Elektrik enerjisi satış sözleşmesinin sabit fiyat taahhüdüne rağmen haksız feshi nedeniyle cezai şart ve zararların tazmini talepli davanın temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, davalı elektrik tedarikçisi ile akdettiği sabit fiyat garantili elektrik enerjisi satış sözleşmesinin, davalının fiyat artışı teklifini reddetmesi üzerine, davalının sözleşmenin tek taraflı fesih hakkı veren maddesine dayanarak haksız yere feshedildiğini ileri sürerek cezai şart ve uğradığı zararın tazminini talep etmiş; davalı ise davacının basiretli tacir olduğunu, sözleşme maddelerinin geçerli olduğunu ve yaptığı fesih teklifinin ticari gerekçelere dayandığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi, taraflar arasındaki sözleşmedeki çelişkili fesih maddeleri ile davalı tarafından gönderilen sabit fiyat garantisi veren e-postayı dikkate alarak uyuşmazlığı değerlendirmiştir.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı şirket ile müvekkili arasında 30.11.2020 tarihinde, 01.01.2021 - 31.12.2021 tarihlerini kapsayan, elektrik enerjisi tedariki ve/veya elektrik enerjisi kapasitesi satışına İlişkin "Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi" imzalandığını, yapılan anlaşmada davalı şirketin 01.01.2021 - 31.12.2021 tarihleri arasındaki dönem bakımından sabit bir fiyat belirlediğini, zamdan kaynaklı bir fiyat farkının uygulanmayacağının e-mail yoluyla müvekkil şirket yetkilisi tarafından taahhüt edildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin (14.2.) maddesi gereği e-mail üzerinden yapılan bildirimlerin tarafları bağladığını, buna karşın davalı şirketin sözleşme şartlarına aykırı olarak ve davacı açısından daha ağır şartlar içeren bir teklifi mail yoluyla davacı işletmeye 28.05.2021 tarihinde gönderdiğini, farklı bir tarife uygulanması teklifini kabul etmediklerini, sözleşmenin (12.3) maddesinin 6502 sayılı Tüketicinin Koruması Hakkında Kanuna göre haksız şart olduğunu, tarafların sözleşmede eşit şartlara sahip olmadığını, sözleşmenin müzakere edilmediğini, anılan madde hükümsüz olduğundan feshin de hükümsüz olduğunu ileri sürerek; 30.11.2020 tarihli sözleşmeye aykırılık nedeniyle davalı tarafından haklı ve/veya geçerli bir neden gösterilmeden sözleşme feshedildiğinden, 301.533,72 TL cezai şart bedelinin aktin haksız feshedildiği tarihten itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline, haksız fesihten dolayı yeni tedarikçi firmanın kestiği fatura nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu 16.946,49 TL zararın dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; taraflar arasındaki sözleşmede yer alan birtakım düzenlemelerin geçersizlik arz ettiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı yan serbest tüketici konumunda bulunduğundan elektrik enerjisini kimden tedarik edeceğini serbestçe belirleyebilecek durumda olduğunu, serbestçe belirleyebileceği tedarik şirketi ile arasındaki sözleşmenin koşullarını da basiretli bir tacir olarak serbestçe müzakere edebileceğini, sözleşmenin imzalanmasından sonra geçen yaklaşık 6 ay boyunca söz konusu sözleşme düzenlemelerine herhangi bir hukuka aykırılık da atfetmediğini, davalı şirket tarafından davacıya halihazırda kullandığı ürünün ticari değerlendirmeler çerçevesinde kaldırılması nedeniyle başka bir ürüne geçirilmesinin teklif edildiğini ve o tarihteki ticari koşullara göre müvekkili şirket tarafından davacıya avantajlı bir teklif sunulduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin feshine dayanak teşkil eden (12.3.) maddesinde, davalı şirketin haklı bir neden ileri sürmek zorunda olmaksızın ve tazminat ödemeksizin sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olduğunun düzenlendiğini, bir şekilde davacının geçersizlik iddialarının kabulü ve bu çerçevede müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilen feshin geçersizliğine hükmedilmesi halinde, cezai şartın da geçersiz kabul edilmesi ve davacının cezai şart isteminin reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflarca imzalanan 30.11.2020 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesine istinaden davalıya 01.01.2021 tarihinden itibaren elektrik verilmeye başlandığı, sözleşme süresinin elektrik enerjisinin verildiği tarihten itibaren itibaren 12 ay olduğu, sözleşmenin (12.3.) maddesine göre taraflardan birisinin sözleşmenin bitiş tarihinden itibaren 30 gün öncesine kadar sözleşmeyi feshedebileceğinin hüküm altına alındığı, aynı sözleşmenin (12.6.1) maddesinde ise taraflardan birinin haklı bir sebep olmaksızın sözleşmeyi feshetmesi halinde, sözleşmeyi fesheden taraf sözleşmeye göre hesaplanacak cezai şartı diğer tarafa ödemekle yükümlü olduğunun hüküm altına alındığı, bu iki maddenin kendi içinde çelişkili olduğu, davalı tarafından davacı Vakfa gönderilen 01.12.2020 tarihli mailde; taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında 2021 yılı boyunca sabit fiyat tarifesinin uygulanacağı ve zamdan kaynaklı farklı bir fiyat uygulanmayacağı, buna rağmen sözleşmenin feshedilmesi halinde fesheden tarafın (12.6.2.) maddesine göre hesaplanacak cezai şartı diğer tarafa ödemekle yükümlü olduğunun hatırlatılmasına rağmen bu defa yine davalı tarafından davacı Vakfa gönderilen 28.05.2021 tarihli mailde 01.07.2021-31.12.2022 tarihleri için yani sözleşme kapsamında olan 2022 yılının ikinci altı ayı ile birlikte 2023 yılının 12. ayını kapsar şekilde yeni fiyat tarifesi teklifinde bulunduğu, söz konusu teklifin 30.11.2020 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesindeki birim fiyatlardan yüksek olduğu, bu haliyle 01.12.2020 tarihli mailde sabit fiyat bilgilendirilmesi yapıldığı halde, 28.05.2021 tarihli mailde sözleşme dönemi içerisinde olan 01.07.20 21... .12.2021 tarihleri arasının zamlı tarife uygulanacağı bildiriminde bulunulduğu, davacı yanca tarife değişikliğinin kabul edilmemesi üzerine davalı elektrik şirketinin sözleşmeyi feshettiğine ilişkin fesihnameyi davacıya gönderdiği, tebliğden itibaren 30 gün süre tanındığı, sözleşmenin (12.3) maddesinin dayanak yapıldığı anlaşılmakla, taraflar arasında düzenlenen elektrik tedarik sözleşmesinin süresinden önce davalı tarafça haklı bir sebep olmaksızın fesih edildiği, sözleşme feshinin sözleşme hükümlerine uygun olmadığı, bu nedenle davacı Vakıf tarafından sözleşmenin (12.6.1) maddesine göre cezai şart talep edebileceği, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 30.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği 306.261,68 TL cezai bedelin oluştuğu, aynı şekilde cezai şart ile birlikte taraflar arasındaki sözleşmenin (12.6.1) maddesinde cezai şart ile birlikte doğrudan ve dolaylı, müspet ve menfi tüm zararların talep hakkının saklı tutulduğu, davacının ise dava dışı şirket ten alınan elektrik hizmeti nedeniyle 2021 yılı Temmuz ayına ait zarar talebinde bulunduğu, bilirkişi tarafından hesaplanan zararın 14.052,48 TL olduğu, davacı taraf dilekçesinde 301.533,72 TL cezai bedel ve dava dışı elektrik şirketi tarafından kesilen fatura bedeli 16.946,49 TL dolaylı zarar talebinde bulunulduğu, davacı Vakfın haksız fesih nedeniyle 306.261,68 TL cezai bedel talep hakkının olduğu, taleple bağlılık ilkesi gereğince 301.533,72 TL cezai bedel ve bilirkişi tarafından hesaplanan 14.052,48 TL dolaylı zarar tazminatı yönünden davacının alacağını ispatladığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 301.533,72 TL cezai bedel ile 14.052,48 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; sözleşmenin, farklı fiyat teklifinin karşı tarafça kabul edilmemesi nedeniyle davalı tarafça feshedilmesi durumunda ortada haksız bir feshin bulunduğu, dava konusu olayda davalının başlangıçta seçme özgürlüğü varken serbest iradesiyle sözleşmedeki yükümlülüğü belirlediği, dava konusu olayda uyarlama koşullarının bulunmadığı, davalı tarafça sözleşmenin uyarlanmasına dair bir davanın da açılmadığı, bilirkişi raporunun denetimine elverişli olduğu, görevsizlik kararı sonrası görevli mahkemede verilen ara kararla verilen süre içinde arabuluculuk başvuru ve anlaşamama son tutanağının sunulduğu, davalı şirket yönünden hükmedilen cezai şart tutarının mahvına yol açmayacağı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; arabuluculuk dava şartının usule uygun yerine getirilmediğini, müvekkili şirketin sözleşmeyi fesih hakkının bulunduğu, haklı fesih nedeniyle davacının cezai şart ve zarar talebinde bulunamayacağını, tarafların tacir olması nedeniyle sözleşmedeki fesih şartının geçersizliğinden ve sözleşmenin haksız feshedildiğinden bahsedilemeyeceğini, sözleşmenin (12.3.) maddesinde müvekkili şirkete 30 gün önceden bildirimde bulunmak üzere tazminatsız fesih hakkı tanındığını, davacının da serbest iradesiyle bu hükmün bilincinde olarak sözleşmeyi imzaladığını, salt müvekkili şirketin sözleşmede kararlaştırılan birim fiyattan daha yüksek yeni bir fiyat teklifinde bulunması ve davacı şirketin bu teklifi kabul etmemesi üzerine sözleşmeyi feshetmesinin haksız olduğunun değerlendirildiğini, müvekkili şirketin fesih hakkını kullanabilmesi için herhangi bir ön koşul mevcut olmadığını, bu fesih yetkisini 30 gün önceden bildirimde bulunmak kaydıyla istediği zaman kullanabileceğini, davacı tarafça süresinden sonra sunulan delillere göre hesaplama yapılmasının ve hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, cezai şart tutarına ek olarak ayrıca tazminata da hükmedilemeyeceğini, sözleşmede e-mail üzerinden yazışmaların davalı şirketi bağlayacağı yolunda hüküm bulunmadığını, Mahkemece feshin hangi koşullarda yapılacağının değerlendirilmediğini, cezai şartın fahiş olup olmadığı araştırılmadan karar verildiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin haksız feshi nedeniyle cezai şart ve tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle farklı fiyat teklifinin davacı tarafça kabul edilmemesi nedeniyle yapılan feshin haksız olmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapmasına ve sözleşmede yer alan hükümlere göre düzenlenmesi nedeniyle karar vermeye yeterli bulunmasına, arabulucuk şartının yerine getirilmiş olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
40.000 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!