanacaktır." notu, Tablo 2'nin altına "Yerel şartlara bağlı olarak parametrelerin biri veya ikisi birden uygulanabilir. Konsantrasyon değerleri veya arıtma verimleri uygulanacaktır." notu düşülmüşken, Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2023 tarihli, E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla; Tablo 11'in altında bulunan"Konsantrasyon değerleri veya arıtma verimleri uygulanacaktır." cümlesiyle Tablo 2'nin altında bulunan "Yerel şartlara bağlı olarak parametrelerin biri veya ikisi birden uygulanabilir. Konsantrasyon değerleri veya arıtma verimleri uygulanacaktır." cümlesinin; "kirliliği en aza indirecek düzeyde, davalı idare tarafından, hangi tür atıksu arıtma tesisinde, hangi şartlarda, hangi denetim yöntem ya da yöntemlerinin uygulanacağının açık ve net bir şekilde düzenlenmesi gerekmekte olup idari yaptırım uygulanması sonucunu doğurabilecek bir denetim karşısında, deşarj limitlerinin belirlenmesine ilişkin parametrelerin, birbirinden farklı yöntemler olan ve aynı sonuçları ortaya koyması teknik olarak mümkün olmayan, konsantrasyon değerleri veya arıtma verimleri yöntemleriyle yapılacak tespitin, hangi atıksu arıtma tesisinde, hangi yöntemle uygulanacağı konusunda idareye tanıdığı takdir hakkının hukuki belirlilik ve hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğu sonucuna varılmaktadır." gerekçesiyle iptal edildiği, bunun üzerine, davalı idare tarafından davaya konu Yönetmelik değişikliği ile "Minimum arıtma verimi(%)" ve "Referans ölçüm metodu" sütunları ile Tablo 1 ve Tablo 2'nin altında yer alan cümleler kaldırılarak tablolardaki parametrelerin karşısında yalnızca Konsantrasyon( mg/l) değerlerine yer verilmiştir.
Yine aynı şekilde Yönetmeliğin eki olan Ek-II'de, "İzleme ve sonuçların değerlendirilmesi" başlığı altında, "Bakanlık aşağıda tanımlanan gereklilikler düzeyinde bir izleme metodunun uygulanmasını sağlar." kuralını içeren 1. fıkradan sonra fıkranın (c) bendinde, "Eğer su örneklerinin, her bir ilgili parametre için parametrik değere uygunluğu aşağıdaki şekilde gösterilirse, arıtılmış atıksuyun ilgili parametrelere uygun olduğu varsayılır:
1) Tablo 1 ve birincil arıtma tanımında belirlenen parametreler için, konsantrasyon ve/veya yüzde arıtım oranlarının Tablo 3’teki izin verilen maksimum uyumsuz örnek sayısına,
2) Tablo 1’de konsantrasyon olarak ifade edilen parametreler için, normal işletme şartlarında alınan başarısız örnek sayıları parametrik değerlerden % 100’den fazla sapmamalıdır. Konsantrasyon olarak ifade edilen toplam askıda katı maddelere ilişkin parametrik değerler için sapmalar ise % 150’ye kadar kabul edilebilir;
3) Tablo 2’de belirlenen parametrelerden her biri için alınan ve ölçülen örneklerin yıllık ortalama değerleri ilgili parametrenin Tablo 2’de verilen değerlerini sağlamalıdır." kuralı yer alırken "konsantrasyon ve/veya yüzde arıtım oranlarının" ibaresi, "konsantrasyon değerlerinin" şeklinde dava konusu Yönetmelik değişikliği ile değiştirildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen davacının iddiaları, davalı idarenin savunmaları ve dava konusu düzenlemenin birlikte incelenmesi sonucunda; değiştirilen Yönetmelik maddeleri arasında bağlantı olması bir maddesinin iptal edilmesinin diğerini anlamsız kılacağı ve söz konusu değişikliğin Avrupa Birliği standart ve normlarına uygun olarak Konsey direktifi doğrultusunda ve Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı iptal kararının gereklerinin yerine getirilmesi amacıyla düzenlendiği dikkate alındığında, yargısal denetiminin belirtilen açıklamalar çerçevesinde dava konusu Yönetmeliğin bütün maddeleri yönünden yapılması gerekmektedir.
Avrupa Topluluğu Konseyinin Kentsel Atıksu Arıtması Hakkında düzenlediği 21 Mayıs 1991 tarih ve ██████/ECC sayılı Direktifi'nin 2. maddesinde; 1 p.e (denk nüfus); günlük 60 gr oksijen olmak üzere beş günlük biyokimyasal oksijen gereksinimini içeren (BOD5) organik toprakta çevreye zarar vermeksizin çözülebilen yük olarak tanımlanmış, 4. maddesinde; Üye Devletlerin, kanalizasyon sistemine giren kentsel atık suyun ikincil arıtma ya da ona denk bir arıtmaya tabi tutulmasını sağlayacağı, yüksek dağlık bölgelerde daha esnek bir arıtmaya gidilebileceği, kentsel atıksu arıtma tesislerinin EK IB'deki ilgili şartlara uygun olacağı, 5. maddesinde; hassas bölgelere boşaltımdan önce kanalizasyon sistemine giren atık suyun boşaltımında, 10000 p.e'den fazla yerleşim yerlerinde, 4. maddede belirtilenlerden daha katı arıtmaya tabi tutulmasının sağlanacağı, bu boşaltımların da EK IB'nin şartlarına uygun olacağı belirtildikten sonra "Alıcı sulara kentsel atık su arıtma tesislerinden boşaltımlar" başlıklı EK IB'de, atık su arıtma tesislerinden boşaltımların 4. ve 5. maddeye uygun arıtmaya tabi olacağı ve Tablo 1'deki şartlara uygun olacağı, eutrophicationa maruz hassas alanlara yapılan boşaltımların ilave olarak Tablo 2'de gösterilen şartlara tabi olacağı, gerekli yerlerde daha katı şartların uygulanacağı, "Kentsel Atıksu Şartları" başlıklı EK I'in "İzleme ve Sonuçların Değerlendirilmesi Referans Metodları" başlıklı "D" bölümünde, Üye Devletlerin denk sonuçların elde edilmesi kaydıyla alternatif metodlar kullanabileceği belirtilmiş ve örneklerin alınma şekli, sayısı belirlenmiş, Tablo 1 ve eutrophicationa tabi hassas alanlar için hazırlanan Tablo 2'de, parametreler, konsantrasyon ve minimum azalma yüzdesi değerleri ile parametrelere göre referans ölçüm metodu sütunlarına yer verilerek Tablo 1'de konsantrasyon ve/veya yüzde azalmaları, Tablo 2'de yerel şartlara bağlı olarak parametrelerin biri ya da ikisinin birden uygulanabileceği, ayrıca konsantrasyon değerlerinin ya da azalma yüzdelerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Söz konusu Direktif maddelerinin ve Kentsel Atıksu Arıtımı Yönetmeliğinin incelenmesinden; belirli şartları sağlayan atık suların, kanalizasyon arıtma sisteminden geçerek çevreye olumsuz etki vermesinin engellenmesi suretiyle alıcı ortama verilmesinin gerektiği, alıcı ortama verilen atık suların Direktifte öngörülen şartları sağlayıp sağlamadığının ölçümlenmesinin, bölgenin özelliğine göre farklı parametrelerinin bulunduğu, ölçüm modellerinin de konsantrasyon veya minimum azalma yüzdesi şeklinde olabileceği, duruma göre her iki metodun da uygulanmasının gerekli olduğu, yukarıda belirtildiği üzere Kentsel Atıksu Arıtımı Yönetmeliğinin 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde de bu Direktif doğrultusunda düzenleme yapıldığı görülmektedir.
Bu itibarla, bölgenin ve atıksu arıtma sistemlerinin özelliklerine göre konsantrasyon ve/veya yüzde arıtım oranları metotlarından hangisi kullanılırsa kullanılsın, hassas, az hassas ve diğer alanlara boşaltılan atıksu parametrelerinin Direktif'te belirtilenlere uygun olması, denk sonuçların elde edilmesi için davalı idare tarafından gerekli önlemlerin alınması gerektiği tabiidir. Davalı idarece, kentsel atıksu arıtma sistemi projelerinin değerlendirme ve onay sürecinde deşarj standardı olarak konsantrasyon değerlerinin dikkate alındığı ileri sürülmekte ise de bunun yeni inşa edilerek faaliyete geçecek atıksu arıtma sistemlerinden alıcı ortama boşaltılan atık suların konsantrasyon değerini sağlamasında bir sorunla karşılaşılmayacağı anlamına geldiği ve bu hususun atıksu boşaltımında denetim yapılırken hangi metodun kullanılması gerektiği ile ilgili olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, kentsel atıksu arıtma sistemlerinin mevcut durumu ile bu sistemlerin yer aldığı bölgenin özellikleri dikkate alınarak davalı idarece bilimsel bir araştırma yapılması suretiyle hazırlanacak teknik rapor uyarınca, konsantrasyon veya minimum azalma yüzdesi metotlarının veya her ikisinin de kullanılacağı bölgelerin belirlenmesi ve buna göre Direktif'in uygulanmasına yönelik bir düzenleme yapılması gerekirken Direktif'te belirtilen maddelerin Yönetmelik kuralı olarak düzenlenmesi ve sonrasında, Danıştay kararı gerekçe gösterilerek Direktif'te yer alan "minimum azalma yüzdesi" değerinin uygulanacak kurallar içerisinden çıkarılması suretiyle tesis edilen dava konusu Yönetmelik değişikliğinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, yukarıda anılan Danıştay kararında; minimum azalma yüzdesi metodunun kullanılamayacağı gerekçesine yer verilmemiş, konsantrasyon değerleri veya arıtma verimleri yöntemlerinden hangisinin uygulanacağı hususunun, arıtma tesislerinin niteliğine ve şartlara göre açık ve anlaşılabilir olarak düzenlenmesi gerektiği, bunun yapılmamasının hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği dikkate alındığında, dava konusu Yönetmelik değişikliğinin idari yargı kararının uygulanması niteliğinde olmadığı sonucuna varılmaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu Yönetmeliğin, Başkan ... ve Üye ...'in karşı oyu ve oyçokluğuyla İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesinden; Kentsel Atıksu Arıtımı Yönetmeliğinin █████/2006 tarihli, 26047 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği, bu Yönetmeliğin EK-IV'de bulunan Tablo-1 altında belirtilen "Konsantrasyon değerleri veya arıtma verimleri uygulanacaktır." cümlesi ve Tablo-2'nin altında yer alan "Yerel şartlara bağlı olarak parametrelerin biri veya ikisi birden uygulanabilir. Konsantrasyon değerleri veya arıtma verimleri uygulanacaktır." cümlelerinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2023 tarihli, E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla "konsantrasyon değerleri veya arıtma verimleri yöntemlerinden hangisinin uygulanacağı hususunun, arıtma tesislerinin niteliğine ve şartlara göre açık ve anlaşılabilir olarak düzenlenmesi gerekirken hukuki güvenlik ilkesine aykırı olarak bu konuda idareye takdir yetkisi verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle
bu cümlelerin iptaline hükmedildiği ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2024 tarihli, E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla bu iptal hükmünün de onandığı, bunun üzerine, yukarıda belirtilen iptal hükmünün icaplarına göre işlem tesis ettiğini ileri süren davalı idare tarafından, █████/2023 tarihli, 32393 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kentsel Atıksu Arıtımı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değişiklik yapıldığı, bu değişiklik ile söz konusu Yönetmeliğin EK-IV'de bulunan Tablo-1 ve Tablo-2'nin altında yer alan ve yukarıda belirtilen iptal hükmüne konu cümleler ile anılan Tablolardaki "minimum arıtma verimi" ve "referans ölçüm metodu" sütunlarının kaldırıldığı anılan Tablolarda "Parametreler" ve "Konsantrasyon" sütununun ise korunduğu, davacı tarafından, Yönetmelikte yapılan bu değişikliğin tamamının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, davalı idare tarafından ise; dava konusu Yönetmelik değişikliğinin idari yargı kararının yerine getirilmesi amacıyla, Avrupa Topluluğu Konseyinin Direktiflerine uygun olarak tesis edildiği ve hukuka uygun olduğunun savunulduğu görülmüştür.
Bu durumda; tarafların beyanları, Yönetmelik değişikliğine neden olan Danıştay kararı, Avrupa Topluluğu Konseyi Direktifinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; anılan Direktif'in üye devletlerin hangi tesislerinde hangi yöntemlerin uygulanacağına ilişkin bir talimat içermediği, sadece ilgilileri tarafından önceden bilinebilecek yöntemlerin iç hukuklarında, açıkça düzenlenmesi gerektiğinin belirtildiği, bu kapsamda ülkemizde uygulanabilme imkanı yüksek olan ve değişiklikten önce de arıtma tesisi işleten bütün kurum ve kuruluşların bilgisi dahilinde olan, Yönetmeliğin değişiklikten önceki halinde de mevcut olan konsantrasyon değerlerinin kullanılması yönünde düzenleme yapıldığı, bu düzenlemenin Danıştay Altıncı Dairesinin yukarıda belirtilen iptal hükmü sonucunda ortaya çıkan "hem konsantrasyon hem de arıtma verimini sağlama zorunluluğuna" dair kriterin uygulanabilirliğini sağlamak amacıyla yapıldığı dikkate alındığında, kentsel atık suların arıtma tesisinde işlem görmesi sonrasında içme ve kullanma suyu olarak yeniden ekosisteme kazandırılabilmesi ve bu süreçte oluşan atıkların çevre kirliliğine sebep olmaması için yapıldığı anlaşılan dava konusu Yönetmelik değişikliğinde çevre mevzuatına ve hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği görüşüyle Dairemizce aksi yönde verilen çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!